11. Ceza Dairesi 2017/16046 E. , 2021/3235 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Sahte fatura düzenleme HÜKÜM : Mahkumiyet Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu‘nun 08/11/2018 tarihli 2018/427 Esas ve 2018/517 Karar sayılı ilamı ile sahte fatura düzenleme/kullanma suçlarına konu faturaların, 213 sayılı VUK‘nin 230. maddesine göre yalnızca unsurlarının tespiti amacıyla incelenmesinde zorunluluk bulunmadığından, tebliğnamede bu hususa yönelik bozma düşünces…
**11. Ceza Dairesi 2017/16046 E. , 2021/3235 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Sahte fatura düzenleme HÜKÜM : Mahkumiyet Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu‘nun 08/11/2018 tarihli 2018/427 Esas ve 2018/517 Karar sayılı ilamı ile sahte fatura düzenleme/kullanma suçlarına konu faturaların, 213 sayılı VUK‘nin 230. maddesine göre yalnızca unsurlarının tespiti amacıyla incelenmesinde zorunluluk bulunmadığından, tebliğnamede bu hususa yönelik bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir. 1-Sanık hakkında, 2011 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında; UYAP üzerinde yapılan kontrolde, aynı mükellefiyeti nedeniyle 2011 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçundan Giresun 2. Asliye Ceza Mahkemesinde 2014/451 Esas 2014/623 Karar sayılı dosyası ile sanığın yargılamasının yapılarak mahkumiyetine karar verildiği, dosyanın Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2017/3048 esas sırasında kayıtlı olduğu anlaşılmakla, aynı mükellefiyet ile aynı takvim yılında sahte belge düzenlediğine ilişkin tespitin yeni bir suçu oluşturmayıp, zincirleme suç içinde değerlendirilmesi gerekeceği gözetilerek; 2011 yılına ilişkin mükerrer yargılama yapılmaması ve eylemlerin zincirleme suç içinde kalıp kalmadığının değerlendirilmesi açısından, söz konusu dosya ile varsa aynı mükellefiyeti ve aynı yıllara ilişkin diğer dava dosyalarının da duruşmaya getirtilip incelenmesi, mümkün olması halinde davaların birleştirilmesi, aksi durumda davayı ilgilendiren belgelerin onaylı örneklerinin dosya arasına alınmasından sonra sanığın eylemlerinin zincirleme suç niteliğinde olup olmadığı; mükerrer dava açılıp açılmadığı duraksamaya yer vermeyecek biçimde belirlendikten sonra hukuki durumunun tayin ve takdirinde zorunluluk bulunması,