2. Ceza Dairesi 2023/29004 E. , 2024/10020 K. MAHKEMESİ:Sulh Ceza Hâkimliği SUÇLAR: Genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması, mala zarar verme İNCELEME KONUSU KARAR: Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 27.11.2023 tarihli ve KYB-2023/111050…
**2. Ceza Dairesi 2023/29004 E. , 2024/10020 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ:Sulh Ceza Hâkimliği SUÇLAR: Genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması, mala zarar verme İNCELEME KONUSU KARAR: Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 27.11.2023 tarihli ve KYB-2023/111050 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla soruşturmanın genişletilmesine karar verebileceği yönündeki açıklamalar nazara alındığında, Dosya kapsamına göre, şüphelinin müştekiyi tehdit ettiğinden bahisle ve müştekinin iş yerinin kurşunlanması sebebiyle şikâyette bulunulması üzerine başlatılan soruşturma sonunda, soruşturma savcılığınca şüphelinin atılı suçları işlediğine dair yeterli delil bulunmadığı gerekçesi ile kovuşturmaya yer olmadığında dair karar verilmiş ise de; müştekinin ifadesinde belirtmiş olduğu kişilerin tanık sıfatıyla beyanlarının alınması ile HTS kayıtlarının getirilmesi suretiyle yapılacak inceleme sonucuna göre, şüphelinin hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği cihetle, eksik soruşturma ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi nedeniyle, soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir. ” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160/1. maddesinde, "Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya haşlar.", aynı Kanun’un 160/2. maddesinde "Cumhuriyet savcısı, maddi gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.'' aynı Kanun’un 170/2. maddesinde, "Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler. Aynı Kanun’un 172/1. maddesinde, "Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir." hükümleri düzenlenmiştir. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen mahkeme, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 5271 sayılı Kanun’un 170/2. maddesine göre kamu davası açılabilmesi için soruşturma aşamasında toplanan delillere göre suçun işlendiğine dair yeterli şüphe bulunması gerekir. Suç ihbar veya şikâyeti yoluyla soruşturma yaparak maddî gerçeğe ulaşma yükümlülüğü ve yetkisi bulunan Cumhuriyet savcısı, soruşturma sonucunda elde edilen delilleri değerlendirerek kamu davası açmayı gerektirir nitelikte yeterli şüphe olup olmadığını takdir edecektir. Ancak soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcısının delil değerlendirmesiyle, kovuşturma aşamasında hâkimin delilleri değerlendirmesi birbirinden farklı özelliklere sahiptir. Aynı Kanun’un 170/2. maddesine göre soruşturma aşamasında toplanan deliller kamu davası açılması için yeterli şüphe oluşturup oluşturmadıkları çerçevesinde incelemeye tabi tutulurken, kovuşturma aşamasında, isnat edilen suçun işlenip işlenmediği hususunda mahkûmiyete yeter olup olmadığı ve tam bir vicdanî kanaat oluşturup oluşturmadığı çerçevesinde değerlendirilmektedir. Şüphelinin olay tarihinde şikâyetçiye ait ...isimli oto galerisini kurşunlayarak zarar verdiğinin iddia edildiği olayda, şikâyetçinin kolluktaki beyanında, berberlik yapması nedeniyle tanıdığı ... ve...isimli şahısların olaydan bir süre önce iş yerine geldiklerini, ... isimli şahsın iş yeri çalışanı olan ...'a hitaben "...'in patronundan 80.000 euro alacağı var, 1 hafta içinde parayı hazırlasın, dediklerimizi patronuna aynen bu şekilde ilet, 1 hafta içinde para hazır olmazsa, dükkâna gelmezsen senin için iyi olur" dediğini ve 1 ay sonra da bahse konu olayın gerçekleştiğini beyan etmesi; ancak adı geçen şahısların herhangi bir beyanının alınmaması karşısında, ..., ... ve ... isimli şahısların olayla ilgili beyanlarının alınarak ve şüphelinin suç tarihindeki şikâyetçinin bildirdiği numara dışında kullandığı başkaca bir hattı bulunup bulunmadığı ve başka bir telefon numarası tespit edilmesi hâlinde HTS kayıtlarının (arama, aranma, mesaj, baz istasyonu vs) Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumundan getirtilerek ve bu bilgilerden hareketle şüphelinin suç tarihinde nerede olduğu araştırılarak şüphelinin hukukî durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik soruşturmaya dayalı olarak verilen ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine, soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, Bakırköy 6. Sulh Ceza Hâkimliğinden kesin olarak verilen 09.01.2023 tarihli ve 2022/6313 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, KANUN YARARINA BOZULMASINA, aynı Kanun’un 309/4. maddesinin (a) bendi uyarınca sonraki işlemlerin itiraz merciince yerine getirilmesine, dava dosyasının itiraz merciine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.