T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 31. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/252 - 2026/335 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ (İnceleme Aşamasında / Duruşmasız) (HMK. 353/1-b.1 Maddesi Uyarınca Başvurunun Esastan Reddine) ESAS NO : 2026/252 KARAR NO : 2026/335 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 12/12/2025 NUMARASI : 2025/605 Esas - 2025/957 Karar DAVANIN KONUSU …
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 31. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/252 - 2026/335 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ (İnceleme Aşamasında / Duruşmasız) (HMK. 353/1-b.1 Maddesi Uyarınca Başvurunun Esastan Reddine) ESAS NO : 2026/252 KARAR NO : 2026/335 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 12/12/2025 NUMARASI : 2025/605 Esas - 2025/957 Karar DAVANIN KONUSU : Eser Sözleşmesine Dayalı Alacak KARAR TARİHİ : 09/04/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 09/04/2026 Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin davada, mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme neticesinde; İDDİA : Davacı vekili; müvekkili ile davalılar ... İletişim - ... İnşaat İş Ortaklığının 2011/124104 ihale kayıt numaralı "... Açık Maden Sahası Batı Şevi Basamaklarında Dekapaj Yapılması İşi" kapsamında ihale konusu işe ait sözleşme imzalandığını, bu sözleşme gereğince ihale kararı damga vergisi bedeli olan tutarın vergi dairesine davalı yüklenici tarafça ödendiğini ve ödeme alındı belgesinin sözleşme imzalanmadan önce davacıya sunulduğunu ancak, ilgili ihaleye ait teklif tutarına dahil edilen, sözleşme gideri olarak ödenen, hakediş ödemeleri içerisinde tekraren davalı tarafa ödenen ihale kararı damga vergisi tutarının, sözleşmeye aykırı olarak, mahkeme ilamı nedeniyle vergi dairesince davalı tarafa vergi iadesi niteliğinde ödeme olarak ödendiğini ve Başkent Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından 2011/124104 ihale kayıt nolu ihale bakımından 21.06.2022 tarih 287421 sayılı yazısı ve eki düzeltme fişinin davacıya gönderilmesi suretiyle 157.796,10 TL damga vergisi aslı ve 309.188,52 TL gecikme faizi cezası kesildiğini, davacı tarafça damga vergisi aslı ve ferileri olarak toplam 466.984,62 TL'nin 22.06.2022 tarihinde ödendiğini, ödemeyi takiben, ödenen tutarın iadesi için davalı tarafa yazılmış ise de davalı tarafça ödeme yapılmadığını ileri sürerek, 466.984,62 TL'nin ödeme tarihi olan 22.06.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA : Davalılar vekilleri ortak sundukları cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'i ve hak düşürücü süre itirazlarında bulunarak, Ankara Bölge İdare Mahkemesi 4. Vergi Dava Dairesi’nin 2022/619 Esas 2022/398 Karar sayılı kararı ile; davacı ....’ın özel hukuk hükümlerine tabi tüzel kişi olduğu ve 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu’nun 8. maddesinde belirtilen resmi daire sıfatını haiz olmadığı, aldığı ihale kararında ödenmesi gereken damga vergisinden de muhaf bulunmadığının belirtildiğini, kesinleşen idari yargı kararına göre davalıların oluşturduğu iş ortaklığı tarafından yatırılan damga vergisinin davalılara iade edilmesinin usul ve yasaya uygun olduğunu, kanunun emredici hükümlerine ve genel işlem şartlarına açıkça aykırı Tip İhale Sözleşmesi veya Tip İdari Şartname hükümlerinin uygulanması ve nazara alınmasının mümkün olmadığını belirterek davanın reddini savunmuş, aksi halde davalı taraf usulüne uygun temerrüde düşürülmediğinden ödeme tarihinden itibaren avans faizi talep edilmesinin yerinde olmadığını savunarak, müvekkilleri aleyhine açılan davanın reddine karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; "Dava, eser sözleşmesine dayalı ihale karar pulu (damga vergisi) ve gecikme zammının rücuen tazmini istemine ilişkindir. Davanın niteliği gereği eser sözleşmesine dayalı rücu davası olduğu ve alacak ödeme tarihinden itibaren 5 yıllık zaman aşımı süresine tabi olduğu ,ödeme tarihinin 2022 olması nedeniyle davalıların zaman aşımı itirazlarına ve davanın her hangi bir hak düşürücü süreye tabi olmaması nedeniyle de hak düşürücü süre itirazlarına itibar edilmemiş ve mahkememizden verilen 25/12/2023 tarih ve 2023/36 Esas, 2023/968 sayılı davanın kabulüne dair kararı Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31 Hukuk Dairesi'nin 2024/1032 Esas, 2025/630 Karar sayılı ve 01/07/2025 tarihli ilamı ile kaldırılmakla, dava mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapılarak yargılamaya devam olunmuştur. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi'nin 2024/1032 Esas ve 2025/630 Karar sayılı kararında özetle; “.... Mahkeme kararına dayanak yapılan sözleşmenin 7. maddesinde “taahhüdün yerine getirilmesine ilişkin her türlü vergi"; şartnamenin ilgili maddesinde ise "isteklinin sözleşmenin uygulanması sırasında ödeyeceği her türlü vergi" ibareleri kullanılmıştır. Dava konusu uyuşmazlık kamu ihaleleri ve vergi hukuku alanında özel bir uzmanlık gerektirmektedir. Bu nedenle mahkemece söz konusu ihale karar damga vergisinin mahiyeti ve hükümlerini bilen, ihale karar damga vergisinin taahhüdün yerine getirilmesi ile ilgili bir vergi mi yoksa sözleşmenin imzalanması öncesinde ödenen bir vergi mi olduğu hususunu değerlendirebilecek kamu ihaleleri, eser sözleşmeleri ve vergi hukuku konusunda uzmanlığı bulunan, üniversite öğretim üyelerinden bir heyet oluşturulmalı, mahkeme gerekçesine dayanak yapılan sözleşme Maddesi ile şartname ve kamu ihale tebliği hükümleri, ihale karar damga vergisi ile ilgili düzenlemeler ve konu ile ilgili Yargıtay içtihatlarının bir bütün halinde irdelenmesi bilirkişi heyetinden istenilmeli ve hasıl olacak sonuç doğrultusunda hüküm kurulmalıdır. .....” denilmektedir. Dosya kapsamı BAM kaldırma kararı doğrultusunda bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, 01/10/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; İhale karar damga vergisi, sözleşmenin imzalanmasından önce, ihale kararının onayı ile doğan bir vergi olduğu, bu vergi, "taahhüdün yerine getirilmesine ilişkin bir vergi" olmayıp, ihale kararının kendisine özgü bir vergi türü olduğu, verginin yasal mükellefi idare (...) olmasına rağmen, sözleşme hükümleriyle mali yükümlülük yükleniciye (davalılar) devredildiği, İdarenin bu vergiyi ödemek zorunda kalması durumunda, sözleşme gereği bu yükümlülüğü üstlenmiş olan yükleniciye rücu edebileceği rapor edilmiştir. 7.1 Taahhüdün yerine getirilmesine ilişkin her türlü ulaşım, sigorta, vergi, resim ve harç giderleri sözleşme bedeline dahildir. İlgili mevzuatı uyarınca hesaplanacak Katma Değer Vergisi, sözleşme bedeline dahil olmayıp İdare tarafından Yükleniciye ödenecektir." denilmekte olduğu, Sözleşmenin 8.maddesi " Madde 8 - Sözleşmenin ekleri 8.1. Sözleşme, ekindeki ihale dökümanı ve diğer belgelerle bir bütündür, İdareyi ve Yükleniciyi bağlar. Ancak, sözleşme hükümleri ile ihale dokümanını oluşturan belgelerdeki hükümler arasında çelişki veya farklılık olması halinde, ihale dokümanında yer alan hükümler esas alınır. 8.2. İhale dokümanını oluşturan belgeler arasındaki öncelik sıralaması aşağıdaki gibidir: 1) Yapım İşleri Genel Şartnamesi, 2) İdari Şartname, 3) Sözleşme 4) Birim teklif mektubu ve cetveli 5) Özel Teknik Şartname 6-Genel Teknik Şartname 7) Projeler 8-Diğer Ekler , İdari Şartname 25 Şartnamenin 25.1. Maddesi; İsteklinin sözleşmenin uygulanması sırasında ilgili mevzuat gereğince yapılacak her türlü ulaşım, sigorta, vergi, resim ve harç giderleri isteklilerce teklif edecekleri fiyata dahil edilecektir.'denilmekte olduğu,Dava konusu olayda da, davacı Kurumun mükellefi olduğu ihale karar damga vergisini, Sözleşme hükümleri nedeniyle yüklenici davalı tarafından ödenmesi iddia edilmektedir. Bu durumda ihale karar damga vergisinin sözleşmenin uygulanmasından kaynaklanan bir gider-vergi olup olmadığının açıklığa kavuşturulması gerekmektedir. Kamu İhale mevzuatında sözleşmenin uygulanması aşamasını açıkça tanımlayan hüküm bulunmamaktadır. Bununla birlikte 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu, kamu kurumlarının ihaleyle yapacakları işlerde uygulanacak ihale kurallarını ayrıntılı olarak düzenlemektedir. Buna göre yaklaşık maliyetin hesaplanması, ihale dosyasının hazırlanması, ihale ilanı, ihale komisyonunun oluşturularak ihalenin yapılması, ihaleye katılacakların yeterlilik kriterleri, ihale komisyon kararlarına karşı itiraz ve şikayet yolları, Kamu İhale Kurumu aşaması, sözleşmeye davet aşaması gibihususlar 4734 sayılı yasada düzenlenmiştir. İhale süreci tamamlandıktan sonra sözleşmenin imzalanması ile birlikte ise 4735ayılı, Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu devreye girmekte ve Sözleşmenin uygulanması ile ilgili hususlar söz konusu Kanun hükümlerinde düzenlenmektedir. Bu kapsamda 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu sözleşme öncesi aşamayı, 4735 sayılı yasa ise sözleşme imzalama aşamasını temsil etmektedir. Bu anlamda 4735 sayılı kamu ihale sözleşmeleri kanununda ihale damga vergisi ile ilgili bir düzenleme de yer almamaktadır. Taraflar arası Sözleşmenin eki olan İdari Şartnamenin 45.1.maddesinde sözleşmenin uygulanması ile ilgili şu şekilde bir hüküm bulunmaktadır. Damga Vergisi Kanuna göre değerlendirme yapıldığında ;488 sayılı Damga Vergisi Kanunu'nun; “Mükellef” başlıklı 3. Maddesi; “Damga Vergisinin mükellefi kağıtları imza edenlerdir. Resmi dairelerle kişiler arasındaki işlemlere ait kağıtların Damga Vergisini kişiler öder. Yabancı memleketlerle Türkiye'deki yabancı elçilik ve konsolosluklarda düzenlenen kağıtların vergisini, Türkiye'de bu kağıtları resmi dairelere ibraz eden. Üzerlerinde devir veya ciro işlemleri yapanlar veya herhangi bir suretle hükümlerinden faydalananlar öderler. Ancak bunlardan ticari veya mütedavil kağıt mahiyetinde bulunanların vergisini, bunları en evvel satan veya kabul veya başka suretle kullanan kişiler öderler.” “Resmi daire” başlıklı 8. Maddesi; “Bu kanunda yazılı resmi daireden maksat, genel ve özel bütçeli idarelerle, il özel idareleri, yatırım izleme ve koordinasyon başkanlıkları, belediyeler ve köylerdir. Bu dairelere bağlı olup ayrı tüzel kişiliği bulunan iktisadi işletmeler resmi daire sayılmaz.” Şeklindedir. Söz konusu hükme göre davacı ..., Damga Vergisi uygulamasında resmi daire olarak kabul edilmemektedir. Davacı ..., 8.6.1984 tarih ve 233 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ve değişiklikleri ile 22.1.1990 tarih ve 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye dayanılarak çıkarılan, 2001/2026 sayılı Kararname'nin eki Bakanlar Kurulu kararı ve 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu çerçevesinde faaliyette bulunmak üzere kurulmuştur. Bu kapsamda ..., ana statüsünde sermayesinin tamamı Devlete ait olup özel hukuk hükümlerine tabi kamu iktisadi teşebbüsü olarak tanımlanmıştır. Damga Vergisi Kanunu m. 8'de yer alan "Bu Kanunda yazılı resmi daireden maksat, genel ve özel bütçeli idarelerle, il özel idareleri, yatırım izleme ve koordinasyon başkanlıkları, belediyeler ve köylerdir. Bu daireleri bağlı olup ayrı tüzel kişiliği bulunan iktisadi işletmeler resmi daire sayılmaz" hükmü gereği 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu hükümlerini değerlendirmek gerekmektedir. 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu'nun 1 sayılı Cetvelinde genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri ve TI sayılı cetvelde özel bütçeli idareler düzenlenmektedir. Bu kanuna dayanan listede ... genel ve özel bütçeli idareler arasında yer almamaktadır. Davacı kurum Damga vergisinin yasal mükellefidir. Zira Damga Vergisi Kanunu m. 24'te yer alan “birden fazla kişi tarafından imza edilen kağıtlara ait vergi ve cezanın tamamından imza edenler müteselsilen sorumludur" hükmü gereği vergi yükümlülüğünden imza edenlerin müteselsil sorumluluğu bulunmaktadır. Bununla birlikte ihale kararı, ihaleyi gerçekleştiren idarenin ihale komisyonu üyeleri tarafından imzalanmakta ve yine ihale yetkilisi tarafından imza edilip onaylanmakta olduğundan ve sözleşme imzalanmasından önceki aşama içerinde yer alıp yüklenicinin süreçte herhangi bir dahli ve imzası söz konusu olmadığından bu aşamada damga vergisinin yasal yükümlüsü olarak kabul edilmesi mümkün görünmemektedir. Diğer bir ifadeyle Damga Vergisi Kanunu m. 3 ve Damga Vergisi Kanunu m. 24 birlikte değerlendirildiğinde, ihale karar pulu damga vergisinin yasal mükellefinin kağıtta imzası bulunan taraflar olduğu görülmekle birlikte ihale kararı, sözleşme imzalanması aşamasından önceki bir süreç olup idari işlem niteliğine sahip olduğundan, bu aşamada idarenin tek yanlı iradesiyle hareket edilerek icrai nitelikte işlem tesis edildiğinden bu aşamada alınan kararlarda ve ortaya konulan değerli kağıtlarda sözleşmenin diğer tarafının imzası bulunmamakta, bilakis ihale kararı alan idarenin imzası ile değerli kağıt ortaya konulmaktadır. Bu durumda ihale karar pulu damga vergisinin yasal mükellefi ... olarak ortaya çıkmaktadır. Dolayısıyla ihale kararları, üçüncü kişilerle ihale komisyonları arasında imzalanmış bir belge olmayıp, bu kararlar ihaleyi yapan kurum veya kuruluşların personelinde oluşturulan ihale komisyonu üyeleri tarafından alınan tek taraflı kararlardan ibarettir .Bu durumda ihale komisyonları tarafından alınan ihale kararlarına ilişkin damga vergisinin yasal mükellefinin ihaleyi yapan kurum veya kuruluş olması gerekmektedir. Tarafların yaptıkları sözleşmede ne de idari şartnamede Kamu İhale Genel Tebliği'nin uygulanacağına dair atıf yapılmadığı görülmüştür. Hem Damga Vergisi Kanunu Hem de Kamu İhale Mevzuatına göre ,dava konusu vergiden davalı tarafın sorumlu olacağına dair bir yorum yapılamayacağı ,Taraflar arasındaki sözleşme hükümleri ,idari şartname ,gerekse Damga Vergisi bakımından yapılan değerlendirmede ,ihale kararının taraflar arasındaki sözleşme imzalanmasından önceki bir süreç olup ,idari işlem niteliğine sahip olduğundan ,bu aşamada idarenin tek yanlı iradesi ile hareket edilerek icrai nitelikte işlem tesis edildiğinden bu aşamada alınan kararlarda ve ortaya konulan değerli kağıtlarda sözleşmenin diğer tarafının imzası bulunmamakta ,ihale kararı alan idarenin imzası ile değerli kağıt ortaya konulmakta olduğu, bu durumda ihale karar pulu damga vergisinin tarafların sözleşme maddelerinde geçen ' taahhütün yerine getirilmesinde ...her türlü vergi ..' ,şartname maddesinde ki 'isteklinin sözleşmenin uygulanması sırasında ilgili mevzuat gereğince yapılacak her türlü ulaşım, sigorta, vergi, ...' ibarelerinde bahsi geçen vergi olarak nitelendirilemeyeceği, ihale damga vergisinin taahhütün yerine getirilmesi ile ilgili bir vergi olmayıp 'sözleşmenin imzalanmasından öncesinde ödenen bir vergi' olduğu ,bu verginin yasal sorumlusunun davacı kurumun olması ,ne sözleşme ne şartname hükümlerine ve de İhale ve Damga Vergisi Kanununa göre davacı kurumca ödenen ihale damga vergisinin davalılara rücu hakkı vermemesi nedeni mahkememizce bu dava dosyasında aldırılan 01/10/2025 tarihli bilirkişi heyeti raporunun sonuç gerekçe kısmına mahkememizce hukuki yorum olarak hükme esas alınmadığı" gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; müvekkili teşekkülün mal ve hizmet alımlarını, yapım işlerini Kamu İhale Kanunu kapsamında satın almak zorunda olduğunu, satın alma işlemlerinin 4734 ve 4735 sayılı Kanun ve ikincil mevzuatına göre yürütülmesi gerektiğini, taraflar arasında aktedilen sözleşmenin 32. maddesinde; 'Bu sözleşme ve eklerinde hüküm bulunmayan hallerde, ilgisine göre 4734 sayılı Kanun ve 4735 sayılı Kanun hükümleri, bu Kanunlarda hüküm bulunmaması halinde ise Borçlar Kanunu hükümleri uygulanır." hükmüne yer verildiğini, idari şartnamenin ilanından sonra firmaların birim fiyat teklif mektuplarında, fiyata dahil olduğu belirtilen tüm masrafları göz önünde bulundurarak teklif verdiklerini, davalının sözleşme gideri olarak ihale kararı damga vergisini ödeyeceğini teklifi ve sözleşmeyi imza ederek kabul ettiğini, dava konusu sözleşme ve ekleri birlikte incelendiğinde KDV bedeli hariç her türlü vergi, resim, harç bedellerinin teklif fiyatına dahil olduğunun açıkça belirtildiğinin görüleceğini, davalı tarafın ödemiş olduğu damga vergisi tutarını vergi mahkemeleri nezdinde dava ederek kazandığı müvekkilince vergi dairesine ödenen ihale ihale damga vergisi tutarının teklif bedeline dahil tutar olduğunu, yüklenicinin sözleşme gideri damga vergisi bedelini hem vergi dairesinden iade alması hem de teklifine dahil ederek hakedişleri içerisinde müvekkilinden almasından dolayı sebepsiz zenginleştiğini, davalının ihale kararı damga vergisi ve sözleşme damga vergisini kendi iradesiyle ödediğini, dekontunu sözleşme aktedilmeden müvekkiline sunduğunu, sözleşme hükümlerini bu şekilde kabul ederek sözleşmeyi imzaladığını, davalının sözleşmesinin 7. maddesi ile ihale teklif mektubunda yer alan 1. maddesine aykırı olarak davrandığını, Gelir İdaresi Başkanlığı aleyhine dava açarak iade aldığını, aynı zamanda hak ediş bedeli içerisinde sözleşme gideri olarak şirkete mükerrer ödeme yapılması nedeniyle firmanın sebepsiz zenginleşmesine neden olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Davacı iş sahibi, davalı yüklenicidir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş olup, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcı peşin alındığından, başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının davacı üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından davalı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere 09/04/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan E-imzalıdır Üye E-imzalıdır Üye E-imzalıdır Katip E-imzalıdır