14. Hukuk Dairesi 2014/12139 E. , 2015/4106 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 27.08.2013 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 29.04.2014 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü…
**14. Hukuk Dairesi 2014/12139 E. , 2015/4106 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 27.08.2013 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 29.04.2014 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davacı Hazine, dava konusu taşınmazın geldisi olan 324 ada 24 parsel sayılı taşınmazın kadastro çalışmaları sırasında davalı belediye adına tespit edildiğini ancak bu taşınmazın 1953 yılında tahsis edilen mera tahsis kararının sınırlarında kaldığını, 324 ada 63 parsel sayılı taşınmazın ifraz edilerek değişik parsellere gittiğini ve imar uygulaması ile de dava konusu taşınmazların arsa vasfıyla 4342 sayılı Mera Kanununun 3. maddesindeki şartların oluşmamasına rağmen davalı Belediye adına tescil edildiğini, bu tescilin yolsuz tescil niteliğinde olduğu gerekçesiyle dava konusu taşınmazın tapusunun iptalini ve Hazine adına tescilini talep etmiştir. Davalı, dava konusu taşınmazın 2003 yılında ...ne tahsis edildiğini ve akabinde kooperatif tarafından 07.10.2010 yılında satın alındıktan sonra ferdileşmeye gidilerek taşınmazın adına 18.10.2010 tarihinde tescil edildiğini, tapuya güven ilkesi gereğince davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece, dava konusu taşınmazların yoğun yerleşim alanında kalmadığı, üzerinde yapı ve ağaç bulunmadığı ve 4342 sayılı Mera Kanununun geçici 3. maddesindeki koşulların oluşmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile dava konusu taşınmazların mera olarak sınırlandırılarak özel sicile kaydına karar verilmiştir. Hükmü, davalı temyiz etmiştir. 27.05.2004 tarihli ve 5178 sayılı Kanunun 5. maddesi ile 4342 sayılı Mera Kanununun bazı maddelerinde değişiklik yapılmış ve eklenen geçici 3. madde ile; “Belediye ve mücavir alan sınırları içerisinde kalan ve 1.1.2003 tarihinden önce kesinleşen imar plânları içerisinde yerleşim yeri olarak işgal edilerek mera, yaylak ve kışlak olarak kullanımı teknik açıdan mümkün olmayan yerlerin ot bedeli alınmaksızın tahsis amacı değiştirilerek Hazine adına tescilleri yapılır. Ancak, bu nitelikteki taşınmazlardan ilgili belediye veya kamu kurum ve kuruluşları adına tescil edilmiş olanların tescilleri bedel talep edilmeksizin aynen devam eder. Bunlar hakkında Hazinece dava açılmaz, açılmış davalardan vazgeçilir. Hazinece bu nitelikteki taşınmazlar hakkında ilgili belediye veya kamu kurum ve kuruluşları aleyhine açılan davalar sonucunda Hazine adına tesciline veya mera, yaylak ve kışlak olarak sınırlandırılmasına ve özel siciline yazılmasına karar verilen, kesinleşen ve henüz tapuda işlemleri yapılmamış olan taşınmazlar hakkında da aynı hüküm uygulanır.