3. Hukuk Dairesi 2012/9818 E. , 2012/14128 K. "" MAHKEMESİ:AİLE MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Dava, TMK'nın 197 ve devamı maddeleri gereğince açılan tedbir nafakası talebine ilişkindir.Davacı, davalı kocasının kendisini terk e…
**3. Hukuk Dairesi 2012/9818 E. , 2012/14128 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ:AİLE MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Dava, TMK'nın 197 ve devamı maddeleri gereğince açılan tedbir nafakası talebine ilişkindir.Davacı, davalı kocasının kendisini terk ettiğini, başka kadınlarla birlikte yaşadığını, kendisinin ev hanımı olup çalışmadığı için paraya ihtiyacı olduğunu belirterek aylık 500,00 TL nafakanın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Mahkemece, davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.TMK'nın 197/1 maddesine göre eşlerden biri, ortak hayat sebebiyle kişiliği, ekonomik güvenliği veya aile huzuru ciddi biçimde tehlikeye düştüğü sürece ayrı yaşama hakkına sahiptir. Buna göre nafakaya hükmolunması için davacının ayrı yaşamakta haklı olduğunu kanıtlaması gerekir. Birlikte yaşamaya ara verilmesi haklı bir sebebe dayanıyorsa hakim eşlerden birinin istemi üzerine eşlerden birinin diğerine yapacağı parasal katkıya ilişkin önlemleri alır. Somut olayda; davacı ayrı yaşamakta haklı olduğunu gösteren olgulara ilişkin delilleri dosyaya ibraz etmemiştir.Mahkeme eksik inceleme ile nafaka talebi hakkında hüküm kurmuş olup, bu husus bozmayı gerektirmiştir.O halde Mahkemece yapılacak iş; Türk Medeni Kanunu'nun 197. maddesinde hükmolunan ayrı yaşamda haklılık koşullarının oluşup oluşmadığının takdiri için davacının dava dilekçesinde tanık deliline dayanmış olduğu da gözetilmek suretiyle davacıdan tanık isimlerini bildirmesini istemek, ismi bildirilen tanıkları dinlemek, ayrı yaşamda haklılık olgusunu tam olarak araştırmak suretiyle hasıl olacak sonuca göre karar vermek olmalıdır. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 04.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.