Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2023/4632 E. , 2024/2737 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/4632 Karar No : 2024/2737 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının aleyhe olan hüküm fı
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2023/4632 E. , 2024/2737 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/4632 Karar No : 2024/2737 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının aleyhe olan hüküm fıkrasının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı adına, ... şirketi aracılığı ile gerçekleştirdiği taşımacılık faaliyeti çerçevesinde elde ettiği hasılatını kayıt ve beyan dışı bıraktığı yolundaki tespitleri içeren vergi inceleme raporuna dayanılarak 2017 yılının Mart ila Mayıs, Temmuz ila Aralık dönemleri için re'sen salınan bir kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353. maddesinin 1. bendi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacı adına tarhiyat yapılmasında ve şartları oluştuğundan özel usulsüzlük cezası kesilmesinde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle dava reddedilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesi kararının, tarhiyat yönünden davanın reddine ilişkin hüküm fıkrasına yöneltilen istinaf başvurusu, değinilen hüküm fıkrasının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle reddedilmiştir. Dava konusu özel usulsüzlük cezasının ihbarnamelerde gösterilen yasal dayanağının, vergi inceleme raporunda önerilenden farklı olduğu bu durumun esasa etkili şekil hatası niteliği taşıdığı, öte yandan, 2017 yılının Haziran dönemi için iki ayrı ihbarname ile kesilen farklı tutarlardaki cezada hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle Vergi Mahkemesi kararının, özel usulsüzlük cezası yönünden davanın reddine yönünden hüküm fıkrasına yöneltilen istinaf başvurusu kabul edilerek değinilen hüküm fıkrası kaldırıldıktan sonra özel usulsüzlük cezası kaldırılmıştır. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dönemi ve madde hükmünün farklı yazılmasının esasa müessir bir şekil hatası olmadığı, dava konusu özel usulsüzlük cezasının hukuka uygun olduğu ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen hüküm fıkrası usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri sözü edilen hüküm fıkrasının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin reddine, 2. Vergi Dava Dairesi kararının temyize konu hüküm fıkrasının ONANMASINA, 3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 08/05/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi. (X)-KARŞI OY: Davacı adına, UBER... Şirketi aracılığı ile gerçekleştirdiği taşımacılık faaliyeti kapsamında elde ettiği hasılatını kayıt ve beyan dışı bıraktığı yolundaki tespitleri içeren vergi inceleme raporuna dayanılarak ihtilaflı dönemler için re'sen salınan bir kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatı yapılmıştır. Aynı Raporda, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353. maddesinin (1) numaralı bendi uyarınca özel usulsüzlük cezasının kesilmesi önerilmiştir. Uyuşmazlık konusundan biri olan cezaya ilişkin ihbarnamelerde; kesilen cezanın türü özel usulsüzlük cezası, nedeni ise "213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 341. maddede yazılı hallerle vergi ziyaına sebebiyet verilmesi" olarak belirtilmiş olup, davacı adına özel usulsüzlük cezaları kesilmiştir. Ayrıca, ihbarnamede cezanın dayanağı vergi inceleme raporunun tarih ve sayısına yer verilmiş ve söz konusu rapor hem davacı hem de davalı idarece dosyaya ibraz edilmiştir. Davacı, dava dilekçesinde idari işlemin sebep unsuru yönünden açıklamalarını 213 sayılı Kanunun 353. maddesi bağlamında yapmış; ayrıca davalı idare savunmasında, dava konusu cezanın kesilme sebebini 353. madde olarak açıklamış ve davalı idarenin savunması da davacıya tebliğ edilmiştir. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun fatura ve benzeri evrak vermeyen ve almayanlara kesilecek özel usulsüzlük cezasını içeren 353. maddenin (1) numaralı maddesinde; verilmesi ve alınması icabeden fatura, gider pusulası, müstahsil makbuzu ile serbest meslek makbuzlarının verilmemesi, alınmaması veya düzenlenen bu belgelerde gerçek meblağdan farklı meblağlara yer verilmesi halinde bu belgeleri düzenlemek ve almak zorunda olanların her birine her bir belge için özel usulsüzlük cezası kesileceği hüküm altına alımıştır. Dava konusu özel usulsüzlük cezalarına ilişkin ihbarnamelerdeki hukuki dayanağın anılan 213 sayılı Kanunun 353. madde hükümleri olduğu anlaşılmakta olup davacının, adil yargılama hakkı kapsamında sağlanması gereken güvencelerden biri olan çelişmeli yargılama ilkesine uygun olarak idari işlemin sebep unsurunu öğrenebildiği ve hakkında tesis edilen idari işleme karşı hukuka aykırılık iddialarını ileri sürebildiği açıkça görülmektedir. Bu nedenle; işin esası incelenerek karar verilmesi gerekirken, özel usulsüzlük cezalarının yazılı gerekçeyle kaldırılması yolunda verilen kararda hukuki isabet bulunmadığı, temyiz isteminin kabulü ile kararın temyize konu edilen hüküm fıkrasının bozulması gerektiği görüşüyle Daire kararına katılmıyorum.