7. Ceza Dairesi 2021/20920 E. , 2022/6236 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : 1632 sayılı Yasaya muhalefet HÜKÜM : Hükümlülük Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; Sanığın 05.07.2011 tarihinde 7 gün süreyle dağıtım iznine gönderildiği, izin süresi sonunda 12.07.2011 tarihinde birliğine katılması gerekirken katılmadığı, 20.07.2011 ta…
**7. Ceza Dairesi 2021/20920 E. , 2022/6236 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : 1632 sayılı Yasaya muhalefet HÜKÜM : Hükümlülük Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; Sanığın 05.07.2011 tarihinde 7 gün süreyle dağıtım iznine gönderildiği, izin süresi sonunda 12.07.2011 tarihinde birliğine katılması gerekirken katılmadığı, 20.07.2011 tarihinde kendiliğinden gelerek birliğine teslim olduğu, böylece 12.07.2011-20.07.2011 tarihleri arasında izin tecavüzü suçunu işlediği kabul edilerek mahkumiyetine karar verilmiş ise de; ASCK’nın 66/1-b maddesinde “Özür”den bahsedilmekle beraber, madde metninde “Özür”ün bir tanımı yapılmamış ve hangi hallerin “özür” sayılabileceği hususunda bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Bu konuda TSK İç Hizmet Yönetmeliğinin 57’nci maddesinde yer alan izinli personelin mazereti nedeniyle izninin uzatılmasına ilişkin b bendi ile 58. maddesi ölçü olarak alınmaktadır. TSK İç Hizmet Yönetmeliğinin 57/b maddesine göre aile fertlerinden birisinin ağır hastalığı veya ölümü, kaza, doğum, yangın vb. mazeretler ile sanığın zamanında birlik komutanlığına dönmesini engelleyen veya engellemese bile önemli ölçüde güçleştiren ve askerlik hizmetini ikinci planda bıraktırabilecek önem ve ciddiyette olan mazeretlerin haklı mazeret olduğu kabul edilmiştir. Ayrıca her somut olayda, sanık tarafından özür olarak ileri sürülen durumun, askerlik hizmetine üstün tutulabilir nitelikte bulunup bulunmadığı, beklenen bir durum olup olmadığı, aniden ortaya çıkıp çıkmadığı, sanığın özür nedeniyle ne kadar süreyle birliğinden ayrı kaldığı, birliğine katılmakta geciktiği süre içinde özür oluşturan hâli gidermeye ve bir an önce birliğine katılmaya yönelik olarak ne gibi davranışlar sergilediği dikkate alınarak; sanığın suç işleme kastı ile hareket edip etmediği ya da kabul edilebilir bir özre sahip olup, olmadığı tartışılıp irdelenmek zorundadır. Sanık savunmalarında; halasının oğlu ...'ın hastanede makineye bağlı olarak yaşamını sürdürmekte iken beyin ölümünün gerçekleştiğini, cenazeye katıldığını, bu nedenle izin süresini geçirdiğini ileri sürmüştür. Dosyada mevcut Özel ...Hastanesinin 07.05.2012 tarihli yazısında; ...'ın 10.07.2011 tarihinde beyin tümörü tanısıyla şuuru kapalı vaziyette acile müracaatla Hastaneye yatırıldığının, ameliyat edilemeden vefat ettiğinin bildirildiği;