3. Hukuk Dairesi 2024/3205 E. , 2025/3363 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/257 E., 2024/74 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davacı vekili tarafından duruşma istemli, davalı vekili tarafından duruşma istemsiz temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 17.06.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir Belli edilen…
**3. Hukuk Dairesi 2024/3205 E. , 2025/3363 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/257 E., 2024/74 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davacı vekili tarafından duruşma istemli, davalı vekili tarafından duruşma istemsiz temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 17.06.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir Belli edilen günde gelen davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ... sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Davacı vekili asıl davada; aralarındaki sözleşme hükümleri gereğince hastalara satılan ilaçların bedellerinin davalı kuruma faturalandırıldığını, davalı Kuruma 14 adet fatura teslim edilip kayıtlara işlendiği halde fatura karşılığının bir kısmının tarafına ödenmediğini, faturalardaki ilaç bedelleri ve katılım payına ilişkin olarak davalı Kurum aleyhine 233.083,00 TL fatura bedeli ile 12.883,41 TL faiz alacağı olmak üzere 17.07.2009 tarihinde icra takibi başlattığı, başlatılan icra takibine davalı tarafça itiraz edildiğini ileri sürerek; itirazın iptaline davalı aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiş, icra takibi başlattıktan 3 gün sonra davalı Kurum tarafından 56.766,00 TL'lik kısmi ödeme yapıldığını belirtmiştir. 2.Davacı vekili birleşen davada; davalı Kurum ile aralarındaki sözleşmenin (4.1) maddesi uyarınca, kurum mensubu hastalara satılan ilaçların bedellerini 48.331,00 TL olarak faturalandırılarak teslim ettiğini, sözleşmenin (4.3.1) maddesine göre fatura bedelinin teslimden itibaren en geç 60 gün içerisinde ödenmesi gerekirken kendisine ödeme yapılmadığını, davalıya gönderdiği ... 2. Noterliğinin 17.09.2010 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi sonrasında da kendisine ödeme yapılmadığını ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, 48.331,00 TL’nin 15.09.2010 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP 1.Davalı vekili asıl davaya ilişkin olarak; icra takibine konu bir kısım faturayı ödediklerini, bir adet faturanın eczanenin borcuna karşılık ödemediklerini, bir adet faturanın inceleme aşamasında, bir adet faturanın eczane servisinin talimatı ile bloke hesabında bekletildiğini ve davacıya borçlarının bulunmadığını savunarak; davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2.Davalı vekili birleşen davaya ilişkin olarak; Aralık 2008 dönemine ait reçetelerde yapılan inceleme sonucunda sözleşme ve protokol hükümlerine aykırılıklar tespit edilmesi üzerine davacı ile aralarındaki sözleşmenin 2 yıl süreyle feshedildiğini, davalı aleyhine 2009 yılı Eczane Protokolünün (6.3.3) ve (6.3.10.) maddelerine aykırı eylemleri sebebiyle cezai işlem uygulandığını, uygulanan cezai işlemin davacı eczacının Kurumdan olan alacaklarından mahsup edildiğini, davacının ayrıca Kuruma karşı alacağın tahsili amacıyla itirazın iptali davası açtığını, konuyla ilgili olarak Mersin 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/515 Esas sayılı dosyası üzerinden davacının yargılamasına devam edildiğini, dava konusu faturaların bedellerinin mahsup işlemi nedeniyle ödenmediğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. MAHKEME KARARI 1.Mahkemenin 26.04.2016 tarihli kararıyla; asıl davanın kısmen kabulüne, davalının takip dosyasında talep edilen asıl alacak miktarı olan 233.083,00 TL'lik miktar ile 4.281,36 TL'lik faiz alacağına yönelik itirazının iptali ile icra takibinin bu miktarlar üzerinden aynen devamına, icra takip tarihinden sonra davalı tarafça 20.07.2009 tarihinde ödenmiş olan 56.766,00 TL'nin icra müdürlüğü tarafından dosya borcunun hesabında dikkate alınmasına karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Birleşen sayılı davaya ilişkin Mahkemenin 10.06.2016 tarihli kararıyla; davanın kabulüne, 48.331,00 TL’nin 15.09.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1.Dairece asıl davaya ilişkin verilen 02.07.2020 tarihli ilamla; Mahkemece, Mersin 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/515 Esas sayılı ceza davasında verilecek kararın kesinleşmesi beklenip, ceza dosyası kapsamı ile bu dosya kapsamı bir bütün halinde değerlendirilerek sonuca uygun bir karar verilmesi gerektiği, eldeki dava ile Mersin 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/317 Esas sayılı dava arasında fiili ve hukuki irtibat buluduğu, davalardan biri hakkında verilecek karar diğerini etkileyeceğinden, iki davanın birlikte görülmesinde, gerek usul ekonomisi ve gerekse birbirleriyle çelişkili kararların çıkmasının önlenmesi bakımından fayda olduğu, Mahkemece 2009/317 Esas sayılı dava dosyasının sonucunun beklenmesi, anılan dosyada verilen kararın Yargıtayca bozulması halinde her iki dosyanın birleştirilerek birlikte yargılamasının yapılması anılan kararın onanması ve kesinleşmesi ihtimaline binaende dava sonucunun beklenerek hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerektiği, kabule göre de; davacı davaya konu icra takibinde faturaların ödenmeyen kısmını (ilaç bedeli ve katılım payı) istediğini beyan etmesine rağmen Mahkemece davacı tarafça talep edilen 188.107,38 TL ilaç bedeli ve 25.571,49 TL katılım payı olmak üzere toplam 213.678,87 TL üzerinden taleple sınırlı olarak asıl alacak bakımından itirazın iptaline karar verilmesi gerekirken, taleple bağlılık kuralına aykırı olarak 19.411,36 TL %10 kesinti bedeli bakımından da hüküm kurulmasının doğru görülmediği, ayrıca yine kabule göre; davalı Kurum tarafından davacıya gönderilen 23.05.2013 tarihli yazıda; sözleşmenin (6.3.10.) maddesi gereğince 14.7.2009 tarihinde 152.893,08 TL olarak belirlenen cezai işlemin, ifadesine başvurulmayan hastalar nedeniyle 111.214,38 TL kesintinin iade edileceği, ancak 11.842,87 TL bu cezai işlemden dolayı borç tahakkuk edildiği mahsup edilmesi sonrasında 99.371,51 TL'nin alacak davasına (Mersin 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/725 Esas sayılı dava dosyasına konu edilen, ancak davanın açılmamış sayılmasına karar verilen davada) konu edildiği belirtilmiş olup bu yazıya ilişkin bilirkişi raporunda herhangi bir değerlendirme yapılmamasının doğru olmadığı gerekçesiyle, kararın bozulmasına karar verilmiştir. 2.Birleşen dosyanın temyizi üzerine Dairece verilen 06.10.2022 tarihli ilamla; eldeki dava ile Mersin 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 17.03.2022 tarihli, 2018/54 E., 2022/202 K. sayılı dava arasında fiili ve hukuki irtibat bulunmakta olduğundan dava sonucunun beklenerek hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerektiği, eldeki dava ile Mersin 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/467 Esas, 2016/230 Karar sayılı dava arasında da fiili ve hukuki irtibat bulunduğu, işbu dava dosyası ile Mersin 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/467 Esas, 2016/230 Karar sayılı dava dosyasının birleştirilerek birlikte yargılamasının yapılması gerektiği belirtilemek suretiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. 3.Bozmaya uyan Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Mersin 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/587 E sayılı (bozma sonrası esası 2023/1) dosyasının eldeki dosyayla birleştirilmesine karar verildikten sonra, bilirkişi raporunun hükme esas alındığı, dava konusu alacağın yargılamayı gerektirmesi nedeniyle davacının tazminat talebinin reddi gerektiği, birleşen dava yönünden; usul ve esasa uygun hüküm vermeye elverişli 31.10.2023 havale tarihli bilirkişi heyet raporunun hükme esas alındığı gerekçesiyle; asıl davanın kısmen kabulüne, davalının takip dosyasına yaptığı itirazın 213.678,87 TL asıl alacak 4.281,00 TL işlemiş faiz alacağı yönünden iptali ile takibin bu miktarlar üzerinden kaldığı yerden devamına, davacı tarafın tazminat talebinin reddine, birleşen davanın kabulüne, 48.331,00 TL'nin 15.09.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili; eczanelerin ticari işletme olduğunu, Mahkemece itirazın iptaline konu alacağa reeskont avans faizi yerine yasal faiz uygulanmasının isabetli olmadığını, Mahkemece bozma ilamı doğrultusunda 19.411,36 TL %10 kesinti bedeli bakımından hüküm kurulmamışsa da bozma ilamındaki değerlendirmeye ve Mahkemece bozma ilamı doğrultusunda verilen karara katılmadığını, takip talebinde ayrıca davalı ile yapılan protokolden kaynaklı alacakların bulunduğunun da kabulü gerektiğini, takip konusu alacağın dayanağını fatura ve sözleşmenin oluşturduğunu, fatura alacağı belirli bir alacak olduğundan icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek, Mahkeme kararının bozulmasını istemiştir. 2.Davalı vekili; takip dosyasında müvekkili Kurumun davacı tarafa hiçbir borcu bulunmadığını, 31.12.2008 tarihli ve 447102 sayılı fatura tutarı için müvekkili Kurum tarafından usulüne uygun şekilde mahsup işlemi yapıldığını, asıl ve birleşen davaların tümden reddine karar verilmesi gerektiğini, bilirkişi raporunda yapılan eksik inceleme ve araştırma neticesinde davacı tarafın müvekkili Kurumdan alacağı olduğuna dair hatalı şekilde hesaplama yapıldığını ileri sürerek Mahkeme kararının bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, asıl davada kurum tarafından ödenmeyen fatura bedellerinin tahsili amacıyla başlatılan takibe vaki itirazın iptali birleşen davada ise fatura bedellerinin tahsili istemine ilişkindir. Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçeye, dosya kapsamında aldırılan ve hükme esas alınan bilirkişi raporunun açık, anlaşılır ve denetime elverişli olmasına, Mahkemece uyulan bozma ilamında belirtilen şekilde inceleme ve araştırma yapılarak karar verilmesine ve özellikle ilk kararı temyiz etmeyen davacı yönünden temyiz itirazlarının usulü kazanılmış hak kapsamında kaldığının anlaşılmasına göre taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Mahkeme kararının ONANMASINA, 28.000,00 TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK'nın 440. maddesi gereğince asıl dava yönünden kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içinde karar düzeltme yolu açık, birleşen dava yönünden karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 17.06.2025 tarinde oy birliğiyle karar verildi. mm