23. Hukuk Dairesi 2014/9868 E. , 2016/1979 K. "" MAHKEMESİ Hukuk Mahkemesi 1- 6100 sayılı HMK'nın 301/1. maddesine göre, "Hüküm yazılıp imza edildikten sonra ve mahkeme mührü ile mühürlendikten sonra, nüshaları yazı işleri müdürü tarafından taraflardan her birine makbuz karşılığında verilir ve bir nüshası da gecikmeksizin diğer tarafa tebliğ edilir." Gerekçeli kararın, davacı vekiline, kim tarafından tebliğ edildiği açıklanmadan, kalemde tebliğ edildiği anlaşılmıştır. HMK'nın…
**23. Hukuk Dairesi 2014/9868 E. , 2016/1979 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ Hukuk Mahkemesi 1- 6100 sayılı HMK'nın 301/1. maddesine göre, "Hüküm yazılıp imza edildikten sonra ve mahkeme mührü ile mühürlendikten sonra, nüshaları yazı işleri müdürü tarafından taraflardan her birine makbuz karşılığında verilir ve bir nüshası da gecikmeksizin diğer tarafa tebliğ edilir." Gerekçeli kararın, davacı vekiline, kim tarafından tebliğ edildiği açıklanmadan, kalemde tebliğ edildiği anlaşılmıştır. HMK'nın 301/1. maddesi hükmü uyarınca hükmün yazı işleri müdürü tarafından taraflardan her birine makbuz karşılığında verilmesi gerekmektedir. 03.04.2012 tarihinde yürürlüğe giren Hukuk Muhakemeler Kanunu Yönetmeliği'nin ''Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesi'' başlıklı 6/3-b maddesi gereğince talep halinde gerekçeli kararın tebliğini sağlamak yazı işleri müdürünün görevleri arasında olduğundan tebligatın usulüne uygun olduğu söylenemez.... Mahkemeleri Yönetmeliği'nin 139/3-b maddesi de aynı hükmü içermektedir. Bu bilgiler ışığında, gerekçeli kararın davacı vekiline ...ı İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 169/3-b maddelerine ya da kalem dışında 7201 sayılı Tebligat Kanunu ve Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmelik hükümlerine uygun tebliği ile temyiz süresinin beklenmesi ve temyiz edilmesi halinde temyiz dilekçesinin davalı vekiline tebliğ edilerek, temyize cevap süresi beklendikten sonra temyiz incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmesi, 2- 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 17. maddesi, “Belli bir yerde devamlı olarak meslek veya sanatını icra edenler, o yerde bulunmadıkları takdirde tebliğ aynı yerdeki daimi memur veya müstahdemlerinden birine, meslek veya sanatını evinde icra edenlerin memur ve müstahdemlerinden biri bulunmadığı takdirde aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçilerinden birine yapılır." hükmünü; tebliğ tarihinde yürürlükte bulunan Yönetmeliğin 26. maddesi, "Belirli bir yerde devamlı olarak meslek veya sanatını icra edenlere, o yerde de tebligat yapılabilir. Muhatabın işyerinde bulunmaması halinde tebliğ, aynı yerde sürekli olarak çalışan memur veya müstahdemlerinden birine yapılır. Muhatap, meslek veya sanatını konutunda icra ediyorsa, kendisi bulunmadığı takdirde memur veya müstahdemlerinden birine yapılır. Bunlardan hiç birinin bulunmaması durumunda tebliğ, aynı konutta sürekli olarak oturan kişilere veya hizmetçilerden birine yapılır." hükmünü içermektedir. Bu madde hükümlerinde muhatabın bulunmama nedeninin araştırılması ve tebliğ belgesinde gösterilmesi gerektiğine yönelik bir düzenleme getirilmemiş ise de, önce muhatabın aranması, muhatabın tevziat saatinde o yerde bulunmadığının ancak aynı gün tevziat saatinden sonra döneceğinin tespiti halinde daimi memur veya müstahdemlerden birine, işyeri ev ise memur ya da müstahdemlerden birine, bunlar da yok ise aynı konutta oturan kişilere ya da hizmetçilerden birine tebligat yapılması gerekir.