6. Hukuk Dairesi 2024/2011 E. , 2025/2202 K. MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1458 E., 2024/344 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Diyarbakır 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (Tic. Mahk. Sıf) SAYISI : 2018/593 E., 2021/262 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi…
**6. Hukuk Dairesi 2024/2011 E. , 2025/2202 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1458 E., 2024/344 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Diyarbakır 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (Tic. Mahk. Sıf) SAYISI : 2018/593 E., 2021/262 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı idare tarafından 5.666.175,00 TL ihale bedeli ile ihaleye çıkarılan “Midyat-İdil-Cizre Yolu Km:85+600-94+300 arası Toprak İşleri Sanat Yapıları, Plentmiks Alttemel Plentmiks Temel ve Çift Kat Sathi Kaplama Yapılması" işinin ihalesinin yapıldığını, ihalenin müvekkili şirketin uhdesinde kaldığını, bu ihale sonucunda davalı ile müvekkili şirket arasında 29.08.2012 tarihinde ... yevmiye ile ihale konusu işe ait sözleşme imzalandığını, taraflar arasında yapılan bu sözleşme gereğince, idare tarafından işyeri tesliminin 03.09.2012 tarihinde gerçekleştirildiğini ve sözleşmenin hüküm ve sonuçlarını doğurmaya başladığını, müvekkili şirketin sözleşme gereğince yükümlendiği edimi ifaya başladığını ve sözleşme konusu işin % 6,08’ lik kısmını tamamladığını ve tamamlamış olduğu işe ait hakedişlerini aldığını, bu konuda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmadığını, müvekkili şirket tarafından ihale konusu iş yapılmaya başlanmış ve devam ediyorken, mezkur işin ihalesine katılan taliplilerden dava dışı ..... San. Tic. Ltd. Şti. +.... San. ve Tic. Ltd. Şti. ortak girişimi tarafından ilk ihale sonucunda elenmesi işlemine karşı önce idareye, sonuç alamayınca KİK'e ve oradan da sonuç alamayınca yargı yoluna başvurarak işlemin iptali yoluna gittiğini, açılan davada Ankara 15. İdare Mahkemesi'nin 19.10.2012 tarih ve 2012/1099 E. 2012/1903 K. sayılı kararı ile “işlemin iptaline" karar verildiğini, iptal kararı üzerine KİK tarafından 12.12.2012 tarihli Kararı ile "Düzeltici İşlem Belirlenmesine" dair karar verildiğini, KİK kararı üzerine davalı tarafından 02.04.2013 tarih ve 39569 sayılı yazısı ile müvekkili ile yapılan sözleşmenin tasfiye edildiği hususunun müvekkili şirkete bildirildiğini, davalı idarenin, müvekkilinin müspet ve menfi zararlarının karşılanmasına ilişkin talebine 19.04.2013 tarih ve ... yazı ve ekindeki yazı ile talebinin kabul edilmeyeceğini bildirilmesi üzerine iş bu davayı yine sözleşmenin 31. maddesi uyarınca yetkili kılınan Diyarbakır Mahkemelerinde açma zorunluluğunun hasıl olduğunu, tarafların tamamen Özel Hukuk hükümleri çerçevesinde bir sözleşme imzaladığını ve sözleşmenin hüküm ve sonuçlarını doğurmaya başladığını ve hatta müvekkili şirketin işin %.6.08’lik kısmını ifa ettiğini, dava konusu ettikleri olayın taraflar arasında kurulan sözleşmenin davalı idare tarafından tek taraflı olarak feshedilmesi ve müvekkilinin anılan fesih nedeniyle uğradığı tüm zararların tespiti ve tazmini talebine ilişkin olduğunu, davalının tamamen haksız bir şekilde sözleşmeden döndüğünün açık olduğunu, davalı idarenin, dava dışı 3. şahsın bu işlem aleyhine idari yargıda dava açtığını bildiğini ve buna rağmen tehlikeyi göze alarak iptal edilme ihtimalini yani tehlikeyi üstlendiğini, davalının mahkeme kararını uygulamak zorunda olması itibariyle kusurlu kabul edilmese bile üzerinde uyuşmazlık olan bir işle ilgili müvekkili ile sözleşme yapması itibariyle kusurlu olduğunu, müvekkili şirketin sözleşmeden dönme işleminde herhangi bir kusurunun olmadığını, davalının haksız olarak sözleşmeden dönmesi sebebiyle uğranılan zararlar, fiilî zararlar ve mahrum kalınan kârlardan ve yargılama süresince bilirkişi incelemesi sonucunda ortaya çıkacak diğer zararlar olmak üzere müvekkili şirketin tüm zararlarının hüküm altına alınmasını talep ettiklerini, bu nedenlerle dava konusu ettikleri talepler kapsamında, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla sözleşmenin tasfiye edilmesi nedeniyle konusuz kalan .... Şubesi tarafından düzenlenen 27.08.2012 tarih ve 262.101075.303 Sayılı 340.000,00 TL tutarındaki banka teminat mektubunun iadesine karar verilmesini, sözleşmenin tasfiye edilmesi nedeniyle müvekkil şirketin uğradığı 260.000,00 TL menfi zararların sözleşmenin ifa edileceğine duyulan güven sebebiyle müvekkili şirketin yoksun kaldığı 40.000,00 TL kâr olan müspet zararlar olmak üzere 300.000,00 TL toplam alacağın tahsili ile davalı idarenin temerrüde düştüğü tarih olan 11.03.2013 tarihinden tahsil tarihine kadar geçen süre için reeskont avans faizi yürütülmesine, zararın geç tazmini halinde müvekkilinin ilerde talep edebileceği munzam zarara ilişkin dava ve talep hakkının saklı tutulmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu ihalenin iptali nedeni ile davacı tarafından müvekkili idareye açılan işbu alacak davasının hukuka ve yasaya aykırı olup reddi gerektiğini, müvekkili Karayolları 9. Bölge Müdürlüğü' nün denetiminde bulunan “Midyat İdil-Cizre Yolu Km:85+600-94+300 Arası Toprak İşleri Sanat Yapıları, Plentmiks alttemel, plentmiks temel ve Çift Kat Sathi Kaplama Yapım İşi” işinin davacı .... San. Tic. Ltd. Şti. uhdesinde kaldığını, söz konusu ihale ile ilgili olarak ..... San. Tic. LTd.Şti+.....San ve Tic. Ltd. Şti. ortak girişimi tarafından Kamu İhale Kurumuna itirazen şikâyet başvurusunda bulunulduğunu, Kamu İhale Kurumu'nun 27.06.2012 tarihli ve 20112/UY.III-2642 sayılı kararı ile şikâyetin reddine karar verildiğini, anılan ortak girişim tarafından işbu kararın iptali için Ankara 15. İdare Mahkemesi'nin 2012/1099 Esasına kayden iptal davası açıldığını, bu davanın 19.10.2012 tarih ve 2012/1903 K. sayılı karar ile kabul edilerek Kamu İhale Kurulu kararının iptal edildiğini, mahkeme kararı üzerine gerek Kamu İhale Kurumunca gerekse müvekkili idarece davacı şirket lehine tesis edilmiş olan işlemlerin ortadan kaldırıldığını, anılan mahkeme kararı üzerine KİK tarafından 12.12.2012 tarihli karar ile düzeltici işlem belirlenmesine karar verildiğini, KİK’in kararına istinaden müvekkili idarece davacı şirkete sözleşmenin sona erdiği bildirilerek davacı şirketin işinin sonlandırıldığı, idarenin maddi ve hukuki koşullara göre uygulanabilir bir yargı kararını aynen ve gecikmeksizin uygulamaktan başkaca seçeneği bulunmadığını, müvekkili idarece sadece Kamu İhale Kurumu ve mahkeme kararları doğrultusunda iş ve işlemler yapıldığını, davacının talep ettiği zararın doğmasına idarenin herhangi bir kusurunun neden olmadığını, gerek verilen KİK kararları gerekse mahkeme kararları üzerine olması gerektiği gibi aktif olarak harekete geçerek hukuksal durumda değişiklik yapmak zorunda kaldığını, müvekkili idarenin yasaların kendisine yüklediği görev gereği mahkeme kararını ivedilikle yerine getirdiğini, bu nedenle idareye kusur atfetmenin ve zarar talep etmenin hukukun genel ilkelerine aykırı olduğunu, idarenin mahkeme kararlarının aksine işlem yapmasının beklenemeyeceği gibi davacı tarafça yapılan masrafların da ihale nedeni ile yapılan olağan iş ve işlemlere ilişkin yasal gider, vergi ve kesintiler olup müvekkili idareden talep edilmesinin mümkün olmadığını, bu nedenle açılan işbu davanın reddedilmesi gerektiğini, müvekkili idarenin davacı şirketle sözleşme imzaladığı için kendisinden kaynaklanmasa dahi meydana gelmesi olası tüm tehlikeleri üstlenmiş olduğu iddiasının gerek genel hukuk gerekse davacı şirketin tabi bulunduğu ticaret hukuku kuralları ile bağdaşmadığını beyanla davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemenin ilk kararının Bölge Adliye Mahkemesi ilamıyla davacının kâr kaybı ve müspet zararı talep edemeyeceği, ancak menfi zarar kapsamındaki kalemleri talep edebileceği, ayrıca raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için 5 kişilik bilirkişi kurulundan rapor aldırılmasından bahisle kaldırıldığı, kaldırma sonrası Ankara Asliye Ticaret Mahkemesi aracılığıyla eski Sayıştay denetçisi, 3 inşaat mühendisi ve 1 mali müşavirden alınan raporla davacının belgelendirdiği menfi zararına ilişkin hesaplama yapıldığı, hesaplamaya göre davacının 110.946,00 TL alacaklı olduğunun mütalaa edildiği, davacı vekilinin rapora itirazında raporda şantiyenin iş yapılacak yere taşınması, kurulması ve kaldırılması giderinin hesaplanmadığını beyan ettiği, itiraz üzerine ek rapor aldırılması için aynı heyete teslim edilmesi gerekirken sehven Bölge Adliye Mahkemesi kararı öncesi heyete tevdi edildiği ve ek rapor alındığı ancak bu hata fark edilerek Bölge Adliye Mahkemesi sonrası heyet raporunda bulunan inşaat bilirkişilerinden 05.01.2021 tarihli ek raporun dosyaya alındığı, verilen ek raporda davacı tarafından şantiye montajı, sökülmesi, nakli ve kurulması ile ilgili olarak herhangi bir kanıtlayıcı belge ibraz edilmediğinden bu giderin ortalama olarak hesaplanmasının mümkün olmadığının mütalaa edildiği, tüm bu gerekçelerle sözleşmedeki imkânsızlığın sübjektif imkânsızlık olduğu durumlarda kusurlu olan taraftan kusursuz olan tarafın zararlarını talep edebileceği, davalı kurumun sözleşmenin feshinde kusurlu bulunduğu, davacının ispatlayabildiği giderlerinin (menfi zararının) hesaplandığı gerekçesiyle 08.08.2019 UYAP giriş tarihli, hazırlanan bilirkişi raporu uyarınca davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf kararının, usule ve hukuka aykırı olup bozulması gerektiğini, ilk derece Mahkemesince tarafların kusur dağılımı ve tespitlerinin hukuka aykırı yapıldığını, sözleşmenin, davalı iş sahibi tarafından haksız ve hukuka aykırı olarak tasfiye edildiğini, her ne kadar davalının, İdare Mahkemesi kararını uygulamak zorunda olduğu gerekçe gösterilmekte ise de, bu durumun sözleşmeden dönme konusundaki haksızlığı bertaraf etmediğini, davalı idarenin, dava dışı 3. şahsın bu işlem aleyhine İdari Yargıda dava açtığını bildiğini, iptal edilme ihtimalini üstlendiğini, Türk Borçlar Kanunu'nun 136. maddesi gereğince sözleşmenin imkânsız hale gelmesinin tarafların sorumluluğunu bertaraf etmeyeceğini, dava kapsamında alınan birçok bilirkişi raporları arasında çelişkiler olup hesaplanan zarar miktarlarının birbirini tutmadığını, teminat mektubunun iadesi konusunda karar verilmesine gerek bulunmadığına hükmedilmiş olmasına karşılık bu meblağ üzerinden davacı vekili yararına vekalet ücretine hükmedilmediğini, menfi zararlardan en önemli kalem sayılan şantiye gideri taleplerinin delil ibraz edilmediği, bu sebeple farazi hesaplama yapılamayacağı yönündeki gerekçe ile reddedilmesinin bozmayı gerektirdiğini, büyük bir masraf kalemi tutan şantiye gideri olan makine ve ekipmanların nakli, kurulumu, tekrar nakli için yaptığı masrafı, ihale konusu işin % 6'lık kısmının kârını elde etmek üzere müvekkil şirket sahipleri tarafından bu masrafın yapıldığını, şantiye gideri adı altında aşamalarda bilirkişi kurulu tarafından zarar hesaplamasının yapıldığını, bu meblağın müvekkilin zararı olduğunu ve karşılanması gerektiğini, öte yandan, menfi zararlardan kalan keşfin % 5'i oranındaki zarar hesaplanmasını Yapım İşleri Genel Şartnamesi'nin sözleşme kapsamında yaptırılabilecek ilave işler, iş eksilişi ve işin tasfiyesi başlıklı 5. maddesine dayandırdıklarını, bu yöndeki zarar taleplerinin de nazara alınmadığını, davalı vekili yararına hükmedilen vekalet ücretinin hatalı olduğunu beyan etmektedir. 2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkil İdarece sadece Kamu İhale Kurumu ve mahkeme kararları doğrultusunda iş ve işlemler yapıldığını, müvekkil İdarenin sözleşmeden haksız bir şekilde döndüğü iddiasının kabul edilemeyeceğini, davacının mahrum kaldığı kârın bulunmadığını, sözleşmenin feshedildiği tarih itibariyle vaki bir kâr mahrumiyeti bulunmadığını, davacının fesih tarihine kadar yaptığı tüm işin karşılığını eksiksiz olarak aldığını, işin bitirilmesi gereken güne kadar sadece %6.08' lik kısmını bitiren davacı yüklenicinin kusurlu olduğunu, davacının menfi veya müspet zarar kalemlerini talep edemeyeceğini, bu nedenle yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olup, bozulması gerektiğini, davacının şantiye nakli kurulması montajı ile ilgili olarak herhangi bir geçerli belge sunamadığından şantiye giderine hükmedilmemesi gerektiğini, eksik araştırma ve inceleme ile karar verildiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Taraflar arasındaki akdi ilişki eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici davalı iş sahibidir. Dosya kapsamından 02.04.2013 gün, 61106850-755.02.08/39569 sayılı yazı ile itirazlar, Kamu İhale Kurulu ve mahkeme süreçleri sonucunda iş dava dışı ortak girişim uhdesinde kalmış, bunun üzerine davacı ile sözleşmenin tasfiye edilerek teminatın iade edileceği davacı yükleniciye belirtilmek suretiyle sözleşme feshedilmiştir. Davalı iş sahibi sözleşmeyi Kamu İhale Kurulu ve İdare Mahkemesi kararları sonucu zorunlu olarak tasfiye ettiğinden feshin subjektif imkânsızlık nedeniyle yapıldığının takdiri gerekir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 136/I' inci maddesi gereğince sözleşme davalı iş sahibinin sorumlu tutulamayacağı bir sebeple imkânsız hale gelmiş olduğundan aynı Kanunun 112' nci maddesi gereğince fesihte davalının kusursuz olduğunun kabulü gerekir. Karşılıklı borçlanmayı içeren sözleşmelerde imkânsızlık sonucu borcun sona ermesi halinde Türk Borçlar Kanunu'nun 136/II' nci maddesi gereğince iş sahibi davalı almış olduğu şeyleri iade etmek ve davacı yüklenicinin sözleşme nedeniyle uğradığı menfi zararları karşılamakla yükümlüdür. Bu ilkeler nezdinde somut olaya gelince; davacının menfi zarar kapsamında talep ettiği şantiye giderinin ödenmesi gerekir. Ancak ödenecek bu bedelden davalı tarafından ödenen imalât beledi oranında indirim yapılması gerekir. Bu durumda mahkemece yapılacak iş; bilirkişi raporunda şantiye giderleri olarak belirlenen 316.000 TL'den imâlat bedeli olarak ödenen bedele ilişkin olarak % 6,08 oranında indirim yapılmak suretiyle 296.787,20 TL'ye hükmetmekten ibaret olup bu hususlar göz ardı edilerek eksik inceleme ve yanlış değerlendirme ile karar verilmesi doğru olmamış kararın bu nedenle bozulması uygun bulunmuştur. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan harcın istek halinde davacıya iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,26.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.