3. Ceza Dairesi 2021/3454 E. , 2023/2421 K. "İçtihat Metni" T U T U K L U D U R U Ş M A T A L E P L İ İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma, tasarlayarak kasten öldürmeye yardım etme, basın ve yayın yolu ile zincirleme şekilde silahlı terör örgütü propagandası yapma 14.07.2016 (Silahlı terör örgütü propagandası yapma) HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yöne
**3. Ceza Dairesi 2021/3454 E. , 2023/2421 K.** **"İçtihat Metni"** T U T U K L U D U R U Ş M A T A L E P L İ İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma, tasarlayarak kasten öldürmeye yardım etme, basın ve yayın yolu ile zincirleme şekilde silahlı terör örgütü propagandası yapma 14.07.2016 (Silahlı terör örgütü propagandası yapma) HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanıklar müdafiilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, İlk Derece Mahkemesinde silahların eşitliği ve çekişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda, savunmaya yeterli imkanın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, istinaf aşaması ve temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunma imkanının kullanılabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanunun 94 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Van 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.11.2019 tarihli ve 2018/238 Esas, 2019/465 Karar sayılı kararı ile; a. Sanıklar hakkında Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 302 nci maddesinin birinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mahsuba, b. Sanıklar hakkında tasarlayarak kasten öldürmeye yardım etme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 39 uncu maddesinin birinci fıkrası ile ikinci fıkrasının (c) bendi, 62 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mahsuba, c. Sanık ... hakkında basın ve yayın yolu ile zincirleme şekilde silahlı terör örgütü propagandası yapma suçundan, 3713 sayılı Kanun'un 7 nci maddesinin ikinci fıkrasının birinci ve ikinci cümleleri, 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 16 ay 3 ... hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mahsuba karar verilmiştir. 2. Van Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 17.03.2020 tarihli ve 2020/339 Esas, 2020/405 sayılı Kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar ve müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 14.09.2020 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Sanık ... müdafiinin temyiz istemi özetle; tanık beyanlarının soyut ve çelişkili olduğuna, dosya kapsamına yer alana diğer delillerin sanık lehine olduğuna ve temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara, 2. Sanık ... ve müdafiinin temyiz istemleri özetle; katılan ile tanık beyanlarının çelişkili ve varsayıma dayalı olduğuna, dosya kapsamına yer alana diğer delillerin sanık lehine olduğuna ve temyiz dilekçelerinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 1. 09.10.2016 tarihinde Aras (K) M. E. isimli PKK/KCK silahlı terör örgütü mensubu ve yanında bulunan örgüt mensuplarının daha önceden yaptıkları plan dahilinde sanıklar ... ve ... ile birlikte maktul ...'ya ait eve gittikleri, sanıklar ... ve ...'un evin dışında bekledikleri, örgütün kırsal alanında faaliyet gösteren örgüt mensuplarının ise zorla evin içine girdikleri ve maktulü silahla vurarak öldürdükleri iddiasıyla kamu davası açıldığı, Olay tarihinden sonra 11.10.2016 tarihinde maktulün eşi olan katılan ...'nun kollukta vermiş olduğu ifadesinde yardım istemek amacıyla pencereden dışarı çıktığı sırada, sanıklar Adem ve Nusret'i gördüğünü, kaçarken arkasından bağıran şahsın sanık ... olduğunu hemen anladığını beyan ettiği, katılanın 08.11.2016 tarihinde Cumhuriyet savcısı huzurunda verdiği ifadesinde "kadın kaçıyor" şeklinde bağıran teröristin yüzünü görmediğini, ancak sesinden sanık ... olduğunu düşündüğünü beyan ettiği, mahkemede alınan beyanında da kaçarken arkasından bağıran kişinin yüzünü görmediğini, sesini sanık ...'in sesine benzettiğini, evin yanında bulunan diğer kişiyi de sanık ...'e benzettiğini, etrafta bulunan kişilerin yüzlerinin puşi ile örtülü olduğunu beyan ettiği, ayrıca katılanın 15.08.2018 tarihinde mahkemede alınan beyanında sanıklar ile herhangi bir husumetlerinin bulunmadığını, sanık ...'in evine gidip geldiğini, eşi ile Adem'in küs olduklarını olay tarihinden yaklaşık bir hafta kadar önce öğrendiğini, yine olaydan 10 ... kadar önce sanık ...'in evine gittiklerini, Adem'in annesi tarafından söylenen sözlerin kendilerine bir uyarı olduğunu düşündüğünü ifade ettiği, Katılanın mahkemeye sunmuş olduğu 17.12.2018 havale tarihli dilekçesinde, sanık ...'in eşini sürekli olarak tehdit ettiğini, olayın meydana geldiği ... mahallelerinde siyah renkli yabancı bir jipin Adem'in evine sürekli gidip geldiğini, aracın içinde de Adem'i gördüklerini, duruşma günleri HDP üyelerinin duruşmaları takip etmelerinden ötürü kendilerini yeteri kadar ifade edemediklerini, duruşmalardan sonra davalarından vazgeçmedikleri takdirde çocuklarının başının yanacağı yönünde tehdit edildiklerini, duruşmada korkudan tekrarlayamayacağından ifadesini yazılı olarak sunduğunu beyan ettiği, Maktulün kızı olan ...'nun da 10.10.2016 tarihli kolluk ifadesinde, kaçtığı esnada sanıkları gördüğünü beyan ettiği, aşamalarda alınan beyanında ise havanın karanlık olması ve korkmasından dolayı kimsenin yüzünü görmediğini, sanıkların teröristlere yardım ve yataklık ettiğini düşündüğünü beyan ettiği, maktulün diğer kızı olan Yeter Muştu'nun ise olay esnasında evin içinde bulunduğunu, dışarıda bulunanları görmediğini beyan ettiği, Katılanlar Pınar ve Belgüzar her ne kadar olay günü sanıkları görmediklerini beyan ederek bu yönüyle ilk beyanlarından dönmüşler ise de, katılanın Belgüzar'ın 17.12.2018 havale tarihli dilekçesinde tehdit edildikleri için duruşmada kendilerini ifade edemediklerini beyan etmesi, yaşadıkları çevrede PKK terör örgütünün bölge halkı üzerindeki baskı ve tehdidi, Özalp ilçesinde dava konusu olaydan yaklaşık 10 ay kadar sonra 01.07.2017 tarihinde Aydın Ahi isimli ve siyasi kimlikli birinin daha örgüt üyeleri tarafından öldürülmesi (Olaya ilişkin olarak Van 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/1 Esas sayılı dosyasına ait gerekçeli karar dosya arasındadır.) hususları dikkate alındığında, yaşadıkları olay nedeniyle katılanın ve ailesinin korkuya yönelik mazeretlerinin haklı ve makul olduğu, bu nedenle sonraki beyanlarında sanıkları görmediklerini beyan etmiş olabilecekleri, aralarında sanıklara iftira atmalarını gerektirir bir husumet de bulunmayan katılanların olayın sıcaklığı ile vermiş oldukları beyanlarına itibar edilmesi gerektiği kanaatine varıldığının belirtildiği anlaşılmıştır. 2. Sanık ... yönünden yapılan değerlendirmede; (a) Tasarlayarak kasten öldürmeye yardım etme ile Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçları bakımından; Sanığın aşamalardaki savunmasının değişkenlik gösterdiği ve tanık anlatımları ile çeliştiği, tanık K.Ö.'nün ilk ifadesinde sanığı görmediğini ve onunla konuşmadığını beyan etmesine rağmen duruşmada ilk ifade verdiği sırada panik halinde olabileceği yönündeki beyanının makul ve mantıklı olmadığı, zira ilk ifade tarihinin olayın iki ... sonrası olması nedeniyle paniklemesini gerektirir bir durumun olmadığı, sanığın eşi tanık N.Ö.'nün anlatımı ile tanık K.Ö.'nün anlatımlarının örtüşmediği gibi sanığın savunmasını da desteklemediği, katılanlar Belgüzar ve Pınar'ın olayın sıcaklığı ile alınan Adem'i gördüklerine dair beyanlarının bulunduğu, katılanların sanığa iftira atmasını gerektirir bir husumetin bulunmadığı, buna karşın sanığın kendi savunmasına göre uzun süre komşu olup akrabalık bağı bulunan maktulün öldürüldüğünü, arabasının kaçırıldığını, yardım çığlığı atıldığını duyduğunu belirtmesine, maktulü ve ailesini sevdiğini beyan etmesine rağmen olay sonrası olay yerine gitmemesini makul ve mantıklı bir gerekçe ile açıklayamadığı, ayrıca gizli tanığın olay günü Adem'in evine siyah renkli bir minibüsün geldiği yönündeki beyanı ile katılan ...'ın 17.12.2018 tarihli dilekçesinin de örtüştüğü, bu itibarla olay günü sanığın diğer sanık ile birlikte örgütün kırsal alanında faaliyet yürüten örgüt mensuplarını yapılmış olan plan dahilinde maktulün evine götürdükleri kabul edilip, sanığın olay esnasında doğrudan sonuca etki eden bir hareketle eyleme katılarak olay üzerinde diğer örgüt üyeleri ile ortak hakimiyet kurmadığından müşterek fail olarak sorumlu tutulamayacağı ancak; diğer sanık ile birlikte örgüt mensuplarını maktulün evine götürerek suçun işlenmesinden önce ve suçun işlenmesi sırasında yardımda bulunarak icrasını kolaylaştırmak suretiyle eyleme yardım ettiği ve bu eyleminin PKK silahlı terör örgütünün Devletin birliğini bozma ve ülke topraklarından bir kısmını Devlet idaresinden ayırma amacına yönelik olarak vahim nitelikte olduğu gözetilerek tasarlayarak kasten öldürme yardım etme suçundan ve Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçlarından cezalandırılmasına, (b) Zincirleme silahlı terör örgütü propagandası yapma suçu bakımından; Sanığın Facebook isimli sosyal medya platformunda kendi kullanımında yer alan herkesin kullanımına açık hesabı üzerinden; 14.07.2016 tarihinde, M.H.D., K.P., A.Ç., A.Y. ve M.D. isimli örgüt mensuplarına ait resimlerin bulunduğu, "Ben ölürsem mezar taşıma halkına borçlu öldü yazın" "Bizler yaşamı uğrunda ölecek kadar seviyoruz" "Biz PKK hareketinden teslimiyeti değil direnişi öğrendik." "teslimiyet ihanete, direniş zafere götürür" yazılı fotoğrafı yayınladığı paylaşım, 03.10.2015 tarihinde, ölen silahlı terör örgütü mensuplarının resimlerinin ve örgüt mensuplarına ait bilgilerin bulunduğu fotoğrafı "Pakrevanen me rumeta meye şehid namırın" yazısıyla yayınlayarak, ölen örgüt mensuplarını sözde şehit olarak nitelendirip yücelttiği paylaşım, 01.08.2015 tarihinde, silahlı terör örgütü mensubunun resminin bulunduğu, HPG yazılı fotoğrafı yayınladığı paylaşım, 28.06.2015 tarihinde, silahlı terör örgütü mensuplarının resimlerinin bulunduğu, "sinoplu YPG'li Rıfat amca IŞİD saldırısında hayatını kaybetti" başlıklı haber bağlantısına ait paylaşım, 16.04.2015 tarihinde silahlı terör örgütünün simgelerinin, örgüt mensubunun resminin ve bu şahsa ait mezarın bulunduğu fotoğrafı yayınladığı paylaşım, 22.01.2015 tarihinde, silahlı terör örgütü mensubunun resmini "özgürlük müjdesini vermeye çok az kaldı" yazılı paylaşım, 22.01.2015 tarihinde, silahlı terör örgütü mensubunun resmini, "kobane de güney temizlendi sıra doğu cephesinde" yazısıyla yayınladığı paylaşım, 22.01.2015 tarihinde, silahlı terör örgütü mensuplarının resmini, "1. Yıl kutlamaları heseke" yazılı paylaşım, 08.01.2015 tarihinde, silahlı terör örgütü mensubunun bulunduğu, "yüreğine koca sevgileri sığdıranlar vardır hani" ibaresiyle başlayan ve "birde bunun için toprağa düşenler asla unutulmak.. Karwan tu delemayi" ibaresiyle biten fotoğrafı yayınladığı paylaşım, 08.01.2015 tarihinde, silahlı terör örgütü PKK'nın silahlı eylemleriyle kurmayı hedeflediği sözde kürdistan sınırlarını gösterir haritayı yayınladığı paylaşım, 23.12.2014 tarihinde, silahlı terör örgütü mensuplarının bulunduğu, "kobani direnişinin 99. Günü" başlıklı paylaşım, 23.12.2014 tarihinde, "Shingal Azad Buye-Xayal ü heyas kürdistan" yazılı, içeriğinde PKK/HPG silahlı terör örgütü mensuplarının resimlerinin bulunduğu, terör örgütü propagandası içerikli video içeriğini yayınladığı paylaşım, 21.12.2014 tarihinde, ellerinde uzun namlulu silahlar bulunan terör örgütü mensuplarının resimlerinin bulunduğu fotoğrafı yayınladığı paylaşım, 19.12.2014 tarihinde, silahlı terör örgütü YPG'nin simgelerinin ve örgüt mensuplarının resimlerinin bulunduğu fotoğrafı yayınladığı paylaşım, 16.12.2014 tarihinde, silahlı terör örgütü mensuplarının bulunduğu fotoğrafı yayınladığı paylaşım, 19.03.2014 tarihinde, ölen silahlı terör örgütü mensubunun resminin ve "şehid namırın, şehide me rumetame" yazılı fotoğrafları yayınlayarak, ölen örgüt mensuplarını sözde şehit olarak nitelendirip yücelttiği paylaşımlarının, Terör örgütünün; cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meşru gösterecek veya övecek ya da bu yöntemlere başvurmayı teşvik edecek şekilde terör örgütü propagandasını yapmak şeklinde suçun yasal unsurlarını oluşturduğu kabul edilerek zincirleme şekilde silahlı terör örgütü propagandası yapma suçundan cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. 2. Sanık ... yönünden yapılan değerlendirmede; Sanığın aşamalardaki savunmasının değişkenlik gösterdiği ve tanık anlatımları ile çeliştiği, sanığın kardeşi tanık E.A.'nın ilk ifadesinde sanık ile aralarında tarla meselesi yüzünden yaklaşık beş yıldır konuşmadığını beyan ettiği, duruşmadaki beyanının ise ağabeyi olan sanığı suçtan kurtarmaya yönelik olduğu, buna rağmen sanık savunması ile çeliştiği, sanığın eşinin beyanı ile tanık E.A.'nın beyanları arasında da çelişki mevcut olduğu, katılanlar Belgüzar ve Pınar'ın olayın sıcaklığı ile Nusret'i gördüklerine dair beyanları, katılanların sanığa iftira atmasını gerektirir bir husumetin bulunmadığı, buna karşın sanığın kendi savunmasına göre başka bir siyasi partiden olmasından dolayı kendisine iftira atıldığını iddia etmesine rağmen, diğer tanıkların beyanlarına göre maktulün ailesi ve kendisi arasında husumet bulunmadığının anlaşıldığı, sanık hakkında birleşen dosyadaki deliller ve beyanlar ile örgüt elemanları ile sürekli görüştüğü, bu itibarla olay günü sanığın diğer sanık ile birlikte örgütün kırsal alanında faaliyet yürüten örgüt mensuplarını, yapılmış olan plan dahilinde maktulün evine götürdükleri kabul edilip, sanığın olay esnasında doğrudan sonuca etki eden bir hareketle eyleme katılarak olay üzerinde diğer örgüt üyeleri ile ortak hakimiyet kurmadığından müşterek fail olarak sorumlu tutulamayacağı ancak; diğer sanık ile birlikte örgüt mensuplarını maktulün evine götürerek suçun işlenmesinden önce ve suçun işlenmesi sırasında yardımda bulunarak icrasını kolaylaştırmak suretiyle eyleme yardım ettiği ve bu eyleminin PKK silahlı terör örgütünün Devletin birliğini bozma ve ülke topraklarından bir kısmını Devlet idaresinden ayırma amacına yönelik olarak vahim nitelikte olduğu gözetilerek tasarlayarak kasten öldürme yardım etme suçundan ve Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçlarından cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Oluş, iddia, mahkeme kabulü, katılan beyanları, sanık savunmaları, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamına göre; Van ili Özalp ilçesinde yaşayan ve PKK silahlı terör örgütünün ideolojisini benimsememesinden dolayı suç tarihinden evvel örgütün baskısı ve tehdidine maruz kalan maktul ...'nun, suç tarihinde örgütün kırsal alanında faaliyet gösteren örgüt mensuplarınca ikametinde silahla vurulmak suretiyle öldürüldüğü, sanıklar ... ve ...'un ise kırsal alandan gelen örgüt mensuplarını maktulün ikametine getirmek suretiyle suçun icrasını kolaylaştırdıkları, sanık ...'in kullanımında ve herkesin erişimine açık olan Facebook hesabı üzerinden 19.03.2014 - 14.07.2016 tarihleri arasında aynı suçu işleme kastı ile hareket ederek muhtelif günlerde yapmış olduğu, ilamın olay ve olgular kısmında yer alan paylaşımlarının, PKK silahlı terör örgütünün cebir ve şiddet içerikli eylemlerini övücü, destekleyici ve teşvik edici mahiyette bulunduğunun anlaşılması karşısında; Sanıklar ... ve ...'un vahim eylem yerine kaim olmak üzere "tasarlayarak kasten öldürmeye yardım etme" ile "Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma" suçlarından, yine sanık ...'in "basın ve yayın yolu ile zincirleme şekilde silahlı terör örgütü propagandası yapma" suçundan mahkumiyetlerine karar verilmesinde hukuki isabetsizlik görülmediğinden, Yapılan yargılama sonunda toplanan deliller karar yerinde incelenip sanıkların üyesi bulundukları silahlı terör örgütünün Devletin birliğini bozma ve ülke topraklarından bir kısmını Devlet idaresinden ayırma amacına yönelik olarak vahamet arz eden olayı gerçekleştirdikleri, sübutu kabul olunan eylemlerinin amaç suçun işlenmesi doğrultusundaki örgütsel bağlılık ve ülke genelindeki organik bütünlüğüne göre amacı gerçekleştirme tehlikesi yaratabilecek nitelikte olduğu belirlenip, kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde sanıklar ... ve ...'un Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma ile tasarlayarak kasten öldürmeye yardım etme ve sanık ...'in basın ve yayın yolu ile zincirleme şekilde silahlı terör örgütü propagandası yapma suçlarının vasıfları tayin edilmiş, sübutları kabul edilmiş, cezalarının bireyselleştirilmesi usule uygun takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş olduğundan; sanık ... ve sanıklar müdafiilerinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdükleri temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemekle sanıklar hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerinde hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Van Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 17.03.2020 tarihli ve 2020/339 Esas, 2020/405 sayılı Kararında sanık ... ve sanıklar müdafiilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN AYRI AYRI ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Van 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Van Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.04.2023 tarihinde karar verildi. ... ... ... ... ...