14. Ceza Dairesi 2016/470 E. , 2016/3652 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : Mahkûmiyet İlk derece mahkemesince verilip kısmen re’sen de temyize tâbi hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü: Sanık ... hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından k…
**14. Ceza Dairesi 2016/470 E. , 2016/3652 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : Mahkûmiyet İlk derece mahkemesince verilip kısmen re’sen de temyize tâbi hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü: Sanık ... hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde; Sanığın farklı zamanlarda mağdureyi otele ve sanık ...’in evine götürdüğünün oluşa uygun kabul edilmesi karşısında, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yönünden TCK’nın 43/1. maddesindeki zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması suretiyle eksik ceza tayini; sanığın atılı suçları velâyet hakkını kötüye kullanarak işlemesi karşısında, TCK’nın 53/5. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış, hükümlerden sonra 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesi ile ilgili olarak Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihli, 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı ilamıyla verilen iptal kararının infaz aşamasında nazara alınması mümkün görülmüştür. Delillerle iddia ve savunma; duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş, sübutu kabul olunan fiillerin eleştiriler dışında unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatları yapılmış bulunduğundan, sanık ... müdafiin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle kısmen re’sen de temyize tâbi Sanık ... hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incelemesine gelince; Mağdure ile sanıkların soruşturma evresindeki anlatımları ve tüm dosya kapsamına göre; sanık ...’in mağdureyi sanık ...’in evine götürdüğü, ...’e mağdureyi kız arkadaşı olarak tanıttığı, mağdurenin yaşının küçük olduğunu düşünen ...’in uyardığı ...’in mağdurenin onsekiz yaşını doldurduğunu beyan ettiği, eylemlerin mağdurenin rızası dışında gerçekleştiğine ilişkin ...’de şüphe uyandıracak bir eylemde bulunulmaması birlikte değerlendirildiğinde, ...’in atılı suçlara iştirak iradesinin mevcut olmaması nedeniyle beraatine kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkûmiyet hükümleri kurulması, Kanuna aykırı, sanık ... müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 12.04.2016 tarihinde üye ...’in karşı oyu ve oyçokluğuyla karar verildi. Sanığın mağdurenin babası olduğu mağdurenin annesiyle suç tarihinde evli oldukları ve birlikte yaşadıkları, babanın velayetinin kaldırılmadığı anlaşılmakla MK.335 ve devam maddesi gereğince velayet hakkına sahip babanın mağdureyi bir yerden başka bir yere götürme ve tutma hak ve yetkisinin bulunduğu, bu kapsamda mağdureyi bir yere götürmesi ve orda tutmasının hürriyeti kısıtlama suçunu oluşturmayacağı velayet hakkı kapsamında eylemde hukuka uygunluk bulunduğu kanaatiyle çoğunluğun hürriyeti kısıtlama suçunun oluştuğu yönündeki düşüncesine katılmıyorum.