10. Hukuk Dairesi 2022/14499 E. , 2023/4408 K. MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2983 Esas, 2022/1733 Karar HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 26. İş Mahkemesi SAYISI : 2015/36 Esas, 2018/517 Karar Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulma…
**10. Hukuk Dairesi 2022/14499 E. , 2023/4408 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2983 Esas, 2022/1733 Karar HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 26. İş Mahkemesi SAYISI : 2015/36 Esas, 2018/517 Karar Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacılar vekili ile davalı ... Sig. A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmesi ve de davalı ... Sig. A.Ş. vekili tarafından duruşma talep edilmesi üzerine yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin ve duruşma isteminin kabulüne karar verilmiş ve duruşma için 25.04.2023 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma günü duruşmalı temyiz eden davalı, davacılar ve diğer davalı adına gelen olmadı. Tarafların yokluğunda duruşmaya başlandı. Davalı Beybo Boya San. ve Tic. A.Ş. vekili Av. ...’nin mazeret dilekçesi gönderdiği ve yokluklarında karar verilmesini talep ettiği görüldükten sonra duruşmaya son verilerek aynı günde Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacılar murisi müteveffa sigortalının davalılardan Beybo Boya San.ve Tic.A.Ş.'ye ait işyerinde çalışmakta iken olay tarihinde davalı şirkete ait kapalı kasa kamyonetin aniden hızlı bir şekilde, aracın arkasında ve etrafında insan olup olmadığına bakılmadan geri geri hareket ettirilmesi nedeniyle araçla duvar arasına sıkışarak vefat ettiğinden bahisle davacı eş için 208.132,70 TL maddi, 250.000,00 TL manevi, davacı çocuk için 73.647,44 TL maddi, 100.000,00 TL manevi tazminatın tahsilini talep ve dava etmişlerdir. II. CEVAP Davalı Beybo Boya San. ve Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı işverenin mali mesuliyet sigortası poliçesi ile sigortalı olduğunu, bu nedenle sigorta şirketine davayı ihbar ettiklerini, kazada müteveffanın kusurlu olduğunu, hareket eden aracın arkasına ve kör noktaya geçtiğini, müteveffaya işe kabul öncesi gerekli oryantasyon eğitimlerinin verildiğini, bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle dava dilekçesinde bahsi geçen trafik kazasının zorunlu mali sorumluluk (trafik) sigorta poliçesi teminatı içerisinde yer almadığını, meydana gelen olayın trafik kazası olmadığını, bu nedenle müvekkili şirketin bir sorumluluğunun bulunmadığını bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle kazanın meydana gelişinde müteveffa sigortalının %20, kamyoneti kullanan dava dışı işçi Mehmetşah'ın %20, davalı işveren Beybo Boya San. ve Tic. A.Ş.'nin ise %60 oranında kusurlu olduklarından bahisle davacı eşin maddi tazminat isteminin kabulüne, davacı çocuk lehine 71.623,37 TL maddi, yine her iki davacı lehine 60.000,00’er TL manevi tazminat ödenmesine, maddi tazminatların davalı ...Ş 'nin sorumluluğu poliçe limitleri ile sınırlı olmak kaydıyla her iki davalıdan müştereken ve müteselsilen, manevi tazminatların sadece davalı işveren şirketten tahsiline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesi kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 26.03.2019 tarih, 2019/579 Esas, 2019/948 Karar sayılı kararı ile davalı işveren Beybo Boya San. ve Tic. A.Ş.'nin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacılar ve davalı ... şirketinin istinaf başvurularının vekalet ücretleri yönünden kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davacı eşin maddi tazminat isteminin kabulüne, davacı çocuk lehine 71.623,37 TL maddi, yine her iki davacı lehine 60.000,00’er TL manevi tazminat ödenmesine, maddi tazminatların davalı ...Ş 'nin sorumluluğu poliçe limitleri ile sınırlı olmak kaydıyla her iki davalıdan müştereken ve müteselsilen, manevi tazminatların sadece davalı işveren şirketten tahsiline karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. Dairemiz'in 06.07.2021 tarih ve 2020/7299 Esas, 2021/9694 Karar sayılı kararı ile davalıların sair temyiz itirazları incelenmeksizin; kusur raporları arasındaki çelişki giderilmeksizin sonuca gidilmesinin isabetsiz olduğu, kusurun oran ve aidiyetinin tereddütsüz olarak tespiti noktasında yeni bir kusur raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden bahisle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyulduktan sonra alınan kusur raporunda müteveffanın %20, dava dışı İşçi Mehmetşah'ın %20, davalı işveren Beybo şirketinin %58, davalı şirketin ceza dava dosyasında hüküm giyen yetkilisi İbrahim Gök'ün %2 oranında kusurlu olduklarının tespit edildiği, kusur oranlarındaki değişikliklerin davacıların tazminatlarını değiştirecek nitelikte olmadığından bahisle davacı eşin maddi tazminat isteminin kabulüne, davacı çocuk lehine 71.623,37 TL maddi, yine her iki davacı lehine 60.000,00’er TL manevi tazminat ödenmesine, maddi tazminatların davalı ...Ş 'nin sorumluluğu poliçe limitleri ile sınırlı olmak kaydıyla her iki davalıdan müştereken ve müteselsilen, manevi tazminatların sadece davalı işveren şirketten tahsiline karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ile davalı ... Sig. A.Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle, günümüz ekonomik koşulları ve asgari ücretteki artış göz önünde bulundurulduğunda müvekkilleri lehine hükmedilen tazminat miktarının çok düşük kaldığını, güncel asgari ücrete göre yeniden hesaplama yapılarak maddi tazminat miktarının belirlenmesi gerektiğini, davacılar yararına hüküm altına alınan manevi tazminatların az olduğunu ileri sürmüştür. Davalı ... Sig. A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle, dava konusu kazanın karayolunda meydana gelmediğini, kendilerinin sorumlu olmadığını, davalı işveren Beybo Boya A.Ş’nin iş sağlığı ve güvenliği mevzuatına aykırı davranmış olması nedeniyle doğan sorumluluğunun zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi kapsamında olmadığını, kusur raporunda yer alan tespitlerin hüküm kurmaya elverişli olmadığını, kusur oranlarının hatalı tespit edildiğini, müteveffaya verilen kusurun az olduğunu, bozmadan sonra alınan kusur raporunda çelişkileri gidermek için yapılan açıklamaların yeterli olmadığını, müteveffanın anne ve babasına pay verilmeden yapılan hesabın hatalı olduğunu, ücretin hatalı tespit edildiğini, asgari ücretten hesaplama yapılması gerektiğini, davacı eşin yeniden evlenme ihtimali indiriminin hatalı uygulandığını, hesap raporunun ülkemize özgü ve güncel verileri içeren TRH 2010 Ulusal Mortalite Tablosu ve %1,8 teknik faize göre düzenlenmesi gerektiğini, payların dağıtılmasında murisin gelirinin %70'inin paylaştırılması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe a.Davacıların Temyiz İstemleri Açısından Davacının, dava açmada hukuki yararının bulunması dava şartlarından olduğu gibi temyiz Kanun yoluna başvuracak olan tarafın da temyiz yoluna başvuruda hukuki yararının bulunması gerekir. Somut olayda davacı tarafın Bölge Adliye Mahkemesi'nin 26.03.2019 tarih, 2019/579 Esas, 2019/948 Karar sayılı kararına karşı kanun yoluna başvurmadığı, temyiz incelemesine konu eldeki kararda davacılar tarafından kanun yoluna başvurulmayan karara kıyasla daha ağır bir hüküm bulunmadığı gözetildiğinde, temyiz eden davacılar vekilinin temyiz isteminin hukuki yarar yokluğundan reddine karar vermek gerekmiştir. b.Davalı ...Ş.'nin Temyiz İstemleri Açısından 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 417 inci maddesi, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13, 16, 20 ve 21 inci maddeleri ile 2918 sayılı KTK’nun 3 üncü maddesi, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 8 inci ve 31 inci maddeleri. 3. Değerlendirme Dosya kapsamından zararlandırıcı sigorta olayının meydana geldiği davalı işveren şirkete ait depo önünün karayolu sayılıp sayılmadığı konusunda bir belirleme yapılmaksızın sonuca gidildiği anlaşılmaktadır. Bir zararın, zorunlu trafik sigortası teminatı kapsamına girebilmesi için o zararın motorlu araç ile karayolunda meydana getirilmiş olması gerekir. 2918 sayılı KTK’nun 3 üncü maddesinde karayolu, trafik için kamunun yararlanmasına açık olan arazi şeridi, köprüler ve alanlar olarak tanımlanmıştır. Ancak, anılan Kanun'un 2 inci maddesinde de bu kanunun karayolunda uygulanacağı hükme bağlandıktan sonra, aksine hüküm bulunmadığı hallerde, karayolu dışındaki alanlardan kamuya açık olanlar ile park, bahçe, park yeri, garaj, yolcu ve eşya terminali, servis ve akaryakıt istasyonlarında karayolu taşıt trafiği için faydalanılan yerlerin, erişme kontrollü karayolunda ve para ödenerek yararlanılan karayollarının kamuya açık kesimlerinde ve belirli bir karayolunun bağlantısını sağlayan deniz, göl ve akarsular üzerinde kamu hizmeti gören araçların, karayolu araçlarına ayrılan kısımlarında da bu kanun hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmıştır. Somut olayda, iş kazasının meydana geldiği davalı şirkete ait depo önündeki kaza mahallinin karayolu sayılıp sayılmadığı konusunda bir nitelendirmede bulunmaksızın davalı ... şirketinin hüküm altına alınan maddi tazminatlardan sorumlu tutulması isabetsiz olmuştur. Bölge Adliye Mahkemesi'nce yapılacak iş, uzman bilirkişiler eşliğinde keşif yapılmak suretiyle kazanın meydana geldiği depo önünün karayolu bağlantısı olup olmadığını, karayoluna giriş ve çıkışının bulunup bulunmadığını araştırıp belirlemek, tespit edilecek veriler dikkate alınarak kaza yerinin karayolu veya karayolu sayılan yerlerden olup olmadığını bu kapsamda tespit etmek, karayolu veya karayolu sayılan yerlerden olduğu sonucuna varıldığı takdirde davalı ...Ş.'nin sorumluluğunu bu çerçevede irdelemek ve çıkacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle, 1.Temyiz eden davacılar vekilinin temyiz isteminin hukuki yarar yokluğundan REDDİNE, 2.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalı ...Ş. yönünden BOZULMASINA, Temyiz eden davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgilisine iadesine,Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.