1. Hukuk Dairesi 2012/16639 E. , 2013/4237 K. "" MAHKEMESİ : POLATLI 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 22/12/2009 Yanlar arasında görülen tapu iptal ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın,reddine ilişkin olarak verilen karar davacı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemin…
**1. Hukuk Dairesi 2012/16639 E. , 2013/4237 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : POLATLI 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 22/12/2009 Yanlar arasında görülen tapu iptal ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın,reddine ilişkin olarak verilen karar davacı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemin ilişkindir. Mahkemece, mevcut delil durumuna göre iddianın ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Dosya içeriği ve toplanan delillerden; davacının, Muris H..'nin dava konusu 134, 227, 317, 326, 439, 449, 476 ve 561 parsel sayılı taşınmazları mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olarak oğlu olan davalı S..'e satış suretiyle devrettiği iddasıyla eldeki davayı açtığı, yargılama sırasında dava konusu 561,449, 439 ve 476 parsel sayılı taşınmazlar hakkındaki davasından feragat ettiği, murisin 13.08.2006 tarihinde öldüğü ve geride mirasçı olarak davacı ve davalı oğlu ile dava dışı çocukları O.., A.., B.., M.., H.. ve Ş..'in kaldığı anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere, uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa,niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türü dür. Söz konusu Muvazaada miras bırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir. Bu durumda, yerleşmiş Yargıtay İçtihatlarında ve 1.4.1974 tarih 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Türk Medeni Kanununun 706, Türk Borçlar Kanununun 237 ve Tapu Kanunun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.