Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2022/225 E. , 2024/5085 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2022/225 Karar No : 2024/5085 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av.... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Antalya ili, Korkuteli ilçesi, ... Ma
Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2022/225 E. , 2024/5085 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2022/225 Karar No : 2024/5085 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av.... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Antalya ili, Korkuteli ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazı da kapsayan alanda Antalya Büyükşehir Belediye Meclisinin... tarihli, ... sayılı kararı ile onaylanan 1/25.000 ölçekli nazım imar planının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi üzerine düzenlenen bilirkişi raporu ile dosyadaki bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, dava konusu taşınmazın kuru marjinal tarım arazisi olduğu, çevresinde aynı özelliklere sahip alanların konut alanı olduğu, planlamada sadece köy yerleşik alan sınırının ele alınmasının ve parsele yönelik olarak verilen plan kararının mülkiyet, imar hakları ve plan bütünlüğü açısından uygun olmadığı, parsel özelinde verilen plan kararı ile kamu yararı ile kişisel yarar arasında bir denge kurulamadığı, eşitlikçi bir planlama olmadığı, bu nedenle uyuşmazlığa konu nazım imar planının kamu yararına aykırı olduğu sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle, dava konusu işlem hukuka aykırı bulunarak iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu planın uyuşmazlık konusu alanda yapılan ilk nazım imar planı olduğu, plan hazırlık aşamasında ilgili kurumlardan bilgi ve belgelerin toplandığı ve planlamanın bu verilere göre yapıldığı, taşınmazın bulunduğu alanın köy yerleşik alan sınırları dışında bulunduğu ve İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü tarafından iletilen kurum görüşünde parselin kuru marjinal tarım arazisi niteliği taşıdığının belirtildiği, bu haliyle parselin 5403 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, 50.947 m² büyüklüğe sahip dava konusu taşınmazın köy yerleşik alanı sınırı içerisinde kalan 22.000 m²'lik kısmının plan hükümleri uyarınca yapılaşmaya konu olabileceği ve ifraza dair hükümlerden yararlanabilmesi nedeniyle taşınmaz sahibinin mağduriyetinin bulunmadığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Dava konusu taşınmazın çevresinin yapılaşmış olduğu, taşınmazın tarım alanı olarak belirlenmesinin eşitlik ilkesine aykırı olduğu, temyiz edilen kararda bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, usul ve kanuna uygun olan kararın onanması gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Antalya ili, Korkuteli ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın 22.000 m2 lik kısmı 30.11.1994 tarihinde İl İdare Kurulu tarafından karar alınan Söğütçük Köy Yerleşik Alanı sınırı içinde belirlenmiş, 1/100.000 çevre düzeni planında taşınmazın bulunduğu alan kırsal yerleşim alanı ve tarım alanı olarak belirlenmiş, Antalya Büyükşehir Belediye Meclisinin ... tarihli, ... sayılı kararıyla 1/25.000 ölçekli nazım imar planı onaylanmış ve anılan planda dava konusu taşınmazın köy yerleşik alan sınırı dışında kalan kısmı tarım alanı olarak belirlenmiş bunun üzerine görülmekte olan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 3194 sayılı İmar Kanununun 5. maddesinde nazım imar planı; varsa bölge planlarının mekâna ilişkin genel ilkelerine ve varsa çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklüklerini, nüfus yoğunlukları ve eşiklerini, ulaşım sistemlerini göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, plan hükümleri ve raporuyla beraber bütün olan plan olarak tanımlanmış, çevre düzeni planı, varsa mekansal strateji planlarının hedef ve stratejilerine uygun olarak yerleşim, gelişme alanları ve sektörlere ilişkin alt ölçekli planlarını yönlendiren genel arazi kullanım kararları çerçevesinde ilke ve kriterleri belirleyen bölge, havza veya il bütününde hazırlanan, plan hükümleri ve raporuyla bir bütün olan plan olarak tanımlanmış, 8. maddesinin 1. fıkrasında; planların tanımlaması yapılarak, planlar bölge planı, çevre düzeni planı, nazım imar planı ve uygulama imar planı olarak kademelendirilmiş ve alt ölçekli planların üst ölçekli planlarda belirlenen planlama ana ilkelerine, stratejilerine ve kararlarına uyumlu olması zorunluluğu getirilmiştir. Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği'nin ''Tanımlar'' başlıklı 4. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde, "Çevre düzeni planı: Varsa mekânsal strateji planlarının hedef ve strateji kararlarına uygun olarak orman, akarsu, göl ve tarım arazileri gibi temel coğrafi verilerin gösterildiği, kentsel ve kırsal yerleşim, gelişme alanları, sanayi, tarım, turizm, ulaşım, enerji gibi sektörlere ilişkin genel arazi kullanım kararlarını belirleyen, yerleşme ve sektörler arasında ilişkiler ile koruma-kullanma dengesini sağlayan 1/50.000 veya 1/100.000 ölçekteki haritalar üzerinde ölçeğine uygun gösterim kullanılarak bölge, havza veya il düzeyinde hazırlanabilen, plan notları ve raporuyla bir bütün olarak yapılan planı ifade eder." tanımına yer verilmiş, "Mekansal planlama kademeleri ve ilişkileri" başlıklı 6. maddesinin 1. fıkrasında, mekansal planların kapsadıkları alan ve amaçları açısından mekansal strateji planları, çevre düzeni planları ve imar planları olarak hazırlanacağı, buna göre planlama kademelerinin, üst kademeden alt kademeye doğru sırasıyla; mekansal strateji planı, çevre düzeni planı, nazım imar planı ve uygulama imar planından oluştuğu kural altına alınmış, aynı maddenin 2. fıkrasında, mekansal planların, plan kademelenmesine uygun olarak hazırlanacağı, her planın, planlar arası kademeli birliktelik ilkesi uyarınca yürürlükteki üst kademe planların kararlarına uygun olmak, raporu ile bütün oluşturmak ve bir alt kademedeki planı yönlendirmek zorunda olduğu düzenlenmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Yukarıda aktarılan mevzuat hükümlerine göre, alt ölçekli planların üst ölçekli planlarda belirlenen planlama ana ilkelerine, kararlarına uyumlu olması gerektiğine kuşku bulunmamaktadır. Planların kademeli birlikteliği ilkesi çerçevesinde her alt ölçekli planlama kademesinin bir üst ölçeğin ana kararlarını korumakla birlikte üst ölçektekinden daha fazla bilgi ve ayrıntı içermesi gerekir. Bu nedenle, nazım imar planları çevre düzeni planlarının, uygulama imar planları da nazım imar planlarının, büyütülmüş kopyaları olmayıp soyuttan somuta inen plan kararlarının alındığı farklı özellikleri ve ayırıntıları içeren belgeler olduğu bilinmektedir. Dosyanın incelenmesinden, uyuşmazlık konusu parselin dava konusu 1/25.000 ölçekli nazım imar planında kısmen kırsal nitelikli yerleşim alanı fonksiyonunda kısmen tarım alanı fonksiyonunda kaldığı; davacının tarım alanı fonksiyonunda kalan kısma itiraz ettiği, dolayısıyla tarım alanı fonksiyonunda yer alan kısmın da yerleşime açılması gerektiği iddiası ile işbu davayı açtığı, temyize konu kararda ise 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planında parselin kırsal yerleşik alanda kaldığı, dava konusu 1/25.000 ölçekli nazım imar planında ise parselin tarım alanında kaldığı, dolayısıyla dava konusu nazım imar planının üst ölçekli çevre düzeni planı ile kısmen uyumsuz olduğu, taşınmazın çevresinde yapılaşmalar olduğu köy yerleşik alan sınırının büyütülmesi gerektiği gerekçesiyle iptaline karar verildiği anlaşılmaktadır. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından 27.08.2015 tarihinde onaylanan Antalya-Burdur-Isparta Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planının plan notlarının "Genel Hükümler" başlıklı 5. bölümünün 5.2 sayılı maddesinde; ''Bu plandan ölçü alınarak uygulama yapılamaz'', 5.17 sayılı maddesinde; ''Bu plandan ölçü alınarak uygulama yapılamaz. Bu plan, bu plan ile belirlenen kentsel yerleşme alanlarının tamamının yerleşime açılacağını göstermez. Bu sınırlar, alt ölçekli planlama çalışmalarında ilgili kurum ve kuruluşların görüşleri doğrultusunda ve bu plandaki nüfus kabullerine göre belirlenen alansal büyüklüğü aşmayacak şekilde doğal, yapay ve yasal eşikler çerçevesinde kesinleşir'', 5.20 sayılı maddesinde; ''Bu planın ilke ve stratejileri doğrultusunda yapılacak alt ölçekli planlarda, ilgili kurum ve kuruluş görüşleri alınacaktır. " şeklinde plan notlarına yer verilmiştir. Yukarıda yer alan mevzuat hükümleri, 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planının plan notları ile planlama ilke ve esasları çerçevesinde yapılan değerlendirmede; alt ölçekli imar planlarının yapım aşamasında ilgili kurum ve kuruluşların görüşlerinin alınacağı, tarımsal niteliği korunacak alanlarda ise mutlaka ilgili kurumlardan alınan görüşler doğrultusunda yapılaşma olabileceği, çevre düzeni planı ölçeğinde getirilen kullanım kararlarının o bölgenin mutlaka yapılaşacağı anlamına gelmeyeceği, 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planının ölçeği göz önünde bulundurulduğunda parsel bazında kararların üretilmesi mümkün olmayacağı, bu planda gösterilemeyen kullanımların 1/25000 ölçekli nazım imar planında yer alabileceği, üst ölçekli planlarda yer verilemeyen ayrıntıların ya da teknik olarak gösterimi imkansız fonksiyonların alt ölçekli planlarda yer almasının üst ölçekli plana aykırılık oluşturmayacağı, 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planında şematik veya sembol olarak gösterilen kullanımlara ilişkin yer seçimlerinin ilgili kurumların görüşleri doğrultusunda alt ölçekli planlarda kesinleştirileceği, dolayısıyla Antalya-Burdur-Isparta Planlama Bölgesi 1/100.000 Ölçekli Çevre Düzeni Planında ''kırsal yerleşim alanı'' olarak belirlenen bir alanda alt ölçekli dava konusu 1/25.000 ölçekli nazım imar planı ile fonksiyon belirlemesi yapılmasının, bu itibarla da taşınmazın "tarım alanı" olarak belirlenmesinin üst ölçekli plana aykırılık oluşturmayacağı açıktır. Öte yandan dava konusu plan paftasının tamamı incelendiğinde, il idare kurulu tarafından belirlenen köy yerleşik alanı sınırları kapsamında kalan taşınmazların kırsal nitelikli yerleşik alan olarak, kırsal nitelikli yerleşik alanla orman alanı arasında kalan taşınmazların tarım alanı olarak, tarım alanının dışının ise orman alanı olarak planlanarak bölgeleme yapıldığı, köy yerleşik alanı sınırının, zorunlu olarak göz önünde bulundurulması gereken yasal eşiklerden birisi olduğu ve dava konusu planda bu sınırın göz önünde bulundurulmasında herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Ayrıca bilirkişi raporunda, il idare kurulu tarafından belirlenen köy yerleşik alanı sınırları dışına da evlerin yapıldığı, bu nedenle dava konusu planda köy yerleşik alanı dışına yapılan evler dikkate alınarak taşınmazın tarım alanı olarak belirlenmesinin eşitlik ilkesine aykırı olduğu belirtilmiş ise de köy yerleşik alanı sınırları dışında yapılan ve mevzuata uygun olup olmadıkları tartışmalı olan yapıların fiili durum dikkate alınarak dava konusu plan ölçeğinde hakim kullanım kararı öngörülen tarım alanının kaldırılmasına yol açmayacağı aksine gelecekteki arazi kullanımının hazırlanan planlara göre şekilleneceği açıktır. Bu itibarla taşınmazın köy yerleşik alanı sınırları dahilinde kalan kısmının kırsal nitelikli yerleşim alanı, köy yerleşik alanı sınırları ile orman alanı sınırları arasında kalan kısmının ise tarım alanı olarak planlanmasının şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına uygun olduğu sonucuna varılarak dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddine dair Bölge İdare Mahkemesi kararında isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davalının temyiz isteminin kabulüne, 2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi...İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 01/10/2024 tarihinde, kesin olarak, oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY:Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen bozma nedenleri bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın onanması gerektiği oyu ile Dairemiz kararına katılmıyorum.