T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/152 - 2025/1607 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/152 KARAR NO : 2025/1607 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 13.11.2023 NUMARASI : 2023/654 Esas 2023/786 Karar DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 12.12.2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 30.12.2025 İlk derece mahkemesince veri…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/152 - 2025/1607 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/152 KARAR NO : 2025/1607 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 13.11.2023 NUMARASI : 2023/654 Esas 2023/786 Karar DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 12.12.2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 30.12.2025 İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde; 22.06.2017 tarihinde davacının sigortalısı dava dışı sürücü ... sevk ve idaresindeki araç ile davalı ... sevk ve idaresindeki motosiklet ile çarpışması neticesinde dava konusu yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, davalıya, sigortalı araç sürücüsünün %75 kusuruna istinaden 34.868,00 TL tazminat ödendiğini, ancak Afyonkarahisar 6. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2017/500 Esas 2019/725 Karar sayılı ilamı ile sigortalı araç sürücüsünün %25, davalının %75 kusurlu olduğunun tespit edildiğini, ödenen bedelin 23.246,00 TL'sinin iadesi gerektiğini, bu nedenle davalı hakkında Afyonkarahisar İcra Müdürlüğü 2021/18200 Esas sayılı dosyası ile icra takibinde bulunduklarını, davalının takibe itiraz ettiğini, itirazın haksız olduğunu, ileri sürerek davalının Afyonkarahisar İcra Müdürlüğü 2021/18200 Esas sayılı dosyasına vaki itirazının iptaline, takibin devamına karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının, davalıya 29.07.2019 tarihinde ödemede bulunduğunu, buna karşın kaza tespit tutanağı ve ceza dava dosyasında alınan bilirkişi raporları ile sigortalısının ve davalının kusurlarına ilişkin öğrenmede bulunmasına rağmen TBK 82. maddesi uyarınca 2 yıllık zamanaşımı süresi geçtikten sonra eldeki davayı açtığını, alacağın zamanaşımına uğradığını, kazanın meydana gelmesindeki kusuru da kabul etmedikleri belirterek davanın reddini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; davanın, trafik kazasına nedeniyle ödenen tazminatın iadesi istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olduğu; davaya dayanak Afyonkarahisar İcra Müdürlüğü 2021/18200 Esas sayılı icra takip dosyasının incelenmesinde, 05.10.2022 tarihli takip talebi ile davacı sigorta şirketi tarafından davalı aleyhine 23.246,00 TL asıl alacak ve 217,81 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 23.463,81 TL alacağın, borçlunun 22.06.2019 tarihinde ... ve ... plakalı araçlar arasında meydana gelen kaza neticesi yaralanması sebebiyle yapılan tazminat ödemesine rağmen mahkeme kararına göre kusur oranı yüzde 75'den yüzde 25'e düşmüş olması sonucu fazla ödenen bedelin iadesi talepli ilamsız icra takibi olduğu, davalının itirazı üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 109/4. Maddesinde zamanaşımı süresinin düzenlendiğini ve "...Motorlu araç kazalarında tazminat yükümlülerinin birbirlerine karşı rücu hakları, kendi yükümlülüklerini tam olarak yerine getirdikleri rücu edilecek kimseyi öğrendikleri günden başlayarak 2 yılda zaman aşımına uğrayacağı..." denildiği; Somut olayda, davaya konu trafik kazasının 22.06.2019 tarihinde gerçekleştiği, davacı sigorta şirketinin davalının maluliyeti nedeniyle 29.07.2019 tarihinde ödemede bulunduğu, buna karşın davacı sigorta şirketi tarafından itirazın iptaline konu icra takibinin 05.10.2022 tarihinde, 2 yıllık zamanaşımı süresi dolduktan sonra başlatıldığı, davacı tarafın davaya konu alacağın rücuen tahsiline yönelik olarak davalı aleyhine iş bu davanın açılmasından önce icra takibi başlatmamış olduğu anlaşılmakla, davalının süresinde yaptığı zamanaşımı def'i gözetilerek davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, şartları oluşmadığından davalı yararına kötü niyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına karar vermek gerektiği gerekçesiyle “Davanın reddine; davalı yararına kötü niyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına,” karar verilmiş hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; kararın hatalı olduğunu TBK’nın 73 maddesi gereğince 2 ve 10 yıllık sürenin eldeki davada uygulanması gerektiğini, davaya konu kazanın 22.06.2017 tarihinde meydana geldiğini, kaza tespit tutanağında sigortalı araç sürüsünün %75 kusurlu, davalının %25 kusurlu olmasına göre 29.07.2019 tarihinde 34.868,00 TL davalıya ödeme yapılarak hasar dosyasının kapatıldığını; davacının taraf olmadığı Afyonkarahisar 6. Asliye Ceza Mahkemesi 2017/500 E. 2019/725 K. Sayılı 12.11.2019 tarihli ilamı ile kazanın meydana gelmesinde, davalının %75 kusurlu, sigortalı araç sürücüsünün ise %25 kusurlu olduğunun tespit edildiğini ve bu kararın 29.11.2019 tarihinde kesinleştiğini; davalının daha sonra Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/414 E. dosyasında, yapılan ödemenin yetersiz olduğu iddiası ile 21.06.2021 tarihinde dava açtığını, davacının da bu davada, ceza dosyasındaki kusur değişikliğinden haberdar olduğunu, akabinde 19.11.2021 tarihinde fazladan ödenen 23.246,00 TL’nin iadesi için Afyonkarahisar İcra Müdürlüğünün 2021/18200 esas sayılı takip dosyası ile icra takibinde bulunduklarını, bu takip nedeniyle Afyonkarahisar 4 Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/508 E sayılı dosyası ile açılan davanın, davalının açtığı Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/414 E. Sayılı dosyası ile birleştirilmesi sonrasında, görülen davada, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verildiğini, ceza dosyasının 29.11.2019 tarihinde kesinleştiğini, bu nedenle zamanaşımı süresinin dolmadığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Mahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılık görülmediğinden, istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, HMK'nın 355. Maddesi gereğince yapılan istinaf incelemesi neticesinde; Dava, trafik kazası neticesinde, zarar görene yapılan ödemenin sorumlu olunan zararı aşar şekilde ve miktarda ödendiğinden bahisle, sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince ödeme yapılan kişiden istirdatı için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemidir. Mahkemece, KTK'nın 109/4 maddesi gereğince, ödeme tarihinden itibaren 2 yıl içerisinde davanın açılmamış olması ve davalının da yasal süresi içerisinde zamanaşımı def'inde bulunması nedeniyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davacının sorumlu olduğu miktardan fazla ödeme yaptığından bahisle, fazladan yapılan ödemenin geri verilmesi istemli açtığı davanın yasal dayanağı TBK'nın 77 vd. maddelerinde düzenlenen sebepsiz zenginleşmedir. Bu nedenle, ödemeyi düzenleyen kanunlarda, yapılan ödemenin geri istenilmesine ilişkin özel bir zamanaşımı süresi öngörülmedikçe, sebepsiz zenginleşme kapsamında talepler de TBK'nın 82. maddesindeki zamanaşımı süreleri uygulanır. Trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat talepleri açısından 2918 Sayılı Yasa'nın 109. Maddesinde zamanaşımına ilişkin düzenleme yapılmış ise de, yapılan ödemelerin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre geri istenilmesine ilişkin hükümlere yer verilmediğinden, bu talepler açsından TBK'nın 82. maddesi hükümleri uygulanacaktır. TBK'nın 82. maddesinde " Sebepsiz zenginleşmeden doğan istem hakkı, hak sahibinin geri isteme hakkı olduğunu öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde zenginleşmenin gerçekleştiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar." denildiğinden, geri isteme hakkı, ödeme tarihinden itibaren 10 yılı geçmemek üzere, geri isteme hakkını öğrendiği tarihinden itibaren 2 yıldır. Somut olayda, davacı 29.07.2019 tarihinde zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında, sigortalı araç sürücüsünün %75 kusuruna göre tazminat ödemesi yaptığını, ancak davalı tarafından Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/414 E. Sayılı dosyasında yapılan ödemenin yetersizliği iddiası ile 28.06.2021 tarihinde açtığı davada, Afyonkarahisar 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/500 E. 2019/725 K. Sayılı 12.11.2019 tarihli karar ile %25 kusurlu olduğunun tespit ediliğini öğrenerek, 19.11.2021 tarihinde alacağın tahsili için icra takibinde bulunduğu ileri sürmüştür. Bu durumda, eldeki davada değerlenmesi gereken husus davacının TBK'nın 77. maddesi kapsamında, yapmış olduğu ödemeyi geri istemesine yönelik, davalı tarafından zamanaşımı defi ileri sürüdüğünden, davacının, dava dilekçesinde ileri sürdüğü sebepler çerçevesinde geri isteme hakkının zamanaşımına uğrayıp uğramadığı, geri isteme hakkının zamanaşımına uğramadığının tespit halinde ise yapılan ödeme açısından davacının yapmış olduğu ödemenin geri istemesini haklı kılacak koşulların bulunup bulunmadığı, koşulların bulunması halinde iadesini talep edebileceği miktarın belirlenmesidir. Somut olayda, ilk derece mahkemesi tarafından, davacının sebepsiz zenginleşmeye yönelik talebinin haklılığı ve koşullarına ilişkin değerlendirme yapılmaksızın ödeme tarihinden itibaren 2 yılık zamanaşımı süresi dolduğundan bahisle davanın zamanaşımı yokluğu nedeniyle reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. TBK'nın 82. maddesi gereğince 2 yıllık zamanaşımı süresi "hak sahibinin geri isteme hakkı olduğunu öğrendiği tarihten" başladığından, davacı tarafından ise geri isteme hakkı olduğunu davalı tarafından yetersiz ödeme nedeniyle tazminat istemli olarak 28.06.2021 tarihinde açılan dava ile öğrendiğini ileri sürdüğünden, davacının bu tarihten önce geri isteme hakkını öğrendiğine veya bildiğine dair delilde olmadığından 19.11.2021 tarihinde başlatılan icra takibi zamanaşımı süresi içerisinde yapıldığından davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir. Bu durumda mahkemece taraf delilleri toplanarak, TBK'nın 77. maddesi kapsamında yapılan ödemenin talep edilip edilemeyeceği değerlendirilerek, sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden davacı vekilinin istinaf başvurusnun kabulü gerekmiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın yeniden görülerek taraf delilleri toplanarak, davacının talebi TBK'nın 77 ve devamı maddeleri çerçevesinde değerlendirilerek, sonucuna göre olumlu olumsuz bir karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, Davanın yeniden görülüp sonucuna göre bir karar verilmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, 2-Kararın kaldırılma sebebine göre davacı vekilinin sair istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 3-İstinaf eden davacı tarafından yatırılan İstinaf karar harcının istek halinde istinaf eden davacıya iadesine, 4-İİK'nın 36. Maddesi gereğince, Ankara 15. İcra Hukuk Mahkemesinin 2024/75 D.iş 2024/73 K. Sayılı icranın geri bırakılması kararına istinaden, Ankara 7.Genel İcra Müdürlüğü'nün 2024/875 Esas dosyasına depo edilen 23.615,00 TL nakit teminatın yatırana iadesine, 5-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine, 6-Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 12.12.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.n