1. Ceza Dairesi 2025/976 E. , 2026/873 K. "" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2022/4033 E., 2023/2487 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyi…
1. Ceza Dairesi 2025/976 E. , 2026/873 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2022/4033 E., 2023/2487 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Alanya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.10.2021 tarihli ve 2018/284 Esas, 2021/361 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında maktule yönelik kasten yaralama neticesinde ölüme neden olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 87/4-1.cümle, 29, 62... . maddeleri uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 26.09.2023 tarihli ve 2022/4033 Esas, 2023/2487 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme ilişkin sanık müdafiinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde; aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile; sanık hakkında maktule yönelik taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 86/2, 23/1. maddeleri yollamasıyla 85/1 ve 62. maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; suç vasfının hatalı belirlendiğine, meşru savunmaya, mahkemenin kabul ve delil değerlendirmesinin hatalı olduğuna, ölüm ile sanığın eylemi arasındaki illiyet bağının kesildiğine, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE 1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin ve ölüm ile sanığın eylemi arasındaki illiyet bağının varlığının saptandığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, meşru savunmanın uygulanma koşullarının oluşmadığı anlaşıldığından temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2.Dosya içeriğine göre; yabancı uyruklu maktul ... ile eşi ...'nın tatil için Türkiye'ye geldikleri ve olayın gerçekleştiği otelde konaklamaya başladıkları, yine tatil için Türkiye'ye gelen yabancı uyruklu ...'nın ise başka bir otelde konakladığı ancak olayın olduğu gün akşam maç izlemek için ...'nın konakladığı otele geldiği, maç izledikleri sırada maktulün dosya kapsamında dinlenen tanıkların beyanlarına göre aşırı alkollü olduğu ve masa masa dolaşarak insanlara rahatsızlık verdiği, aynı şekilde maç izleyen sanığın da masasına geldiği ve rahatsız etmeye başladığı, sanık ile maktul arasında gerginlik yaşandığı, maktulün sanığa küfürler ettiği, sanığın eliyle maktulün yüzüne doğru vurarak onu ittirdiği ve bu eylemin etkisi ile dengesini kaybeden maktulün hemen arkasındaki duvarın üstünden diğer tarafa düşerek kafasını vurduğu ve kaldırıldığı hastanede vefat ettiği, Adli Tıp Kurumu 1. Adli Tıp İhtisas Kurulunun 28.07.2023 tarihli raporuna göre maktulün maruz kaldığı eylem ile ölümü arasında illiyet bağının kurulduğunun anlaşıldığı olayda; sanığın maktule bir kez eliyle vurması yönündeki eyleminde yaralama kastı ile hareket ettiğinin sanığın tevil yollu ikrarı ve tanık beyanları ile sabit olduğu, ölenin ilk adli muayene raporuna göre basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde yaralandığının tespit edildiği, sanığın kasten gerçekleştirdiği yaralama eylemi neticesinde kişinin öldüğü ve ilk hareket ile netice arasında illiyet bağının bulunduğunun değerlendirildiği, 5237 sayılı Kanun'un 87/4. maddesinin aynı Kanun'un 86/1. maddesine yaptığı yollama çerçevesinde sanığın gerçekleştirdiği yaralama fiili ile meydana gelen yaşamsal tehlike ve ağır nitelikteki kemik kırığının ayrılmaz bir nedensellik oluşturması karşısında sanığın ve gerçekleşen netice açısından sorumlu olduğu anlaşıldığından sanığın maktule karşı haksız tahrik altında kasten yaralama sonucunda ölüme neden olma suçundan cezalandırılması yerine suç vasfında hataya düşülerek taksirle öldürme suçundan mahkumiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünde (2) numaralı paragrafta açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 26.09.2023 tarihli ve 2022/4033 Esas, 2023/2487 Karar sayılı kararının "suç vasfı" nedeniyle 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 5237 sayılı Kanun'un 307/5. maddesi uyarınca ceza miktarı yönünden sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.02.2026 tarihinde karar verildi.