5. Hukuk Dairesi 2025/8402 E. , 2025/17496 K. "" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/682 Esas, 2024/1825 Karar KARAR : Esastan ret/ Yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Eskişehir 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/356 Esas, 2022/879 Karar Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırı…
5. Hukuk Dairesi 2025/8402 E. , 2025/17496 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/682 Esas, 2024/1825 Karar KARAR : Esastan ret/ Yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Eskişehir 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/356 Esas, 2022/879 Karar Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazların tapudan yol olarak terkini davasında yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; .. ili, .. ilçesi, .. Mahallesi 2169 (yeni 155 87... ), 2163 ( yeni 15587/76), 2131 (yeni 15587/79), 2132 (yeni 155 87... ) 2133 (yeni 155 87... ) parsel sayılı taşınmazların kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın tapudan yol olarak terkinini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; gerçek değerin tespitini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; bedelin yüksek belirlendiğini, münavebenin gerçeği yansıtmadığını, objektif değer artışını kabul etmediklerini, kapitalizasyon faizi ile mükerrer kriterlerin sözkonusu olduğunu, irtifak hakkının düşülmesi gerektiğini ileri sürmüştür. 2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bedelin gerçeği yansıtmadığını, düşük bedel belirlendiğini, 2022 yılı verilerinin esas alınması gerektiğini, objektif değer artışının az olduğunu, kapitalizasyon faiz oranının hatalı belirlenidğini, emsal araştırması yapılmadığını, m² birim satış bedelinin belirlenen bedelden katbekat fazla olduğunu, eski irtifak nedeniyle değer düşüklüğünün hesaplanmaması ve yeniden keşif yapılması gerektiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın açıldığı 2021 yılı tarım verileri esas alınarak ve aynı yöreden geçen dava dosyaları göz önüne alınarak (domates değil) buğday, mısır, şeker pancarı ve ayçiçeği ürünleri esas alınarak (masraf kalemleri içinde tarla kirası sermaye faizi ve genel idari giderler dahil edilmeyerek) taşınmazların tamamının dosyaya yansıyan özelliklerine göre objektif değer artış oranının hepsi için % 75 olarak alınmak suretiyle ve dava konusu 2132 parseldeki irtifak hakkı % 35 oranında değer kaybı oluşturduğundan, taşınmaz bedelinin % 65’i oranında bedel hesaplanması suretiyle, yeniden bedel tespit edilmesi konusunda istinaf incelemesi sırasında bilirkişi kurulundan alınan ek raporda yapılan hesaplama sonunda dava konusu taşınmazların metrekare birim değerinin % 75 oranında objektif artış ilavesi ile 65,08 TL ve toplam kamulaştırma bedelinin de 493.972,45 TL belirlendiği, bilirkişi kurulu ek raporu sair yönlerden doğruysa da, Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin yerleşik içtihatları gereğince 10 dönümden fazla büyüklükteki arazilerde domates üretiminin faturalandırılması gerektiği aksi halde domatesin münavebe ürünü olarak değerlendirmede esas alınamayacağı dikkate alındığında, dava konusu taşınmazların yüz ölçümlerinin ifraz öncesinde de 10 dönümün altında olduğu anlaşıldığından münavebe ürünü olarak domatesin de değerlendirmede esas alınabileceği gözetilerek dosya içerisinde mevcut verilere göre bilirkişi kurulunun 04.03.2024 tarihli ek raporundaki buğday, mısır ve şeker pancarı ile ilgili rakamlar aynen alınarak, ayçiçeği yerine resmi tarım verilerindeki domates ürünü esas alınmak suretiyle resen yapılan hesaplama sonucunda 63,72 TL çıplak m² birim bedelinin, dava konusu taşınmazların niteliği ve aynı yerden geçen dava dosyaları da gözetilerek % 100 oranında objektif değer artışı ilavesiyle birlikte 127,44 TL/m² birim bedeli üzerinden yapılan hesaplamada; 2132 parseldeki irtifak hakkından kaynaklanan değer kaybı indirildikten sonra toplam kamulaştırma bedelinin 967.280,32 TL olarak tespiti ve öte yandan; 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin, 05.04.2023 tarihli ve 2022/83-2023/69 sayılı kararında; 2942 sayılı Kanun’un değişik 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrasındaki “ Kamulaştırma bedelinin tespiti için açılan davanın dört ay içinde sonuçlandırılamaması halinde, tespit edilen bedele bu sürenin bitiminden itibaren kanuni faiz işletilir” hükmü Anakanuna aykırı görülerek iptaline karar verilmiş olduğundan, dava tarihi esas alınarak belirlenen kamulaştırma bedeline yasada belirtilen en yüksek faiz olan “Kamu Alacaklarına Uygulanan En Yüksek Faizin” uygulaması gerektiği belirtilerek, davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; bölge adliye mahkemesince uygulanan objektif değer artışını kabul etmediklerini, resen kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür. 2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bölge adliye mahkemesince hesaplanan bedelin de düşük olduğu, arsa birim bedellerinin gerçek değerin altında kaldığı hususlarını ilave etmek suretiyle istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazların kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre taraf vekillerinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 3. Dosyada mevcut imar durumu yazıları, taşınmazların bilirkişi raporunda yazılı özellikleri ve parsel sorgu uygulaması üzerinden gözlenen konumları gözetildiğinde dava konusu taşınmazlar arsa niteliğindedir. Buna göre; taraflara, dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi, taşınmazın, değerlendirme tarihi itibarıyla, emsal alınacak taşınmazın ise satış tarihi itibarıyla imar ya da kadastro parselleri olup olmadığı ilgili Belediye Başkanlığı ve Tapu Müdürlüğünden sorulması, ayrıca dava konusu taşınmazın; imar planındaki konumu, emsallere ve değerini etkileyen merkezi yerlere olan uzaklığını da gösterir krokisi ve dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazların resen belirlenen vergi değerleri ve emsal taşınmazların satış akit tablosu getirtilerek, dava konusu taşınmazın değerlendirmeye esas alınacak emsallere göre ayrı ayrı üstün ve eksik yönleri ve oranları açıklanmak suretiyle yapılacak karşılaştırma sonucu değerinin belirlenmesi bakımından yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması hatalı olduğundan hüküm bozulmalıdır. 4. Kabule göre de; 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun’un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 5 inci maddesiyle değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkrası iptal edilmiştir. Dava 01.08.2023 tarihinden önce açılmıştır. Anayasa'nın 153 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan; "İptal kararları geriye yürümez." hükmü ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun "Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine..." gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve 15/15 sayılı kararı ile "Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukukî duruma göre karara bağlanır." genel hukukî prensibini hâvi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2017 tarihli ve 2017/3-990 Esas, 2017/954 Karar sayılı kararları nazara alındığında kamulaştırma bedeline 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası gereğince davanın açıldığı tarihten 4 ay sonrasından başlamak üzere karar tarihlerine kadar yasal faiz uygulanması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir. 5. Fen bilirkişi raporuna göre dava konusu taşınmazların yenileme çalışmaları sonucu yeni ada ve parsel numarası aldıkları halde, yeni tapu kayıtları ilgili tapu müdürlüğünden getirtilmeden, eski tapu kayıtları üzerinden eksik inceleme karar verilmesi hatalı olup kararın bozulması gerekir. VI. KARAR 1.Taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Davalıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, Dosyanın 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.