T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO: 2026/910 KARAR NO: 2026/938 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN ARA KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 10/02/2026 NUMARASI: 2025/153 E - DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit KARAR TARİHİ: 06/04/2026 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme son…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO: 2026/910 KARAR NO: 2026/938 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN ARA KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 10/02/2026 NUMARASI: 2025/153 E - DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit KARAR TARİHİ: 06/04/2026 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İhtiyati tedbir talep eden vekili ihtiyati tedbir talepli dilekçesi ile; müvekkili şirketin karşı tarafın elektrik abonesi ve kullanıcısı olduğunu, buna ilişkin olarak aboneliklerinin mevcut olup faturalarını düzenli olarak ödediğini, müvekkili şirketin işletmekte olduğu bina ortak alanına ait elektrik için ayrı bir abonelik almak istediğinde... yetkililerinin gelerek yeni alınan elektrik sayacında bir işlem yaptığını ve bu sayacın kaçak elektrik kullandığını iddia ederek 866.535,49-TL tutarında kaçak elektrik bedeli tanzim ettiklerini, müvekkili şirket yetkililerince ileri sürülen bu bedeli ilişkin olarak fatura verilmesini istediklerini ancak... kurumunca bu hususa dair fatura verilemeyeceği belirtilerek sadece ekte sundukları belgelerin verildiğini, bu iddialar neticesinde... tarafından dava konusu "... Mah. ... Sk. No:.../İSTANBUL" adresindeki taşınmazın elektriğinin kesildiğini, müvekkili şirketin gerçekten kaçak kullanımda bulunmuş olsaydı dava konusu yere yeni bir abonelik tesis etmeye kalkmayacağının tartışmasız olduğunu, halihazırda müvekkili şirketten oda kiralayan ve dava konu taşınmazı kullanan kiracılar da bu haksız kesinti nedeniyle büyük mağduriyet yaşadığını, bu nedenlerle müvekkili şirkete ait "... Mah. ... Sk. No:.../İSTANBUL" adresindeki elektrik kesintisine son verilmesini, elektrik enerjisinin açılması için öncelikle teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince "1-İhtiyati tedbir talebinin kabulü ile; -6100 sayılı yasanın 392. maddesi gereğince ihtiyati tedbir talep eden, haksız çıktığı takdirde karşı tarafın ve üçüncü kişilerin bu yüzden uğrayacakları muhtemel zararlara karşılık teminat göstermek zorunda olmakla, talep eden vekilinin elektriğin kesilmemesine dair ihtiyati tedbir talebinin, talebe konu 866.535,49-TL bedelli fatura üzerinden takdiren %20 oranında teminatın (866.535,49-TL'nin %20'i 173.307,09-TL) talep eden tarafça nakit olarak veya süresiz-kesin banka teminat mektubu olarak 1 hafta içinde yatırılması şartıyla kabulü ile; İİK. 72/2 maddesi gereğince davaya konu.........hizmet numaralı tüketim noktasında "... Mah. ... Sk. No:.../İSTANBUL" adresinde bulunan dava konusu iş yerinde kullanılan elektriğe yönelik karşı tarafça tahakkuk ettirilen, 866.535,49-TL bedelli fatura bedeli nedeniyle elektriğin kesilmemesi, kesilmiş ise verilmesi yönünde ihtiyati tedbir uygulanmasına, söz konusu karara davalı vekilince itiraz edilmiş olup "Davalı/ ihtiyati tedbire itiraz eden... vekilinin tedbire itirazının reddine," şeklinde karar verilmiştir. Sözkonusu ara kararı davalı vekili istinaf etmiş olup dilekçesinde özetle; İhtiyati tedbir kararı verilebilmesi için kanunun aradığı şartlar gerçekleşmediği, ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için bulunması gereken yaklaşık ispat koşulu da somut olayda gerçekleşmediği, Kaçak elektriğin kullanıldığına dair video kayıtlarının mevcut olduğu, kaçak elektrik kullanımı ispat olunduğu, tedbirin %20 teminat mukabilinde verilmiş olmasının hukuka aykırı olduğu, verilen ihtiyati tedbir kararı, ortaya çıkacak kamu zararının engellenmesinin önüne geçtiği, İhtiyati tedbir kararının meydana getirebileceği sonuçların Mahkemece hiçbir suretle değerlendiril -mediği, davalı şirketin Anayasal haklarına aykırılık oluştuğu, mahkemece verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını, davalı şirket tarafından tahakkuk edilen alacak miktarının %100'ünün teminat olarak depo edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.HMK.nun 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda; Davada asıl talep İİK 72 maddesine dayalı menfi tespit talebine ilişkin olup dava konusu borç kaçak elektrik kullanımından kaynaklanmaktadır. Davacı dava dilekçesinde dava konusu kaçak elektrik faturaları nedeniyle elektriğin kesilmemesi yönünde tedbir kararı talep etmiş, mahkemece tedbir talebinin kabulüne % 20 oranında teminat alınmasına karar verilmiş, takdir olunan teminat miktarı süresi içinde mahkeme veznesine yatırılmıştır. Davalı vekili; elektriğin kesilmemesi yönündeki tedbir talebi yönünden yaklaşık ispat koşulunun yerine getirilmediğini, tedbir şartlarının oluşmadığını beyanla tedbirin kaldırılmasını, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde ise % 100 oranında teminat alınmasını taleple karara itiraz etmiş mahkemece bu yöndeki itirazı reddedilmiş olmakla aynı nedenlerle istinafa başvurmaktadır. Somut olayda; dava konusu kaçak elektik tüketimine konu mahallin iş yeri ve dava ko- nusu borcun varlığı ve miktarının yargılamaya muhtaç olduğu, söz konusu faturalar nedeniyle elektri- ğin kesilmesi halinde davacının telafisi zor zararının oluşacağına dair yaklaşık ispat koşulu yerine getirilmiş ihtiyati tedbir dava konusu iki adet fatura ile sınırlanmış olmakla elektriğin kesilmemesi yönünde tedbir kararı verilmesi HMK 389 md hükmüne uygundur. Mahkemece takdir olunan % 20 oranındaki teminat miktarının yeterli ve somut olaya uygun olduğu değerlendirilmiştir.Açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesince verilen kararda vakıa ve hukuki değer lendirme noktasında, usul ve esasa aykırılık tespit edilmediğinden, davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 md gereğince reddine karar verilmesi gerekmiştir. K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine, Harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 06/04/2026