TÜRKİYE CUMHUR İYETİ ANAYASA MAHKEMES İ BİRİNCİ BÖLÜM KARAR ŞERİFE YAKICI BA ŞVURUSU (Başvuru Numaras ı: 2019/37055) Karar Tarihi: 22/11/2022 Başvuru Numaras ı: 2019/37055 Karar Tarihi : 22/11/2022 2BİRİNCİ BÖLÜM KARAR Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Muammer TOPAL Recai AKYELSelahaddin MENTE Ş Muhterem İNCE Raportör : Hasan SARAÇ Başvurucu : Şerife YAKICI Vekili : Av. Hasan Volkan AKYÜZ I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Başvuru, başvurucunun murisinin askerlik görevini ifa etti ği dönemde ölmesi üze
TÜRKİYE CUMHUR İYETİ ANAYASA MAHKEMES İ BİRİNCİ BÖLÜM KARAR ŞERİFE YAKICI BA ŞVURUSU (Başvuru Numaras ı: 2019/37055) Karar Tarihi: 22/11/2022 Başvuru Numaras ı: 2019/37055 Karar Tarihi : 22/11/2022 2BİRİNCİ BÖLÜM KARAR Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Muammer TOPAL Recai AKYELSelahaddin MENTE Ş Muhterem İNCE Raportör : Hasan SARAÇ Başvurucu : Şerife YAKICI Vekili : Av. Hasan Volkan AKYÜZ I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Başvuru, başvurucunun murisinin askerlik görevini ifa etti ği dönemde ölmesi üzerine vazife malullü ğü ayl ığı bağlanmas ı talebiyle aç ılan davan ın hakkaniyete ayk ırı şekilde reddedilmesi nedeniyle ya şam hakk ının ve adil yarg ılanma hakk ının ihlal edildi ği iddialar ına ilişkindir. II. BAŞVURU SÜREC İ 2. Başvuru 14/11/2019 tarihinde yap ılm ıştır. Başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm taraf ından yap ılmas ına karar verilmi ştir. 3. Başvuru belgelerinin bir örne ği bilgi için Adalet Bakanl ığına (Bakanl ık) gönderilmi ştir. Bakanl ık görüşünü bildirmi ştir. Başvurucu, Bakanl ığın görüşüne karşı beyanda bulunmu ştur. III. OLAY VE OLGULAR4. Başvuru dilekçesi ve ekleri ile onayl ı suretleri Ulusal Yarg ı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) arac ılığıyla tespit edilen ilgili olaylar özetle şöyledir: A. A.F.Y.nin Ölümü ve Olaya İlişkin Ceza Soru şturmas ı Süreci 5. Başvurucunun o ğlu A.F.Y., 19/8/2003 tarihinde Batman'da Be şiri İlçe Jandarma Komutanl ığı emrinde jandarma er olarak görev yaparken t ıraş olmak için gitti ği banyoda saat 06.00 s ıralar ında başının dönmesi sonucunda yere dü şmüş ve baş ını çarpm ıştır. A.F.Y.nin bağırma sesi ile iniltileri üzerine olay ın olduğu yere gidildi ğinde, olay yerinde A.F.Y.den başka kimsenin olmad ığı tespit edilmi ştir. A.F.Y.nin yerde, gözleri ve bilinci kapal ı olarak Başvuru Numaras ı: 2019/37055 Karar Tarihi : 22/11/2022 3olduğu, zor nefes ald ığı, kafas ının arkas ında kan birikintisinin bulundu ğu tan ık ifadelerinden anlaşılm ıştır. 6. A.F.Y. bilincinin yerine gelmesinin ard ından arkada şlar ına başının dönmesi sonucu dü ştüğünü, sonras ını hat ırlayamad ığını ifade etmi ştir. A.F.Y. söz konusu askerî birlikte bulunan görevli doktorun ba şka bir operasyonda bulunmas ı sebebiyle derhal Be şiri Sağlık Ocağına sevk edilmi ştir. Burada yap ılan muayene ve tedavisini müteakip sa ğlık ocağı tabibi taraf ından önemli bir durumunun olmad ığı belirtilen A.F.Y. istirahat etmesi için birliğine geri gönderilmi ştir. 7. 19/8/2003 tarihinde saat 08.30 civar ında koğuştaki yatağında istirahat ederken aniden fenala şan A.F.Y., yeniden Be şiri Sağlık Ocağına ve müteakiben sa ğlık ocağı tabibi refakatinde ambulansla Batman Devlet Hastanesine sevk edilmi ş ise de A.F.Y. yolda vefat etmiştir. 8. Kara Kuvvetleri Komutanl ığı Diyarbak ır 7'nci Kolordu Komutanl ığı Askerî Savc ılığınca (Askerî Savc ılık) derhal bir soru şturma başlatılm ıştır. Olaya ili şkin delillerin toplanmas ının ard ından A.F.Y.nin ölümünün sebebinin ve söz konusu süreçte ilgili ki şilerin kusurunun bulunup bulunmad ığının tespiti için Adli T ıp Kurumuna ba şvurulmuştur. 9. Adli T ıp Kurumu 3. Adli T ıp İhtisas Kurulunca (ATK) düzenlenen 24/9/2004 tarihli raporunun ilgili k ısm ı şöyledir: ''...1. Adli T ıp İhtisas Kurulunun raporunda Otopsi tutana ğında tan ımlanan kafa arka bölümdeki yara ve hematomun kafatas ında k ırık veya kafa içi de ğişime yol açmad ığından öldürücü nitelikte olmad ığı, kişinin düşmesi ile uygun zemine çarparak olu şabileceği, kişinin vücudunda ba şka bir travmatik de ğişimin tan ımlanmam ış olduğu, ...kişinin ölümünün klini k olarak ve otopside kesin tan ı konulamam ış kendisinde mevcut bir hastal ığa bağlı solunu m yetmezliğinden ileri geldi ğinin kabulü gerekti ği mütalaa olundu ğuna göre...ölüm nedenin kendinde mevcut hastal ığa bağlı solunum yetmezli ğinden ileri geldi ği, kafa sa ğ ark a bölümünde meydana gelen cilt alt ı hematom içinde gerekli müdahalenin yap ılmış olduğunun anlaşıldığı, bu nedenle uygulanan tedaviye atf- ı kabil kusur bulunmad ığı oybirliği ile mütalaa olunur... '' 10. Askerî Savc ılık 8/11/2004 tarihinde yukar ıda anlat ılan sürece yer verdikten sonra A.F.Y.nin ölümüyle illiyet ba ğı kurulabilecek hiçbir davran ış ile kişilerin sorumlulu ğunu gerektiren hiçbir eylemin ve i şlemin bulunmad ığı gerekçesiyle kovu şturmaya yer olmad ığına dair karar verilmi ştir. Başvurucunun söz konusu karara itiraz edip etmedi ği dosya içerisindeki belgelerden anla şılamam ıştır. B. Vazife Malullü ğü Talebine İlişkin Dava Süreci 11. Başvurucu, askerlik görevini ifa etti ği dönemde vefat eden A.F.Y.nin 8/6/1949 tarihli ve 5434 say ılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sand ığı Kanunu'na göre vazife malulü ve şehit olarak kabul edilmesi için SGK'ya 10/9/2007 tarihinde talepte bulunmu ştur. SGK bu başvuruya herhangi bir cevap vermemi ştir. 12. Başvurucu, z ımni ret i şleminin iptali için Askerî Yüksek İdare Mahkemesi Üçüncü Daire Ba şkanl ığında (AYİM) iptal davas ı açm ıştır. Başvurucu dava dilekçesinde özetle şu hususlar ı ileri sürmü ştür: Başvuru Numaras ı: 2019/37055 Karar Tarihi : 22/11/2022 4- A.F.Y. askerlik görevine ba şlamadan önce sa ğlıklı olarak kabul edilmi ş ve askerliğe al ınm ıştır. Kendisinde olay öncesinde herhangi bir sa ğlık sorunu yoktur. Askerler devletin hüküm ve gözetimi alt ında bulunmaktad ır. Olay gününde birlik doktorunun ba şka bir yerde görevli olmas ı nedeniyle zaman ında ilk müdahale yap ılamam ıştır. A.F.Y. ayr ıca zaman ında hastaneye götürülmemi ştir. A.F.Y. hemen hastaneye götürülseydi ilk müdahale ile kurtar ılma imkân ı bulunmaktayd ı. - A.F.Y. ölümünde ara ştırılmas ı gereken hususlar bulunmaktad ır. Ayn ı gün haberlerde teröristlerle giri şilen çat ışma sonucunda 8 er, 2 uzman ve 1 astsubay şehit olmuş, şehit olanlar ın içerisinde A.F.Y.nin de ismi geçmi ş ve şehit töreni ile defnedilmi ştir. A.F.Y.nin cesedi kendisine hiç gösterilmemi ştir. Acemi birli ğinden usta birliğine gönderilen askerler için belirli bir süre olmas ı gerekirken askerler doğrudan çat ışma bölgelerine gönderilmi ştir. - Askerliğe sağlıklı bir şekilde al ınan A.F.Y.nin askerlik hizmeti alan ında görev yaparken yere dü şme sonucunda şiddetli bir şekilde yaralanm ış, A.F.Y. birlik doktorundan hizmet alamam ış, götürüldü ğü sağlık ocağında başına dikiş yap ılm ış fakat doğrudan hastaneye sevk edilerek beyin ultrasonu çekilerek beyin kanamas ına zaman ında müdahale edilmemi ştir. - Tüm bu hususlar nedeniyle A.F.Y. şehit ve vazife malulü say ılarak buna ba ğlı haklar verilmelidir. 13. AYİM; sürece yer verdikten sonra ATK raporuna atfen özetle, solunum yetmezliği şeklinde ortaya ç ıkan rahats ızlığın bünyesel kaynakl ı bir hastal ık olduğu, bu rahats ızlığın ve başvurucunun yak ınının ölümünün görevin sebep ve tesiri ile meydana geldiğini kan ıtlayacak hiçbir bilgi ve belgenin dava dosyas ında mevcut bulunmad ığı, dolay ısı ile bünyesel kaynakl ı rahats ızlığı nedeniyle vazife malulü say ılabilmesine imkân bulunmad ığı gerekçesiyle 27/3/2008 tarihinde davan ın reddine karar vermi ştir. Başvurucunun kara r düzeltme istemi de reddedilmi ştir. 14. Başvurucu Avrupa İnsan Haklar ı Mahkemesine (A İHM) yaşam hakk ı ve adil yarg ılanma hakk ının ihlal edildi ği iddias ıyla 1/12/2008 tarihinde ba şvuruda bulunmu ştur. Başvurucu, dostane çözüm için teklif edilen 1.500 avroluk teklifi kabul etmedi ğini bildirdi ği cevab ında, öncelikli taleplerinin sosyal güvenlik haklar ının verilmesi oldu ğunu belirtmi ş ve süreç içerisinde askerî mahkemelerin kald ırılmas ı nedeniyle yeniden yarg ılanma hakk ının kendilerine tan ındığını ve bu yola ba şvuracaklar ını 1/2/2018 tarihinde bildirmi ştir. Başvurucu 21/3/2018 tarihli ve 7123 say ılı Kanun'un 23. maddesi ile 6/1/1982 tarihli ve 2577 say ılı İdari Yarg ılama Usulü Kanunu'na eklenen geçici 9. madde gere ğince Ankara 14. İdare Mahkemesine ( İdare Mahkemesi) yeniden yarg ılama istemiyle ba şvurmuştur. 15. AİHM; yaşam hakk ı şikâyetleri yönünden olay ın kaza mahiyetinde oldu ğu, tazminat yoluna ba şvurulmad ığı gerekçesiyle iç hukuk yollar ının tüketilmemesi, adil yarg ılanma şikâyetleri yönünden ise getirilen yeni yasal düzenleme ile yeniden yarg ılanma başvurusunda bulunulmas ı gerekçesiyle 3/7/2018 tarihinde kabul edilemezlik karar ı vermiştir. 16. Başvurucu, yeniden yarg ılama talepli dilekçesinde yukar ıda yer verilen iddialar ını (bkz. 12) tekrarlam ıştır. Başvurucu, benzer oldu ğunu iddia etti ği Dan ıştay 11. Dava Dairesinin E.2012/8090 ve E.2011/5642 say ılı dosyalar ından verilen kararlar ı da (bkz. Başvuru Numaras ı: 2019/37055 Karar Tarihi : 22/11/2022 5 21-22) davas ına örnek olarak sunmu ştur. Başvurucu nihai olarak kendisinin vazife malullüğü kapsam ına al ınarak ayl ık bağlanmas ını ve sosyal güvenlik haklar ının verilmesini talep etmi ş ve an ılan idari i şlemin ve AY İM'in ret karar ının ortadan kald ırılmas ını talep etmiştir. 17.İdare Mahkemesi 7/12/2018 tarihinde yeniden yarg ılanma talebinin kabulüne ve davan ın esastan reddine karar vermi ştir. Yukar ıda anlat ılan sürece yer verildikten sonr a karar ın ilgili k ısm ı şöyledir: ''... Yukar ıda an ılan mevzuat hükümleri uyar ınca; askerlik hizmetini er olarak yerine getiren davac ının oğlunun vefat ı nedeniyle vazife malullü ğü hükümlerinin uygulanabilmesi için, vefat olay ının askerlik hizmetinin neden ve etkisiyle meydana gelmesi gerekmektedir. Uyuşmazl ıkta; yukar ıda yer verilen mevzuat hükümleri ve yap ılan tespitler birlikt e değerlendirildi ğinde, davac ının oğlu [A.F.Y.nin] ölüm sebebinin belirlenmesi amac ıyla 3. Adli T ıp İhtisas Kurulunca düzenlenen 24 Eylül tarih ve 3574 say ılı raporda, [A.F.Y.nin ] ölüm nedeninin kendisinde mevcut bir hastal ığa bağlı solunum yetmezli ğinden ileri geldiğinin, ilgili ki şilerce gerekli müdahalenin yap ıldığının ve uygulanan tedavi yönteminde atf- ı kabil kusurun bulunmad ığının belirlendi ği, solunum yetmezli ği şeklinde ortaya ç ıkan rahats ızlığın ve davac ının oğlunun ölümünün askerlik görevinin sebep ve tesiri ile meydana geldiğini kan ıtlayacak hiçbir bilgi ve belgenin de mevcut olmad ığı görülmektedir. Bu durumda; davac ının, askerlik görevini yapmakta iken 19.08.2003 tarihinde rahats ızlanmas ı sonucu vefat eden o ğlundan dolay ı vazife malullü ğü ayl ığı bağlanmas ı istemiyle yapm ış olduğu başvurunun reddine ili şkin dava konusu i şlemde hukuka ayk ırılık bulunmamaktad ır. Aç ıklanan nedenlerle; davac ının yarg ılaman ın yenilenmesi isteminin kabulüne, davan ın reddine... '' 18. An ılan karara kar şı yap ılan istinaf ba şvurusu üzerine Ankara Bölge İdare Mahkemesi 11. İdari Dava Dairesi (Bölge İdare Mahkemesi) 3/10/2019 tarihinde istina f başvurusunun reddine karar vermi ştir. 19. Kesinle şen bu karar ba şvurucu vekiline 24/10/2019 tarihinde tebli ğ edilmiştir. IV.İLGİLİ HUKUK 20.İlgili ulusal ve uluslararas ı hukuk için bkz. Ege Can Çaylan ve di ğerleri, B. No: 2018/24067, 3/2/2022, 17-23). 21. Dan ıştay 11. İdari Dava Dairesinin 25/10/2013 tarihli ve E.2011/8090, K.2013/9118 say ılı karar ının ilgili k ısm ı şöyledir: ''... İdare Mahkemesince, davac ının oğlunun Konya İli Kulu İlçe Jandarm a Komutanl ığında jandarma er olarak bu görevi ifa etmekte iken rahats ızlanmas ı nedeniyle sevk edildi ği Konya 100 Yatakl ı Hava Hastanesince beyin tümörü te şhisi konularak 22.7.2002 tarihinde Selçuk Üniversitesi T ıp Fakültesi Hastanesine sevkedildi ği, burad a 24.7.2002 tarihinde yap ılan ameliyat ı sonras ında 27.7.2002 tarihinde vefat etti ği, ayn ı tarihli 'ölü muayene ve otopsi tutana ğında' vefat ın beyin tümöründen kaynakland ığının Başvuru Numaras ı: 2019/37055 Karar Tarihi : 22/11/2022 6belirtildiği, davac ının oğlunun ölümü nedeniyle taraf ına vazife malüllü ğü ayl ığı bağlanmas ı talepli ba şvurusunun, ölüm olay ında görevin neden ve etkisinin bulunmad ığı yolundaki raporu gerekçe gösterilerek reddedildi ği, Mahkemelerinin 28.3.2012 tarihli ara karar ı ile dava dosyas ında yer alan sa ğlık raporlar ı ve diğer belgeler esas al ınarak, davac ının oğlunun ölüm olay ının, askerlik vazifesinden kaynaklan ıp kaynaklanamayaca ğının sorulmas ı üzerine, Ankara Numune E ğitim ve Ara ştırma Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Bölümü E ğitim ve İdari Sorumlusu Prof. Dr. [A.D.B.] taraf ından haz ırlanan 25.4.2012 tarihli raporda, ad ı geçenin beyin tümörü nedeniyle vefat etti ğinin kesin oldu ğu ve bu durumunun askerlik hizmeti vazifesinden kaynaklanmad ığının belirtildi ği, bu durumda, davac ı taraf ından oğlunun ölüm olay ının görevinin neden ve etkisiyle meydana geldi ğini kan ıtlay ıcı bilgi ve belge sunulamamas ı ve sözü edilen rapordaki görü ş dikkate al ındığında, ölüm olay ının beyin tümöründen kaynaklan ıp, bünyesel oldu ğu ve askerlik vazifesinin neden ve etkisiyle meydana gelmedi ği sonucuna var ıldığı, bu nedenle tesis edilen i şlemde hukuka ayk ırılık görülmedi ği gerekçesiyle dava reddedilmi ştir. ...davac ının rahats ızlığının Konya 100 Yatakl ı Hava Hastanesine sevk edildi ği tarihten çok önce ba şlad ığı, defalarca hastaneye sevk edildi ği halde sinüzüt te şhisi ile tedavi gördüğü, daha sonra psikolojik tedaviye devam edildi ği, beyin tümörü te şhisinin ise ilk kez, izinli iken kendi imkanlar ıyla gittiği özel bir hastanede konuldu ğu, askerlik hizmeti süreci içerisinde hastal ığının teşhis ve tedavi edilemedi ği, 13.3.2001 tarihinde ba şlad ığı askerlik hizmetine terhisine yakla şık 1,5 ay kalmas ına kadar devam etti ği dikkate al ındığında rahats ızlığının bünyesel olmas ı olanakl ı olmakla beraber, ölüm olay ının askerlik hizmeti görevinden kaynakland ığı sonucuna ula şılmış ve davan ın reddine ili şkin kararda hukuk i isabet görülmemi ştir...'' 22. Dan ıştay 11. İdari Dava Dairesinin 8/4/2013 tarihli ve E.2011/5642, K.2013/3349 say ılı karar ının ilgili k ısm ı şöyledir: ''... İdare Mahkemesince, vazife malullü ğü ayl ığı bağlanabilmesi için, malullü ğün vazife s ıras ında ve do ğrudan vazifeden do ğmuş olma şartlar ının bir arada gerçekleşmesi gerektiği, olayda Genelkurmay Ba şkanl ığı Kas ımpaşa Askeri Hastanesince düzenlenen 10/06/2009 tarihli raporda; 'HBSAG Negatif Anti HBS Pozitif Anti HBC total pozitif olarak saptanan hastan ın hastal ık ve ar ızas ının askerlik hizmetinin sebep ve tesiriyle meydana gelip gelmedi ği tespit edilemez' ifadesine yer verildi ği, bu durumda dosyada bulunan bilg i ve belgeler ile davac ı hakk ında düzenlenen sa ğlık kurulu raporlar ının birlikt e incelenmesinden, davac ının askerlik hizmetini yaparken askeri hekimler taraf ından tüm askerlere ayn ı enjektörlerle a şı yap ılmas ı nedeniyle Hepatit B virüsü bula ştığı yönündek i soyut iddias ı d ışında, Hepatit B virüsünün askerlik görevini yapmakta iken enjektör ile bulaştığını ortaya koyan somut belge ve bilginin mevcut olmamas ı karşısında, davac hakk ında vazife malullü ğü hükümlerinin uygulanmamas ı yolunda tesis olunan dava konusu işlemde hukuka ayk ırılık görülmedi ği gerekçesiyle davan ın reddine karar verilmi ştir. ... İdare Mahkemesince davac ının askerlik hizmetini yaparken askeri hekimler taraf ından tüm askerlere ayn ı enjektörle a şı yap ılmas ı nedeniyle Hepatit B virüsü bula ştığı yönündeki soyut iddias ı dışında, bu hususu kan ıtlayacak bir bilgi ve belge bulunmamas ı karşısında davac ı hakk ında vazife malullü ğü hükümlerinin uygulanmamas ı yolunda tesis edilen işlemde hukuka ayk ırılık görülmedi ği belirtilmi ş ise de bu hususun tek ba şına uyuşmazl ığın çözümüne dayanak al ınamayaca ğı, zira daval ı İdarece de kabul edildi ği üzere mevcut hastal ığının askerdeki hastal ığının devam ı niteliğinde oldu ğu, uyuşmazl ığın çözümü için davac ının mevcut hastal ığının askerlik görevinin neden ve etkisiyle meydana gelip gelmediği yolunda bir irdeleme yap ılmas ı gerektiği, bu bağlamda Hepatit B virüsünün bulaşma yollar ı ve kuluçka süresi ile hastal ığın başlama tarihi dikkate al ındığında 'sağlam' olarak askere al ınan davac ının bu hastal ığının askerlik hizmetinin neden ve etkisiyle Başvuru Numaras ı: 2019/37055 Karar Tarihi : 22/11/2022 7meydana geldi ğinin kabulünü gerektirdi ğinden, İdare Mahkemesi karar ının an ılan gerekçesinde hukuki isabet görülmemi ştir. ... '' V.İNCELEME VE GEREKÇE 23. Anayasa Mahkemesinin 22/11/2022 tarihinde yapm ış olduğu toplant ıda başvuru incelenip gere ği düşünüldü: A. Yaşam Hakk ının İhlal Edildi ğine İlişkin İddia 1. Başvurucunun İddialar ı ve Bakanl ık Görüşü 24. Başvurucu dava dilekçesinde ileri sürdü ğü hususlar ı (bkz. 12) bireysel başvuruda da tekrarlam ıştır. Başvurucu özet olarak, A.F.Y.nin devletin hüküm ve gözetimi altında tehlikeli nitelikte bir kamu hizmeti olan askerlik görevini ifa ederken öldü ğünü, olay gününde zaman ında kendisine sa ğlık hizmeti sunulmad ığını, teşhisin tam olarak yap ılamad ığını, derhal hastaneye götürülmeyip zaman geçirildi ğini, arkada şlar ının uyar ılar ının dikkate al ınmad ığını beyan ederek ya şam hakk ının ihlal edildi ğini iddia etmi ştir. 25. Bakanl ık görüşünde, somut olayda ba şvurucunun Millî Savunma Bakanl ığına karşı tam yarg ı davas ı açmak yerine vazife malüllü ğü kapsam ına al ınmas ı ve taraf ına vazife malullüğü ayl ığı bağlanmas ı isteminin reddedilmesi i şlemine kar şı SGK aleyhine dava açt ığı, başvurucunun tam yarg ı davas ı açt ığına ilişkin bir bilgi veya belge bulunmad ığı belirtilmi ştir. 26. Bakanl ık görüşüne karşı beyan ında başvurucu bireysel ba şvuru formunda ileri sürdüğü hususlar ı yinelemiştir. 2. Değerlendirme 27. Bireysel ba şvuru yolunun ikincil niteli ği gereği, Anayasa Mahkemesine başvuruda bulunulabilmesi için öncelikle ola ğan kanun yollar ının tüketilmesi zorunludur. Başvurucunun bireysel ba şvuru konusu şikâyetini öncelikle ve süresinde yetkili idari ve yarg ısal mercilere usulüne uygun olarak iletmesi, bu konuda sahip oldu ğu bilgi ve delilleri zaman ında bu makamlara sunmas ı, bu süreçte dava ve ba şvurusunu takip etmek için gerekli özeni göstermi ş olmas ı gerekir (İsmail Buğra İşlek, B. No: 2013/1177, 26/3/2013, 17). 28. Somut olayda ba şvurucunun vazife malullü ğü ayl ığı bağlanmas ı talebiyle SGK'ya müracaat etti ği ve talebinin kabul edilmemesi üzerine açt ığı davan ın reddedilmesi nedeniyle bireysel ba şvuruda bulundu ğu görülmü ştür. Dolay ısıyla bireysel ba şvuruya konu edilen davan ın meydana gelen ölüm olay ında idarenin kusuru bulundu ğu veya ölüm olay ının yeterli soru şturulmad ığı, bu nedenle ya şam hakk ının ihlal edildi ği iddia edilerek idare aleyhine aç ılm ış hukuki ya da cezai nitelikte de ğil de olaydan dolay ı SGK'n ın vazife malullüğü ayl ığı bağlanmamas ına ilişkin işleminin iptali talebiyle aç ılm ış bir dava oldu ğu anlaşılm ıştır. SGK aleyhine aç ılan bu davan ın ölüm olay ının sebebi ve varsa sorumlular ın tespiti için elveri şli bir hukuki yol olmad ığı zira an ılan yarg ılamaya konu uyu şmazl ığın ayl ık bağlanmas ı için gerekli şartlar ın bulunup bulunmad ığının tespiti ile s ınırlı olduğu görülmüştür. Bu sebeple ya şam hakk ının ihlal edildi ği iddias ı yönünden hukuk sisteminde mevcut idari ve yarg ısal yollar tüketilmeden bireysel ba şvuru yap ıldığı sonucuna var ılm ıştır (benzer baz ı kararlar için bkz. Kadir Y ılmazbaş, B. No: 2012/1199, 19/11/2014, 31; Latif Hacıbekiroğlu, B. No: 2014/6011, 22/9/2016, 21; Tanju Bozkurt , B. No: 2014/11917, 17/7/2018, 38; Ege Can Çaylan ve di ğerleri, B. No: 2018/24067, 3/2/2022). Başvuru Numaras ı: 2019/37055 Karar Tarihi : 22/11/2022 829. Aç ıklanan gerekçelerle ba şvurunun bu k ısm ının, diğer kabul edilebilirlik koşullar ı yönünden incelenmeksizin başvuru yollar ının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez oldu ğuna karar verilmesi gerekir. B. Adil Yarg ılanma Hakk ının İhlal Edildi ğine İlişkin İddia 1. Başvurucunun İddialar ı ve Bakanl ık Görüşü 30. Başvurucu, yukar ıdaki iddialarla (bkz. 12, 24) ayn ı doğrultuda olmak üzere vazife malulü ayl ığı bağlanmas ı talebiyle aç ılan benzer baz ı davalar ın kabul edildi ğini, kendilerinin açm ış olduğu davan ın ise hakkaniyete ayk ırı şekilde reddedildi ğini belirterek adil yarg ılanma hakk ı ile sosyal güvenlik hakk ının ve eşitlik ilkesinin ihlal edildi ğini öne sürmüştür. 31. Bakanl ık görüşüne göre Bölge İdare Mahkemesi dava konusu maddi olay ve olgular ı, delillerin de ğerlendirmesini, hukuk kurallar ının yorumlanmas ı ve uygulanmas ını, uyuşmazl ıkla ilgili vard ığı sonucu ve dayand ığı sebeplerini gerekçelendirmi ş ve bu suretle hüküm kesinle şmiştir. Aç ıklanan nedenlerle mevcut ba şvurunun kabul edilebilirli ğine dair yap ılacak incelemede ba şvurucunun iddialar ının kanun yolu şikâyeti niteli ğinde olup olmad ığı hususunun da dikkate al ınmas ı gerektiğinin düşünüldüğü belirtilmi ştir. 32. Bakanl ık görüşüne karşı beyan ında başvurucu bireysel ba şvuru formunda ileri sürdüğü hususlar ı yinelemiştir. 2. Değerlendirme a.İnceleme Kapsam ının Belirlenmesi Yönünden 33. Anayasa n ın iddialar ın değerlendirilmesinde dayanak al ınacak Hak arama hürriyeti kenar ba şlıklı 36. maddesinin birinci f ıkras ı şöyledir: Herkes, me şru vas ıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yarg ı mercileri önünde davac ı veya daval ı olarak iddia ve savunma ile adil yarg ılanma hakk ına sahiptir. 34. Anayasa Mahkemesi, olaylar ın başvurucu taraf ından yap ılan hukuki nitelendirmesi ile ba ğlı olmay ıp olay ve olgular ın hukuki tavsifini kendisi takdir eder ( Tahir Canan , B. No: 2012/969, 18/9/2013, 16). 35. Başvurucu taraf ından ileri sürülen iddialar ın tamam ı adil yarg ılanma hakk ı kapsam ında hakkaniyete uygun yarg ılanma hakk ı yönünden incelenmi ş olup sosyal güvenlik hakk ının ve eşitlik ilkesinin ihlal edildi ğine ilişkin iddia yönünden ayr ıca bir inceleme yap ılmas ına gerek görülmemi ştir. b. Kabul Edilebilirlik Yönündeni. Genel İlkeler 36. Anayasa Mahkemesi yarg ılaman ın iadesi taleplerinin reddi çerçevesinde ileri sürülen ihlal iddialar ı ile ilgili Metin Gümü ş (B. No: 2016/14563, 28/11/2019) ba şvurusunda Başvuru Numaras ı: 2019/37055 Karar Tarihi : 22/11/2022 9değerlendirmeler yapm ıştır. Anayasa Mahkemesi an ılan kararda, yarg ılaman ın yenilenmesi talebinin de ğerlendirildi ği ilk evrede uyu şmazl ığın esas ını çözümleyecek nitelikte bir karar verilmedi ğini vurgulayarak bu a şamada medeni hak ve yükümlülüklere dair bir de ğerlendirme yap ılmad ığını, uyuşmazl ık konusu hakka ili şkin doğrudan belirleyici bir hüküm verilmedi ğini tespiti sonras ında salt bu iddialar ın konu bak ımından yetkisizlik nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar vermi ştir. Bununla birlikte somut olayda, yarg ılaman ın iadesi talebinin reddi yerine bu talebin kabul edilmesi durumu söz konusu olmas ı nedeniyle bu karar neticesinde yap ılan değerlendirme sonras ındaki yeni hükümle ilgili olarak yeniden bireysel ba şvuru incelemesi yap ılabilmesinde hukuksal bir engel bulunmad ığı değerlendirilmi ştir. Bu tespitle ayn ı doğrultuda olmak üzere, somut olayda ayr ıca AİHM taraf ından verilen yarg ılaman ın yenilenmesi karar ı bulundu ğunun bu a şamada yeniden vurgulanmas ı gerekmektedir (ayr ıntılar için bkz. 11-19). 37. Anayasa'n ın 36. maddesinde güvence alt ına al ınan adil yarg ılanma hakk ı, maddi adaleti de ğil şeklî adaleti temin etmeye yönelik güvenceler içermektedir. Bu bak ımdan adil yarg ılanma hakk ı davan ın taraflardan biri lehine sonuçlanmas ını garanti etmemektedir. Adil yarg ılanma hakk ı temel olarak yarg ılama sürecinin ve usulünün hakkaniyete uygun olarak yürütülmesini teminat alt ına almaktad ır (M.B. [GK], B. No: 2018/37392, 23/7/2020, 80). 38. Anayasa'n ın 148. maddesinin dördüncü f ıkras ında kanun yolunda gözetilmesi gereken hususlara ili şkin şikâyetlerin bireysel ba şvuruda incelenemeyece ği belirtilmi ştir. Bu kapsamda ilke olarak mahkemeler önünde dava konusu yap ılm ış maddi olay ve olgular ın kan ıtlanmas ı, delillerin de ğerlendirilmesi, hukuk kurallar ının yorumlanmas ı ve uygulanmas ı ile uyuşmazl ık konusunda var ılan sonucun adil olup olmamas ı bireysel ba şvuru konus u olamaz. Ancak bireysel ba şvuru kapsam ındaki hak ve özgürlüklere müdahale te şkil eden, bariz takdir hatas ı veya aç ık bir keyfîlik içeren tespit ve sonuçlar bu kapsamda de ğildir (konuya ili şkin birçok karar aras ından bkz. Ahmet Sa ğlam, B. No: 2013/3351, 18/9/2013). 39. Ancak temel hak ve özgürlüklere müdahalenin söz konusu oldu ğu durumlarda derece mahkemelerinin takdir ve de ğerlendirmelerinin Anayasa'daki güvencelere etkisini nihai olarak de ğerlendirecek merci Anayasa Mahkemesidir. Bu itibarla Anayasa'da öngörülen güvenceler dikkate al ınarak bireysel ba şvuru kapsam ındaki temel hak ve özgürlüklerin ihlal edilip edilmedi ğine ilişkin herhangi bir inceleme kanun yolunda gözetilmesi gereken hususun incelenmesi olarak nitelendirilemez ( Şahin Alpay (2) [GK] , B. No: 2018/3007, 15/3/2018, 53). 40. Diğer taraftan Anayasa Mahkemesi çok istisnai durumlarda temel hak ve özgürlüklerden biri ile do ğrudan ilgili olmayan bir şikâyeti kanun yolunda gözetilmesi gereken hususlara ili şkin yasak kapsam ına girmeden inceleyebilir. Aç ık bir keyfîlik nedeniyle yarg ılaman ın hakkaniyetinin temelden sars ıldığı ve adil yarg ılanma hakk ı kapsam ındaki usule ilişkin güvencelerin anlams ız hâle geldi ği çok istisnai durumlarda asl ında yarg ılaman ın sonucuna ili şkin olan bu durumun bizatihi kendisi usule ili şkin bir güvenceye dönü şmüş olur. Dolay ısıyla Anayasa Mahkemesinin derece mahkemelerinin de ğerlendirmelerinin usule ilişkin güvenceleri anlams ız hâle getirip getirmedi ğini ve aç ık bir keyfîlik nedeniyle yarg ılaman ın hakkaniyetinin temelden sars ılıp sars ılmad ığını incelemesi, yarg ılaman ın sonucunu de ğerlendirdi ği anlam ına gelmez. Sonuç olarak Anayasa Mahkemesi derece mahkemelerinin delillerle ilgili de ğerlendirmelerine ancak aç ık bir keyfîlik ve adil yarg ılanma hakk ı kapsam ındaki usule ili şkin güvenceleri anlams ız hâle getiren bir uygulama varsa müdahale edebilecektir ( Ferhat Kara [GK], B. No: 2018/15231, 4/6/2020, 149; M.B. , 83). Başvuru Numaras ı: 2019/37055 Karar Tarihi : 22/11/2022 10ii.İlkelerin Olaya Uygulanmas ı 41. Başvuru konusu olayda ba şvurucunun murisi A.F.Y.nin zorunlu askerlik görevini yapt ığı sırada t ıraş olmak için gitti ği lavabo k ısm ında kimsenin bulunmad ığı bir ortamda aya ğı kaymak suretiyle yere dü ştüğü ve ba şını çarpt ığı, arkadaşlar ının ilk müdahalesi sonras ında askerî birlikte doktor bulunmamas ı nedeniyle Be şiri Sağlık Ocağına götürülerek diki ş işleminin yap ılmas ının ard ından gönderildi ği birliğinde aniden fenala şmas ı üzerine sevk edildi ği hastaneye götürülmesi s ıras ında öldü ğü sabittir. Ba şvurucu açt ığı davada özetle ve temel olarak söz konusu ölüm olay ının vazifeden kaynakland ığını, bu nedenle kendisine 5434 say ılı Kanun'dan kaynaklanan mali haklar ın verilmesi gerekti ğini ileri sürmü ştür. 42.İdare Mahkemesi, 5434 say ılı Kanun'un 44., 45., 48. ve 56. maddelerine yer verdikten sonra ölüm olay ının ATK'dan al ınan ayr ıntılı rapor ile Askerî Savc ılığın verdiği kovuşturmaya yer olmad ığına dair kararlara at ıfla bir de ğerlendirmede bulunmu ştur. İdare Mahkemesi, ba şvurucunun SGK'ya müracaatlar ı ile başlayan idari ba şvuru ve ard ından da yarg ısal süreçte ba ştan beri ileri sürdükleri tüm iddialar ı (bkz. 12) ve daval ı idarenin savunmalar ını birlikte de ğerlendirerek bir neticeye varm ıştır. İdare Mahkemesine göre bir kişinin vazife malulü kabul edilebilmesi için maluliyetin ilgilinin vazifesinin sebep ve tesiri ile ortaya ç ıkm ış olmas ı gerekmektedir. İdare Mahkemesine göre ba şvurucu taraf ından sunulan bilgi ve belgelerden ayr ıca ATK raporundan elde edilen bilgilerden A.F.Y.nin ölümü kendisinde mevcut bir hastal ığa bağlı solunum yetmezli ğinden ileri gelmi ştir. Bunun yan ında mesul oldu ğu düşünülen di ğer ilgili ki şilerce gerekli müdahaleler yap ılm ış ve uygulanan tedavi yönteminde de sorumlulara yüklenebilecek atf ı kabil kusur bulunmam ıştır. İdare Mahkemesi, ATK raporunda yer alan bilgilere göre solunum yetmezli ği şeklinde ortaya ç ıkan rahats ızlığın ve ölümün, iddia edildi ği gibi, askerlik görevinin sebep ve tesiri ile meydana geldiğini kan ıtlayacak hiçbir bilgi ve belgenin de mevcut olmad ığı değerlendirmesinde bulunmuştur. 43.İlke olarak -aç ıkça keyfi olmad ığı veya bariz bir takdir hatas ı içermediği sürece- derece mahkemeleri önünde dava konusu yap ılm ış maddi olay ve olgular ın kan ıtlanmas ı, delillerin de ğerlendirilmesi, hukuk kurallar ının yorumlanmas ı ve uygulanmas ı ile derece mahkemelerince uyu şmazl ıkla ilgili var ılan sonucun esas yönünden adil olup olmamas ı bireysel ba şvuru incelemesine konu olamaz. Bu kapsamda Anayasa Mahkemesinin görevi başvurucuya vazife malulü ayl ığı bağlanmas ının gerekli olup olmad ığını belirlemek de ğildir. Bununla birlikte Anayasa Mahkemesi, bireysel ba şvuruda -Anayasa'daki haklar ın etkili bir biçimde korunmas ı için- davaya bakan mahkemelerin Anayasa'n ın 36. maddesinde sa ğlanan usul güvencelerini yerine getirip getirmediklerini incelemektedir ( Latif Hac ıbekiroğlu, 41). 44. Nitekim, askerlik hizmeti nedeniyle u ğran ılan zarar ın tazmini ve vazife malulü say ılma taleplerinin idare ve ilgili yarg ısal merciler taraf ından reddedilmesi üzerine Anayasa Mahkemesine yap ılan baz ı başvurularda verilen kararlar ın bu aşamada de ğerlendirilmesi gerekmektedir. 45. Anayasa Mahkemesi Ayd ın Davut (B. No: 2014/5641, 22/9/2016) ba şvurusunda askerlik hizmeti s ıras ında bulaşan hepatit B hastal ığı nedeniyle u ğran ıldığı ileri sürülen zarar ın tazmini istemiyle aç ılan davada yeterli ara ştırma yap ılmayarak davan ın reddedilmesi nedeniyle adil yarg ılanma hakk ının ihlal edildi ğine yönelik iddialar ı incelemi ştir. Anayasa Mahkemesinin incelemesine konu olayda, ba şvurucunun askerlik öncesinde sa ğlık muayenesi Başvuru Numaras ı: 2019/37055 Karar Tarihi : 22/11/2022 11yap ılm ış, askerliğe elverişli olduğu kabul edilmi ş ve başvurucu, askerlik hizmetine al ınm ıştır. Başvurucunun usta birli ğinde aşçı olarak görevlendirilmesinin ard ından hepatit hastal ığının olup olmad ığının tespiti için yap ılan tetkiklerde mezkûr hastal ığın bulunmad ığı/hastal ığı taşımad ığı tespit edilmi ştir. Başvurucunun daha sonra ba şka bir rahats ızlık geçirmesi üzerine yap ılan t ıbbi muayene ve kontrollerde hepatit hastal ığına yakaland ığı anlaşılm ıştır. Sevk edildiği askerî hastane taraf ından da ba şvurucu hakk ında ayn ı doğrultuda rapor verilmi ştir. Başvurucu, yap ılan bu kontroller sonras ında hepatit virüsü ta şıdığından askerli ğe elverişli olmad ığı gerekçesiyle askerlikten terhis edilmi ştir. Söz konusu olayda ba şvurucunun usta birliğine kat ıldığı tarihten hastal ığının tespit edildi ği tarihe kadar geçen be ş ayl ık sürede izin kullanmad ığı dikkat edilmesi gereken bir unsur olarak kabul edilmi ştir. Başvurucu, her iki raporun sonucuna bak ıldığında hastal ığın askerlik hizmeti s ıras ında, idarenin zaman ında gerekli hijyen ve sa ğlık tedbirlerini almamas ı sonucu bula ştığının sabit oldu ğunu, hâl böyle iken iddialar ını ispatlayacak somut bilgi ve belge sunamad ığından bahisle tazminat davas ının reddedilerek adil yarg ılanma hakk ının ihlal edildi ğini ileri sürmü ştür. Anayasa Mahkemesi, yapt ığı değerlendirmede ba şvurucunun hastal ığının teknik ve özel bilgi gerektiren t ıbbi bir inceleme çerçevesinde de ğerlendirilmesi ve ba şvurucunun içinde bulundu ğu askerlik koşullar ının an ılan hastal ığa yol aç ıp açmayaca ğının incelenmesi gerekti ği, oysa ki başvurucunun temel iddias ının genel bir kabule dayan ılarak reddedildi ği, böylece davan ın özünün gere ği gibi incelenmedi ği sonucuna varm ıştır. Anayasa Mahkemesince yarg ısal organlar taraf ından yap ılan genel kabullere dayal ı kategorik yakla şımın adil yarg ılanma hakk ının ihlaline sebebiyet verebilece ği, bununla birlikte somut olayda muhakkak başvurucunun vazife malulü say ılmas ı gerektiğine dair bir yakla şımda bulunulmad ığı vurgulanm ıştır. 46. Anayasa Mahkemesi, vazife malullü ğü ayl ığı bağlanmas ına ilişkin aç ılan davan ın hakkaniyete uygun şekilde incelenmedi ği iddias ını bu karar ından sonra ayr ıca incelemiştir. Ayd ın Davut (2) (B. No: 2014/4681, 6/7/2017) ba şvurusunda Anayasa Mahkemesi, ba şvurucunun içinde bulundu ğu özel askerlik ko şullar ının an ılan hastal ığa yol açıp açmayaca ğının ve buna göre vazife malulü say ılma koşullar ının bulunup bulunmad ığının incelenmesi gerekti ği ancak somut olayda ba şvurucunun temel iddias ının genel bir kabule dayal ı olarak reddedildi ği ve böylece davan ın özünün gere ği gibi incelenmedi ği gerekçesiyle hakkaniyete uygun yarg ılanma hakk ı yönünden ihlal karar ı vermiştir. 47. Anayasa Mahkemesi Latif Hac ıbekiroğlu karar ında (B. No: 2014/6011, 22/9/2016) ise ba şvurucunun o ğlunun terör olaylar ının yaşand ığı sınır birliğinde asteğmen olarak zorunlu askerlik görevini yapmaktayken nöbetçi subayl ık görevini devrettikten sonra kald ığı tabur misafirhanesinin banyosunda şofbenden s ızan gazdan zehirlenerek ölmesi nedeniyle vazife malulü ayl ığı bağlanmas ı talebiyle aç ılan davan ın gerekçesiz reddedildi ği iddialar ını incelemi ştir. Bu karara konu olayda vefat ın vazifeden kaynaklan ıp kaynaklanmad ığının tespiti uyu şmazl ığın çözümünde temel mesele oldu ğu hâlde Askerî Yüksek İdare Mahkemesinin vefat ın neden vazifeden kaynaklanmad ığı hususunda bir gerekçeye yer vermedi ği tespitinde bulunulmu ştur. Anayasa Mahkemesi; müteveffan ın askerlik yapt ığı sınır birliğinde personelin mesai saatleri d ışında da birlik bünyesindeki misafirhanede kalmas ının zorunlu oldu ğu, bu durumun jandarman ın s ınır bölgesindeki güvenlik ve asayi ş görevinin devaml ılığını sağlamaya yönelik oldu ğu, personelin misafirhanede istirahat s ıras ındayken de vazife ile irtibat ının devam etti ği ve tüm bu durumlar ın ölüm olay ının vazifenin sebep ve tesiri ile meydana geldi ğini gösterdi ği yönündeki uyu şmazl ığın çözümünde önemli oldu ğu anlaşılan başvurucular ın iddialar ının incelenmedi ğini ve kararda kar şılanmad ığını tespit ederek gerekçeli karar hakk ının ihlal edildiğine karar vermi ştir. Başvuru Numaras ı: 2019/37055 Karar Tarihi : 22/11/2022 1248. Yine Anayasa Mahkemesi Fatma Çilali (B. No: 2018/26394, 30/6/2021) başvurusunda, vazife malullü ğü ayl ığı bağlanmas ına ilişkin aç ılan davan ın emsal kararlara rağmen hakkaniyete ayk ırı olarak reddedilmesi nedeniyle adil yarg ılanma hakk ının ihlal edildiği iddias ını incelemi ştir. Anayasa Mahkemesinin incelemesine konu olayda, başvurucunun o ğlu askerlik görevini ifa ederken nöbet s ıras ında zimmetli silah ı ile intihar etmiştir. Başlatılan ceza soru şturmas ında askerî savc ılık ölümün meydana gelmesinde herhangi bir kimsenin kusur ve ihmalinin bulunmad ığı gerekçesiyle kovu şturmaya yer olmad ığına dair karar vermi ştir. Başvurucu, bu intihar olay ından yakla şık 19 y ıl sonra oğlunun vazife malulü say ılmas ı ve kendisine ayl ık bağlanmas ı taleplerinin reddi üzerine dava açm ıştır. Başvurucu dava dilekçesinde özetle; askerlik görevinin mahiyeti itibar ı ile zor bir görev oldu ğunu, bu görevi icra edenler üzerinde olumsuz psikolojik sorunlar ve rahats ızlıklar meydana gelebilece ğini, oğlunun askerlik süresinin bitimine az bir müddet kala intihar etmesinin nedeninin askerlik hizmeti veya bu hizmet nedeniyle maruz kald ığı psikolojik rahats ızlıklar olabilece ğini -Dan ıştay Onbirinci Dairesinin bir ilam ını da emsal göstererek- iddia etmi ştir. İlk derece mahkemesinin davan ın kabulüne yönelik karar ına karşı yap ılan kanun yolu ba şvurusu üzerine Ankara Bölge İdare Mahkemesi, müteveffan ın kendi silah ı ile kafas ına ateş etmek suretiyle öldü ğü ve ölümünde herhangi bir kimsenin kusur ve ihmalinin bulunmad ığına dair askerî savc ılık kabulüne atfen -ölüm olay ının askerlik görevi sıras ında meydana gelmi ş olmakla birlikte- intihar oldu ğu ve olay ın meydana gelmesinde askerlik vazifesinin sebep ve etkilerinin bulunmad ığı gerekçesiyle idare mahkemesinin karar ının kald ırılmas ına ve davan ın reddine karar vermi ştir. Anayasa Mahkemesi yapt ığı incelemede; ba şvurucunun gerek dava dilekçesinde gerekse de bireysel ba şvuru formund a oğlunun ölümünde askerlik görevinin ifas ının getirdi ği zorluklar ın doğrudan etkisinin olduğuna ve ölümünde askerî yetkililerin kas ıt veya ihmalleri bulundu ğuna dair somut bir iddias ının bulunmad ığı, ihtimallere dayal ı iddialar ını dile getirdi ği değerlendirmesinde bulunmuştur. Anayasa Mahkemesi, netice olarak ileri sürülen şikâyetlerin kanun yolu şikâyeti niteli ğinde oldu ğunu belirterek kabul edilemezlik karar ı vermiştir. 49. Anayasa Mahkemesi, Ege Can Çaylan ve di ğerleri başvurusunda (bkz. 20) bir ameliyat sonras ında gerçekle şen ölüm olay ına ilişkin olarak vazife malullü ğü ayl ığı bağlanmas ı talebiyle aç ılan davan ın hakkaniyete ayk ırı şekilde reddedilmesi iddialar ını incelemiştir. Söz konusu olayda ATK'dan al ınan iki raporda da ölende ölümüne yak ın zamanda üst solunum yolu enfeksiyonu bulundu ğunun kabulü gerekti ği ve hemoroi t ligasyonu sonras ı kontrol muayenesinde patoloji saptanmad ığı, otopsisinde de herhangi emboliye ait de ğişim gözlenmedi ğine göre ölümde, yap ılan hemoroit ameliyat ının etkisi olduğunun delilleri bulunmad ığı ve rahats ızlığın vazifeden kaynaklamad ığı kabul edilerek Bölge İdare Mahkemesince dava esastan reddedilmi ştir. Anayasa Mahkemesi, bu ba şvuruda Bölge İdare Mahkemesinin ilgili karar ının ATK raporuna dayand ığını, ölümde şüpheli bir durumun olmad ığına dair bulgular ın yer almas ına ilişkin kabullerde adil yarg ılanma hakk ının güvenceleri aç ısından yarg ılaman ın sonucu itibar ıyla herhangi bir ihlalin bulunmad ığını değerlendirmi ştir. 50. Somut olayda ba şvurucu, murisinin askerlik hizmetine sa ğlıklı olarak başlad ığını, dolay ısıyla vefat ının askerliğin sebep ve tesiri ile olu ştuğunu iddia ederek vazife malullüğü hükümlerinden yararlanmak istemi ştir. Başvurucuya göre, A.F.Y. ölümü askerli ğin sebep ve tesiri ile gerçekle şmiş olduğundan müteveffa vazife malulü kabul edilmelidir. Bu iddialar kar şısında İdare Mahkemesi, eldeki bilgi ve belgelere göre ba şvurucunun o ğlunun rahats ızlığının askerli ğin sebep ve tesiri ile meydana geldi ğini ortaya koyacak kan ıt bulunmad ığı sonucuna vararak davay ı reddetmi ştir. İdare Mahkemesinin karar ında, ceza Başvuru Numaras ı: 2019/37055 Karar Tarihi : 22/11/2022 13soruşturmas ına ve bu soru şturma s ıras ında al ınan ATK raporlar ına dayan ıldığı anlaşılm ıştır. Söz konusu raporda A.F.Y.nin kafas ının arkas ındaki yara ve hematomun kafatas ında k ırık veya kafa içi de ğişime yol açmad ığı ve öldürücü nitelikte olmad ığı belirtilmi ştir. ATK, ayr ıca A.F.Y.nin kafas ından yaralanmas ının bu kişinin düşmesine ba ğlı olarak zemine çarparak oluşabileceğini de değerlendirmi ştir. ATK'ya göre A.F.Y.nin vücudunda ba şka bir travmatik değişim de tespit edilememi ştir. Tüm bu verilerden hareketle ATK'ya göre ki şinin ölümünü n klinik olarak ve otopside kesin tan ı konulamam ış kendisinde mevcut bir hastal ığa bağlı solunum yetmezli ğinden ileri geldi ğinin kabul edilmesi gerekmektedir. İdare Mahkemesinin de ilgilinin rahats ızlığının vazifeden kaynaklamad ığını kategorik olarak benimsemeyip ATK'n ın bu uzman görü şüne itibar ederek sonuca vard ığı görülmüştür. 51. Bunlar ın yan ında başvurucu, benzer maddi olay ve iddialar ın yer ald ığı davalara ilişkin baz ı mahkeme kararlar ını ibraz ederek meselenin özüne temas eden içtihatlar ın olduğunu ileri sürmü ştür. 52. Başvurucu taraf ından sunulan Dan ıştay kararlar ının incelenmesi gerekmektedir. İlk karara (bkz. 21) konu olan somut olayda ilk derece mahkemesi karar ından davac ılar ın murisinin jandarma er olarak görev yaparken rahats ızlanarak askerî hastaneye sevk edildi ği anlaşılmaktad ır. Bu hastanede kendisine beyin tümörü te şhisi konulan davac ılar ın murisi sevk edildiği diğer bir hastanede te şhisten itibaren be ş gün sonra vefat etmi ştir. İlk derece mahkemesi özetle, ölüm olay ının askerlik görevinin neden ve etkisiyle meydana geldi ğini kan ıtlay ıcı bilgi ve belge sunulamamas ı ve sözü edilen rapordaki görü ş dikkate al ındığında, ölüm olay ının beyin tümöründen kaynaklan ıp, bünyesel oldu ğu ve askerlik vazifesinin neden ve etkisiyle meydana gelmedi ği sonucuna var ıldığı gerekçesiyle davan ın reddine karar vermiştir. Temyiz incelemesinde ise Dan ıştay, davac ının beyin tümörü te şhisinin ilk kez izinli iken kendi imkânlar ıyla gittiği özel bir hastanede konuldu ğu, askerlik hizmeti süreci içerisinde hastal ığının teşhis ve tedavi edilemedi ği, 13/3/2001 tarihinde ba şlad ığı askerlik hizmetine terhisine yakla şık 1,5 ay kalmas ına kadar devam etti ği dikkate al ınarak ölüme neden olan rahats ızlığının bünyesel kaynakl ı olmakla birlikte ölüm olay ının askerlik hizmeti görevi s ıras ında sağlıklı şekilde teşhis ve tedavi yap ılamamas ından kaynakland ığı sonucuna ulaşılm ıştır. 53. Başvurucu taraf ından sunulan Dan ıştay ın diğer karar ında ise (bkz. 22) askerlik hizmetinin ifas ı s ıras ında askerî hekimler taraf ından tüm askerlere ayn ı enjektörle a şı yap ılmas ı iddialar ı incelenmi ştir. Söz konusu davada, ilk derece mahkemesi, tüm askerlere ayn ı enjektörlerle a şı yap ılmas ı nedeniyle hepatit B virüsü bula ştığı yönündeki davac ının soyut iddias ı d ışında delil bulunmad ığı gerekçesiyle davan ın reddine karar vermi ştir. Dan ıştay ise dosyadaki di ğer bulgulara da dayanarak mevcut hastal ığının askerdeki hastal ığının devam ı niteliğinde oldu ğu, uyuşmazl ığın çözümü için davac ının mevcut hastal ığının askerlik görevinin neden ve etkisiyle meydana gelip gelmedi ği yolunda bir irdeleme yap ılmas ı gerektiği, bu bağlamda hepatit B virüsünün bula şma yollar ı ve kuluçka süresi ile hastal ığın başlama tarihi dikkate al ındığında sağlam olarak askere al ınan davac ının bu hastal ığının askerlik hizmetinin neden ve etkisiyle meydana geldi ğinin kabulünü gerektirdi ği değerlendirmesinde bulunmu ştur. Dan ıştay, bu karar ında hastal ığın başlang ıç ve kuluçka süresini gözönünde bulundurarak sa ğlıklı şekilde askerlik hizmetine al ınan kişinin bu süre içerisinde hepatit B hastal ığına yakalanmas ının askerlik hizmetinin neden ve etkisiyle meydana geldi ğinin aç ık olduğu değerlendirmesinde bulunmu ştur. 54. Somut ba şvurunun ko şullar ı ile an ılan kararlardaki ko şullar ın birbirlerinden farkl ı olduğundan şüphe bulunmamaktad ır. Bunun yan ında başvurucunun iddialar ında yer Başvuru Numaras ı: 2019/37055 Karar Tarihi : 22/11/2022 14alan tüm hususlarla ilgili olarak önce ceza soru şturmas ında verilen kovu şturmaya yer olmad ığına dair karara kar şı itiraz edip etmedi ği, böylece maddi olay ın ortaya ç ıkar ılmas ına ilişkin olarak eksik gördükleri hususlar ı yarg ısal merciler önünde inceletip inceletmedi ği kesin olarak anla şılamam ıştır. Başvurucunun iddialar ına göre, söz konusu askerlik hizmetinde sunulan sa ğlık hizmetlerinin kusurlu oldu ğuna veya görevlilerin kusurlu olduklar ına dair ilgili yarg ısal merciler önünde kusura dayal ı olarak tam yarg ı davas ı açmad ığının bu aşamada vurgulanmas ı gerekmektedir. Ba şvurucu sadece vazife malullü ğüne yönelik olarak taleplerde bulunduktan sonra iddialar ını çeşitlendirmi şse de söz konusu davan ın mahiyetinin ya şam hakk ının güvencelerinin incelenmesine olanak verecek nitelikte olmad ığı başka bir ifadeyle ba şvurucunun ya şam hakk ının ihlal edildi ğine ilişkin iddialar ının tüketilen somut dava yolunda de ğerlendirilmesinin mümkün olmad ığı kabul edilmi ştir (ayr ıntılı değerlendirme için bkz. 27-29). Son olarak kategorik olarak askerlikte gerçekleşen ve aç ıklanamayan tüm ölümlerin vazife malullü ğü kapsam ında değerlendirilmes i gerektiği gibi genel bir kabul ve yakla şımın devlete ba şta yaşam hakk ı güvenceleri olmak üzere tüm haklar aç ısından görev ve yetkileri ile ba ğdaşmayacak derecede ve oranda a şırı bir mükellefiyet yüklemek anlam ına gelebilecektir. Bu tespitler sonras ında son olarak ya şam hakk ının ihlaline sebebiyet verildi ğine dair bir tespitin vazife malullü ğüne otomatik olarak hak kazand ırmad ığının da vurgulanmas ı gerekir. 55. Anayasa Mahkemesi Selahattin Bayri (B. No: 2018/32374, 15/9/2021, 42) başvurusunda, mahkemelerin münferit baz ı olaylarda farkl ı kararlar vermesinin kural ın öngörülebilir olma niteli ğini yitirdi ğinin söylenebilmesi için yeterli olmad ığını, bunun olabilmesi için içtihat farkl ılığının derinleşmiş ve müzmin hâle gelmesi gerekti ğini kabu l etmiştir. Bunun yan ında Anayasa Mahkemesine göre spesifik baz ı olaylarda verilmi ş farkl ı kararlar ın bulundu ğundan hareketle içtihat farkl ılığının derinleştiği ve süregelen bir boyut kazand ığından bahsedilemez. Son olarak Anayasa Mahkemesi bu karar ında kendisinin bir konuyla ilgili olarak verilmi ş tüm mahkeme kararlar ını yeknesak hâle getirmek gibi bir işlevinin ya da mahkeme kararlar ındaki hukuka ayk ırılıklar ı giderme ödevinin bulunmad ığını da özel olarak vurgulam ıştır. 56. Bir kanunun yorumuna ili şkin olarak mahkemelerin de ğişen koşullara, toplumsal ihtiyaçlara, ba şvurucular ın hukuksal durumlar ındaki farkl ılıklara ve günün gereklerine uygun hareket edebilme yönünden mevcut olan yorumlar ını terk ederek yeni bir yaklaşım benimsemesi her zaman mümkündür. Bunun yan ında adil yarg ılanma hakk ı, hukuk kural ının davan ın başvurucu lehine sonuçlanmas ını temin eden yorumunun esas al ınmas ını güvence alt ına almamaktad ır. Uyuşmazl ığa uygulanacak hukuk kurallar ının yorumlanmas ı derece mahkemelerinin takdirindedir ( Fatma Çilali , 43). 57. Yukar ıda yap ılan tüm bu aç ıklamalar ve de ğerlendirmeler sonras ında başvurucu taraf ından ileri sürülen iddialar, delillerin de ğerlendirilmesi ve hukuk kurallar ının yorumlanmas ına ilişkin olup İdare Mahkemesi karar ında bariz takdir hatas ı veya aç ık bir keyfîlik olu şturan bir durumun bulunmad ığı, var ılan sonucun öngörülemez olmad ığı böylece yarg ılaman ın hakkaniyetini zedelemedi ği sonucuna ula şılm ıştır. 58. Aç ıklanan gerekçelerle ba şvurunun bu k ısm ının diğer kabul edilebilirlik koşullar ı yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun olmas ı nedeniyle kabu l edilemez oldu ğuna karar verilmesi gerekir. Başvuru Numaras ı: 2019/37055 Karar Tarihi : 22/11/2022 15VI. HÜKÜM Aç ıklanan gerekçelerle; A. 1. Ya şam hakk ının ihlal edildi ğine ilişkin iddian ın başvuru yollar ının tüketilmemesi nedeniyle KABUL ED İLEMEZ OLDU ĞUNA, 2. Adil yarg ılanma hakk ı kapsam ındaki hakkaniyete uygun yarg ılanma hakk ının ihlal edildi ğine ilişkin iddian ın açıkça dayanaktan yoksun olmas ı nedeniyle KABUL ED İLEMEZ OLDU ĞUNA, B. Yarg ılama giderlerinin ba şvurucu üzerinde BIRAKILMASINA 22/11/2022 tarihinde OYB İRLİĞİYLE karar verildi.