(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2009/392 E. , 2009/6768 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, 19.6.2003 tarihli harici trampa sözleşmesi ile, trafikte üçüncü kişi adına kayıtlı olan ... plakalı aracın davalıya devri…
**(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2009/392 E. , 2009/6768 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, 19.6.2003 tarihli harici trampa sözleşmesi ile, trafikte üçüncü kişi adına kayıtlı olan ... plakalı aracın davalıya devrini taahhüt ettiğini, davalının da kendisine yine üçüncü kişi adına kayıtlı olan ... plakalı aracın devrini üstlendiğini, kendisinin satmış olduğu aracın zilyetliğini devrettiği gibi, kayıt maliki tarafından da noterde satış ve trafikte de devir işlemlerinin yapıldığını, buna karşılık davalının kendisine satmış olduğu ... plakalı aracın resmi satışının ise gerçekleştirilemediğini, kayıt malikinin borcu nedeniyle araca haciz konulduğunu, araç bedeli olan 16.000,00 YTL'nin tahsili için ... 1.İcra Müdürlüğünün 2005/13534 sayılı dosyası üzerinden başlatmış olduğu icra takibine de itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptaline, %40 oranında inkar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Davalı, davacıya trampa yolu ile satmış olduğu aracın devir işleminin yapılması için araç malikinin davacıya vekaletname vermesini sağladığını, ancak davacının makul süre içinde devir işlemini gerçekleştiremediğini, bu arada kayıt malikinin borcu nedeniyle de araca haciz konulduğunu, edimini yerine getirmiş olduğundan davacının kendisinden herhangi bir talepte bulunamayacağını savunarak, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, “davanın reddine” ilişkin olarak verilen ilk hüküm, davacının temyizi üzerine Dairemizce, “Taraflar arasındaki 19.6.2003 tarihli trampa sözleşmesi 2918 Sayılı Yasanın 20/d maddesi gereğince resmi şekilde yapılmadığı için geçersizdir. Taraflar lehine hak ve 2009/392-6768 yükümlülükler doğurmaz. Alıcı ve satıcı sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre karşılıklı olarak verdiklerini iade ile yükümlüdür. Ne var ki davacının davalıya devir işlemini yapmayı taahhüt ettiği aracın bilahare resmi devir ve satış işlemi yapıldığı için bu devir hukuken geçerlidir. Ancak, davalının trampa ile davacıya verdiği aracın ise 2918 sayılı yasaya uygun bir devir işlemi yapılmamıştır. Davacının 19.6.2003 tarihli harici sözleşmeye dayanarak ne akidi davalıya karşı ne de kayıt maliki 3.kişiye karşı tescil için talepte bulunması mümkün değildir. Davacı ancak bu sözleşme ile davalıya verdiği ve 2918 sayılı yasaya uygun olarak davalıya devir işlemi yapılan aracın sözleşme tarihindeki değerini, kendi elindeki aracı davalıya iade koşuluyla isteyebilir. Bu durumda ... plakalı aracın sözleşme tarihideki değeri belirlenmeli, ... plakalı aracın kayıt malikin borcu için davacının elinden alınıp alınmadığı saptanmalı, şayet araç kayıt malikinin borcu için davacının elinden alınmışsa, belirlenecek rayiç bedel üzerinden itirazın iptaline, araç halen davacı elinde ise bu, aracın davalıya iadesi koşulu ile belirlenecek değer üzerinden itirazın iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonumda davanın kabulüne, 16.000.000.000 TL üzerinden başlatılan takibe vaki itirazın iptaline, %40 inkar tazminatının ödetilmesine karar verilmiş, hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olarak verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2-Hükmüne uyulan Dairemize ait bozma ilamında, davalının davacıya devrini taahhüt ettiği aracın kayıt malikinin borcu nedeniyle davacının elinden alınıp alınmadığının araştırılması gerektiği belirtilerek, aracın kayıt malikinin borcu nedeniyle davacının elinden alınmış olması halinde, davacının kendisine satılan aracı iade ile yükümlü olmadığı, buna karşılık, aracın halen davacının elinde olması halinde ise, “davalıya iadesi koşulu ile” hüküm kurulması gerektiği açıklanmasına ve mahkemece de bozmaya uyulmuş olmasına rağmen, bu konuda araştırma yapılmadığı, sadece davacının 8.4.2008 tarihli celsedeki beyanına göre “aracın halen davacı yedinde bulunmadığı” kabul edilerek hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır. Hükmüne uyulmuş olmasına rağmen, bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılmamış olması, geçersiz sözleşme gereğince davalıya iadesi gereken aracın akıbeti konusunda araştırma ve değerlendirme yapılmadan sadece davanın tarafı olan davacının beyanı ile yetinilmiş 2009/392-6768 olması, usul ve yasaya aykırı olup, hükmün yeniden bozulmasını gerektirmiştir. SONUÇ: 1. bent gereğince davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 18.5.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.