T.C. ADANA BAM 14. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/166 - 2026/432 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2026/166 KARAR NO : 2026/432 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 15/12/2025 NUMARASI : 2025/1142 2025/1156 DAVACI : ... VEKİLİ : Av. DAVALI : ... HAFRİYAT İNŞAAT DEKORASYON MADENCİLİK PETROL ÜRÜNLERİ TARIM ÜRÜNLERİ GIDA SANAYİ VE …
T.C. ADANA BAM 14. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/166 - 2026/432 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2026/166 KARAR NO : 2026/432 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 15/12/2025 NUMARASI : 2025/1142 2025/1156 DAVACI : ... VEKİLİ : Av. DAVALI : ... HAFRİYAT İNŞAAT DEKORASYON MADENCİLİK PETROL ÜRÜNLERİ TARIM ÜRÜNLERİ GIDA SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 20/02/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 20/02/2026 Taraflar arasında görülen davada ....Asliye Hukuk Mahkemesi ve ... Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeniyle yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. .... Asliye Hukuk Mahkemesi, davanın TTK m.4 hükmü uyarınca ticari dava sayıldığı ve Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla açıldığı, Hakimler ve Savcılar Genel Kurulu'nun 07/07/2021 tarihli ve 608 sayılı kararı ile, ... Asliye Ticaret Mahkemesi yargı çevresinin Hatay ilinin mülki sınırları olarak belirlenmesine ve yargı çevresine ilişkin kararın 01/09/2021 tarihinden itibaren uygulanmasına karar verildiği gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiştir. ... Asliye Ticaret Mahkemesi, davacının "işletme esasına göre defter tuttuğu, 2. Sınıf tacir olduğu kayıtlarımızın tetkikinden anlaşılmıştır" şeklinde cevap verildiği, davacının dava tarihinde 2024 yılan ilişkin yıllık alım satımlarının bildirilmediği, VUK 177/3 maddesinde belirtilen sınırların altında kalıp kalmadığının tespit edilemediği, davalının faaliyetinin ticari nitelikte olduğu, davacının tacir olup olmadığının tartışmalı olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiştir. T.T.K.nun 14.maddesine göre “bir ticari işletmeyi kısmen dahi olsa kendi adına işleten kimseye tacir denir.” Aynı yasanın 17.maddesi hükmünce de; “iktisadi faaliyeti nakdi sermayesinden ziyade bedeni çalışmasına dayanan ve kazancı ancak geçimini sağlamaya yetecek derecede az olan sanat ve ticaret sahipleri tacir değildir.” Yine aynı yasanın 1463.maddesinde de, önce 17.maddeye gönderme yapılarak, 507 S.K. hükümlerinin saklı tutulduğu belirtildikten sonra Bakanlar Kurulunun bu konuda kararname çıkarması halinde onlarda gösterilen miktardan aşağı gayrisafi geliri bulunan sanat ve ticaret erbabından başka hiç kimse kanunun 17.maddesinde tarif edilen esnaftan sayılamaz denmek suretiyle tacir veya esnafın hangi kriterlere göre saptanacağı açık bir biçimde gösterilmiştir. Gerçekten, 19.02.1986 tarih 19024 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 25.01.1986 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı ile T.T.K.nun 1463.maddesine göre esnaf ve küçük sanatkar ile tacir ve sanayicinin ayrımına dair esaslar tespit edilmiştir. Buna göre; 1-Koordinasyon kurulunca tespit ve yayınlanacak esnaf ve küçük sanatkar kollarına dahil olup da gelir vergisinden muaf olanlar ile kazançları götürü usulde vergilendirilenler ve işletme hesabına göre, defter tutanlardan iktisadi faaliyetleri nakdi sermayesinden ziyade, bedeni çalışmalarına dayanan ve kazançları ancak geçimlerini sağlamaya yetecek derecede az olan ve Vergi usul Kanununun 177.maddesinin 1.fıkrasının 1 ve 3 nolu bentlerinde yer alan limitlerin yarısını, iki numaralı bendinde yazılı nakdi limitin tamamını aşmayanların esnaf ve küçük sanatkar, 2-Vergi Usul Kanunu’na istinaden birinci sınıf tacir sayılan ve bilanço esasına göre defter tutanlar ile işletme hesabına göre defter tutan ve birinci madde de belirtilenlerin dışında kalanların tacir ve sanayici sayılmaları kararlaştırılmıştır. Somut olayda, davacının vergi kayıtlarına göre işletme hesabına göre defter tuttuğu, 2.sınıf tacir olduğu ve uyuşmazlığa konu faturalar tarihinde yıllık alım tutarının ve yıllık gayrisafi iş hasılatının VUK md. 177'deki sınırları aşmadığı görülmüştür. Davacının tacir olmadığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Bu haliyle uyuşmazlığın Asliye Hukuk Mahkemesi'nde çözümlenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Açıklanan gerekçeler doğrultusunda .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin yargı yeri olarak belirlemek gerekmiştir. H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-.... Asliye Hukuk Mahkemesi’nin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE, 2-Dosyanın merci tayini talep eden mahkemeye İADESİNE, Dair, dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 362/1-c maddesi uyarınca kesin olarak oy birliği ile karar verildi.20/02/2026 Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır