T.C. D A N I Ş T A Y VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2024/5 Karar No : 2025/1038 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Defterdarlığı - ... (... Vergi Dairesi Müdürlüğü) VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı adına, ... İnşaat Gıda Sanayi Ticaret Limited Şirketine ait ver…
DANIŞTAY VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2024/5 E. , 2025/1038 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2024/5 Karar No : 2025/1038 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Defterdarlığı - ... (... Vergi Dairesi Müdürlüğü) VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı adına, ... İnşaat Gıda Sanayi Ticaret Limited Şirketine ait vergi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır. ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı: Dava konusu ödeme emri içeriği vergi borçları, asıl borçlu şirketin defter ve belgelerinin sahte belge kullanımı nedeniyle incelenmek amacıyla istenmesine rağmen ibraz edilmemesi nedeniyle vergi incelemesinin şirketin tarh dosyası ve harici belgeler üzerinden yapılarak düzenlenen raporları dayanak alan takdir komisyonu kararlarına istinaden gerçekleştirilen tarhiyatlardan kaynaklanmaktadır. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 10. maddesinde kanuni temsilcinin sorumluluğu vergisel ödevleri yerine getirmekle sınırlı tutulmuştur. Başka bir deyişle söz konusu sorumluluk, "kusur sorumluluğu" esasına dayanmaktadır. Bu durumda, davacının 29/04/2008 tarihinde kanuni temsilcilik görevinden ayrıldığı göz önünde bulundurulduğunda, bu tarihten sonraki bir dönemde kanuni temsilcilik görevinde bulunan kişinin vergisel ödevleri yerine getirmemesinden kaynaklanan amme alacağından sorumlu tutulamayacağı açıktır. Dolayısıyla, söz konusu amme alacaklarının tahsili amacıyla davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ödeme emrinde hukuka uygunluk bulunmamaktadır. Vergi Mahkemesi bu gerekçeyle ödeme emrini iptal etmiştir. Davalının istinaf istemini inceleyen ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı: Dava konusu ödeme emri içeriği vergi borçlarının, defter ve belge ibraz ödevinin yerine getirilmemesi nedeniyle değil, davacının kanuni temsilci olduğu dönem içinde kullanılan belgelerin gerçek bir emtia teslimi veya hizmet ifasına dayanmadığından bahisle yapılan tarhiyatlardan kaynaklandığı görülmektedir. Bu nedenle Vergi Mahkemesi kararında yer alan, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 10. maddesi uyarınca davacıya kusur yüklenemeyeceği yolundaki değerlendirmede hukuka uygunluk bulunmamaktadır. i. Vergi Mahkemesi kararının, dava konusu ödeme emrinin, asıl borçlu şirket adına düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinden kaynaklanan kısmına ilişkin hüküm fıkrasına yöneltilen istinaf istemi hakkındaki inceleme: Asıl borçlu şirket adına düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin, şirketin vergi mükellefiyetinin 21/09/2010 tarihinde resen terkin edilmesi nedeniyle 26/07/2013 tarihinde şirket müdürü Mustafa Ağkuş'un ikametgâh adresinde eşine tebliğ edilmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Öte yandan, vergi kanunlarında belirlenen şekilde tahakkuk ettirilmiş vergi borçlarının zamanaşımı süresi içinde tahsil edilmesi gerekmektedir. Bu durumda, asıl borçlu şirket adına düzenlenerek 26/07/2013 tarihinde tebliğ edilen ödeme emri içeriği amme alacakları için tahsil zamanaşımı süresinin 31/12/2018 tarihinde dolduğu ve dosya içeriğinde tahsil zamanaşımını kesen bir sebebin bulunmadığı dikkate alındığında, değinilen tarihten sonra davacı adına düzenlenerek 16/11/2020 tarihinde tebliğ edilen dava konusu ödeme emrinin tahsil zamanaşımına uğrayan söz konusu amme alacaklarına ilişkin kısmında hukuka uygunluk bulunmamaktadır. ii. Vergi Mahkemesi kararının, dava konusu ödeme emrinin, asıl borçlu şirket adına düzenlenen ... tarih ve ... sayılı, ... tarih ve ... sayılı ödeme emirlerinden kaynaklanan kısmına ilişkin hüküm fıkrasına yöneltilen istinaf istemi hakkındaki inceleme: Asıl borçlu şirket adına düzenlenen ... tarih ve ... sayılı, ... tarih ve ... sayılı ödeme emirlerinin, şirketin vergi mükellefiyetinin 21/09/2010 tarihinde resen terkin edilmesi nedeniyle şirket müdürünün ikametgâh adreslerinde tebliğ edilmeye çalışılmasında hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Değinilen ödeme emirlerinin "... Mah. ... Sok. No:... Etimesgut/ANKARA" (şirket adına düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin 26/07/2013 tarihinde tebliğ edildiği adres) adresinde tebliğine ilişkin 23/12/2013 tarihli tebliğ alındısının ön yüzünün tarih, teslim alan ve teslim eden kısımlarının boş olduğu, arka yüzünün ise sadece dağıtıcı tarafından imzalandığı, aynı ödeme emirlerinin yine aynı adreste ikinci kez tebliğine ilişkin 05/01/2015 tarihli tebliğ alındısının da ön yüzünün boş olduğu, arka yüzünün ise sadece dağıtıcı tarafından imzalandığı, daha sonra "... Mah. ... Sok. No:... Altındağ/ANKARA" adresinde son kez tebligat yapılmaya çalışıldığı ve akabinde ilanen tebliğ yoluna başvurulduğu görülmektedir. Bu durumda, şirket temsilcisinin bilinen "... Mah. ... Sok. No:... Etimesgut/ANKARA" adresinde usulüne uygun tebliğ işlemleri yapılmaksızın, başka bir adreste tebliğ denendikten sonra ilanen tebliğ edilen ödeme emirleri içeriği amme alacaklarının usulüne uygun şekilde kesinleştirilmediği sonucuna varıldığından, dava konusu ödeme emirlerinin söz konusu amme alacaklarına ilişkin kısmında hukuka uygunluk bulunmamaktadır. iii. Karar sonucu: Vergi Dava Dairesi bu gerekçeyle istinaf istemini reddetmiştir. Davalının temyiz istemini inceleyen Danıştay Dördüncü Dairesinin 21/09/2022 tarih ve E:2022/2611, K:2022/5029 sayılı kararı: i. Vergi Dava Dairesi kararının, dava konusu ödeme emrinin, asıl borçlu şirket adına düzenlenen 01/03/2013 tarih ve 2 sayılı ödeme emrinden kaynaklanan kısmına ilişkin hüküm fıkrasına yöneltilen temyiz istemi hakkındaki inceleme: Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, temyize konu kararın değinilen hüküm fıkrasının bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemiştir. ii. Vergi Dava Dairesi kararının, dava konusu ödeme emrinin, asıl borçlu şirket adına düzenlenen ... tarih ve ... sayılı, ... tarih ve ... sayılı ödeme emirlerinden kaynaklanan kısmına ilişkin hüküm fıkrasına yöneltilen temyiz istemi hakkındaki inceleme: Mükellefiyeti vergi dairesince resen terkin edilen asıl borçlu şirketin kanuni temsilcisi ...'un ikametgâh adresi olarak bilinen adreslerinden olan "... Mah. ... Sok. No:... Altındağ/ANKARA" adresinde daha önce şirkete ait ihbarnamelerin tebliğ edilmeye çalışıldığı, söz konusu tebligatta bilinen en son adresin kapalı olduğu hususunun muhtar ve memur imzaları ile 08/05/2013 tarihinde tutanak hâline getirildiği görülmektedir. Bu durumda, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun öngördüğü anlamda tebliğ imkansızlığının olayda gerçekleştiği, şirket adına düzenlenen söz konusu ödeme emirlerinin belirtilen adreste tebliğ edilememesi nedeniyle iade olunması üzerine ilanen tebliğ edilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığından, temyize konu kararın aksi yöndeki söz konusu hüküm fıkrasında hukuka uygunluk bulunmamaktadır. iii. Karar sonucu: Daire bu gerekçeyle Vergi Dava Dairesi kararının, dava konusu ödeme emrinin, asıl borçlu şirket adına düzenlenen ... tarih ve ... sayılı, ... tarih ve ... sayılı ödeme emirlerinden kaynaklanan kısmına ilişkin hüküm fıkrasını bozmuş; diğer hüküm fıkrasını onamıştır. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararı: Vergi Dava Dairesi aynı hukuksal nedenler ve gerekçeyle bozulan hüküm fıkrası yönünden ısrar etmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Asıl borçlu şirketin takibi aşamasında yapılan tebligatlarda hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek aksi yönde verilen ısrar kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ: Temyizen incelenen ısrar kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY: Davacının bir dönem kanuni temsilcisi olduğu ... İnşaat Gıda Sanayi Ticaret Limited Şirketinin, bilinen son adresi olan "... Mah. ... Sok. No:... Çankaya/ANKARA" adresinde bulunamadığına ilişkin olarak yapılan tespitler şu şekildedir: i. 21/09/2010 tarihinde düzenlenen ve yoklama memuru ile iş hanı yöneticisinin imzalarını ihtiva eden yoklama fişi ile anılan adresin sekiz aydır boş ve kapalı olduğu, şirketin tanınmadığı ve adreste bulunmadığı hususları tespit edilmiştir. ii. 27/10/2010 tarihinde düzenlenen ve yoklama memuru, servis şefi, iş hanı yöneticisi ile mahalle muhtarının imzalarını ihtiva eden yoklama fişi ile şirketin 2009 yılında belirtilen adresten ayrıldığı, o tarihten bu yana iş yerinin boş ve kapalı olduğu, muhtarlık kaydının olmadığı hususları tespit edilmiştir. iii. 25/09/2012 tarihinde düzenlenen ve memur ile iş hanı yöneticisinin imzalarını ihtiva eden adres tespit tutanağı ile şirketin üç yıl önce adresten ayrıldığı, iş yerinin kapalı olduğu hususları tespit edilmiştir. Dava konusu ödeme emri içeriği amme alacaklarının bir kısmının tahsili amacıyla asıl borçlu şirket adına düzenlenen ... tarih ve ... sayılı, ... tarih ve ... sayılı ödeme emirleri, ilgili tarihlerdeki şirket müdürünün ikametgâh adreslerinde tebliğ edilmeye çalışılmış, ancak tebligat yapılamaması üzerine ilanen tebliğ edilmiştir. İLGİLİ MEVZUAT: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 93. maddesinde, tahakkuk fişinden gayri vergilendirme ile ilgili olup hüküm ifade eden bilumum vesikalar ve yazıların, adresleri bilinen gerçek ve tüzel kişilere posta vasıtasıyla ilmühaberli taahhütlü olarak tebliğ edileceği kurala bağlanmıştır. Aynı Kanun'un "Tebliğ yapılacak kimseler" başlıklı 94. maddesinin birinci fıkrasında, tebliğin, mükelleflere, bunların kanuni temsilcilerine, umumi vekillerine veya vergi cezası kesilenlere yapılacağı; ikinci fıkrasında, tüzel kişilere yapılacak tebliğin bunların başkan, müdür veya kanuni temsilcilerine yapılacağı; üçüncü fıkrasında ise kendisine tebligat yapılacak kimsenin bulunmaması halinde tebliğin, ikametgâh adresinde bulunanlardan veya iş yerlerindeki memur ya da müstahdemlerden birine yapılacağı düzenlenmiştir. Kanun'un "Bilinen adresler" başlıklı 101. maddesinin 7061 sayılı Kanun'un 16. maddesiyle değiştirilmeden önceki hali şu şekildedir: "Bu kanuna göre bilinen adresler şunlardır: 1. Mükellef tarafından işe başlamada bildirilen adresler; 2. Adres değişikliğinde bildirilen adresler; 3. İşi bırakmada bildirilen adresler; 4. Vergi beyannamelerinde bildirilen adresler; 5. Yoklama fişinde tesbit edilen adresler; 6. Vergi mahkemesinde dava açma dilekçelerinde ve cevaplarında gösterilen adresler; 7. Yetkili memurlar tarafından bir tutanakla tesbit edilen adresler (İlgilinin tutanakta imzası bulunmak şartiyle); 8. Bina ve arazi vergilerinde komisyonlarca tahrir varakalarında tesbit edilen adresler. Mektupların gönderilmesinde bu adreslerden tarih itibariyle tebligat yapacak makama en son olarak bildirilmiş veya bu makamca tesbit edilmiş olanı nazara alınır." Kanun'un "Tebliğ evrakının teslimi" başlıklı 102. maddesinin 7061 sayılı Kanun'un 17. maddesiyle değiştirilmeden önceki hali şu şekildedir: "Tebliğ olunacak evrakı muhtevi zarf posta idaresince muhatabına verilir ve keyfiyet muhatap ile posta memuru tarafından taahhüt ilmühaberine tarih ve imza konulmak suretiyle tesbit olunur. Muhatabın zarf üzerinde yazılı adresini değiştirmesinden dolayı bulunamamış olması halinde posta memuru durumu zarf üzerine yazar ve mektup posta idaresince derhal tebliği yaptıran daireye geri gönderilir. Muhatabın geçici olarak başka bir yere gittiği, bilinen adresinde bulunanlar veya komşuları tarafından bildirildiği takdirde keyfiyet ve beyanda bulunanın kimliği tebliğ alındısına yazılarak altı beyanı yapana imzalatılır. İmzadan imtina ederse, tebliği yapan bu ciheti şerh ve imza eder ve tebliğ edilemiyen evrak çıkaran mercie iade olunur. Bunun üzerine tebliği çıkaran merci tarafından tayin olunacak münasip bir süre sonra yeniden tebliğ çıkarılır. İkinci defa çıkarılan tebliğ evrakı da aynı sebeple tebliğ edilemiyerek iade olunursa tebliğ ilan yolu ile yapılır. Muhatap imza edecek kadar yazı bilmez veya her hangi bir sebeple imza edemiyecek durumda bulunursa sol elinin baş parmağı bastırılmak suretiyle tebliğ olunur. Muhatap tebelluğdan imtina ederse tebliğ edilecek evrak önüne bırakılmak suretiyle tebliğ edilir. Yukarıdaki fıkralarda yazılı işlemler komşularından bir kişi veya muhtar veya ihtiyar heyeti üyelerinden biri veyahut bir zabıta memuru huzurunda icra ve keyfiyet taahhüt ilmühaberine yazılarak tarih ve imza vaz'edilmek ve hazır bulunanlara da imzalatılmak suretiyle tesbit olunur." Kanun'un "Tebliğin ilanla yapılacağı haller" başlıklı 103. maddesinin 7061 sayılı Kanun'un 18. maddesiyle değiştirilmeden önceki hali şu şekildedir: "Aşağıda yazılı hallerde tebliğ ilan yoluyla yapılır. 1. Muhatabın adresi hiç bilinmezse; 2. Muhatabın bilinen adresi yanlış veya değişmiş olur ve bu yüzden gönderilmiş olan mektup geri gelirse; 3. Başkaca sebeplerden dolayı posta ile tebliğ yapılmasına imkan bulunmazsa; 4. Yabancı memleketlerde bulunanlara tebliğ yapılmasına imkan bulunmazsa." Kanun'un 104. maddesinde ilanen tebliğin şekil şartları, 106. maddesinde de ilanın neticeleri düzenlenmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Tebliğ, hukuki bir işlemden ilgili kimsenin haber almasını sağlamak için yetkili makamın kanuni şekilde yazı veya ilan ile yapacağı belgelendirme işlemidir. İdari işlemlerin ilgilisine tebliğ edilmesinde amaç, işlemin muhatabı açısından yasal haklarını kullanabilmesine imkan tanımak; işlemi tesis eden idare açısından da hakkında işlem tesis edilen kişilerin hukuki sorumluluklarını yerine getirip getirmediğini tespit etmektir. 213 sayılı Kanun'da, gerçek ve tüzel kişilerin hangi adreslerinin bilinen adres olarak kabul edileceği sayma suretiyle belirlenmiştir. Bilinen adresler arasında tüzel kişilerin kanuni temsilcilerinin ikametgâh adresleri sayılmamıştır. Dolayısıyla 213 sayılı Kanun'un 101. maddesinin 7061 sayılı Kanun'la değiştirilmeden önceki hâline göre, tüzel kişilere bilinen adreslerinde ulaşılamaması hâlinde kanuni temsilcisinin ikametgâh adresinde tebliğin denenmesi yönünde yasal bir düzenleme bulunmamaktadır. Ancak tüzel kişilerin bilinen adreslerinde bulunamadığı hususunun usulüne uygun olarak tespit edilmiş olması durumunda, tebligatın yukarıda belirtilen amaçları dikkate alındığında, vergilendirme ile ilgili işlemin kanuni temsilcinin ikametgâh adresinde tebliğ edilmesinde hukuken bir engel bulunmamaktadır. İlanen tebligatla ilgili hukuka uygunluk denetimi, ilk olarak 213 sayılı Kanun'un 102. maddesindeki şartlara uygun bir tespitin ve böylece ilanen tebliğ yoluna başvurulmasının hukuki dayanağının bulunup bulunmadığı; ikinci olarak tebliğin Kanun'un 104. maddesindeki şartlara uygun olarak yapılıp yapılmadığının belirlenmesini kapsamaktadır. Asıl borçlu şirketin bilinen iş yeri adresinde bulunamadığı hususunun 213 sayılı Kanun'un 102. maddesinde öngörülen usule uygun olarak düzenlenen tutanak ve yoklama fişleriyle tespit edilmesi karşısında olayda şirket adına düzenlenen ... tarih ve ... sayılı, ... tarih ve ... sayılı ödeme emirlerinin ilanen tebliğine ilişkin şartların gerçekleştiğinin kabulü gerekmektedir. Usule uygun bu tespit yanında 213 sayılı Kanun'un 101. maddesinin 7061 sayılı Kanun'la değiştirilmeden önceki hâlinde kanuni temsilcinin ikametgâhında ilgili evrakın tebliğ edilmeye çalışılması yönünde yasal bir düzenlemenin bulunmadığı da dikkate alındığında, kanuni temsilcinin ikametgâh adresinde yapılmaya çalışılan tebliğin anılan maddede öngörülen koşullara uygun olup olmadığının incelenmesine gerek bulunmamaktadır. Bu kapsamda, şirket adına düzenlenen söz konusu ödeme emirlerinin ilanen tebliğinin 213 sayılı Kanun'un 104. maddesine uygun olarak yapılıp yapılmadığı ve yapılmış ise dava konusu ödeme emrinin hukuka uygunluğu diğer hususlar yönünden incelenmek ve ulaşılacak sonuca göre yeniden karar verilmek üzere ısrar kararının bozulması gerekmektedir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1- Davalının temyiz isteminin KABULÜNE, 2- ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının BOZULMASINA, 3- Yeniden verilecek kararda karşılanacağından, yargılama giderleri hakkında hüküm kurulmasına gerek bulunmadığına, 03/12/2025 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi. X - KARŞI OY : Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçe karşısında ısrar kararının bozulmasını gerektirecek nitelikte bulunmadığından, istemin reddi gerektiği oyu ile karara katılmıyoruz. vergi //begin::Page Scripts var options = {}; $(document).ready(function() { options["separateWordSearch"] = false; options["accuracy"] = "complementary"; options["diacritics"] = false; $("#content").append(stringToHTML($("#hiddencontent").text())); var arananKelime = $("#hiddenArananKelime").text(); const kelimeListesi = arananKelime.split(/\s*,\s*/).filter(k => k); // Virgüle göre ayır, boşlukları temizle // Aynı kelimenin büyük/küçük varyasyonlarını da ekle const tumKelimeler = kelimeListesi.flatMap(kelime => [ kelime, kelime.toLocaleUpperCase('tr-TR'), kelime.toLocaleLowerCase('tr-TR') ]); highlighter(tumKelimeler); // arananKelime.split(/\s*,\s*/).filter(k => k).forEach(function(each) { // if (each != undefined && each != "") { // highlighter(each); // highlighter(each.toLocaleUpperCase('tr-TR')); // highlighter(each.toLocaleLowerCase('tr-TR')); // } // }); }); var highlighter = function(arananKelime) { try { highlight(arananKelime); } catch (err) { } try { //unsuzyumusamasi(arananKelime); } catch (err) { } try { //unsuzBenzesmesi(arananKelime); } catch (err) { } try { //cogulEki(arananKelime); } catch (err) { } try { //iyelikEki(arananKelime); } catch (err) { } }; var stringToHTML = function(str) { var parser = new DOMParser(); var doc = parser.parseFromString(str, 'text/html'); return doc.body; }; var highlight = function(text) { $(".context").mark(text, options); } var unsuzyumusamasi = function(arananKelime) { var lastChar = arananKelime.substr(arananKelime.length - 1); if (lastChar === "p") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara + "b"); } if (lastChar === "ç") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara + "c"); } if (lastChar === "t") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara + "d"); } if (lastChar === "k") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara + "g"); highlight(ara + "ğ"); } } var unsuzBenzesmesi = function(arananKelime) { var sertSessiz = [ 'f', 's', 't', 'k', 'ç', 'ş', 'h', 'p' ]; var yumusakSessiz = [ 'ç', 't', 'k' ]; for (var i = 0; i < sertSessiz.length; i++) { let sertSessizPosition = arananKelime.indexOf(sertSessiz[i]); while (sertSessizPosition !== -1) { for (var j = 0; j < yumusakSessiz.length; j++) { let yumusakSessizPosition = arananKelime .indexOf(yumusakSessiz[j]); while (yumusakSessizPosition !== -1) { if (sertSessizPosition + 1 === yumusakSessizPosition) { highlight(arananKelime.substr(0, sertSessizPosition + 1)); } yumusakSessizPosition = arananKelime .indexOf(yumusakSessiz[j], yumusakSessizPosition + 1); } } sertSessizPosition = arananKelime.indexOf(sertSessiz[i], sertSessizPosition + 1); } } } var cogulEki = function(arananKelime) { var last3Char = arananKelime.substr(arananKelime.length - 3); if (last3Char === "lar" || last3Char === "ler") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 3); highlight(ara); } } var iyelikEki = function(arananKelime) { var iyelikEkleri = [ "ım", "im", "um", "üm", "ın", "in", "un", "ün", "ı", "i", "u", "ü", "mız", "miz", "muz", "müz", "nız", "niz", "nuz", "nüz", "ları", "leri" ]; if (arananKelime.length > 2) { var last2Char = arananKelime.substr(arananKelime.length - 2); if (iyelikEkleri.includes(last2Char)) { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 2); highlight(ara); } } if (arananKelime.length > 2) { var lastChar = arananKelime.substr(arananKelime.length - 1); if (iyelikEkleri.includes(lastChar)) { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara); } } if (arananKelime.length > 3) { var last3Char = arananKelime.substr(arananKelime.length - 3); if (iyelikEkleri.includes(last3Char)) { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 3); highlight(ara); } } if (arananKelime.length > 4) { var last4Char = arananKelime.substr(arananKelime.length - 4); if (iyelikEkleri.includes(last4Char)) { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 4); highlight(ara); } } } // begin:: Global Config(global config for global JS scripts) var KTAppSettings = { "breakpoints" : { "sm" : 576, "md" : 768, "lg" : 992, "xl" : 1200, "xxl" : 1200 }, "colors" : { "theme" : { "base" : { "white" : "#ffffff", "primary" : "#1BC5BD", "secondary" : "#E5EAEE", "success" : "#1BC5BD", "info" : "#6993FF", "warning" : "#FFA800", "danger" : "#F64E60", "light" : "#F3F6F9", "dark" : "#212121" }, "light" : { "white" : "#ffffff", "primary" : "#1BC5BD", "secondary" : "#ECF0F3", "success" : "#C9F7F5", "info" : "#E1E9FF", "warning" : "#FFF4DE", "danger" : "#FFE2E5", "light" : "#F3F6F9", "dark" : "#D6D6E0" }, "inverse" : { "white" : "#ffffff", "primary" : "#ffffff", "secondary" : "#212121", "success" : "#ffffff", "info" : "#ffffff", "warning" : "#ffffff", "danger" : "#ffffff", "light" : "#464E5F", "dark" : "#ffffff" } }, "gray" : { "gray-100" : "#F3F6F9", "gray-200" : "#ECF0F3", "gray-300" : "#E5EAEE", "gray-400" : "#D6D6E0", "gray-500" : "#B5B5C3", "gray-600" : "#80808F", "gray-700" : "#464E5F", "gray-800" : "#1B283F", "gray-900" : "#212121" } }, "font-family" : "Poppins" };