3. Hukuk Dairesi 2023/2953 E. , 2024/1517 K. "" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki muarazanın önlenmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece bozmaya uyularak davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından haz…
**3. Hukuk Dairesi 2023/2953 E. , 2024/1517 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki muarazanın önlenmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece bozmaya uyularak davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin Duru Eczanesinin sahibi ve mesul müdürü olduğunu, SGK Adana Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü tarafından 24.05.2012 tarihli yazı ile müvekkilinden savunma istenildiğini, müvekkilinin 13.06.2012 kayıt tarihli cevabi yazı ile savunma ve itirazlarını sunduğunu, Adana Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü tarafından 16.11.2012 tarihli ve 20018225 sayılı yazı ile 2012 yılı eczane protokülünün 5. maddesi gereğince davacının yasal olarak uyarılması ile reçete bedellerinin 5 katı (8.192,48 TL) para cezası uygulanmasına dair işlem tesis edildiğini, söz konusu işlemin yasa ve sözleşme hükümlerine aykırı olduğunu ileri sürerek; davalı tarafından tesis edilen işlemin iptaline karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalı vekili; davacıya ait eczaneden karşılanan üç adet reçetenin arkasındaki imzaların reçete sahibine veya yakınına ait olmadığını, reçete muhteviyatı ilaçların hasta ya da hasta yakınına teslim edilmediğinin tespiti ile sonrasında yapılan işlemin mevzuata uygun olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 28.04.2015 tarihli ve 2014/603 E., 2015/439 K. sayılı kararıyla; taraflar arasında ilaç temin sözleşmesinin olduğu, davacı tarafa 16.11.2012 tarihli ve 20018225 sayılı yazı ile uyarı, cezai şart ve borç tahakkuku işlemlerinin uygulandığı ancak yapılan işlemin hukuki dayanağının olmadığı, davaya konu reçetelerde yazılı ilaçların hastaların veya yakınları tarafından alınarak kullanıldığı, davalı kurumun, ilaçların hastaya ulaşması ve tedavi amaçlı kullanılması nedeni ile bir zararının oluşmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 13.Hukuk Dairesinin 22.10.2019 tarihli ve 2016/24829 E., 2019/10366 K. sayılı ilamıyla; davaya konu üç adet reçeteye ilişkin olarak reçete sahibi hastanın, ilaçları almadığı ve kullanmadığına ilişkin davalı Kuruma verilmiş dilekçesi mevcut olduğuna göre, hastanın tanık olarak dinlenmesi, davaya konu belgelerin hastaya gösterilmesi ve gerekiyorsa bu konuda bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğinden bahisle, karar bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar