3. Hukuk Dairesi 2016/19412 E. , 2017/9711 K. "" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki yardım nafakası davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı , Bilkent Üniversitesinde İngiliz Dili ve Edebiyatı bölüm…
**3. Hukuk Dairesi 2016/19412 E. , 2017/9711 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki yardım nafakası davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı , Bilkent Üniversitesinde İngiliz Dili ve Edebiyatı bölümünde okuduğunu, eğitim masraflarının yüksek olduğunu, okul taksidinin 10.800.00.- TL olduğunu, davalı babasının ekonomik durumunun iyi olduğunu, kendisine yardım edebileceğini ileri sürerek; aylık 2.500.00.- TL yardım nafakasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı, davacı kızına iki tane villa aldığını, kendisinin kredi ödemeleri olduğunu, ,davacının malvarlığını satabileceğini belirterek; davanın reddini istemiştir . Mahkemece; davacının mevcut malvarlığı ile eğitimini tamamlamasının mümkün olduğu, babasının yardımına muhtaç olmadığı gerekçesi ile, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir . Dava; yardım nafakası talebine ilişkindir. Türk Medeni Kanununun 364/1. maddesine göre; Herkes, yardım etmediği takdirde yoksulluğa düşecek olan üstsoyu ve altsoyu ile kardeşlerine nafaka vermekle yükümlüdür. Aynı kanunun, 365.maddesinin 2.fıkrasında; Dava, davacının geçinmesi için gerekli ve karşı tarafın mali gücüne uygun bir yardım isteminden ibarettir. Denilmektedir. Türk Medeni Kanunu'nun 328/2. maddesine görede; Çocuk ergin olduğu halde eğitimi devam ediyorsa, ana ve baba durum ve koşullara göre kendilerinden beklenebilecek ölçüde olmak üzere, eğitimi sona erinceye kadar çocuğa bakmakla yükümlüdürler. Hukuk Genel Kurulu'nun 07.06.1998 gün, 1998/656; 688 sayılı ilamında yeme, giyinme, barınma, sağlık, ulaşım, kültür gibi bireyin maddi varlığını geliştirmek için zorunlu ve gerekli görülen harcamaları karşılayacak düzeyde geliri olmayanların yoksul kabul edilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Eğitimine devam eden reşit birey kendi emek ve geliriyle yaşamını sürdürmekten yoksun ise, ana babasından öğrenimini tamamlayıncaya kadar yardım nafakası isteyebilir. Ne var ki; bunu vermekle yükümlü tutulacak kişilerin geçim sıkıntısına düşürülmemesi de asıldır. Bunun için belirlenen nafakanın; davacının geçinmesi için yeterli, nafaka yükümlüsünün geliriyle orantılı olacak şekilde Medeni Kanun'un 4.maddesindeki hakkaniyet ilkesi de gözetilerek takdir edilmesi gerekir. Somut olayda; davalı babanın emekli banka çalışanı olduğu , 2.150.00.- TL maaş aldığı , evi olduğu , davacının öğrenci olduğu, annesi ile kaldığı , 1.100.00.- TL kira ödediği , Kuşadası'nda evi olduğu, aracı olduğu, dava dışı annenin emekli öğretmen olduğu ,2.000.00.- TL maaş aldığı anlaşılmaktadır .