23. Hukuk Dairesi 2016/3498 E. , 2019/481 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik verilen hükmün süresi içinde davalı ile müdahil vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. -K A R A R- Davacı, yaptığı ... takibinde borçlunun işyerinde bazı malları haczettirdiğini, sonrasında bu m…
**23. Hukuk Dairesi 2016/3498 E. , 2019/481 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik verilen hükmün süresi içinde davalı ile müdahil vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. -K A R A R- Davacı, yaptığı ... takibinde borçlunun işyerinde bazı malları haczettirdiğini, sonrasında bu malların yanması üzerine sigorta alacağı doğduğunu, sıra cetvelinde üst sıraya alınan davalı ile borçlu arasında muvazaalı işlemler yapıldığını, sigorta şirketinin 01.04.2008 tarihli ödemesinin mal bedeli olması nedeniyle kendisine isabet ettirilmesi ve sıra cetvelinde ilk sırada yer alması gerektiğini, takip kesinleşmeden gönderilen haciz ihbarnamelerinin sigorta şirketi tarafından reddedildiğini, geçersiz haciz ihbarnameleri gereği sıra cetveli düzenlendiğini, kendisi tarafından 27.02.2009 tarihinde birinci haciz ihbarnamesi gönderildiğini ve şirketin buna itiraz etmediğini ileri sürerek, davalının alacağının muvazaalı olması nedeniyle, kendi alacağının ilk sırada yer almasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının alacağının imtiyazlı olmadığını, iddiaları için yediemine başvurması gerektiğini, kendi alacaklarının çekten kaynaklandığını ve şirket yetkilisi hakkında çekten ötürü ceza mahkemesi kararlarının bulunduğunu savunarak, davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen karar, davalı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizin 19.04.2012 tarihli, 2012/418 Esas, 2012/2958 Karar sayılı ilamıyla bozulmuş, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, sigorta şirketinin ödediği toplam 111.163,00 TL hasar bedeli içindeki yanan hacizli mallara isabet eden payın 76.827,71 TL olduğu, bu miktarın öncelikle ayrılarak davacıya ödenmesi gerektiği, davalı ile borçlu arasında cari hesap işleyişine benzer açık hesap ticari ilişkisinin bulunduğu, borçlu şirketin borcunun bir kısmını çekle, bir kısmını da nakden ödediği, çeklerden iki adedinin karşılıksız işlemine tabii tutularak ödenmediği bildirilmiş ise de davalının takibe koyduğu çekler arasında bu çeklerin bulunmadığı, çeklerin her iki tarafın ticari defterlerinde de görünmediği, tek başına çekin alacağın varlığını kanıtlamaya yeterli olmadığı, davalı tarafın alacağını kanıtlayacak başkaca bir delil sunmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, müdahale talep eden yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili ile fer'i müdahil vekili temyiz etmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre fer'i müdahil vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.