1. Ceza Dairesi 2022/12296 E. , 2023/8468 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs HÜKÜM : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Katılanlar vekili, sanık müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca t
**1. Ceza Dairesi 2022/12296 E. , 2023/8468 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs HÜKÜM : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Katılanlar vekili, sanık müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Kozan Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.11.2020 tarihli ve 2020/247 Esas, 2020/243 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında nitelikli kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 4 yıl 8 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba karar verilmiştir. 2. ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 14.09.2022 tarihli ve 2021/248 Esas, 2022/1606 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli kasten yaralama suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekilinin, o yer Cumhuriyet savcısının (aleyhe), sanık müdafiinin istinaf başvuruları üzerine, 5271 sayılı Kanun’un 280 ... maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 ... maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 81 ... maddesinin birinci fıkrası, 35 ... maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 8 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılanlar Vekilinin Temyiz Sebebi Eksik inceleme ile karar verildiğine ilişkindir. B. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Sanığın öldürme kastı ile hareket etmediğine, meşru savunma hükümlerinin uygulanması gerektiğine, haksız tahrik indiriminin yetersiz olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 1. Olay tarihi saat 02.00 sıralarında haklarında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları verilen sanıklar ... ve ... ile sanık ...'ın Arslanpaşa Mahallesi Halil Topaloğlu Caddesi üzerinde bulunan bakkalın yan tarafında oturdukları sırada katılan ... ile tanık B.C.'nin, tanığın sevk ve idaresindeki araç ile olay yerinin karşı istikametinde bulunan ışıklarda durdukları, aracın ... farlarının açık olması sebebiyle araç hareket ettiğinde sanıkların bağırması üzerine yaklaşık 10-15 metre ileride katılanın içerisinde bulunduğu aracın durduğu ve katılanın araçtan inerek sanıkların yanına gittiği, ilk haksız hareketin kim tarafından gerçekleştirildiği tespit edilemeyen bir anda taraflar arasında çıkan tartışma neticesinde sanık ...'in ele geçirilemeyen bıçakla katılanı üç ayrı yerinden yaraladığı ayrıca tekme ve yumruk vurmak suretiyle darp ettiği, sanıklar Mahmut ve ... Can'ın da katılana tekme ve yumruk atarak darp ettikleri, ... Adlî Tıp Şube Müdürlüğünce düzenlenen 28.09.2020 tarihli raporda katılanın tüm yaralarının birlikte yaşamsal tehlike oluşturduğu, basit tıbbî müdahale ile giderilecek ölçüde hafif nitelikte olmayacak şekilde yaralandığı belirtilmiştir. 2. Katılan ile aralarında öldürmeyi gerektirir husumet bulunmayan sanık ...'in, ani gelişen hareketli kavga ortamında yaşamsal tehlikeye neden olacak şekilde katılanı yaralaması, engel neden bulunmamasına karşın eylemlerini devam ettirmemesi ve eylemine kendiliğinden son vererek olay yerinden uzaklaşması hususları birlikte değerlendirildiğinde kastının yaralamaya yönelik olduğunun kabul edildiği belirtilmiştir. 3. Sanık ... savunmasında katılanın kendilerine "A... ko... çocukları!" şeklinde hakaret içerikli sözler söyleyerek alkollü olarak yanlarına geldiğini, elindeki parlak bir cisimle kendilerine saldırmaya kalktığını ve bu nedenle kendisini koruma amaçlı hareket ettiğini beyan ettiği, katılanın ise "... farları kapatın lan a... ko... çocukları!" diye bağırdıklarını ve yanlarına konuşmak amacıyla gittiğinde hala ... farları neden yaktığını söyleyen sanıkların küfürler etmeye devam ederek yumrukla vurmaya başladıklarını, Mert'in cebinden bıçağı çıkartarak kendisine doğru salladığını, bu sebeple yaralandığını ve yere düştüğünü, yerde iken sanıkların üçünün de tekme ile vurmaya devam ettiklerini, hareketsiz kalınca da olay yerinden uzaklaştıklarını beyan ettiği, olayın tek görgü tanığı konumunda bulunan tanık B.C.'nin de aşamalarda çelişkili anlatımlarda bulunduğu, bu hususlar bir bütün halinde değerlendirildiğinde her ne kadar sanık ... kendisini korumak amacıyla hareket ettiğini savunarak üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiş ise de sanığın meşru savunmaya yönelik beyanlarına itibar edilmeyerek lehine meşru savunma hükümlerinin uygulanmadığı ancak ilk haksız hareketin kim tarafından gerçekleştirildiği noktasında kesin ve net bir tespit yapılamadığından hakkında asgarî oranda haksız tahrik indirimi uygulandığı belirtilmiştir. 4. Sanıkların savunmaları, katılan beyanı, tanık anlatımı, kolluk tutanakları, olay tutanağı, adlî raporlar, nüfus ve adlî sicil kayıtları dava dosyasında mevcuttur. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü 1. Katılan ile sanık ... arasında suç tarihinden önce herhangi bir husumet bulunmadığı, 28.07.2020 günü saat 22.00 sıralarında katılanın Yiğit Fırın isimli iş yerinde çalışan arkadaşı tanık B.C.'nin yanına gittiği, yaklaşık üç saat süreyle sohbet ettikleri, 29.07.2020 günü saat 01.00 sıralarında tanıktan kendisini evine bırakmasını istediği, tanığın da ekmek servisine çıkacağını söyleyerek katılanı araç ile evine bırakmak üzere yola çıktıkları, İnkılap İlköğretim Okulu kavşağına geldiklerinde aracın ... farlarının açık olması nedeniyle bu sırada yolun kenarında büfe önünde oturmakta olan sanık ..., inceleme dışı sanıklar ... Can ve Mahmut ile katılan arasında tartışma yaşandığı, tartışma sırasında küfürleşme olduğu, tartışmanın kavgaya dönüştüğü, sanık ... ve inceleme dışı sanıkların katılana yumrukla vurdukları, sanık ...'in bıçakla katılan ...'ın sağ skapula alt, göğüs ve sol klavikula bölgelerine vurduğu, katılanın yere düştüğü, sanık ... ve inceleme dışı sanıkların katılana tekme ile vurdukları, daha sonra olay yerinden kaçtıkları, katılanın göğüs sol taraf midklavikular hizadaki ve sol klavikula üzerindeki yaralarının basit tıbbî müdahale ile giderilebilir nitelikte olduğu, sağ skapula altındaki 2 cm'lik penetran kalp yaralanması oluşturan yarasının ise hayatî tehlike geçirmesine neden olduğu belirtilmiştir. 2. Sanık ... ile katılan arasında olay tarihinden önce öldürmeyi gerektirir bir husumet bulunmamakta ise de sanığın öldürmeye elverişli bıçak ile katılanın hayatî bölgelerini hedef alması, bu bölgelere bıçakla üç kez vurması, katılanın yaralanma derecesi ve kalbinde yaralanma oluşmuş olması karşısında sanığın eylemine bağlı olarak ortaya çıkan kastının öldürmeye yönelik olduğunun kabul edildiği belirtilmiştir. 3. Katılan ile sanık ... ve inceleme dışı diğer sanıklar arasında küfürleşmenin yaşandığının sabit olması, ilk önce hangi tarafın sövdüğünün kesin olarak tespit edilememesi ve "şüpheden sanık yararlanır" evrensel hukuk ilkesi gereğince kuşkulu kalan bu durumun sanığın lehine değerlendirilmesinin zorunlu olması karşısında asgarî oranda haksız tahrik indirimi uygulandığı belirtilmiştir. IV. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, dava dosyası tekemmül ettirilerek karar verildiği, eksik incelemenin bulunmadığı, adîl yargılanma ve savunma haklarının ihlâlinin söz konusu olmadığı, alınan tüm raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, suçta kullanılan aletin öldürmeye elverişli olması, hedef alınan vücut bölgeleri, darbe sayısı, buna bağlı sonucun gerçekleştiği düşüncesiyle sanığın eyleme devam etmeyip olay yerinden ayrılması, katılanda meydana gelen yaralanmaların yeri, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı gözetilerek sanığın kastının öldürmeye yönelik olduğunun kabulü ile buna göre uygulama yapılmasında bir isabetsizlik görülmediği, meşru savunma koşullarının oluşmadığı, ilk haksız hareketin kimden geldiği belli olmadığı gerekçesi ile uygulanan haksız tahrik hükümleri ile belirlenen indirim oranının isabetli olduğu, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle sanık hakkında uygulanmasına karar verildiği anlaşıldığından, anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe başlığı altında açıklanan nedenlerle ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 14.09.2022 tarihli ve 2021/248 Esas, 2022/1606 Karar sayılı kararında katılan vekili, sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Kozan Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.12.2023 tarihinde karar verildi.