4. Hukuk Dairesi 2009/5637 E. , 2010/2112 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 08/09/2006 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 30/12/2008 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya i…
**4. Hukuk Dairesi 2009/5637 E. , 2010/2112 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 08/09/2006 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 30/12/2008 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. 2-Davalının diğer temyiz itirazına gelince; dava, haksız şikayet ve hakaret nedeniyle kişilik haklarına saldırıdan dolayı uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davalı tarafından temyiz olunmuştur. İcra memuru olan davacı, davalının istemi üzerine hacze gidildiğini, yedieminin ilçe dışında olması nedeniyle haczedilenlerin koruma altına alınamadığını, yedieminin ilçe dışında olduğuna inanmayan davalının “köpek dolabı çevrildiğini” söyleyerek hakarette bulunduğunu, davalının şikayeti üzerine başlatılan soruşturma sonunda hakkında takipsizlik kararı verdiğini belirterek, davalının manevi tazminat ile sorumlu tutulmasını istemiştir. Davalı ise, takip borçlularından birinin evine gitmek istemeyen davacının, kendisinin istemi ile gidilen yerde haczedilenleri koruma altına almak istemediğini, önce ilçede olduğunu söylediği yedieminin, daha sonra ilçe dışında olduğunun söylendiğini, davacının eylemleri ile borçluyu koruma çabası içinde olması nedeniyle şikayet hakkını kullandığını, hakarette bulunmadığını belirterek, istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuştur. Yerel mahkemece, şikayetin hak arama özgürlüğü sınırları içinde kaldığı; ancak, davalının davacıya hakaret ettiğinin tanık anlatımları ile kanıtlandığı gerekçesiyle istemin bir bölümünün kabulüne karar verilmiştir. Kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimse manevi tazminat ödetilmesini isteyebilir. Yargıç, manevi tazminatın tutarını belirlerken, saldırı oluşturan eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır. Tutarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel durum ve koşulların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde nesnel (objektif) olarak göstermelidir. Çünkü yasanın takdir hakkı verdiği durumlarda yargıcın, hak ve nısfetle karar vereceği Medeni Yasa'nın 4. maddesinde belirtilmiştir. Takdir edilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. Dava konusu olayın oluş biçimi ve günü, tarafların ekonomik ve sosyal durumları ile yukarıdaki ilkeler gözetildiğinde davacı yararına takdir edilen 4.000,00 YTL manevi tazminat fazladır. Daha alt düzeyde tazminat takdir edilmek üzere kararın bozulması gerekirse de belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 438/son maddesi gereğince, davacı yararına 2.000,00 YTL manevi tazminat takdir olunmak suretiyle, kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) sayılı bentte gösterilen nedenlerle hüküm fıkrasının 1 nolu bendinde yer alan “…4.000…” biçimindeki sayıların silinerek yerine “…2.000...” sayılarının yazılmasına; harç alınmasına ilişkin 2 nolu bendinin tümden silinerek yerine 2 nolu bent olarak “2-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 202,50 YTL harçtan, davanın kabul edilen tutarı üzerinden hesaplanan 108,00 YTL karar harcı indirilerek artık 94,50 YTL'nin karar kesinleştiğinde ve isteği durumunda davacıya geri verilmesine,” biçimindeki tümcenin yazılmasına; yargılama giderlerinin paylaştırılmasına ilişkin 3 nolu bendinde yer alan “…54,50…” biçimindeki sayıların silinerek yerine “…27,96…” sayılarının yazılmasına; davalının öteki temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddiyle kararın düzeltilmiş bu biçiminin ONANMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 02/03/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.