Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2024/1621 E. , 2024/3032 K. T.C. D A N I Ş T A Y İKİNCİ DAİRE Esas No : 2024/1621 Karar No : 2024/3032 YETKİLİ YARGI YERİNİN BELİRLENMESİ KARARI İstanbul Vergi Kaçakçılığı-1 Denetim Daire Başkanlığında vergi müfettişi olarak görev yapan davacı ... vekili Av. ... tarafından; müvekkilinin, vergi müfettişliğine atanmaya hak kazandığı tarihten atandığı tarihe kadar olan döneme ilişkin mali ve özlük haklarının faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle yaptı…
Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2024/1621 E. , 2024/3032 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İKİNCİ DAİRE Esas No : 2024/1621 Karar No : 2024/3032 YETKİLİ YARGI YERİNİN BELİRLENMESİ KARARI İstanbul Vergi Kaçakçılığı-1 Denetim Daire Başkanlığında vergi müfettişi olarak görev yapan davacı ... vekili Av. ... tarafından; müvekkilinin, vergi müfettişliğine atanmaya hak kazandığı tarihten atandığı tarihe kadar olan döneme ilişkin mali ve özlük haklarının faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle yaptığı 05/05/2023 tarihli başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali ile anılan döneme ilişkin yoksun kaldığı özlük haklarının (performans puanı/değerlendirmesi dahil) ve mali haklarının dönemsel olarak işleyecek faiziyle (eflasyon farkı oranındaki faiziyle birlikte) birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle Hazine ve Maliye Bakanlığına karşı açılan davada; Ankara 23. İdare Mahkemesince, dava konusu işlemin kamu görevlisi olan davacının özlük ve parasal haklarına ilişkin olduğu, buna göre yukarıda anılan 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 33/3. maddesi kapsamında uyuşmazlığın görüm ve çözümünün davacının görevli bulunduğu İstanbul ilinin idari yargı yetkisi bakımından bağlı bulunduğu İstanbul İdare Mahkemesinin yetkili olduğu yolunda verilen 09/08/2023 günlü, E:2023/1342, K:2023/1379 sayılı karar ile İstanbul 5. İdare Mahkemesince, vergi müfettişi olan davacının, mesleğin gerektirdiği niteliklerin kazanılıp kazanılmadığının ölçülmesi aşamasındaki işleminden kaynaklanan zararların tazminine ilişkin uyuşmazlığın görüm ve çözümünde, 2577 sayılı Kanun'un 32. maddesinin 1. fıkrası uyarınca dava konusu işlemi tesis eden idari merciin bulunduğu Ankara ilinin idari yargı çevresi bakımından bağlı olduğu Ankara İdare Mahkemesinin yetkili olduğu yolunda verilen 29/03/2024 günlü, E:2024/602, K:2024/728 sayılı karar üzerine ortaya çıkan yetki uyuşmazlığına ilişkin dosya, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 43. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca incelenerek gereği düşünüldü: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 32. maddesinin 1. fıkrasında; göreve ilişkin hükümler saklı kalmak şartıyla bu Kanunda veya özel kanunlarda yetkili idare mahkemesinin gösterilmemiş olması halinde, yetkili idare mahkemesinin, dava konusu idari işlemi veya idari sözleşmeyi yapan idari merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesi olduğu hükme bağlanmış; aynı maddenin 2. fıkrasında ise bu Kanunun uygulanmasında yetkinin kamu düzeninden olduğu vurgulanmıştır. Aynı Kanun'un, 33. maddesinin 1. fıkrasında, "Kamu görevlilerinin atanması ve nakilleri ile ilgili davalarda yetkili mahkeme, kamu görevlilerinin yeni veya eski görev yeri idare mahkemesidir." hükmüne yer verilmiş, 3. fıkrasında ise; kamu görevlilerinin görevle ilişkisinin kesilmesi sonucunu doğurmayan disiplin cezaları ile ilerleme, yükselme, sicil, intibak ve diğer özlük ve parasal hakları ve mahalli idarelerin organları ile bu organların üyelerinin geçici bir tedbir olarak görevden uzaklaştırılmalarıyla ilgili davalarda yetkili mahkemenin ilgilinin görevli bulunduğu yer idare mahkemesi olduğu hükme bağlanmıştır. Özel yarışma sınavına tabi tutulmak suretiyle girilen ve belirli bir yetişme programı sonrasında yeterlik sınavına tabi tutulan kariyer mesleklere yönelik olarak; sınav ilanından yeterlik sınavı sonrası atanma aşamasına kadar geçen sürece ilişkin tesis edilen işlemler, ilerleme ve yükselme kapsamında olmayıp, mesleğin gerektirdiği niteliklerin kazanılıp kazanılmadığının ölçülmesi aşamasına ilişkin bulunduğundan, davanın, 2577 sayılı Kanun'un 33. maddesi kapsamında değerlendirilmesi olanaklı değildir. Bu durumda, davanın görüm ve çözümünde, 2577 sayılı Kanun'un 32. maddesi uyarınca işlemi tesis eden Hazine ve Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu Başkanlığının bulunduğu yerdeki Ankara İdare Mahkemesi yetkili bulunmaktadır. Açıklanan nedenlerle, dava dosyasının, davanın görüm ve çözümünde yetkili olduğu belirlenen Ankara 23. İdare Mahkemesine gönderilmesine, kararın İstanbul 5. İdare Mahkemesine ve taraflara bildirilmesine, 20/05/2024 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY : 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun, idari davalarda genel yetkiyi düzenleyen 32. maddesinin 1. fıkrasında, göreve ilişkin hükümler saklı kalmak şartıyla bu Kanun'da veya özel kanunlarda yetkili idare mahkemesinin gösterilmemiş olması halinde, yetkili idare mahkemesinin, dava konusu idari işlemi veya idari sözleşmeyi yapan idari merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesi olduğu hükme bağlanmış; aynı maddenin 2. fıkrasında ise bu Kanun'un uygulanmasında yetkinin kamu düzeninden olduğu vurgulanmıştır. Aynı Kanunun "Kamu görevlileri ile ilgili davalarda yetki" başlıklı 33. maddesinin 3. fıkrasında ise; "Kamu görevlilerinin görevle ilişkisinin kesilmesi sonucunu doğurmayan disiplin cezaları ile ilerleme, yükselme, sicil, intibak ve diğer özlük ve parasal hakları ve mahalli idarelerin organları ile bu organların üyelerinin geçici bir tedbir olarak görevden uzaklaştırılmalarıyla ilgili davalarda yetkili mahkeme ilgilinin görevli bulunduğu yer idare mahkemesidir." hükmü yer almaktadır. Hazine ve Maliye Bakanlığı İstanbul Vergi Kaçakçılığı-1 Denetim Daire Başkanlığında vergi müfettişi olarak görev yapan davacının, vergi müfettişliğine atanmaya hak kazandığı tarihten atandığı tarihe kadar olan döneme ilişkin mali ve özlük haklarının faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle yaptığı 05/05/2023 tarihli başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali ile anılan döneme ilişkin yoksun kaldığı özlük haklarının (performans puanı/değerlendirmesi dahil) ve mali haklarının dönemsel olarak işleyecek faiziyle (eflasyon farkı oranındaki faiziyle birlikte) birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılmakta olan dava açılmıştır. Kamu görevlisi olarak İstanbul'da görev yapan davacının, vergi müfettiş yardımcılığından, vergi müfettişliğine geç atanmasından kaynaklanan özlük haklarının ödenmesi istemiyle açılan işbu davada yukarıda yer verilen 2577 sayılı Kanun'un 33/3. maddesinde öngörülen özel yetki kuralı uyarınca, davacının görev yaptığı yer idare mahkemesi olan İstanbul İdare Mahkemesi yetkili olduğundan, yetkili yargı yeri olarak İstanbul İdare Mahkemesi yerine Ankara İdare Mahkemesinin belirlenmesi yolundaki çoğunluk kararına katılmıyorum.