Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2020/2194 E. , 2024/1827 K. T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2020/2194 Karar No:2024/1827 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Bilişim Teknoloji Haberleşme Hizmetleri Toptan Ticaret Ltd. Şti. VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava k…
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2020/2194 E. , 2024/1827 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2020/2194 Karar No:2024/1827 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Bilişim Teknoloji Haberleşme Hizmetleri Toptan Ticaret Ltd. Şti. VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı şirketin 2014 yılı yıllık net satış hasılatının tamamı üzerinden Evrensel Hizmet Katkı Payı (EHKP) tahsili için düzenlenerek tebliğ edilen ... tarih ve ... takip numaralı 303.181,44-TL tutarlı ödeme emrinin dayanağı tarh ve tahakkuk işleminin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; idari ücret tutarının işletmecilerin sadece yetkilendirme kapsamındaki faaliyetlerinden elde ettiği net satışlar üzerinden alınması gerektiği, davacı şirketin 2014 yılı içerisinde yürüttüğü bütün faaliyetlerinden elde ettiği net satışlar üzerinden idari ücret hesaplandığı, davacının dava konusu tarh ve tahakkuk işlemi üzerine tesis edilen ödeme emrine itirazlarının da ödeme emrine karşı itiraz sebepleri arasında sayılan “borcun olmaması” kapsamında olduğu göz önünde bulundurulduğunda, dava konusu ödeme emrinin davacı şirketin kurumlar vergisi beyannamesinde bulunan yıllık net satışlarının %1'i matrah alınarak hesaplandığı anlaşıldığından, ödeme emrinin dayanağı tarh ve tahakkuk işleminde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; İdare Mahkemesince, uyuşmazlık 5369 sayılı Evrensel Hizmet Kanunu çerçevesinde incelenmişse de, kararın gerekçe kısmında sehven, 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu uyarınca yetkilendirme ücreti olan idari ücretin Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu tarafından işletmecilerden alındığı, işletmecinin ise yetkilendirme çerçevesinde elektronik haberleşme hizmeti sunan ve/veya elektronik haberleşme şebekesi sağlayan ve altyapısını işleten şirket olduğu, dolayısıyla idari ücret tutarının işletmecilerin sadece yetkilendirme kapsamındaki faaliyetlerinden elde ettiği net satışlar üzerinden ödenmesi gerektiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verildiği, 5369 sayılı Evrensel Hizmet Kanunu uyarınca, evrensel hizmet katkı payının, işletmecilerin sadece yetkilendirme kapsamındaki faaliyetlerinden elde ettiği net satışlar üzerinden alınmasının gerektiği, davacı şirketin tüm faaliyetlerden elde edilen gelirin yetkilendirme kapsamında kabul edilmesinde Kanuna uygunluk bulunmadığından, istinafa konu mahkeme kararında sonucu itibarıyla isabetsizlik görülmediği; Öte yandan, Mahkemenin ... tarih ve E:... sayılı kararıyla Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu hasım mevkiinden çıkarılarak uyuşmazlığın Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı husumetiyle incelenmesine karar verilmesine rağmen kararda sehven davalı olarak Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'nun yazıldığı anlaşıldığından, istinaf başvurusuna konu karardaki bu maddi hatanın düzeltilmesi gerektiği, aynı sebeple Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'nun istinaf başvurusunun incelenmesine gerek görülmediği sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, istinaf başvurusuna konu idare mahkemesi kararının kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından istinaf başvurusunun, yukarıda belirtilen düzeltme yapılmak suretiyle reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davacı şirketin iddia ettiği gibi net satışlarda yer alan bazı tutarların evrensel hizmet katkı payından düşülmesi yorum ve kıyas yoluyla mali yükümlülüğün azaltılması anlamına geleceğinden Anayasa'nın 73. maddesine aykırı olacağı, davacının net satış hasılatının % 1'inin hiçbir gelir ayrımı yapılmadan evrensel hizmet katkı payı olarak ödenmesinin gerektiği, mevzuatta bu konuda herhangi bir istisna öngörülmediği, yetkilendirmenin bir bütün olarak ele alınması ve tamamlayıcı unsurların yetkilendirme kapsamına dahil edilmesi gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: USUL YÖNÜNDEN: MADDİ OLAY : Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu tarafından, 20/03/2014 tarihinde internet servis sağlayıcılığı, sanal mobil şebeke hizmeti ve alt yapı işletmeciliği hizmetiyle ve 26/03/2014 tarihinde sabit telefon hizmeti ile yetkilendirilen davacı şirkete, evrensel hizmet gelirleri katkı payı ödemesi gerektiği konusunda Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı Haberleşme Genel Müdürlüğü tarafından tesis edilen ve 29/03/2016 tarihinde tebliğ edilen ... tarih ve ... sayılı işlemde, şirketçe 2015 yılı kurumlar vergisi beyannamesinde bulunan yıllık net satışlarının %1'inin Evrensel Hizmet Katkı Payı (EHKP) olarak 30/04/2016 tarihine kadar yatırılmasının gerektiği, ödeme dekontunun Bakanlığa gönderileceği, ödenmemesi durumunda ise 6183 sayılı kanun kapsamında takip ve tahsilinin yapılacağı ve son olarak da Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu yetkisi almış şirketin yetkisi iptal edilmedikçe her yıl, bir önceki yıla ait EHKP'yi Bakanlık tebligatı beklemeden Nisan sonuna kadar ödemesinin gerektiği hususları belirtilmiştir. EHKP'nin ödenmemesi üzerine Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı Strateji Geliştirme Başkanlığı'nca, Kayseri Vergi Dairesi Başkanlığı'na gönderilen 25/08/2016 tarihli yazı ile amme alacağının tahsili istenmiş, alacağın tahsili amacıyla ... tarih ve ... takip numaralı 303.181,44.-TL tutarlı ödeme emri davacıya tebliğ edilmiştir. ... tarih ve ... takip numaralı 303.181,44.-TL tutarlı ödeme emrinin ve dayanağı olan tarh ve tahakkuk işlemlerinin iptali istemiyle ... İdare Mahkemesi'nin ... esasına kayden 23/09/2016 tarihinde dava açılmış, Mahkemece 2577 sayılı Kanun'un 5. ve 15. maddeleri uyarınca ödeme emri ile tarh ve tahakkuk işlemlerine karşı ayrı ayrı dava açılabileceği belirtilerek dava dilekçesinin reddine karar verilmiştir. Davacı tarafından, dilekçe ret kararı üzerine, davanın yenilenmesi suretiyle ödeme emrinin iptali istemiyle ... İdare Mahkemesi'nin ... esasına kayden dava açılmış, davanın süre aşımı nedeniyle reddine yönelik verilen karar onanarak kesinleşmiştir. Söz konusu ödeme emrinin dayanağı olan tarh ve tahakkuk işlemlerinin iptali istemiyle de 24/01/2017 tarihinde ... İdare Mahkemesi nezdinde bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesinde, dava açma süresinin özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hâllerde Danıştay'da ve İdare Mahkemelerinde altmış gün olduğu, bu sürelerin idari uyuşmazlıklarda yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden başlayacağı kurala bağlanmıştır. Anılan Kanun'un "Dilekçeler üzerine ilk inceleme" başlıklı 14. maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendinde, dava dilekçesinin, süre aşımı yönünden inceleneceği; altıncı fıkrasında, süre aşımı hususunun davanın her safhasında dikkate alınacağı; "İlk inceleme üzerine verilecek karar" başlıklı 15. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde, süre aşımı bulunan hâllerde davanın reddedileceği kuralına yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Anayasa'nın 125. ve 2577 sayılı Kanun'un 7. maddesinde, idari işlemlere karşı açılacak davalarda sürenin, yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden başlayacağı kurala bağlanmak suretiyle dava açma süresinin başlamasında "yazılı bildirim"in esas alınması öngörülmüş olup, hak arama özgürlüğünün kullanılması bakımından, idari işlemlerin idare tarafından ilgililere açık ve anlaşılabilir biçimde bildirilmesi gerekmektedir. Düzenleyici işlemler dışında kalan bireysel nitelikteki idari işlemlerin iptali istemiyle açılan davalarda, dava açma sürelerinin hesabında, idari işlemin ilgilisine tebliğ edildiği tarihin esas alınması gerekmektedir. Davacı tarafından, dava dilekçesinde ... İdare Mahkemesi'nin ... esas sayılı doyasında ödeme emri ile tarh ve tahakkuk işlemlerine karşı ayrı dava açılması gerektiğinden verilen dilekçenin reddi kararından bahsedilerek ödeme emri işleminin kendilerine 19/09/2016 tarihinde tebliğ edildiği belirtilmiştir. Ancak bakılan davanın ... İdare Mahkemesi'nce verilen dilekçe ret kararı üzerine yenilenen bir dava olmadığı, doğrudan ... İdare Mahkemesi nezdinde açıldığı görülmektedir. Davalı idarece dava dosyasına sunulan belgelerin incelenmesinden, ödeme emrinin dayanağı olan ... tarih ve ... sayılı işlemin davacıya 29/03/2016 tarihinde tebliğ edildiği, dolayısıyla, davacının dava konusu tarih ve tahakkuk işleminde 29/03/2016 tarihinde haberdar olduğu ve dava açma süresinin bu tarihi izleyen günden itibaren işlemeye başladığı anlaşılmaktadır. Bu itibarla, ödeme emrinin dayanağı olan ... tarih ve ... sayılı işlemin davacıya tebliğ edildiği 29/03/2016 tarihinden itibaren atmış gün içinde en son 23/05/2016 tarihinde dava açılması gerekirken, bu süre geçirildikten sonra 24/01/2017 tarihinde açılan davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, davanın esası incelenerek verilen temyize konu İdare Mahkemesi kararında usul kurallarına uygunluk bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davalının temyiz isteminin kabulüne; 2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun düzeltme yapılmak suretiyle reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesine, 26/04/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.