11. Ceza Dairesi 2011/7439 E. , 2013/10099 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, Dolandırıcılık, İftira HÜKÜM : Resmi belgede sahtecilik suçundan: mahkumiyet Dolandırıcılık suçundan: beraat İftira suçundan: mahkumiyet Şikayetçi PTT Genel Müdürlüğü vekilinin temyiz isteminin sanık hakkında dolandırıcılık suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik olduğu görülerek yapılan incelemede; Şikayetçi PTT Genel Müdürlüğü vekilinin temyiz istemi incelendiğinde, PTT
**11. Ceza Dairesi 2011/7439 E. , 2013/10099 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, Dolandırıcılık, İftira HÜKÜM : Resmi belgede sahtecilik suçundan: mahkumiyet Dolandırıcılık suçundan: beraat İftira suçundan: mahkumiyet Şikayetçi PTT Genel Müdürlüğü vekilinin temyiz isteminin sanık hakkında dolandırıcılık suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik olduğu görülerek yapılan incelemede; Şikayetçi PTT Genel Müdürlüğü vekilinin temyiz istemi incelendiğinde, PTT Genel Müdürlüğü PTT Bank İşlem Müdürlüğü'nün 06/08/2008 tarih 038673 sayılı yazısında sanık tarafından sahte kimlikle alınan PTT kart nedeniyle kuruluşlarının herhangi bir zararlarının olmadığı belirtilmiş olduğundan; şikâyetçi PTT Genel Müdürlüğü’nün sanığa yüklenen dolandırıcılık suçundan doğrudan zarar görmediğinden kamu davasına katılma hakkı bulunmadığı, usulsüz verilmesinden dolayı hukuken geçersiz olan ve mahkemece 30.12.2008 tarihli duruşmada verilen ara kararı ile kaldırılan müdahillik kararının hükmü temyiz etme yetkisi vermeyeceği sanık müdafiinin sanık hakkındaki mahkumiyet hükümlerine yönelen temyizi bakımından yapılan incelemeye göre de, 30.12.2008 günlü oturumda sanık müdafiinin yüzüne karşı tefhim olunan kararın hüküm fıkrasında, kanun yollarına başvuru süresinin başlangıcının "kararın okunup açıklanmasından ve tebliğinden itibaren..." şeklinde belirtilmiş ise de, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 27.12.2011 gün, 2011/9-13 Esas, 2011/3 karar sayılı ve 01.02.2011 gün, 244-14 sayılı kararlarında da açıklandığı üzere, mesleği bir kamu hizmeti niteliğindeki avukatlık olan, sanığın savunmasını üstlenen ve bu bağlamda savunma ve yasa yollarına başvuru için yeterli düzeyde hukuki bilgiye sahip bulunan sanık müdafiinin, temyiz süresinin kararın yüze karşı verildiği hallerde tefhimden itibaren işlemeye başlayacağını bilmemesi düşünülemeyeceğinden, yasa yolu bildirimindeki bu eksiklik müdafii açısından bir yanılgı ve bu bağlamda hakkın kullanılması yönünde bir engel oluşturmayacağı cihetle, 30.12.2008 tarihinde yüzüne karşı tefhim olunan hükmü, sanık müdafinin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 310. maddesinde öngörülen bir haftalık süreden sonra 11.03.2009 tarihinde temyiz ettiği anlaşılmakla şikayetçi PTT Genel Müdürlüğü vekili ile sanık müdafiinin vaki temyiz istemlerinin aynı Kanunun 317. maddesi uyarınca REDDİNE, 13.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.