11. Ceza Dairesi 2024/6381 E. , 2025/6451 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/397 Değişik iş ŞİKÂYETÇİ : İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı SUÇ : Sahte fatura düzenleme KARAR : İddianamenin iadesi kararına karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 25.0…
**11. Ceza Dairesi 2024/6381 E. , 2025/6451 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/397 Değişik iş ŞİKÂYETÇİ : İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı SUÇ : Sahte fatura düzenleme KARAR : İddianamenin iadesi kararına karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 25.03.2024 tarihli ve 2023/118979 Soruşturma, 2024/25517 Esas sayılı iddianamenin iadesine ilişkin İstanbul Anadolu 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.04.2024 tarihli ve 2024/314 iddianame değerlendirme sayılı kararına vaki itirazın reddine dair merci İstanbul Anadolu 14. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.04.2024 tarihli ve 2024/397 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 29.04.2024’de kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 21.10.2024 tarihli ve 2024/19695 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.11.2024 tarihli ve KYB-2024/109375 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.11.2024 tarihli ve KYB-2024/109375 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Adı geçen şüpheli hakkında tanzim edilen iddianemenin, İstanbul Anadolu 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 22/04/2024 tarihli kararında yer alan "..Düzenlediği tüm faturaların gerçek olduğunu dile getiren şüpheli ifadesi karşısında; 1-Fatura muhatabı şirketlerin yetkililerinin tespit edilerek dinlenmediği, 2- Fatura muhatapları hakkında vergi incelemesine dair tahkikat olup olmadığının tespit edilmediği, 3- Vergi tekniği raporundaki çelişkiler beyanlar karşısında karşıt inceleme raporu alınmadığı, 4- Ticari defterler incelenmediği gibi faturaların gerçek yada sahte olduğuna dair savcılık makamınca araştırma yapılmadığı, 5- Banka hesap hareketlerinin fatura bedellerini karşılayıp karşılamadığı noktasında inceleme yapılmadığı, Özetle ticari alışverişin gerçek olup olmadığı noktasında araştırma yapılmadığı 6-7394 sayılı kanun'un 4. Maddesinde belirtilen "tarh edilen verginin, gecikme faizi ve gecikme zammının tamamı ile kesilen cezaların yarısı ve buna isabet eden gecikme zammının" tespit edilmediği, Bu tutarların usulünce belirtilerek şüphelilere ihtar edilmediği, (yapılan ihtarda tutar belli değil) Hal böyle olunca etkin pişmanlık kurumunda arana ödeme miktarı ve yeri şüpheliye usulünce bildirilmeyerek etkin pişmanlık düzenlemesine aykırı hareket edildiği gibi suçun sübutuna etki edecek bir çok delil toplanmadan.,." şeklinde gerekçe ile iadesine karar verildiği anlaşılmış ise de; Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 19/12/2022 tarihli ve 2022/1372 esas, 2022/20556 karar sayılı ilâmında, "...5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 170/3. maddesinde iddianamede nelerin gösterileceği, aynı Kanun’un 174/1. maddesinde iddianamenin hangi hallerde iadesine karar verileceğinin belirtildiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesinde yer alan “Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler.” hükmü uyarınca, Cumhuriyet savcısının dava açmasının zorunlu olduğu ve suçun hukuki nitelendirilmesinin de Cumhuriyet savcısına ait olduğu, bu durumda mahkemece, iddianamede gösterilen olaylarla ilgili olarak ibraz edilen deliller ve yargılama sırasında ibraz edilebilecek deliller birlikte değerlendirilerek yargılama sonucuna göre bir karar verilmesinin gerekeceği, şüpheli hakkında kamu davasının açılması için yeterli şüphenin bulunduğu, iddianamenin iadesi kararında belirtilen gerekçelerin CMK’nin 174/1-b maddesi uyarınca suçun sübûtuna doğrudan etki edecek mahiyette olmadığı anlaşılmakla; kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce bu nedenle yerinde görüldüğünden..." şeklinde, Yine anılan Dairenin 20/09/2021 tarihli ve 2021/12170 esas, 2021/6782 karar sayılı ilâmı ile de ; "...Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 18. Ceza Dairesinin 15.01.2019 tarihli ve 2018/3659 esas, 2019/1297 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, bilirkişi raporu alınmasının mahkemenin takdirinde olduğu, bu hususun iddianamenin iadesi sebebi yapılamayacağı, gerek görüldüğünde mahkemesince bilirkişi incelemesi yaptırılabileceği gibi, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2018/427 esas, 2018/517 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, vergi suçlarında fatura asıllarına ulaşarak duruşmada incelenmesi zorunluluğundan vazgeçilmiş olduğu, somut olayda iddianameye konu eylemin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 204. maddesinde düzenlenen sahtecilik suçunu değil, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359/b maddesinde düzenlenen vergi suçunu teşkil ettiği, faturaların sahte olduğuna ilişkin dosyada mevcut vergi suçu raporu ve vergi tekniği raporu bulunduğu, mahkemenin bu hususta tekrar rapor alabileceği gibi iade gerekçelerinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 174. maddesinde sayılan iade sebepleri kapsamında da bulunmadığı gözetilmeden, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden” bahisle ... kararının, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA," şeklinde belirtildiği üzere; Dosya kapsamına göre şüpheli hakkında, sahte belge düzenlemek suretiyle 213 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan kamu davası açıldığı, soruşturma dosyası kapsamında İstanbul Vergi Kaçakçılığı-4 Denetim Daire Başkanlığınca düzenlenen 20/02/2023 tarihli vergi suçu raporunun, 20/02/2023 tarihli görüş ve öneri raporunun bulunduğu, olaya ilişkin yeterli anlatımın yapıldığı, eksik olduğu düşünülen hususların yargılamanın her aşamasında mahkemesince giderilebileceği, iade kararında sayılan gerekçelerin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 174. maddesinde düzenlenen iddianamenin iadesi nedenleri arasında bulunmadığı gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun‘un 170 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; kamu davasını açma görevinin Cumhuriyet savcısı tarafından yerine getirileceği ve soruşturma evresi sonunda toplanan delillerin, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturması halinde Cumhuriyet savcısının iddianame düzenlemekle yükümlü olduğu; aynı maddenin üçüncü fıkrasında iddianamede nelerin gösterilmesinin gerektiği, dördüncü fıkrasında ise; iddianamede, yüklenen suçu oluşturan olayların, mevcut delillerle ilişkilendirilerek açıklanacağı ve yüklenen suçu oluşturan olaylar ve suçun delilleriyle ilgisi bulunmayan bilgilere yer verilmeyeceği belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “İddianamenin iadesi” başlıklı 174 üncü maddesinin birinci fıkrası; “(1) Mahkeme tarafından, iddianamenin ve soruşturma evrakının verildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde soruşturma evresine ilişkin bütün belgeler incelendikten sonra, eksik veya hatalı noktalar belirtilmek suretiyle; a) 170 inci maddeye aykırı olarak düzenlenen, b) (Değişik:17/10/2019-7188/20 md.) Suçun sübûtuna doğrudan etki edecek mevcut bir delil toplanmadan düzenlenen, ...“ İddianamenin Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine karar verilir. Şeklinde düzenlenmiştir. 3. İstanbul Anadolu 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.04.2024 tarihli ve 2024/314 iddianame değerlendirme sayılı kararı ile "...düzenlediği tüm faturaların gerçek olduğunu dile getiren şüphelinin ifadeleri karşısında; fatura muhatabı şirketlerin yetkililerinin tespit edilerek dinlenmediği, fatura muhatapları hakkında vergi incelemesine dair tahkikat olup olmadığının tespit edilmediği, vergi tekniği raporundaki çelişkiler beyanlar karşısında karşıt inceleme raporu alınmadığı, ticari defterler incelenmediği gibi faturaların gerçek ya da sahte olduğuna dair savcılık makamınca araştırma yapılmadığı, banka hesap hareketleri tespit edilerek hesap hareketlerinin fatura bedellerini karşılayıp karşılamadığı noktasında inceleme yapılmadığı, bizatihi sahteliği iddia edilen faturaların dosyada bulunmadığı, 7394 sayılı kanun ile getirilen etkin pişmanlık müessesesinin şüpheliye usulünce ihtar edilmeyerek soruşturma aşamasına matuf 1/2 oranındaki indirim hakkının şüphelinin elinden alındığı gibi 7394 sk md 4 kapsamında vergi ceza ve zıyaları ile faizlerin tespit edilmediği ve 7440 sayılı kanun ile getirilen matrah arttırımı ve yapılandırma noktasında araştırma yapılmadığı, iş bu araştırmanın şüpheliye ihtarının 7394 sayılı kanun md 4 gereği soruşturma aşamasına müman düzenleme olduğu, bedellerin savcılık makamınca belirlenerek şüpheliye ihtarı gerekirken şüphelinin vergi dairesine giderek bedel tespit etmesinin soruşturma ve etkin pişmanlık kurumunun tatbikine uygun olmadığı gibi bir çok araştırmanın yapılmadığı..." şeklindeki gerekçeler doğrultusunda, 5271 sayılı Kanun'un 174/1-b maddesi uyarınca iddianamenin iadesine karar verilmiştir. 4. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 25.03.2024 tarihli ve 2023/118979 Soruşturma, 2024/25517 Esas sayılı iddianamesinin sonuç bölümünde, "...şüphelinin üzerine atılı sahte belge düzenleme ve defter belge ibraz etmeme suçunu işlediğine dair kamu davası açmaya yeterli delil bulunduğu..." denilmiş ise de; defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçu yönünden verilmiş bir mütalaa, iddianamede gösterilen sevk maddesi ya da bu suça ilişkin bir anlatım bulunmadığından, "defter belge ibraz etmeme" ibaresinin sehven yazıldığı değerlendirilmiş olup şüpheli hakkında yalnızca "2018 takvim yılında sahte fatura düzenleme" suçundan kamu davası açıldığı belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun'un 170/3. maddesinde iddianamede nelerin gösterileceği, aynı Kanun’un 174/1. maddesinde iddianamenin hangi hallerde iadesine karar verileceğinin belirtildiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesinde yer alan “Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler.” hükmü uyarınca, Cumhuriyet savcısının dava açmasının zorunlu olduğu ve suçun hukuki nitelendirilmesinin de Cumhuriyet savcısına ait olduğu, bu durumda Mahkemece, iddianamede gösterilen olaylarla ilgili olarak ibraz edilen deliller ve yargılama sırasında ibraz edilebilecek deliller birlikte değerlendirilerek yargılama sonucuna göre bir karar verilmesinin gerekeceği, şüpheli hakkında 2018 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçu yönünden 20.02.2023 tarihli görüş ve öneri raporu ile aynı tarihli vergi suçu raporu düzenlendiği, dosya içerisinde dava şartı olan olan mütalaanın yer aldığı, bahse konu görüş ve öneri raporunda, 27.09.2019 tarihli ve 2019-A-4659/37 sayılı vergi tekniği raporunun sonuç bölümüne yer verildiği, ayrıca şüphelinin, "...evrakta bahsi geçen Hamle Bağlantı Elemanları Metal İnş. San. Tic. Ltd. Şirketinin sahibi babam ...'dır. Ben şirketin yöneticisiydim. Yönetim tamamen benim gözetimimdeydi. Şirket birkaç yıl önce kapandı şu an faliyette değildir. Sahte olduğu iddia edilen faturaları ben düzenledim, fakat bu faturalar sahte değildir..." şeklindeki ifadesi karşısında; hakkında kamu davasının açılması için yeterli şüphenin bulunduğu, her ne kadar şüphelinin babası olan şirket yetkilisi ... hakkında düzenlenen 27.09.2019 tarihli ve 2019-A-4659/37 sayılı vergi tekniği raporuna istinaden, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 18.03.2020 tarihli ve 2020/17358 Esas sayılı iddianamesi ile 2018 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçundan kamu davası açıldığı, davanın görüldüğü İstanbul Anadolu 53. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/401 Esas sayılı dosyası kapsamında yapılan yargılamada incelemeye konu şüpheli ... hakkında suç duyurusunda bulunulduğu ve UYAP üzerinden yapılan incelemede, İstanbul Anadolu 53. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/401 Esas sayılı dosyasının, İstanbul Anadolu 44. Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/260 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği, buna karşın belirtilen vergi tekniği raporu ile ilgili dava dosyalarının getirtilerek incelenmediği anlaşılmış ise de; bu hususlara ilişkin bir iade nedeninin bulunmadığı, eksik hususlar ikmal edilerek gereğinin takdir ve ifasının Mahkemece değerlendirilebileceği, iddianamenin iadesi kararında belirtilen gerekçelerin 5271 sayılı Kanun‘un 174/1-b maddesi uyarınca suçun sübûtuna doğrudan etki edecek mahiyette olmadığı anlaşılmakla; kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. İstanbul Anadolu 14. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.04.2024 tarihli ve 2024/397 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.05.2025 tarihinde karar verildi.