12. Ceza Dairesi 2023/3520 E. , 2023/6063 K. MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2019/3595 Değişik İş SUÇ : Taksirle öldürme İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığı kararına itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın Kanun yararına bozulması Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 16/10/2017 tarihli ve 2017/17906 soruşturma sayılı kovuşturmaya yer…
**12. Ceza Dairesi 2023/3520 E. , 2023/6063 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2019/3595 Değişik İş SUÇ : Taksirle öldürme İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığı kararına itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın Kanun yararına bozulması Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 16/10/2017 tarihli ve 2017/17906 soruşturma sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yapılan itirazın, Kayseri 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin 30/07/2019 tarihli ve 2019/3595 değişik iş sayılı kararı ile reddine kesin olarak karar verildiği anlaşıldı. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 14.03.2023 tarih ve 94660652-105-38-19248-2022-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 06.04.2023 tarihli ve KYB-2023/32645 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 30.03.2023 tarihli ve KYB-2023/31934 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, Doruk 2 Kağıt Sanayi isimli işyerinde işçi olarak çalışan maktul ...'ın iş kazası nedeniyle hayatını kaybettiği olay nedeniyle yürütülen soruşturmada, şüpheli ... hakkında Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 16/10/2017 tarihli ve 2017/17906 soruşturma sayılı kararı ile şüphelinin meydana gelen olayda kusurunun bulunmadığından bahisle ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, söz konusu taksirle ölüme neden olma suçundan diğer şüpheliler hakkında ise Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığınca 17/10/2017 tarihli ve 2017/8208 sayılı iddianame ile Kayseri 11. Asliye Ceza Mahkemesine dava açıldığı, Kayseri 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/802 esas sayılı dava dosyası üzerinden yapılan yargılama esnasında alınan 27/05/2019 tarihli bilirkişi raporuna göre, hakkında ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilen ...'e kusur atfedilmesi nedeniyle Mahkemesince suç duyurusunda bulunulmasını müteakip, sanık ... hakkında Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının 28/06/2019 tarihli ve 2019/28445 soruşturma, 2019/9350 esas, 2019/7244 sayılı iddianame ile dava açılması neticesinde dosyaların birleştirilmesine karar verildiği, yapılan yargılama sonucunda, meydana gelen olayda sanık ...'in tali kusurlu olduğu kabul edilerek hakkında taksirle öldürme suçundan mahkumiyet hükmü kurulduğu, Kayseri 11. Asliye Ceza Mahkemesi'nce verilen anılan kararın istinaf edilmesi üzerine Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi'nin 20/10/2021 tarihli 2021/737 esas, 2021/1450 sayılı kararı ile sanık ... hakkında kurulan hükme atfen "...Kayseri 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 30.07.2019 tarih, 2019/3595 değişik iş sayılı kararı ile şüphelinin meydana gelen olayda kusurunun olmadığı, verilen takipsizlik kararının usul ve yasaya uygun olduğundan bahisle itirazın reddine karar verildiği ve karar tarihi itibariyle sanık hakkında verilen takipsizlik kararının kesinleştiği, daha sonra mahkemece alınan kusura ilişkin bilirkişi raporunda sanığa kusur atfedilmesi nedeniyle suç duyurusunda bulunularak dava açılması sağlanıp dosyaların birleştirilmesine karar verildiği ve yapılan yargılama sonucunda, meydana gelen olayda sanığın tali kusurlu olduğu kabul edilerek hakkında taksirle öldürme suçundan mahkumiyet hükmü kurulduğu anlaşılmış ise de, sanık hakkında verilen ek takipsizlik kararının itiraz üzerine kesinleştiği, sonradan alınan raporun yeni delil kapsamında değerlendirilmesi suretiyle takipsizlik kararı kaldırılmadan aynı olay ile ilgili olarak kamu davası açılamayacağı, Kayseri 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 30.07.2019 tarih, 2019/3595 değişik iş sayılı kararı aleyhine kanun yararına bozma yoluna gidilmesi ve kararın bu yolla kaldırılması durumunda sanığın hukuki durumunun değerlendirilebileceği... " şeklinde belirtildiği üzere, Sanık ... hakkında soruşturma aşamasında alınan kusurunun bulunmadığına ilişkin bilirkişi raporu uyarınca verilen ek kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın Kayseri 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 2019/3595 D. İş sayılı itirazın reddi kararı ile kesinleştiği, kovuşturma aşamasında alınan bilirkişi raporunda ...'e de kusur atfedilmesi üzerine yeni delil elde edildiğinden bahisle ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar kaldırılmaksızın iddianame tanzim edilmesine ilişkin 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 173/6 maddesi yollamasıyla 172/2 maddesi "Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildikten sonra kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak yeni delil elde edilmedikçe ve bu hususta sulh ceza hâkimliğince bir karar verilmedikçe, aynı fiilden dolayı kamu davası açılamaz." şeklindeki düzenlemesi gereğince kovuşturmaya yer olmadığına dair karar sonrası yeterli şüphe oluşturacak yeni delil elde edilmedikçe ve bu hususta sulh ceza hakimliğince bir karar verilmedikçe, aynı fiilden dolayı kamu davası açılamayacağının açık bir şekilde hüküm altına alındığı gözetildiğinde, Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 23/06/2021 tarihli ve 2020/11110 esas, 2021/5188 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, taksirle işlenen suçlardan dolayı kusurluluk değerlendirmesinin ancak mahkeme hakimi tarafından yapılabileceği, bilirkişi raporlarının mahkemeyi bağlayıcı değil, delilleri değerlendirme vasıtalarından biri olduğu, mahkemelerin gerekçelerini açıklamak suretiyle bilirkişi raporlarına itibar edip etmeme hususunda takdir ve değerlendirme hakkına sahip olduğu, dolayısıyla şüphelinin üzerine atılı suç bakımından kusur konusundaki delillerin ve raporların Mahkemesince değerlendirmesi gerektiği anlaşılmakla, kusur yokluğundan bahisle Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 16/10/2017 tarihli ve 2017/17906 soruşturma sayılı ek kovuşturmaya yer olmadığına itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1.Taksirle öldürme suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturmada Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 16/10/2017 tarihli ve 2017/17906 soruşturma sayılı ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı Kayseri 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin 30/07/2019 tarihli ve 2019/3595 değişik iş sayılı kararı ile itirazın reddine kesin olarak karar verildiği, dosyanın diğer şüphelileri hakkında açılan davada alınan bilirkişi raporunda şüpheli Adem’e kusur atfedilmesi nedeniyle suç duyurusu üzerine şüpheli Adem hakkında hazırlanan iddianame ile dava açılarak önceki dosya ile birleştirilmesine karar verildiği,sanık ...'in taksirle öldürme suçundan mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmakla; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 172 nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan, "Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildikten sonra kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak yeni delil elde edilmedikçe ve bu hususta sulh ceza hakimliğince bir karar verilmedikçe, aynı fiilden dolayı kamu davası açılamaz." şeklindeki düzenleme nazara alındığında, yukarıdaki usul hükmü işletilmeden Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının 28/06/2019 tarihli ve 2019/28445 soruşturma, 2019/9350 esas, 2019/7244 sayılı iddianamesi ile sanık hakkında dava açıldığı anlaşıldığından, sanık hakkında CMK’nın 172/2 maddesi gereğince sulh ceza hakimliğinden karar alınması gerektiği gözetilmeden açılan davanın kabulü ile yazılı şekilde hüküm kurulması, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Kayseri 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin 30/07/2019 tarihli ve 2019/3595 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.12.2023 tarihinde karar verildi.