12. Ceza Dairesi 2024/2240 E. , 2024/3181 K. T U T U K L U D U R U Ş M A V E T A H L İ Y E T A L E P L İ MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2024/276 E., 2024/197 K. KATILANLAR : ..., ... SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyizin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafiileri ve katılanlar vek…
**12. Ceza Dairesi 2024/2240 E. , 2024/3181 K.** **"İçtihat Metni"** T U T U K L U D U R U Ş M A V E T A H L İ Y E T A L E P L İ MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2024/276 E., 2024/197 K. KATILANLAR : ..., ... SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyizin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafiileri ve katılanlar vekilleri tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: Sanık müdafiilerinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3,62/1 ve 63. maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve mahsuba karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafiinin ve katılanlar vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafiilerinin ve katılanlar vekillerinin temyiz istemi yönünden esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Katılan ... vekilinin temyiz sebepleri; cezanın alt hadden tayin edildiğine, indirim hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine ilişkindir. Katılan ... vekilinin temyiz sebepleri; cezanın alt hadden tayin edildiğine, bilinçli taksir hükümleri nedeniyle üst orandan artırım yapılmasıgerektiğine ve vesaire ilişkindir. 2. Sanık müdafiilerinin temyiz sebepleri; olayda bilinçli taksir hükümlerinin uygulanma alanı bulunmadığına, basit taksir nedeniyle adli para cezasına çevrilme hükümlerinin uygulanması gerektiğine, cezanın üst hadden tayin edildiğine, eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulduğuna, kusura ve re'sen gözetilecek diğer nedenlerle hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 09.03.2023 tarihli bilirkişi heyet raporunda; gündüz vakti, havanın yağmur yağışlı, karayolu zeminin ıslak olduğu zamanda Bursa istikametinden İstanbul istikametine üç şeritli otoyolun sol şeridinde seyri sırasında, kullanmış olduğu araç sınıflarına göre otoyolda belirlenmiş olan azami hız sınırı 120 km/saat iken, havanın yağmur yağışlı, yol zeminin ıslak olduğunu gördüğü halde kullanıldığı aracın hızını, aracın teknik özelliklerini göz önünde bulundurarak hava ve yol durumuna göre azaltması gerekirken, kamera kayıtları ile her türlü şüpheden uzak tespit edildiği üzere yaklaşık 171 km/saat hız ile mahal şartlarındaki hava ve yol durumuna göre yüksek hızla hareket ederek direksiyon hakimiyetini sağlayamayan, savunmasında ıslak zeminde bu hızla araç kullandığında böyle bir neticenin gerçekleşebileceğini öngördüğünü beyan eden yine savunmasında beyan ettiği üzere yoğun böbrek ağrısı yaşadığı esnada araç kullanarak neden olduğu kazada dikkatsiz ve ön tedbirsiz hareketi nedeniyle bilinçli taksirle hareket ettiği kabul edilerek, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir. 2. İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE ve KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı anlaşılmakla, sanık müdafiilerinin ve katılanlar vekilllerinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki temyiz sebeplerinin reddine, ancak; 05.02.2023 günü saat 10.46 sıralarında sürücü ... idaresindeki otomobil ile O-5 otoyolu üzerinde İstanbul istikametine doğru orta şeritte seyir halindeyken olay yerine geldiğinde kontrolünü kaybederek orta refüj bariyerlerine çarparak devamında sağ şeritte son konumunu alması, bu sırada sağ şeridi takiben seyirle gelen sürücü İbrahim Kırmızıyıldız'ın idaresindeki çekicinin ön kısımlarıyla otomobilin arka kısımlarına hafif çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir. Maddi hasarlı trafik kazasını gören sürücü ... idaresindeki otomobil ve sürücü ... idaresindeki otomobilin kaza yerinin ilerisinde emniyet şeridine park edip devamında ... 'un idaresindeki otomobili yol dışına almaya çalışmaları sırasında da sol şeridi takiben seyir halindeki sanık sürücü ...nin idaresindeki aracı ile kontrolünü kaybederek önce orta refüj bariyerlerine sonra sağ tarafındaki bariyerlere çarpıp akabinde de ...'un idaresindeki otomobile ve bu otomobilin arka tarafındaki şahıslara çarpması, savrulan otomobilin de önünde yardım için durmakta olan otomobile çarpması sonucu, 4 kişinin öldüğü, 2 kişinin basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde ve 2 kişinin de nitelikli şekilde yaralanması ile neticelenen kaza meydana gelmiştir. Olay yeri inceleme raporunda, ilk kazaya karışan katılan ...'nin çarptığı otoyol güvenlik çelik bariyerleri ile sanığın çarptığı otoyol çelik bariyerleri arasındaki mesafenin 17 metre olduğunun tespit edildiği, soruşturma aşamasında alınan 09.03.2023 tarihli üç kişilik bilirkişi heyet raporunda, sanığın olay anındaki hızının 171 km/saat olduğu, iki kaza arasındaki zaman diliminde olay yerinden 225 aracın güvenli geçiş yaptıklarının ilk kazaya karışan katılan ...'un ise hızının 150 km/saat olduğu tespit edilmiştir. Anılan raporda inşaat mühendisi bilirkişisi olarak kaza mahallinde yaptığı incelemeler neticesinde belirttiği görüşünde, olayın meydana geldiği bölgedeki yolda çökme, kabarma veya satıhta dalgalanma görülmediği gibi yol kaplamasında da kabarma çökme ve çatlamanın görülmemesi ile yol güzargahının trafiği tehlikeye sokacak veya vasıta kullanımını zorlaştıracak bir durumun olmadığı belirtilmiştir. Yine anılan raporda makine mühendisi bilirkişisi olarak sanığın idaresindeki araç üzerinde yaptığı incelemede, araç lastiklerinin ve fren sistemlerinin iyi durumda olduğunun, ilk kazaya karışan katılan ...'un idaresindeki aracın lastiklerinin diş derinliği ve lastik ömürleri açısından kullanılmasının sakıncalı olması ile ...'un direksiyon hakimiyetini kaybederek bariyerlere çarpmasında lastiklerin durumunun etken rol oynadığını belirtilmiştir. Her ne kadar Mahkemece sanık hakkında, ıslak zeminde hız sınırının çok üzerinde bir hızla araç kullanması, sanığın savunmasında ıslak zeminde bu hızla araç kullandığında böyle bir neticenin gerçekleşebileceğini öngördüğünü beyan etmesi ve böbrek ağrısı çekerken araç kullanması, sanığın öngördüğü neticenin gerçekleşmesini istememesine rağmen kendine güvenerek sürüş eylemine devam etmesinin göstergesi olarak kabul edilip bilinçli taksirin koşullarının oluşması için yeterli olduğuna kanaat edinilmiş ise de, sanığın, olay anındaki, 09.03.2023 tarihli üç kişilik bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen raporda kamera görüntüsünden elde edilen veriler ışığında hızının 171 km/saat olarak hesaplandığı, olay mahallindeki hız limitinin ise 120 km/saat olduğu ve olay anındaki hızın azami hız sınırının bir katı veya daha fazla olduğunun tespit edilmesi halinde bilinçli taksir koşullarının oluştuğunun Dairemizce kabul edildiği, sanığın hız sınırını bir katıdan fazla aştığına dair bir tespitin dosya kapsamı içinde yer almaması ile sanığın, 06.07.2023 tarihli celsede alınan beyanında, kendisine sorulan '' yağmurlu havada 170 km hızla gittiğiniz zaman ıslak zeminde aracın kayabileceği ya da fren yapmak istediğinizde fren mesafesinin uzayabileceğini öngörüyor muydunuz? '' sorusuna '' evet bunu her zaman düşünmüşümdür bu sebeple zaten normal şartlar altında hiç bir zaman hızlı gitmişliğim yoktur, hızdan ceza yemişliğim yoktur '' şeklindeki beyanının olayın oluşunun dışında konuşma akışında genel yapılan bir yorum niteliğinde olduğu, sürücülerin, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununda mahal şartların gerekliliği göz önünde bulundurularak araç kullanımının gerçekleştirilmesi gerektiği belirtilmiş olup mahal şartlarına uygun sürüşün, basit taksir kavramının içinde barındırdığı dikkat ve özen yükümlülüğü içinde yer aldığı, anılan beyanın bilinçli taksir kapsamı içinde değerlendirilemeyeceği ve sanığın olayın sıcağı sıcağına alınan beyanlarında, böbrek ağrısından bahsetmediği gibi anılan durumun sanığın araba kullanmasını engelleyecek, sürüş kabiliyetini bozacak nitelikte olduğuna dair dosya kapsamı itibariyle de bir tespitin bulunmaması karşısında, tüm dosya kapsamı dikkate alınarak sanığın, üç şeritli zemini ıslak otoyolda gündüz vakti yağmurlu havada hızını mahal şartlara göre ayarlamayarak dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı şekilde sürüş gerçekleştirmek suretiyle eylemin basit taksir düzeyinde kaldığı gözetilmeden, suçun bilinçli taksirle işlendiği kabul edilerek, sanığa fazla ceza verilmesi, TCK'nın 61/1 ve 22/4. maddelerinde yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle TCK'nın 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekirken, sanığın asli kusuru ile dört kişinin ölümünden iki kişinin basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde, iki kişinin de nitelikli şekilde yaralanmasından sorumlu olduğu somut olayda, sanık hakkında, tayin edilen temel cezanın makül miktarda artırılarak belirlenmesi gerektiği gözetilmeyerek, yazılı şekilde hüküm kurularak sanık hakkında eksik cezaya hükmolunması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle sanık müdafiilerinin ve katılanlar vekillerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca Bursa 8. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.06.2024 tarihinde karar verildi.