3. Hukuk Dairesi 2015/13342 E. , 2015/19962 K. "" MAHKEMESİ : KONYA 2. AİLE MAHKEMESİ TARİHİ : 18/06/2015 NUMARASI : 2014/865-2015/409 Taraflar arasındaki iştirak nafakasının azaltılması davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A…
**3. Hukuk Dairesi 2015/13342 E. , 2015/19962 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : KONYA 2. AİLE MAHKEMESİ TARİHİ : 18/06/2015 NUMARASI : 2014/865-2015/409 Taraflar arasındaki iştirak nafakasının azaltılması davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili dava dilekçesinde; tarafların Konya 1. Aile Mahkemesinin 2004/156 E. 2004/284 K. sayılı ilamı ile anlaşmalı olarak boşandıklarını ve protokol çerçevesinde tarafların müşterek çocuklarından Sinemin velayetinin anneye, Gizem'in velayetinin babaya verildiğini, anlaşma protokolü ile M.. B..'nın velayeti annede kalan müşterek çocuk Sinem için boşanma tarihinden itibaren geçerli olmak üzere aylık 120.00 TL. iştirak nafakası vermeyi kabul ettiğini, hükmedilen iştirak nafakasının ''her yıl 1 Ağustos tarihinden itibaren geçerli olmak üzere, o yıl ki tayin edilen net asgari ücret tutarının % 40'a tekabül edecek şeklinde artırmayı kabul ve taahhüt eder'' şeklinde düzenlendiğini, taraflar arasındaki protokol hükmüne rağmen mahkemece, boşanma kararında "nafakanın her yıl 1 Ağustos tarihinden geçerli olmak üzere o yıl ki tayin edilen net asgari ücret tutarının % 40 oranında arttırılmasına" şeklinde hükme geçildiğini, hükümde amaç edinilenden çok uzak olacak şekilde yanlışlık yapıldığını, yasal şartlar oluşmadığından tavzih taleplerinin de reddolduğunu, çocuk için talep edilen nafaka miktarının bugünkü tarih itibariyle 2.143,00 TL. olduğunu, çocuğun 12 yaşında olup devlet okuluna gittiğini, halen ödenmekte olan nafaka miktarının müvekkilini sıkıntıya soktuğunu, davalıya ciddi anlamda miras kaldığını ve maddi durumunun da son derece iyi olduğunu ileri sürerek müvekkilinin müşterek çocuk Sinem için ödediği 2.143,00 TL. aylık iştirak nafakasının tarafların anlaşmaları doğrultusunda ve müvekkilinin değişen ekonomik ve sosyal durumuna göre uyarlanarak dava tarihinden itibaren aylık 500,00 TL'ye düşürülmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının anlaşmalı boşanma protokolüyle kararlaştırılan iştirak nafakasının yanlış hesaplandığından bahisle daha önce de yargı yoluna başvurduğunu ve bu konuda davacının tavzih talebinin reddolduğunu, yargılamanın yenilenmesine ilişkin talebinin de reddolduğunu, davacının ekonomik durumunun iyi olduğunu, sırf boşanmayı sağlayabilmek için bilerek ve isteyerek mali gücünün üzerinde bir yükümlülüğü protokolle üstlenen kişinin, sonradan bu yükümlülüğün kaldırılması ve azaltılmasına ilişkin talebinin iyiniyet kuralları ile bağdaşmadığını bildirerek davanın reddini talep etmiştir.