20. Hukuk Dairesi 2016/6258 E. , 2016/8969 K. "" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki davada ... 2. Sulh Hukuk ile ... 10. Sulh Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı gönderme-görevsizlik kararı verilmesi nedeniyle yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Dava, terekeye temsilci atanması istemine ilişkindir. ... 2. Sulh Hukuk Mahkemesince, görülmekte olan bir dava nedeniyle terekeye temsilci atanması …
**20. Hukuk Dairesi 2016/6258 E. , 2016/8969 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki davada ... 2. Sulh Hukuk ile ... 10. Sulh Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı gönderme-görevsizlik kararı verilmesi nedeniyle yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Dava, terekeye temsilci atanması istemine ilişkindir. ... 2. Sulh Hukuk Mahkemesince, görülmekte olan bir dava nedeniyle terekeye temsilci atanması istemli davanın münhasır tereke davası olmadığı gerekçesiyle ... Nöbetçi Sulh Hukuk Mahkemesine görevsizlik kararı vermiştir. ... 10. Sulh Hukuk Mahkemesi ise davanın ... mahkemesinde görülmesi gerektiği, ... adliyesinde 2, 4, 9 11 ve 12. Sulh Hukuk Mahkemelerinin ... mahkemesi olduğu gerekçesiyle ... 2. Sulh Hukuk Mahkemesine görevsizlik kararı vermiştir. İki mahkemenin de görevsizlik kararı vermesi ve bu kararların kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleşmiş bulunması ile kesin yetki hallerinde; iki mahkemenin de yetkisizlik kararı vermesi ve bu kararların kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleşmiş bulunması, 6100 sayılı HMK'nın 21. maddesinde, davaya bakacak mahkemenin tayini için yargı yeri belirlenmesi yoluna başvurulacak haller arasında sayılmaktadır. 6100 sayılı HMK'nın 22/2. maddesi uyarınca da, "İki mahkemenin aynı dava hakkında göreve veya yetkiye ilişkin olarak verdikleri kararlar kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleştiği takdirde, görevli veya yetkili mahkeme, ilgisine göre bölge adliye mahkemesince veya Yargıtayca belirlenir". Buna göre, burada, usule ilişkin nihaî kararlardan olan ve yazılması, kapsamı ve kanun yolları bakımından, hükümler gibi işlem görecek olan (HMK m. 294/6) ve HMK'nın 21 ve 22. maddelerinde yargı yeri belirlenmesi bakımından mevcudiyeti şart koşulan nitelikte "yetkisizik-görevsizlik kararı" bulunmadığından, merci tayini (yargı yeri belirlenmesi) için öngörülen koşullar gerçekleşmemiştir. Öte yandan, bir yerde aynı mahkemeden birden fazla bulunuyorsa, bunlar arasındaki ilişki genel anlamda iş dağılımı ilişkisidir. Başka bir deyişle, bir yerde bulunan aynı ad ve nitelikteki asliye hukuk veya sulh hukuk mahkemelerinin birbirleri ile olan ilişkisi, iş dağılımı ilişkisidir. Dar ve teknik anlamdaki işbölümü ise aynı yerde asliye hukuk mahkemesi yanında asliye ticaret mahkemesi bulunması durumunda ortaya çıkmaktaydı. Gerçekten, asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi (ve diğer hukuk mahkemeleri) arasındaki ilişki, hem 29/6/1956 tarihli ve 6762 sayılı Türk Ticaret Kanununda (m.5) hem de 13/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun kanunlaşan ilk halinde (m.5/3-4), iş bölümü ilişkisi olarak kabul edilmişti. Ancak, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5. maddesinde, 26/6/2012 tarihli ve 6335 sayılı Kanunla yapılan değişiklikle, asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve