8. Hukuk Dairesi 2015/24164 E. , 2018/11183 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi ve Ecrimisil Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacı vekili, müvekkilinin ... ilçesi Şenbük Mahallesi Yeni Cami Sok. No:44/a adresinde bulunan (betonarme bina) arsa v…
**8. Hukuk Dairesi 2015/24164 E. , 2018/11183 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi ve Ecrimisil Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR [adres satırı maskelendi] Davalı vekili, davacının nizalı taşınmaza zilyet olmadığını, müvekkilinin binanın ikinci katını ....'dan 19/08/2001 günü satın aldığını ve satış bedelinin 8.000,00 TL'lik kısmını elden verdiğini, bakiye 5.000,00 TL'yi ise 22/08/2001 tarihinde T.C. ... Bankası vasıtası ile gönderdiğini, müteveffa .... mirasçılarından biri olan ...'un mezkur gayrimenkulde hiçbir zaman zilyetliği olmadığını, devir sözleşmesinin muvazaalı olduğunu, taşınmazın 2001 yılından itibaren emlak beyannamesinin müvekkili tarafından yatırıldığını, su ve elektrik aboneliğinin de müvekkili adına olduğunu açıklayarak davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davacının zilyet olduğunu ispat edemediği, dosyaya celp edilen emlak vergisi kayıtları ile su ve elektrik aboneliği tesis belgeleri, tanık beyanları ile davalının taşınmaza zilyet olduğunu ispat ettiği, mevcut tapu kayıtları ve kadastro tutanağından da davacının korunmaya değer bir hakkının tespit edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, süresi içerisinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, zilyetliğe dayalı elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteğine ilişkindir. Dosya içerisindeki tapu kayıtlarına göre, dava konusu 4399 parsel sayılı taşınmazın 14.05.1990 tarihinde kesinleşen kadastro çalışması sonucu arsa vasfı ile...Belediyesi adına tescil edildiği ve muhdesat bilgileri kısmında “Üzerindeki bir zemin iki normal katlı kargir ev Mehmet oğlu Mustafa Sönmez’e ait” denildiği anlaşılmaktadır. .... Noterliğinin 16/08/2001 tarih ve 14162 yevmiye nolu zilyetlik devir senedinin incelenmesinde, dava dışı Mustafa Şahin tarafından yine dava dışı ....’a devredilen yerin sözleşme içeriğinden “ ...Mahallesi, ... no’da kain 300 m2 arsa üzerine inşa edilen ½ 150 m2, 2. kat” olduğu ve bedelin 11.000.000.000 TL olarak belirlendiği anlaşılmaktadır. Yine davacı ile dava dışı ...vekili Bekir Dedeoğlu tarafından imzalanan....Noterliği'nin 09/07/2004 tarih ve 11100 yevmiye nolu diğer zilyetlik devir senedine konu taşınmazında “ ... ...’de ... mahallesi, ... Sokak. 44/A no’da kain 300. m2 arsa üzerine inşa edilen 150.m2.Betonarme bina arsa vasıflı taşınmazın yalnızca ½ hissesine tekabül eden kısmı..” şeklinde yazıldığı ve bedelin 11.000.000.000 TL olarak belirlendiği görülmektedir. Somut olayda, Mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş ise de; yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya elverişli değildir. Şu halde Mahkemece yapılacak iş; uyuşmazlık konusu taşınmazın bulunduğu yerde yeniden keşif icrasıyla mahkemece daha evvel dinlenen taraf tanıklarının 6100 sayılı HMK'nın 243 ve 244.maddeleri uyarınca çağrılarak mümkün olduğunca taşınmaz başında keşif mahallinde dinlenilmeleri (HMK’nun 259, 290/2.m), nizalı ikinci katta bulunan dairenin öncesinde kime ait olduğu, kimden kime ne şekilde ne zaman geçtiği, kimin zilyetlik ve tasarrufunda bulunduğu hususlarının ayrı ayrı sorulup belirlenmesi, yine beyanlar arasındaki çelişki durumunda HMK’nın 261.maddesi gereğince çelişkinin yüzleştirme yapılarak giderilmeye çalışılması, bu aşamada dava dosyası içerisindeki beyan, bilgi ve belgelerin (özellikle tapu kaydı muhdesat bilgileri ve zilyetlik devir sözleşmelerinin) de göz önünde bulundurulması, yine dosya kapsamındaki davacı ve davalı adına kayıtlı olduğu anlaşılan emlak vergisi kayıtları ile su ve elektrik aboneliği tesis belgelerinde geçen numaraların yerinde yapılacak gözlem ile hangi daireye ait olduğunun tereddüte mahal bırakılmayacak şekilde tespit edilmesi, 6100 sayılı HMK.nın 290 madde hükmü uyarınca taşınmazın resimlerinin de çektirilip mahkeme hakimi tarafından onaylandıktan sonra dosya arasına konulması, ondan sonra iddia ve savunma çerçevesinde tüm deliller birlikte değerlendirilerek hasıl olacak kanaate göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulması isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle 6100 sayılı HMKnın Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMKnın 428. maddesi uyarınca usul ve yasaya aykırı kararın BOZULMASINA, taraflarca HUMKnın 440/1. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 11.04.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.