4. Hukuk Dairesi 2024/2792 E. , 2024/3427 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 03.09.2021 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2021/İHK-26967 HÜKÜM/KARAR : Davanın kabulü /Davalının itirazının kısmen kabulü SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2021/40587 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Ha
**4. Hukuk Dairesi 2024/2792 E. , 2024/3427 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 03.09.2021 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2021/İHK-26967 HÜKÜM/KARAR : Davanın kabulü /Davalının itirazının kısmen kabulü SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2021/40587 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalının itirazının kısmen kabulü ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 03.06.2020 tarihinde müvekkilinin sürücüsü olduğu araç ile davalıya trafik sigortalı aracın karıştığı trafik kazası sonucu müvekkilinin yaralandığını, davalıya yapılan başvuruya rağmen kendilerine ödeme yapılmadığını belirterek fazlaya ilişkin hakların saklı kalması kaydıyla sürekli iş göremezlik tazminatı için 5.000,00 TL'nin temerrüt tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili talebini 63.117,87 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvurunun usulden reddinin gerektiğini, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında müvekkilinin sorumluluğu olduğunu, davacının sunduğu maluliyet raporunun hükme esas alınmasını doğru olmadığını ve maluliyet oranının kabul etmediklerini belirterek davanın reddine istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kazaya karışan sigortalı araç sürücüsünün kazada %100 kusurlu olduğunun dosyada alınan raporla belirlendiğini; davacının sunduğu maluliyet raporunda, davacının maluliyet oranının %12 olarak belirlendiği ve raporun kaza tarihindeki yönetmeliğe göre tespit edildiği ve bu raporun karara esas alındığı; TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant ile tazminatın hesaplandığı aktüer raporunun benimsendiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 63.117,87 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 05.01.2021 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; başvurunun usulüne uygun yapılmadığını, davacının sunduğu maluliyet raporunun hükme esas alınmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, hesaplamanın doğru yapılmadığını, TRH 2010 Yaşam Tablosu ile %1,8 teknik faize göre hesaplama yapılmasını ve vekalet ücretinin hükmedilecek vekalet ücretinin 1/5'i oranında hesaplanması gerekeceğini ileri sürerek itiraz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya içerisinde yer alan maluliyet raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğunu ve kaza tarihindeki yürürlükteki yönetmeliğe uygun düzenlendiğini, vekalet ücretinin nispi hesaplanmasının doğru olduğu ancak hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faizle hesaplama yapılması için yeniden hesap raporu alınarak davalının itirazının kısmen kabulü ile yeniden hüküm kurulmasına, davanın kabulü ile 55.702,41 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 05.01.2021 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; bilirkişi raporundaki TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %0 teknik faiz hesabına göre artırılmış taleplerinin kabulü gerektiğini, aksine değerlendirmede hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz hesabının esas alınmasının hatalı olduğunu belirterek temyiz yoluna başvurmuştur. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; itiraz dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ile benzer sebepleri tekrar ederek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün uğradığı sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) 85, 89, 90, 91 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Karayolları Moturlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1.Davacı vekilinin temyizi yönünden; Trafik kazasında cismani zarara uğrayan ve buna dayalı olarak işgücü kaybı tazminatı isteminde bulunan hak sahiplerinin bakiye ömürleri daha önceki yıllarda Fransa'dan alınan 1931 tarihli "PMF" cetvellerine göre saptanmakta ise de; Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı, Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Aktüerya Bilimleri Bölümü, BNB Danışmanlık, Marmara Üniversitesi ve Başkent Üniversitesi'nin çalışmalarıyla "TRH 2010" adı verilen "Ulusal Mortalite Tablosu" hazırlanmıştır. Gerçek zarar hesabı, özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu durumda; Yargıtay Daireleri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından ve yine bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içerdiği göz önüne alındığında, Dairemizce de tazminat hesaplamalarında TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinin, güncel verilere ve ülkemiz gerçeklerine daha uygun olacağına karar verilmiştir. Bu itibarla; tazminat hesaplamasında, TRH 2010 Yaşam Tablosu'nun kullanılmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak; davacının hak kazanabileceği işgücü kaybı tazminatının hesaplanması için alınan ve İtiraz Hakem Heyeti tarafından da karara esas kabul edilen ek aktüer raporunda; 01.06.2015 tarihli ZMSS Genel Şartları dahilinde, TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre ve %1,8 teknik faiz uygulanarak tazminat hesabı yapılmıştır. Tazminat hesaplamasında, yeni ZMSSGŞ ve ekindeki cetvellere göre hesaplama yapılmış ise de, Anayasa Mahkemesi'nin 17.07.2020 tarih- 2019/40-2020/40 sayılı kararı ile; KTK'nın 90 ıncı maddesindeki "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir" bölümündeki "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda" ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir. Bu nedenle; işgücü kaybı tazminatı hesabında, yeni ZMSS Genel Şartları ekindeki cetvellerin kullanılması mümkün olmadığından ve %1,8 teknik faiz uygulaması da anılan cetvellerle getirildiğinden, artık uygulanması mümkün değildir. Tazminat hesaplamasının, %1,8 teknik faiz uygulanmadan yapılması gereklidir ki, İtiraz Hakem Heyeti tarafından esas alınan rapor bu yönüyle yeterli bir rapor değildir. Açıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında; davacı için, TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre muhtemel bakiye ömrün belirlenmesi ve % 1,8 teknik faiz uygulanmadan tazminatın hesaplanması; bilinmeyen/ işleyecek devre hesabı yapılırken, bilinen son gelirin her yıl için % 10 artırılıp % 10 iskonto edilmesi yönteminin kullanılarak Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına yalnızca davalı taraf itiraz ettiğinden davalı lehine usuli kazanılmış haklar da gözetilerek karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle, yazılı biçimde karar verilmesi doğru görülmemiştir. 2.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 3. Davalı vekilinin diğer temyiz itirazları yönünden; Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğüne, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine, 01.09.2013 tarihinden sonra Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği'ne, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik'e, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik'e uygun olarak düzenlenmesi gerekir. Somut olayda, kaza tarihi 03.06.2020 olup davacının dosyaya sunduğu İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'nın 16.12.2020 tarihli tarihli raporunun Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik'e göre tanzim edildiği davacının omuz fleksiyonu, sağ 3 ve 5.metatars kemiğinden kaynaklı alt ekstremiteden kaynaklı toplam özürlülük oranının %12 olduğu belirtilmiştir. Karara esas alınan raporun, kaza tarihinden 6 ay sonra tanzim edildiği anlaşılmaktadır. Oysa ki; Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik'in 2 nolu ek cetveli olan özür oranları cetvelinin "alt ekstremiteye ait sorunlarda özürlülük oranları" başlıklı 3 üncü maddesinde alt ekstremite sorunlarında engellilik durumunun kişinin mevcut durumuna göre belirlenmesi gerektiği, kişinin özür durumunun zaman içinde değişebilme ihtimali varsa raporun süreli verilmesi gerektiği, devamlı engelllik raporu verilmeden önce, hastada iyileşmenin durduğunun, son bir senede düzelme olmadığının tespit edilmesi gerektiği belirtilmesine rağmen, söz konusu 1 yıllık süre beklenmeksizin rapor tanzim edilmiş ve bu rapora dayalı karar verilmiştir. Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; davacı tarafından ibraz edilen 18.05.2021 tarihli maluliyet raporunun her ne kadar kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak hazırlandığı belirtilmiş ise de, ekindeki cetvellere uygun biçimde tanzim edilmediği anlaşıldığından Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik eki cetvellerinde belirtilen süre şartlarına uyulmak suretiyle usulüne uygun, denetime ve karar vermeye elverişli olacak şekilde davacının maluliyet derecesi ve oranının belirlenmesi amacıyla yeni bir rapor alınıp hasıl olacak sonuca göre, (temyiz eden davalının lehine usuli kazanılmış haklar da gözetilerek) karar verilmesi amacıyla kararın bozulması gerekmiştir. 4. 5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü ve AAÜT’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. VI. KARAR 1.Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin ve (3) ve (4) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacı ve davalıya iadesine Dosyanın mahkemeye gönderilmesine 17.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.