T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2022/2967 Karar No : 2025/6537 TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNANLAR : 1- (DAVACILAR) I- ... II- ... III- ... IV- ... VEKİLİ : Av. ... 2- (DAVALI) ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... DİĞER DAVALI : ...İdaresi Başkanlığı (...) VEKİLİ : Av. ... DAVALI YANINDA MÜDAHİLLER: 1- ... Taahhüt San. ve Tic. A.Ş. VEKİLİ : Av. ... 2- ... Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı A.Ş. VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İ…
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2022/2967 E. , 2025/6537 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2022/2967 Karar No : 2025/6537 TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNANLAR : 1- (DAVACILAR) I- ... II- ... III- ... IV- ... VEKİLİ : Av. ... 2- (DAVALI) ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... DİĞER DAVALI : ...İdaresi Başkanlığı (...) VEKİLİ : Av. ... DAVALI YANINDA MÜDAHİLLER: 1- ... Taahhüt San. ve Tic. A.Ş. VEKİLİ : Av. ... 2- ... Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı A.Ş. VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacılar tarafından, 07/06/2017 tarihinde Bahçeşehir 2. Kısım Hadımköy yolu üzerinde bulunan Emlak Konut Hoşdere Hayatparkı'nda yer alan süs havuzuna giren yakınları...'ın havuzun derin olması nedeniyle boğulması ve 8 ay yoğun bakımda kaldıktan sonra hayatını kaybetmesinde idarelerin hizmet kusuru bulunduğundan bahisle uğradıkları (25/01/2021 tarihinde kayda giren miktar artırım dilekçesi ile artırılmış haliyle) baba ... için 500,00-TL tedavi gideri, 300,00-TL cenaze gideri, 40.854,90-TL destekten yoksun kalma tazminatı, 150.000,00-TL manevi tazminat, anne ... için 66.136,02-TL destekten yoksun kalma tazminatı, 150.000,00-TL manevi tazminat; kardeşler ... ve ... için ayrı ayrı 75.000,00-TL manevi tazminat olmak üzere toplam 557.790,92-TL tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... numaralı soruşturma dosyasında yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu hazırlanan bilirkişi raporları ile Mahkemece yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu hazırlanan bilirkişi raporu ve dava dosyasında bulunan diğer bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, 07/06/2017 tarihinde ilgili kazanın yaşandığı göletin bulunduğu “İstanbul Başakşehir Hoşdere Hayat Parkı”nın İstanbul Büyükşehir Belediyesinin sorumluluğunda olduğu, “İstanbul Başakşehir Hoşdere Hayat Parkı” civarında TOKİ ve ...GYO tarafından yapılmakta olan konut ve cami inşaatlarının devam ettiği, sorumlu idareler tarafından havuz çevresinde gerekli olan güvenlik tedbirlerinin alındığını gösteren herhangi bir bilgi ve belgenin dosya kapsamında bulunmadığı, yine dosya kapsamında bulunan belge ve fotoğraflardan, ifadeler ve diğer incelemeleri yapan teknik kişilerin tespitlerinin de dava konusu olan gölette halkın güvenliği açısından bir güvenlik önlemi bulunmadığı, ayrıca verilen ifadelerden göletin ve parkın kullanıma açılmadığı, park ve bahçeler müdürlüğünce düzenleme çalışmalarının yapıldığının anlaşıldığı dava konusu olan gölet alanının, ...GYO A.Ş ile İBB Park Bahçe ve Yeşil Alanlar Daire Başkanlığı Avrupa Yakası Park ve Bahçeler Müdürlüğü yetkilileri tarafından imzalanan 30/03/2017 tarihli tutanak kapsamında; kazanın yaşanmış olduğu 07/06/2017 tarihinde, göletin bulunduğu “İstanbul Başakşehir Hoşdere Hayat Parkı”nın, İBB’ye devrinin yapılmış olduğu, devir mutabakatı sonrasında ise Park ve Bahçeler Müdürlüğü tarafından dava konusu göletin bulunduğu park alanında düzenleme çalışmalarının yapıldığı, dava konusu göletin bulunduğu parkın bu inşaat sahalarının içinden geçmeden herkesin kolaylıkla ulaşabileceği bir yerde olması, sorumlu idareler tarafından havuz çevresinde gerekli olan güvenlik tedbirleri alındığını gösteren bir bilgi ve belgenin olmaması, göletin ve parkın kullanıma resmen açılmadığı, ancak Park ve Bahçeler Müdürlüğü’nce düzenleme çalışmalarının yapıldığının anlaşılması karşısında kazanın yaşanmış olduğu 07/06/2017 tarihinde, göletin bulunduğu “İstanbul Başakşehir Hoşdere Hayat Parkı” nın, İBB ye devrinin gerçekleştiği görüldüğünden, %50 oranında davalı idarelerden İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığının kusurlu olduğu, olayın oluşumunda Medeni Kanunda öngörülen bakım ve gözetim sorumluluklarını gereği gibi yerine getirmeyen anne ve babanın ise %50 oranında müterafik kusurlu olduğu, Toplu Konut İdaresi Başkanlığının dava konusu olan “İstanbul Başakşehir Hoşdere Hayat Parkı”na dair yapılan devir teslimi ile alakası kalmadığından olayla ilgili illiyet bağının koptuğu, bu nedenle davalı idarelerden Toplu Konut İdaresi Başkanlığı'na herhangi bir kusur izafe edilemeyeceği kanaatine varıldığı, davacıların maddi tazminat istemi yönünden, aktüerya hesap bilirkişisi tarafından hazırlanan 17/03/2020 tarihli raporda özetle; davacıların kazancı vb. durumlar dikkate alındığında, davaya konu olay nedeniyle davacılardan baba ...'ın uğradığı zararın 40.854,90-TL, davacılardan anne ...'ın uğradığı zararın 66.136,02-TL olduğu şeklinde hesaplamada bulunulduğunun görüldüğü, taraflara tebliğ edilen bilirkişi raporuna, taraflarca yapılan itirazların raporu kusurlandıracak nitelikte olmadığı görüldüğünden söz konusu raporların hükme esas alınabilecek yeterlilik ve nitelikte bulunduğu, davacılar vekili tarafından verilen ve 25/01/2021 tarihinde Mahkeme kaydına giren dilekçe ile bilirkişi raporu doğrultusunda maddi tazminat miktarının artırılarak baba ... için 40.854,90-TL destekten yoksun kalma tazminatı, anne ... için 66.136,02-TL destekten yoksun kalma tazminatının istenildiği, buna göre, davanın açılması sırasında ... için talep edilen 5.000,00-TL destekten yoksun kalma tazminatına davalı İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı'na başvuru yapıldığı 08/03/2018 tarihinden, miktar artırım dilekçesi ile talep edilen 35.854,49-TL'lik kısma yönelik olarak ise dilekçenin davalı idareye tebliğ edildiği tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte olmak üzere hesaplanan 40.854,90 TL maddi tazminatın, öte yandan davanın açılması sırasında ... için talep edilen 5.000,00-TL destekten yoksun kalma tazminatına davalı İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı'na başvuru yapıldığı 08/03/2018 tarihinden, miktar artırım dilekçesi ile talep edilen 61.136,02-TL'lik kısma yönelik olarak ise dilekçenin davalı idareye tebliğ edildiği tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte olmak üzere hesaplanan 66.136,02-TL maddi tazminatın davalı idarelerden İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nca davacılara ödenmesi gerektiği sonucuna varıldığı, davanın, 500,00 -TL tedavi gideri istemi yönünden incelenmesinden, davacı ... tarafından çocuğuna uygulanan tedavi ve iyileşme sürecindeki giderlerin de tazmini isteminde bulunulduğu, bu kapsamda Mahkemenin 24/09/2020 tarihli ara kararı ile; davacıdan ve tedavi görülen ... Medical Park Hastanesi'nden dava konusu olayın meydana geldiği tarihten itibaren dava konusu olay nedeniyle davacılar tarafından tüm tedavi, yoğun bakım vs. nedeniyle yapılan maddi giderlere ait bilgi ve belgelerin (fatura vb.) okunaklı ve onaylı birer örneğinin sunulmasının istenilmesi üzerine davacılar tarafından yapılan tedavi giderlerine ilişkin bilgi ve belgelerin sunulmadığı, çocukları ...'ın tedavi gördüğü hastaneden evraklarının ibrazının istenilmesi gerektiğinin bildirilmesi üzerine İSÜ Medical Park Hastanesi'nin Mahkeme kayıtlarına 26/10/2020 tarihinde giren yazısında, ...'ın tedavi süresince davacılardan herhangi bir ücret alınmadığı için ödeme evrakının sunulmadığı görülmekle, davacı açısından gerçekleşmiş olan meşru, güncel ve gerçek bir zararın kabulü mümkün bulunmadığından davacı ...'ın 500,00-TL tedavi gideri talebinin karşılanma olanağı bulunmadığı, davanın, 300,00-TL cenaze gideri istemi yönünden incelenmesinden, Mahkemenin 24/09/2020 tarihli ara kararı ile davacıdan ...'ın ölümü nedeniyle cenaze ve defin giderlerine ait bilgi ve belgelerin (fatura, fiş vb.) okunaklı ve onaylı birer örneğinin sunulmasının istenilmesi üzerine davacı tarafından yaşanan acı dolu olay nedeniyle yapılan cenaze ve defin giderlerine ilişkin bilgi ve belge toplama imkanının olmadığı beyanlarına yer verildiği, dava dosyasına cenaze ve defin masraflarını belediye aracılığıyla veya kendi imkanlarıyla yerine getirildiğine dair belge ibraz edilmediği, ölüm olayı neticesinde mutlaka yapılması gereken zorunlu giderler dışındaki masraf kalemlerine ilişkin herhangi bir belge de sunulmadığı görülmekle birlikte, 2018 yılının ekonomik koşulları ile belirtilen giderlerin niteliği ve kapsamı ile davacıların %50 oranında müterafik kusurlu olduğu da dikkate alındığında 300,00-TL cenaze giderinin makul olduğu, Türk örfünde cenaze sırasında yapılan giderler de dikkate alındığında 300,00-TL cenaze giderinin davalı idarelerden İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nca davacı ...'a ödenmesi gerektiği, manevi tazminat istemi yönünden, idarenin kusuru, olayın oluş şekli ve zararın niteliği ile davacıların %50 oranında müterafik kusurlu olduğu ve davacıların duyduğu acı ve üzüntünün kısmen de olsa giderilmesi amacıyla takdiren davacılardan baba ... için 100.000,00-TL, anne ... için 100.000,00-TL, kardeş ... için 50.000,00-TL, kardeş ... için 50.000,00-TL, manevi olmak üzere toplam 300.000,00-TL tazminatın davalı İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nca davacılara ödenmesi gerektiği, fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin ise reddi gerektiği gerekçesiyle, davanın 107.290,92-TL maddi tazminat istemi yönünden kabulü ile 10.300,00-TL'lik maddi tazminatın (... için 5.000,00-TL destekten yoksun kalma, 300,00-TL cenaze gideri, ... için 5.000,00-TL destekten yoksun kalma tazminatı olmak üzere) davalı idarelerden İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı'na başvuru tarihi olan 08/03/2018 tarihinden itibaren; 96.990,92-TL'lik maddi tazminatın ise (... için 35.854,90-TL destekten yoksun kalma, 300,00-TL cenaze gideri, ... için 61.136,02-TL destekten yoksun kalma tazminatı olmak üzere) miktar artırım dilekçesinin davalı idareye tebliğ edildiği 01/02/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı'ndan alınarak davacılara ödenmesine, davanın 300.000,00-TL manevi tazminat istemi yönünden kabulüne, davalı idareye başvuru yapıldığı 08/03/2018 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiz ile birlikte davalı İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından davacılara ödenmesine, davanın 500,00-TL tedavi gideri ile 150.000,00-TL manevî tazminat istemi yönünden reddine, davalı idarelerden Toplu Konut İdaresi Başkanlığı bakımından ise davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu mahkeme kararının hüküm fıkrasının 1-a bölümünde "davanın 107.290,92-TL maddi tazminat istemi yönünden kabulü ile 10.300,00'TL'lik maddi tazminatın (... için 5.000,00-TL destekten yoksun kalma, 300,00-TL cenaze gideri, ... için 5.000,00-TL destekten yoksun kalma tazminatı olmak üzere) davalı idarelerden İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı'na başvuru tarihi olan 08/03/2018 tarihinden itibaren" denildikten sonra cümlenin devamında yer alan "96.990,92-TL'lik maddi tazminatın ise (... için 35.854,90-TL destekten yoksun kalma, 300,00-TL cenaze gideri, ... için 61.136,02-TL destekten yoksun kalma tazminatı olmak üzere)" bölümünde 96.990,92-TL tutarındaki destekten yoksun kalma tazminatı tutarına eklenmemekle birlikte sehven "300,00-TL cenaze gideri" ifadesine tekraren yer verildiği görüldüğünden, ikinci kez tekraren yer verilen bu ibarenin kararın hüküm fıkrasından çıkarılması suretiyle istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davalı İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığının İddiaları: Usule ilişkin olarak, davanın açılmasına sebebiyet veren olayın meydana geldiği alanın İstanbul Büyükşehir Belediyesinin sorumluluk alanı içinde yer almadığı, süs havuzunun bulunduğu bu alanın kazanın meydana geldiği tarihte ve halen geniş bir inşaat/şantiye alanı olduğu, bu alandaki inşai faaliyetlerin TOKİ tarafından Emlak Konut Gayrimenkul Yatırım Ortaklığına tahsis edildiği ve kesin kabulünün henüz yapılmadığı, bu nedenle davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği; esasa ilişkin olarak, kazanın meydana geldiği süs havuzunun içinde bulunduğu Hoşdere Hayat Parkı alanının TOKİ tarafından ... GYO A.Ş.'ye tahsis edildiği ve kesin kabulünün henüz yapılmadığı, kesin kabulü yapılmayan ve geçici kabul ile İBB'ye teslim edilen Hoşdere Hayat Parkının hala ...GYO A.Ş. tarafından şantiye alanı olarak kullanılmakta olduğu, dava konusu kazanın meydana geldiği gölet şantiye sahası içinde kaldığından henüz halka açılmadığı, 08/06/2017 tarihinde... Ağaç ve Peyzaj Hizmetleri ve Hayvanat Bahçesi İşl. San. ve Tic. A.Ş.'ye söz konusu süs havuzunun bakım ve onarım işinin verildiği, dava konusu olayda İBB'nin kusurunun bulunmadığı, öte yandan kazanın meydana geldiği süs havuzunun çevresinde 1 metrelik bariyerler bulunduğu, süs havuzuna girilip yüzülemeyeceğinin hayatın olağan akışının bir gereği olduğu, olayın anne ve babanın bakım ve gözetim yükümlülüğüne aykırı davranışı sonucu meydana geldiği, öte yandan hükmedilen tazminat miktarlarının da fahiş olup, sebepsiz zenginleşmeye sebebiyet verecek oranda olduğu belirtilerek temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmüştür. Davacıların İddiaları: Olayda, TOKİ'nin işi ...GYO A.Ş.'ye ve bu şirketin de alt yüklenici şirkete devretmesinin TOKİ'nin sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı, süs havuzunun yapımında işlerin devredildiği ...GYO A.Ş.'nin ve alt yüklenici şirketin TOKİ tarafından yeterince denetlenmediği, işin yapımı sırasında gerekli önlemlerin alınmasının sağlanmadığı, TOKİ tarafından yaptırılan havuzun yapısal olarak da hatalı olduğu, havuzun derinliğinin 1,40 metreyi geçtiği, kamuya açık olan ve niteliği süs havuzu olan bir yapının 1,40 metreyi geçmesinin hiçbir şekilde gerekliliğinin bulunmadığı, ayrıca hava şartları ve yağmur suları da hesaplanarak havuz suyunun yükselmesi durumunda suyun tahliyesini sağlayacak gerekli kanalların da yapılması gerektiği, TOKİ'nin bu konudaki denetim yükümlülüğünün ihlalinin de hizmet kusuru oluşturduğu, ayrıca İstanbul Valiliği İdare ve Denetim Müdürlüğünün ... tarih ve... sayılı raporunda, havuz yapısının derinliği sebebiyle ruhsata tabi olduğunun belirtildiği, buna göre TOKİ ve alt yüklenici şirket tarafından ruhsatsız yapılan havuzun eksikleri tamamlanmadan İBB'ye yapılan teslimin tam bir teslim niteliği içermediği, eksik ve kusurlu imalat gereği sorumluluklarının devam ettiği, diğer taraftan savcılık soruşturma dosyasında alınan 27/10/2018 ve 25/04/2018 tarihli her iki bilirkişi raporunda da idare ve yetkililerine asli kusur, müteveffaya ise tali kusur verildiği, buna göre birincil sorumluluk idarede bulunmakta iken İdare Mahkemesinin hükme esas aldığı bilirkişi raporunda bu ayrımdan neden uzaklaşıldığının gerekçelendirilmediği, müteveffanın ebeveynlerine bu kadar yüksek oranda kusur atfedilmesinin hukuka aykırı olduğu, olayın mağduru olan aileye ve davalılara eşit oranda verilen kusurun asli-tali ayrımını tamamıyla ortadan kaldıracak nitelikte olduğu, bu nedenle yeni bir bilirkişi heyeti oluşturularak önceki raporlar ile çelişkileri giderecek biçimde denetime elverişli rapor alınarak karar verilmesi gerektiği, diğer yandan müteveffanın Boğazköy ilköğretim okulu 8. sınıf öğrencisi olduğu, aynı zamanda uzak doğu spor eğitimi almakta olduğu, yaşasa idi raporda hesaplanan ücretlerden çok daha yüksek gelir elde edebileceğinin aşikar olduğu, bu nedenle asgari ücret üzerinden tazminat hesabı yapılmasının hukuka aykırı olduğu, bunun dışında müteveffanın annesinin herhangi bir geliri bulunmadığı, ev hanımı olduğu halde çocuğun 4 yıllık eğitim gideri olarak hesaplanan 14.427,22-TL'nin hem anne hem babanın tazminat hesabından iki defa indirilmesinin hukuka aykırı olduğu, ayrıca iskonto oranı ile indirilen tazminat miktarına itirazının dikkate alınmadığı, öte yandan ailenin geç çocuk sahibi olması ve olay neticesinde müteveffanın 8 ay yoğun bakımda kaldığı da dikkate alındığında dava dilekçesinde istenilen tutarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken olayın ağırlığı ile orantılı olmadığından bu yönüyle de kararın hukuka aykırı olduğu belirtilerek temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmüştür. TARAFLARIN SAVUNMALARI : Davacıların Savunması: Olayın meydana gelmesinde davalı İstanbul Büyükşehir Belediyesinin asli kusurlu olduğu, TOKİ'nin sorumluluğunun devam ettiği, davalı idarenin maddi ve manevi tazminata yönelik itirazlarının hukuka aykırı olduğu belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. Davalı İstanbul Büyükşehir Belediyesinin Savunması: Savunma verilmemiştir. Davalı Toplu Konut İdaresi Başkanlığının Savunması: Davanın kendileri yönünden reddine karar verilmesine dair kısmının hukuka uygun olduğu, davacıların tazminattan TOKİ'nin de sorumlu olması gerektiği yönündeki iddialarının asılsız olduğu, bu yöndeki davacıların temyiz taleplerinin reddi gerektiği, yerel mahkeme ve bölge idare mahkemesi kararlarının onanması gerektiği, kendilerinin meydana gelen kaza nedeniyle hiçbir sorumluluğu olmadığı, diğer davalı İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığının olayda tam kusurlu olduğu savunulmuştur. Davalı Yanında Müdahillerin Savunması: Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kısmen kabulü, kısmen de reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının; destekten yoksun kalma tazminatı ve anne ve baba lehine hükmedilen manevi tazminata ilişkin kısımlarının bozulması; cenaze ve defin giderleri, tedavi masrafları, müteveffanın kardeşleri lehine hükmedilen manevi tazminata ilişkin kısımlarının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : 07/06/2017 tarihinde Bahçeşehir 2. Kısım Hadımköy yolu üzerinde bulunan Emlak Konut Hoşdere Hayatparkı'nda yer alan süs havuzuna giren ...'ın havuzun derin olması nedeniyle boğulması ve 8 ay yoğun bakımda kaldıktan sonra hayatını kaybetmesi üzerine davacılar tarafından davalı idarelerin hizmet kusuru bulunduğundan bahisle davalı idarelere uğramış oldukları zararların tazmini istemiyle başvuruda bulunulduğu, söz konusu başvuruların davalı idarelerce reddi üzerine uğradıkları (25/01/2021 tarihinde kayda giren miktar artırım dilekçesi ile artırılmış haliyle) baba ... için 500,00-TL tedavi gideri, 300,00-TL cenaze gideri, 40.854,90-TL destekten yoksun kalma tazminatı, 150.000,00-TL manevi tazminat, anne ... için 66.136,02-TL destekten yoksun kalma tazminatı, 150.000,00-TL manevi tazminat; kardeşler ... ve ... için ayrı ayrı 75.000,00-TL manevi tazminat olmak üzere toplam 557.790,92-TL tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmış, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2/1-b maddesinde ise, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları, idari dava türleri arasında sayılmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: İdareler, yasalarla kendisine verilen kamu hizmetlerinin gereği gibi işlemesini sağlayacak örgütü kurmak, araç, gereç ve personeli o hizmetin gereklerine uygun biçimde hazırlamakla yükümlü olup, hizmetin işleyişi ve yerine getirilişi sırasında gerekli önlemlerin alınmaması, hizmetin iyi işlememesi, kusurlu işlemesi nedeniyle kişilere verilen zararların idarece giderilmesi zorunludur. İdarenin üstlendiği kamu hizmetlerini gereği gibi yerine getirmekle zorunlu olduğu, hizmetin işleyiş ve ifası sırasında çeşitli sebeplerle gerçek veya tüzel kişilere verilen zararların hukuken geçerli biçimde ispatlanması şartıyla idarece tazmininin gerekeceği idare ve sorumluluk hukukunun bilinen ilkelerindendir. Prensip olarak, idarenin bir eylem ya da işleminden dolayı tazminatla yükümlü kılınabilmesi için o olayda hizmet kusurunun ya da kusursuz sorumluluğunun bulunması zorunludur. İdarenin hukuki sorumluluğundan söz edebilmek içinse, bir zararın mevcut olması ve bu zararın idari bir işlem veya eylemden kaynaklanması, diğer bir ifadeyle, oluşan zararla idari işlem ve eylem arasında illiyet bağının kurulabilmesi gerekmektedir. İdarenin hukuki sorumluluğunun varlığı ve kapsamı yukarıda aktarılan unsurlar dahilinde oluşmakla birlikte; zararın varlığı ve niceliğinin ortaya konulmasında; maddi olayın tüm unsurlarıyla incelenmesi ve tazmin sorumluluğu açısından bir tespitin yapılması da yargının görevidir. İdare üstlendiği kamu hizmetini gereği gibi yerine getirmekle yükümlü olup, hizmetin işleyişi ve yerine getirilişi sırasında gerekli önlemlerin alınmaması, hizmetin iyi işlememesi nedeniyle verilen zararların hizmet kusuru ilkesi gereği tazmini gerekmektedir. Hizmet kusuru, idari hizmetin kuruluş ve işleyişinden kaynaklanır. Kamu hizmeti eksik veya kötü yürütülmekteyse veya bu faaliyet beklenen hizmet gerekleriyle bağdaştırılamayacak nitelikteyse, idarenin hizmeti kusurlu yürüttüğünün kabulü zorunludur. Kişilerin can ve mal güvenliğini korumakla görevli olan idare, üstlendiği kamu hizmetini gereği gibi yerine getirmek, hizmetin işleyişi ve yerine getirilişi sırasında gerekli teşkilatı kurmak, her türlü araç ve olanağı hazır bulundurmak ve yine doğması muhtemel bazı olayların önlenmesi ve anında bertaraf edilmesi için gerekli önlemleri almak zorundadır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının müterafik kusur oranı yönünden incelenmesi: Olayda, Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığınca taksirle bir kişinin ölümüne neden olmak suçundan yapılan soruşturma kapsamında çevre mühendisi- B sınıfı iş güvenliği uzmanı, inşaat mühendisi-C sınıfı iş güvenliği uzmanı ve avukat-inşaat yüksek mühendisi unvanlı bilirkişilerden oluşan heyetçe olayın meydana gelmesinde tarafların kusur durumlarının araştırılması sonucu hazırlanan 27/10/2018 tarihli raporda, kazanın öngörülebilir ve alınacak önlemlerle önlenebilir nitelikte bir kaza olduğu, İBB Park Bahçe ve Yeşil Alanlar Daire Başkanlığı Avrupa Yakası Park ve Bahçeler Müdürlüğünün 30/03/2017 tarihinde teslim aldığı ve 08/06/2017 tarihinde ... Ağaç Peyzaj Eğitim Hizmetleri ve Hayvanat Bahçesi İşletmeciliği San. Tic. A.Ş.'ye görevlendirme yaptığı, görevlendirme tarihi, kaza tarihi olan 07/06/2017 tarihinden sonra olduğu için sorumluluk açısından İBB Park Bahçe ve Yeşil Alanlar Daire Başkanlığı Avrupa Yakası Park ve Bahçeler Müdürlüğünün asli kusurlu olduğu, müteveffanın yaşanan kaza ile ilgili tehlikeli bir alana girmemesi gerekirken ihmali davranışı nedeniyle tali derecede kusurlu olduğu kanaatine varıldığı, yine İş Güvenliği Uzmanı ... tarafından hazırlanan 10/01/2018 tarihli raporda da aynı sonuca varıldığı görülmektedir. İdare Mahkemesince hükme esas alınan inşaat yüksek mühendisleri ve B sınıfı iş güvenliği uzmanından oluşan 22/01/2020 tarihli bilirkişi raporunda ise, dava konusu göletin bulunduğu parkın inşaat sahalarının içinden geçmeden herkesin kolaylıkla ulaşabileceği yerde olması, sorumlu idareler tarafından havuz çevresinde gerekli olan güvenlik tedbirlerinin alındığını gösteren bir bilgi ve belgenin olmaması, olay yeri inceleme görevlileri tarafından bir önlem alındığını gösterir bulguya rastlayamamış olmaları, göletin ve parkın kullanıma resmen açılmaması ancak Park ve Bahçeler Müdürlüğünce düzenleme çalışmalarının yapıldığının anlaşılması, kazanın yaşanmış olduğu 07/06/2017 tarihinde göletin bulunduğu İstanbul Başakşehir Hoşdere Hayat Parkının İBB'ye devrinin gerçekleştiği görüldüğünden %50 oranında İBB'nin kusurlu olduğu; öte yandan olayın oluşumunda Medeni Kanun'un 185. maddesi kapsamında ebeveynlerin de %50 kusurlu olduğu, TOKİ'nin dava konusu olan İBB Başakşehir Hoşdere Hayat Parkına dair yapılan devir teslimi ile alakası kalmadığından olayla ilgili illiyet bağının koptuğu bu nedenle kuruma herhangi bir kusur izafe edilemeyeceği yönünde kanaat bildirildiği görülmektedir. Buna göre, ölüm olayının gerçekleştiği süs havuzunun da kapsamda olduğu “İstanbul Başakşehir Hoşdere Hayatpark Düzenleme ve Altyapı İnşaat İşi”nin TOKİ iştiraki olan ve TOKİ tarafından yer tahsisi sağlanan ...GYO A.Ş. tarafından taşeron şirket olan ... İnşaat Taah. San. ve Tic. AŞ’ye 19/12/2014 tarihindeki ihale üzerine 06/01/2015 tarihinde imzalanan sözleşme ile verildiği, söz konusu işin yüklenici taşeron şirket tahhüdü altında yapımı tamamlanarak 06/12/2016 tarihinde ...GYO A.Ş. tarafından geçici kabulünün yapıldığı, bilahare ...GYO A.Ş. yetkilileri ile İBB Park, Bahçe ve Yeşil Alanlar Daire Başkanlığı Avrupa Yakası Park ve Bahçeler Müdürlüğü yetkilileri arasında imzalanan 30/07/2017 tarihli tutanak ile İBB Başakşehir Hoşdere Hayat Parkının devir ve tesliminin yapıldığı görülmekte olup yapılan devrin kesin kabul olarak nitelendirilmesi ve gerçekleşen ölüm olayında TOKİ'nin kusur sorumluluğunu gerektirecek illiyet bağının ortadan kalktığı yönündeki bilirkişi heyeti görüşü Dairemizce de uygun bulunmuştur. Bununla birlikte; 07/06/2017 günü gerçekleşen olay üzerine 8 ay yoğun bakımda kalan ve 06/02/2018 tarihinde vefat eden 2003 doğumlu, olay tarihinde 14 yaşında olan müteveffanın süs havuzuna girme yönündeki ihmali davranışı, Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlattırılan bilirkişi raporlarında tali kusur olarak nitelendirilmiş iken İdare Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunda müteveffanın ebeveynleri yönünden davalı İBB ile ortak oranda (%50) kusur verildiği görülmektedir. İdare Mahkemesince gerekçeli kararda savcılığın soruşturma aşamasında aldırdığı bilirkişi raporlarına atıf yapılmasına karşın asli-tali kusur ayrımını ortadan kaldıracak biçimde müteveffanın anne ve babasına bakım ve gözetim yükümlülüğü kapsamında verilen %50 kusur oranının hükme esas alınması hususunda herhangi bir gerekçeye yer verilmediği gibi raporlar arasındaki çelişkinin de giderilmediği görülmektedir. Buna göre, Mahkemece yeniden verilecek kararda asli-tali kusur ayrımını kaldıracak biçimde müteveffanın ebeveynlerine %50 kusur verilmesinin sebeplerinin ortaya konulması yahut yeni bir bilirkişi heyeti görevlendirilerek bu hususta raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi gerekmektedir. Öte yandan aktüerya hesabı tarafların kusur oranlarına göre belirlendiğinden kusur tespitine ilişkin çelişkinin giderilmesi üzerine destekten yoksun kalma tazminatının hesabı açısından yeniden aktüerya hesabı yapılması gerekmektedir. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının manevi tazminat yönünden incelenmesi: Manevi zarar, kişinin fizik yapısının ve iç huzurunun bozulmasını, yaşama gücünün ve sevincinin azalmasını, kişilik haklarının zedelenmesini, şeref ve haysiyetinin rencide edilmesini, ölüm veya uğranılan diğer cismani zarar nedeniyle duyulan acı ve ıztırabı, kişinin günlük yaşamını zorlaştıran belli ağırlıktaki her türlü üzüntü ve sıkıntıyı ifade etmektedir. Kendisinin veya yakınlarının uğradığı tecavüz, saldırı veya meydana gelen bir ölüm olayı sonucunda; fiziki veya manevi acılar duyan, ruhsal dengesi bozulan, yaşama sevinci azalan kişinin manevi yönden zarara uğramış olduğu kabul edilmektedir. Müterafik kusurun bulunduğu hallerde hükmedilecek manevi tazminat miktarı, davacılar tarafından talep edilen manevi tazminat tutarı üzerinden kusur oranının uygulanması suretiyle değil, manevi zararın, idari faaliyetin niteliği gözetilerek manevi tatmin sağlayacak, idarenin kusurunu ortaya koyacak makul bir tutarın ödenmesine karar verilmesi suretiyle belirlenmelidir. İdare Mahkemesince davacıların %50 oranında müterafik kusurlu olduğu da dikkate alınmak suretiyle manevi tazminatın kısmen kabulüne karar verildiği görüldüğünden; müteveffanın anne ve babası yönünden müterafik kusur oranının değişmesi durumunda takdir edilecek manevi tazminat tutarı da değişeceğinden kararın bu kısmının da bozulması gerekmektedir. Bununla birlikte Türk Medeni Kanunu hükümleri çerçevesinde müteveffanın kardeşlerinin müteveffa yönünden bakım ve gözetim yükümlülüğü bulunmadığından söz konusu indirimin kardeşlere hükmedilen tazminat tutarlarına uygulanmasına olanak bulunmadığı açık olup kardeşler lehine hükmedilen manevi tazminat tutarlarında ise hukuka aykırılık görülmemiştir. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının, cenaze ve tedavi giderleri yönünden incelenmesi: Davacılar tarafından 500,00-TL tedavi gideri istenilmiş olup Mahkemece yapılan ara karar üzerine İstinye Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezinin 26/10/2020 tarihinde Mahkeme kayıtlarına giren yazısında ...'ın tedavi süresince davacılardan herhangi bir ücret alınmadığının bildirilmesi üzerine davanın bu kısmı yönünden verilen ret kararı ile davacı tarafından olay nedeniyle yapılan cenaze ve defin giderlerine ilişkin bilgi ve belge toplama imkanının olmadığı beyanı ile dava dosyasına cenaze ve defin masraflarını belediye aracılığıyla veya kendi imkanlarıyla yerine getirildiğine dair belge ibraz edilememiş ise de 300,00-TL cenaze giderinin makul olduğu,Türk örfünde cenaze sırasında yapılan giderler de dikkate alındığında söz konusu giderin davalı İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nca davacı ...'a ödenmesi gerektiği gerekçesiyle davanın bu kısmı yönünden verilen kabul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının yasal faiz yönünden incelenmesi: Davacıların dava açarken yüksek oranlı yargılama harçları vb. nedenlerden dolayı tazmini isteminde bulundukları bedel, dava dilekçesinde düşük belirtilmiş ise de; davacıların tazminine karar verilmesi konusunda gerçek iradesini yansıtan miktarın, miktar artırım dilekçesi ile arttırılan gerçek zarar olduğunun, bu gerçek zararın esasen idarelere başvuru tarihinde ortaya çıktığı, ancak davacılar tarafından miktarı tam olarak bilinemediğinden ve tespit edilemediğinden dava açılırken talep edilemeyen bir zarar olduğunun kabulü gerekmekte olup, bu kabul doğrultusunda da miktar artırım dilekçesi ile arttırılan dava değerinin tamamına, dava açılmadan önce davalı idareye başvuru yapılmışsa başvuru tarihinden itibaren, davalı idareye başvuru yapılmamışsa dava tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesinin hukuka ve hakkaniyete uygun olduğu sonucuna varılmaktadır. Bu itibarla bozma kararı üzerine yapılacak yargılama neticesinde yeniden bir karar verileceğinden, hükmedilen yasal faiz yönünden bu aşamada inceleme yapılmamıştır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle, 1. Temyiz istemlerinin kısmen kabulüne, kısmen reddine, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının a) Destekten yoksun kalma tazminatı ve anne ve baba lehine hükmedilen manevi tazminata ilişkin kısımların BOZULMASINA, b) Davacılardan baba ... için talep edilen ...-TL tedavi gideri ve...-TL cenaze gideri ile müteveffanın kardeşleri lehine hükmedilen manevi tazminat tutarlarına ilişkin kısımlarının ONANMASINA, 3. Bozulan kısım hakkında yeniden karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesine, 4. Kesin olarak, 22/04/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi. ihale //begin::Page Scripts var options = {}; $(document).ready(function() { options["separateWordSearch"] = false; options["accuracy"] = "complementary"; options["diacritics"] = false; $("#content").append(stringToHTML($("#hiddencontent").text())); var arananKelime = $("#hiddenArananKelime").text(); const kelimeListesi = arananKelime.split(/\s*,\s*/).filter(k => k); // Virgüle göre ayır, boşlukları temizle // Aynı kelimenin büyük/küçük varyasyonlarını da ekle const tumKelimeler = kelimeListesi.flatMap(kelime => [ kelime, kelime.toLocaleUpperCase('tr-TR'), kelime.toLocaleLowerCase('tr-TR') ]); highlighter(tumKelimeler); // arananKelime.split(/\s*,\s*/).filter(k => k).forEach(function(each) { // if (each != undefined && each != "") { // highlighter(each); // highlighter(each.toLocaleUpperCase('tr-TR')); // highlighter(each.toLocaleLowerCase('tr-TR')); // } // }); }); var highlighter = function(arananKelime) { try { highlight(arananKelime); } catch (err) { } try { //unsuzyumusamasi(arananKelime); } catch (err) { } try { //unsuzBenzesmesi(arananKelime); } catch (err) { } try { //cogulEki(arananKelime); } catch (err) { } try { //iyelikEki(arananKelime); } catch (err) { } }; var stringToHTML = function(str) { var parser = new DOMParser(); var doc = parser.parseFromString(str, 'text/html'); return doc.body; }; var highlight = function(text) { $(".context").mark(text, options); } var unsuzyumusamasi = function(arananKelime) { var lastChar = arananKelime.substr(arananKelime.length - 1); if (lastChar === "p") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara + "b"); } if (lastChar === "ç") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara + "c"); } if (lastChar === "t") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara + "d"); } if (lastChar === "k") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara + "g"); highlight(ara + "ğ"); } } var unsuzBenzesmesi = function(arananKelime) { var sertSessiz = [ 'f', 's', 't', 'k', 'ç', 'ş', 'h', 'p' ]; var yumusakSessiz = [ 'ç', 't', 'k' ]; for (var i = 0; i < sertSessiz.length; i++) { let sertSessizPosition = arananKelime.indexOf(sertSessiz[i]); while (sertSessizPosition !== -1) { for (var j = 0; j < yumusakSessiz.length; j++) { let yumusakSessizPosition = arananKelime .indexOf(yumusakSessiz[j]); while (yumusakSessizPosition !== -1) { if (sertSessizPosition + 1 === yumusakSessizPosition) { highlight(arananKelime.substr(0, sertSessizPosition + 1)); } yumusakSessizPosition = arananKelime .indexOf(yumusakSessiz[j], yumusakSessizPosition + 1); } } sertSessizPosition = arananKelime.indexOf(sertSessiz[i], sertSessizPosition + 1); } } } var cogulEki = function(arananKelime) { var last3Char = arananKelime.substr(arananKelime.length - 3); if (last3Char === "lar" || last3Char === "ler") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 3); highlight(ara); } } var iyelikEki = function(arananKelime) { var iyelikEkleri = [ "ım", "im", "um", "üm", "ın", "in", "un", "ün", "ı", "i", "u", "ü", "mız", "miz", "muz", "müz", "nız", "niz", "nuz", "nüz", "ları", "leri" ]; if (arananKelime.length > 2) { var last2Char = arananKelime.substr(arananKelime.length - 2); if (iyelikEkleri.includes(last2Char)) { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 2); highlight(ara); } } if (arananKelime.length > 2) { var lastChar = arananKelime.substr(arananKelime.length - 1); if (iyelikEkleri.includes(lastChar)) { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara); } } if (arananKelime.length > 3) { var last3Char = arananKelime.substr(arananKelime.length - 3); if (iyelikEkleri.includes(last3Char)) { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 3); highlight(ara); } } if (arananKelime.length > 4) { var last4Char = arananKelime.substr(arananKelime.length - 4); if (iyelikEkleri.includes(last4Char)) { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 4); highlight(ara); } } } // begin:: Global Config(global config for global JS scripts) var KTAppSettings = { "breakpoints" : { "sm" : 576, "md" : 768, "lg" : 992, "xl" : 1200, "xxl" : 1200 }, "colors" : { "theme" : { "base" : { "white" : "#ffffff", "primary" : "#1BC5BD", "secondary" : "#E5EAEE", "success" : "#1BC5BD", "info" : "#6993FF", "warning" : "#FFA800", "danger" : "#F64E60", "light" : "#F3F6F9", "dark" : "#212121" }, "light" : { "white" : "#ffffff", "primary" : "#1BC5BD", "secondary" : "#ECF0F3", "success" : "#C9F7F5", "info" : "#E1E9FF", "warning" : "#FFF4DE", "danger" : "#FFE2E5", "light" : "#F3F6F9", "dark" : "#D6D6E0" }, "inverse" : { "white" : "#ffffff", "primary" : "#ffffff", "secondary" : "#212121", "success" : "#ffffff", "info" : "#ffffff", "warning" : "#ffffff", "danger" : "#ffffff", "light" : "#464E5F", "dark" : "#ffffff" } }, "gray" : { "gray-100" : "#F3F6F9", "gray-200" : "#ECF0F3", "gray-300" : "#E5EAEE", "gray-400" : "#D6D6E0", "gray-500" : "#B5B5C3", "gray-600" : "#80808F", "gray-700" : "#464E5F", "gray-800" : "#1B283F", "gray-900" : "#212121" } }, "font-family" : "Poppins" };