Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; “Müvekkil ....’ye ... no.lu Bireysel Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalı bulunan ...’a ait ... plakalı aracın, 21.09.2015 tarihinde ..., 2, ... Caddesi üzerinde park halinde iken, 1 ve 2 no.lu davalıların ZMS (trafik) sigortacısı sıfatıyla sorumlu oldukları ... plakalı ve ... plakalı araçların ortaklaşa kusuru ile sebebiyet verdiği trafik kazasında hasara uğradığı, “Sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile Toki 2. Cadde üzerinde
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... Sigorta A.Ş tarafından ... nolu ... Paket Sigorta Poliçesi ile 09/02/2016 - 09/02/2017 tarihleri arasında sigortalı bulunan ... San. Ve Tic. Ltd. Şti'nin faaliyet gösterdiği "... " adresindeki işyeri 15/09/2016 tarihinde davalı ...'ye ait ana su şebekesindeki arıza nedeniyle sızan suların sigortalı işyerine siyaret sonucunda hasara uğradığını, bu nedenden dolayı yapılan hasar ihbarı üzerine müvekkili şirket nezdinde açılan ... no lu hasar dosyasından görevlendirilen sigorta eksperi tarafından ekspertiz raporu düzenlendiğini, Müvekkil şirketin davaya konu olay nedeniyle 06/10/2016 tarihinde 11.488,36 TL sigorta tazminatı ödediğini, TTK. Mad. 1472. Gereğince sigortalının haklarına helef olduğundan davalı tarafın sorumluluğunu karşılayan 11.488,36 TL alacak için rücu hakkının doğduğunu ve haksız fiil neticesinden kaynaklandığını, bu nedenle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 11.488,36 TLsigorta rücu tazminatının, sigortalıya ödeme tarihi olan 06/10/2016 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiş olduğu anlaşılmıştır. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu haksız eylem ile müvekkili idarenin her ne kadar bir ilgisi yok ise de, bir an için bu eylemin müvekkili idareden kaynaklandığı kabul edilecek olunsa bile; bu durumda iş bu davanın görev nedeniyle reddinin gerektiğini, 2560 sayılı kanun ile kurulan müvekkili idarenin, ... Büyük Şehir Belediyesi'nin su ve kanalizasyon hizmetlerini yürüten bir kamu kurumu olduğunu, bu hizmetin ifası sırasında bir zarar meydana gelmiş ise, bunun idari bir eylemden kaynaklandığının kabulünün gerektiğini, davanın görüleceği yerin, adli yargı değil, idari yargı olması gerektiğini, Anayasa'nın 125. maddesinin son fıkrasına göre idareler kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduklarını, ancak, idare hukuku ilkelerine göre, idari işlem veya eylemlerden doğan zararın tazminine hükmedilebilmesi için; ortada varlığı ispatlanmış bir zararın bulunması, zararın idarenin işlem ve eyleminden kaynaklanmış olması, idari işlem ya da eylemle zarar arasında nedensellik (illiyet) bağının bulunmasının gerektiğini, Borçlar Kanunu'nun 41. maddesinde de, tazminat sorumluluğunun doğması için, tazminat talep edilenin, zarara neden olayda kasıt, ihmal, teseyyüp yada kusurunun olması; tazminat talep edilen ile hasar arasında bir illiyet bağının bulunmasının gerektiğini, dava konusu yapılan yerde ve çevresinde şebeke hatlarında bir çalışma yapılmadığını, hasar yeri ile sigorta poliçesinin aynı yere ait olmadığını, tüm bu bilgiler değerlendirildiğinde, hasarın oluşmasında müvekkili idarenin bir kusurunun veya gecikmesi olmadığını, ilgili bina sakinlerince su taşkınına karşı alınması gerekli hiçbir önlemin alınmadığının ( zolasyon, drenaj sistemi vb.) tespit edildiğini, müvekkili idareye kusur isnadının mümkün olmadığını, sorumlu veya sorumluların tespitinin gerektiğini, davacı şirketin sigortalısının yasa ve yönetmeliklerden doğan yükümlülükleri verine getirmemesinin, tazminat istemlerinin hukuki dayanağını ortadan kaldıracağını, muhtemel illiyet bağını da keseceğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte; kabul anlamına gelmemek üzere, talep edilen hasar bedelinin fahiş olduğunu, müvekkili idarenin davacıya kesinleşmiş bir borcunun olmadığını, dolayısıyla idarenin temerrüdü söz konusu olmadığından; dava tarihinden sonrası için ve yasal faiz istenebileceğini belirterek, sonuç olarak; haksız ve hukuka aykırı davanın reddine; mahkeme masrafları ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.