8. Ceza Dairesi 2022/4837 E. , 2024/36 K. İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1287 E., 2021/2430 K. SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca …
**8. Ceza Dairesi 2022/4837 E. , 2024/36 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1287 E., 2021/2430 K. SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İstanbul (Anadolu) Cumhuriyet Başsavcılığının 18.05.2019 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. 2. İstanbul Anadolu 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.06.2021 tarihli kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir. 3. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesi tarafından, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 1 yıl 6 ay hapis cezası cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi; sadece katılan ve katılanın abisinin beyanlarına itibar edilip olayın tarafsız tanığı olan U.B'nin ifadesine itibar edilmemesinin hukuka aykırı olduğuna, sanığın iyi niyetinin mahkemece dikkate alınmadığına, sanığın katılanı zorla götürdüğüne dair dosyada herhangi bir delil bulunmadığına, lehe hükümlerin uygulanmama gerekçesinin yetersiz olduğuna, hükmün gerekçe içermediğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Dava konusu olay, sanığın katılanın eski erkek arkadaşı olduğu, olay günü katılanın Arnavutköy'de arkadaşının ikametine gittiği, sanığın ikamete gelerek kapıyı çaldığı, kapının açılmaması üzerine sanığın kapıyı kırarak içeri girdiği, katılanı kast ederek ''bu or...punun burda ne işi var'' şeklindeki sözlerle hakarette bulunduğu, katılanın koluna ve bacağına tekme atmak suretiyle vurduğu, akabinde çantasını ve cep telefonunu alarak ikametten çıktığı, bu nedenle katılanın da ikametten ayrıldığı, katılanın sanıktan cep telefonunu istediği, ancak sanığın telefonu vermediği ve katılanı zorla aracına bindirdiği, araçta iken hakaret edip katılanı darp edip, katılanı abisinin ikametine götürüp bıraktığı iddiasına ilişkindir. A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Tanık beyanlarına göre katılanın sanığın peşinden evden ayrılarak sanıkla birlikte gittiği, her ne kadar sanığın katılanı arabaya zorla bindirdiği iddia edilmiş ise de, katılanın sanığa karşı direndiğine, karşı koyduğuna ve sanığın kendisine cebir uyguladığına dair herhangi bir delilin bulunmadığı, tanık Uğur'un da, sanığın "gidiyoruz" demesi üzerine katılanın gitmek istemediğine dair herhangi bir beyanda bulunmadığı ve dışarıda herhangi bir bağırma sesi duymadığını beyan ettiği, bu nedenle sanığın katılanı zorla alıkoyduğuna dair şüphe boyutunu aşacak ve mahkumiyet hükmüne esas teşkil edecek nitelikte bir delilin elde edilemediği, katılanın adli raporunda belirtilen yaralanmanın sanığın beyanında belirttiği şekilde arabaya binerken sinirli bir şekilde katılanı çekmesi nedeniyle kulağının arabanın kapısına vurması nedeniyle oluştuğu kabulünün adli raporla uyumlu olduğu, buna göre söz konusu eylemin basit yaralama suçunu oluşturacağı sonuç ve vicdani kanaatine varılmakla, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraat ,yaralama suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Olay günü sanığın, eski kız arkadaşı olan mağdurenin bulunduğu tanık ...'ün evine giderek kapıyı kırıp içeriye girdiği, mağdureyi kastederek "bu orospunun burada ne işi var" şeklinde sözler söyleyip mağdurenin koluna ve bacağına tekmeyle vurduğu, mağdurenin çantasını ve cep telefonunu alarak evden çıktığı, peşinden gelip çantasını ve cep telefonunu isteyen mağdureyi kolundan çekerek zorla aracına bindirdiği, araçta da "oruspu, kahpe, seni sinkaf ederim, annen kardeşin orospu, baban gavattır, seni öldürürüm" şeklinde hakaret ve tehditlerine devam ettiği, mağdurenin sol kulağına yumrukla, yüzüne ve dudağına tokatla vurduğu, saçını çekip tekme attığı, daha sonra mağdurenin abisi tanık ...'nu arayıp "orospu kardeşini sana getiriyorum" diyerek Tuzla ilçesinde ikamet eden tanık ...'nun evine götürüp bıraktığı, mağdurenin aşamalarda özü itibariyle değişmeyen, ısrarlı, samimi ve tutarlı beyanları ve bu beyanları destekler mahiyetteki tanık ...'nun "kız kardeşimin telefonundan beni aradı, kız kardeşimin uyuşturucu kullandığını, bu yüzden defalarca dövdüğünü, kız kardeşimi öldüreceğini, elinde kalacağını söyleyip, evimin konumunu atmamı istedi, ben de tedirgin olup polise haber verdim, kız kardeşim geldiğinde kulağında kan gördüm" şeklindeki anlatımı, sanığın "... ile birlikte uyuşturucu kullandıkları için mağdureyi bu ortamdan uzaklaştırmak amacıyla oraya gittim, seni abine götüreceğim dediğimde gelmek istemedi, benimle gelmesini sağlamak amacıyla koltuğun üzerinden çantasını aldım, peşimden gelen mağdureyi araca bindirmek için çektiğimde sol kulağını kapı direğine çarptı, piercing olduğu için kulağı kanadı, abisini arayıp konum atmasını istedim, götürüp abisinin evine bıraktığım, gittiğimde polis memurları orada bekliyordu" şeklindeki kısmi kabule dayalı savunmaları, mağdurenin yaralanmasına ilişkin Tuzla Devlet Hastanesinin 07.03.2019 tarihli raporu ile mağdurenin yaşamanı tehlikeye sokan bir duruma neden olmaksızın basit bir tıbbi müdahaleyle iyileşebilecek surette yaralandığına dair İstanbul Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 08.04.2019 tarihli raporu, olayın intikal şekli ve süresi, hayatın olağan akışı ve olayın oluş şekli gözetildiğinde sabit kabul edilerek mahkumiyet kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE Sanığın kısmi kabule dayalı savunmaları, mağdurenin yaralanmasına ilişkin doktor raporları olayın intikal şekli ve süresi, hayatın olağ̆an akışı ve olayın oluş şekli gözetildiğinde sanığın olay günü katılanın bulunduğu eve gidip, katılandan kendisi ile birlikte gelmesini istediği, katılanın kabul etmemesi üzerine katılana ait şahsi eşyaları alıp dışarı çıktığı, katılanın şahsi eşyalarını geri almak için sanığın arkasından gittiği, sanığın katılanın istemesine rağmen eşyalarını vermediği gibi zorla aracına bindirdiği, araç içerisinde katılanı darp ettiği, akabinde katılanın abisini arayıp katılanı darp ettiğini belirtip adres istediği hususları sabit görülmek suretiyle bölge adliye mahkemesi tarafından verilen mahkumiyet kararında hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 29.11.2021 tarihli kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul Anadolu 5.Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.01.2024 tarihinde karar verildi