6. Hukuk Dairesi 2025/4272 E. , 2026/304 K. "" MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/773 E., 2025/1409 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziantep 1. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2024/126 E., 2025/119 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı talep edenler tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyize konu edilen kararın niteliğinin duruşma isteneb…
6. Hukuk Dairesi 2025/4272 E. , 2026/304 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/773 E., 2025/1409 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziantep 1. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2024/126 E., 2025/119 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı talep edenler tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyize konu edilen kararın niteliğinin duruşma istenebilecek işlerden olmadığı anlaşılmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca duruşma isteğinin reddine, temyiz dilekçesinin kabulü ile incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. TALEP 1-Talep eden vekilleri talep dilekçesinde; talep eden şirketin tekstil sektöründe halı üretimi ihracatı yapan bir firma olarak kumaş ve tekstil ürünlerine ilişkin diğer bitirme hizmetleri (apreleme, pliseleme, sanforlama vb. dahil) sektöründe faaliyet gösterdiğini, yetkililerinin talep edenler ..., ... ve ... olduğunu, 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş depreminin yaşanması ile depremin yıkım etkilerinin yanında ekonomik etkilerinin de ortaya çıkması, Türkiye ekonomisinin geçirdiği sarsıntı ve döviz kurlarının dalgalı seyri nedeniyle piyasada yaşanan olumsuzluklar, bu süreçte bankaların yeni kredi kullandırmayıp mevcut limitleri düşürmeye başlaması, bunun sonucunda firmaların dar boğaza düşüp stoklarının erimesi ve ticari sürecinin aksaması, buna bağlı olarak müvekkili şirketin ödemelerinin gecikmeli olarak yerine getirilmeye başlanması nedenleriyle müvekkil şirketin, gelinen noktada borçlarını vadesinde ödeyememe tehlikesi ile karşı karşıya kaldığını ileri sürerek konkordato geçici mühlet, kesin mühlet ve neticeten konkordato projesi tasdik taleplerinin kabulüne karar verilmesini istemiştir. 2-Talep eden vekili birleşen Gaziantep 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/612 Esas sayılı dosyası talep dilekçesinde; müvekkilinin asıl dosyada geçici mühlet kararı verilen .... Tesktil San. ve Tic. Limited Şirketi'nde bulunan sermayesini devir ederek şirket ile iletişimini kestiğini, 03.08.2021 tarihinde ortağı olduğu şirketin konkordato talep ettiğini, müvekkilinin borçlu ve müteselsil kefil olduğu için şahsi mal varlığını ve elde ettiği karı dahi şirket bünyesinde tuttuğunu, ancak şirket ortağından kaynaklı müteselsil borçluluk nedeniyle vadesi geldiğinde icra tehdidi ve tüm malvarlığını kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya kaldığını, şirket adına imzalamış olduğu müşterek kefillikten dolayı haciz baskısı ve tehdidi altında olduğunu, ileri sürerek konkordato geçici mühlet, kesin mühlet ve neticeten konkordato projesi tasdik taleplerinin kabulüne karar verilmesini istemiştir. II. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile komiser heyeti raporları ile dosyaya sunulan mali tablolar ve faaliyet verilerinden, kesin mühletin verilmesi aşamasına kadar ibraz edilen projenin gerçekleştirilebilir nitelikte olduğunun anlaşıldığı, mali tablolarda şirketin mevcut süreçten çıkabilmesi bakımından öngörülen en önemli kaynaklardan birinin elde bulunan stokların ciroya dönüştürülerek borçların azaltılması olduğu belirtilmiş ise de, komiser heyetince düzenlenen 27.01.2025 tarihli raporda, şirketin faaliyet gösterdiği adreste 13.01.20 25... .01.2025 tarihlerinde yapılan incelemelerde üretimin tamamen durduğunun tespit edildiği, herhangi bir stok bulunmadığı, halı makinelerinin bazı parçalarının eksik olduğu, komiser heyetlerinden izin alınmaksızın tüm işçilerin işten çıkarıldığı, 123 çalışanın toplam 18.255.035,86 TL tutarındaki tazminatlarının ödenmediği ve bu durum karşısında konkordato projelerinin gerçekleştirilme ihtimalinin ortadan kalktığının sabit görüldüğü, bu nedenle İİK’nın 292/1-b ve c bentleri uyarınca şirket malvarlığının korunmasının mümkün olmadığı ve konkordatonun başarıya ulaşamayacağının açıkça anlaşıldığı gerekçesiyle talep eden şirket hakkında iflas kararı verilmesi gerektiği, talep eden gerçek kişiler yönünden ise yalnızca şirket ortağı olmalarının tacir sıfatının kazanılması için yeterli olmadığı gözetilerek gerçek kişiler bakımından iflas kararı verilmesine yer olmadığı ve İİK’nın 292/2. maddesi uyarınca kesin mühletin kaldırılması ile talebin reddiyle yetinildiği, her ne kadar talep eden vekili talebi malvarlığının terki suretiyle konkordatoya ıslah ettiklerini beyan etmiş ise de, talep edenin yaklaşık 100.000.000,00 TL değerindeki stoklarını boşaltarak bilinmeyen bir yere götürmesi, alacaklıların alacaklarına kavuşmalarının teminatı niteliğindeki ekonomik değeri yüksek tekstil makinelerinin elektronik aksamlarının sökülerek kaçırılması ve geriye yalnızca ekonomik değeri bulunmayan ya da hurda niteliğinde malların bırakılmasının talep edenin kötüniyetli olduğuna dair kanaat oluşturduğu, bu aşamadan sonra söz konusu hurdalar ve borçlara kıyasla ekonomik değeri son derece düşük malvarlığının alacaklılara terk edilmesi suretiyle borçların tamamından kurtulma amacını taşıyan ıslah talebinin de kötüniyetle yapıldığı sonucuna varılarak HMK’nın 182. maddesi uyarınca ıslahın dikkate alınmamasına karar verilmesi gerektiği ve disiplin para cezasına hükmedilmesinin zorunlu olduğu, birleşen dosya yönünden yapılan değerlendirmede ise talep edenin özgün ve uygulanabilir bir konkordato projesinin bulunmadığı, gelinen aşamada birleşen dosya talep edeni bakımından da konkordato talebinin başarıya ulaşamayacağının anlaşıldığı gerekçeleriyle, asıl davada talep eden gerçek kişiler ve tüzel kişi yönünden talebin reddine, kesin mühlet kararının kaldırılmasına ve talep eden şirketin iflasına, birleşen dosyada ise talebin reddine ve kesin mühletin kaldırılmasına karar verilmiştir. III. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada konkordato talep eden vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile talep eden vekillerin başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. IV. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Asıl dosyada konkordato talep edenler vekili temyiz dilekçesinde; a. Geçici hazırlanmış 2024 mali verilerine göre; kapasite raporuna uygun üretim maliyetlendirme hesaplamalarının yansıtılması ve imalâttan sonra oluşan mamullerin satılmasıyla birlikte şirketin herhangi bir stoğun kalmadığını, b. Şirketin geçmiş dönemlerden stoklarında kalan sezon sonu ürünleri, piyasa şartları ve konkordato ilanından dolayı nakit ihtiyaçlarını karşılayabilmek amacıyla maliyetinin altında satışlar yapmak durumunda kaldığını, 100.000.000,00 TL stok’un boşaltılarak bilinmeyen yere götürüldüğü iddiasının gerçek olmadığını, c. Bu süreçte, işçilerin bir kısmının, şirketin içinde bulunduğu durumu göz önüne alarak işten ayrılmak istediklerini, şirket yönetiminin de, yalnızca belirli bir grup çalışanı işten çıkarmak yerine, işçilerin mağduriyetini en aza indirmek adına tüm çalışanlar için aynı kararı almak zorunda kaldığını, müvekkili şirketin giderek artan kamu borçları da göz önüne alınarak hem kamunun zarar görme ihtimali, hem de diğer alacaklıların mağduriyet yaşama riski bertaraf edilmek için fiili olarak sona ermiş olan faaliyetlerin tamamen durdurulmasına karar verildiğini, d. Bilanço ve mali tablolara bakıldığında, şirketin mevcut aktif varlıklarının borçlarını karşılamaya yeterli olduğunu ve komiser heyeti tarafından hazırlanan raporda şirketin borca batık durumda olmadığının tespit edildiğini, e. Adi konkordato talebinin ilerleyen süreçte mal varlığının terki suretiyle konkordatoya çevrilebileceğini, hukuken bu durumu engelleyen herhangi bir hüküm bulunmadığını beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Talep, konkordato projesinin tasdiki istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Konkordato talep eden şirketin projesinde halı üretimine devam etmek ve stoklarını satarak nakde çevirmek suretiyle borçlarını ödeyeceğini bildirmesine rağmen, komiser raporlarına göre, stoklarının mevcut olmadığı üretime yarayan makinelerin parçalarının eksiltildiği komiser onayı alınmaksızın 123 çalışanın iş akitlerinin feshedilerek işten çıkarıldığı ticari faaliyetin durdurulduğu, önemli değerde stok ve mallar ile makinelerin kaçırıldığı tespit edilmiş olmakla; İİK'nın 292. maddesinin (a) bendinde yer alan "borçlunun mal varlığının korunması için iflasın açılmasının gerekmesi" (b) bendinde "konkordatonun başarıya ulaşmayacağı anlaşılıyorsa" ve (c) bendindeki "borçlunun İİK'nın 297. maddeye aykırı davranması ve komiserin talimatlarına uymaması ve alacaklıları zarara uğratma amacıyla mallarını kaçırması" koşullarının hep birlikte gerçekleştiği, bu durumda konkordato talebinin reddiyle iflasa re'sen karar verilmesi gerekmektedir. Konkordato talep eden vekili tarafından ıslah dilekçesi verilerek İİK'nın 309/a maddesi gereğince "mal varlığının terki suretiyle konkordato talep edilmiş ise de mal varlığının terki suretiyle konkordatonun amacının borçlunun mal varlığı aktiflerini tasfiye amacı ile alacaklılara intikal ettirmek ve borçlunun ekonomik bütünlüğünün tasfiye edilmesinin amaçlandığı, borçlunun önemli derecede mal varlıklarını somut olayda olduğu üzere stoklarını üretim yapan makine parçalarını kaçırdıktan sonra bir başka deyişle mal varlıklarını alacaklıların zararına olarak eksilttikten sonra mal varlığının terki suretiyle konkordatoya başvurmasının kötüniyetli bir davranış olup adi konkordatoda olduğu gibi mal varlığının terki suretiyle konkordatoda da borçlunun dürüst ve iyiniyetli olmasının ön koşul olduğu gözetildiğinde verilen karar isabetlidir. Açıklanan nedenlerle temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, yargılama şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup konkordato talep eden vekili temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. V. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.