Ceza Genel Kurulu 2010/1-150 E. , 2010/192 K. "" Tebliğname : 2010/100649 Yargıtay Dairesi : 1. Ceza Dairesi Kasten öldürme suçundan sanık H. Y..in 5237 sayılı TCY’nın 81, 29, 53 ve 63. maddeleri uyarınca 16 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin, Bursa 4. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 01.03.2007 gün ve 346-66 sayılı re’sen temyize tabi olan hüküm, sanık müdafii ile katılanlar vekili tarafından da temyiz edilmekle, dosyayı inceleyen Yargıtay 1. Ceza Dairesince 08.06.…
**Ceza Genel Kurulu 2010/1-150 E. , 2010/192 K.** **"İçtihat Metni"** Tebliğname : 2010/100649 Yargıtay Dairesi : 1. Ceza Dairesi Kasten öldürme suçundan sanık H. Y..in 5237 sayılı TCY’nın 81, 29, 53 ve 63. maddeleri uyarınca 16 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin, Bursa 4. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 01.03.2007 gün ve 346-66 sayılı re’sen temyize tabi olan hüküm, sanık müdafii ile katılanlar vekili tarafından da temyiz edilmekle, dosyayı inceleyen Yargıtay 1. Ceza Dairesince 08.06.2009 gün ve 248-3287 sayı ile; “1- Mahkemece tanık olarak dinlenen F.Y..’in 9 yaşında olması nedeniyle 5271 sayılı CMK’nun 50/a maddesine göre yeminsiz dinlenmesi gerektiği halde, yemin verilerek dinlenmesi sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır. 2- Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul edilmiş, savunması inandırıcı gerekçelerle kısmen reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde eleştiri ve bozma nedenleri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin, haksız tahrikte indirim miktarına, takdiri indirim hükümlerinin uygulanması gerektiğine, katılanlar vekilinin, suç vasfının yağma amacıyla tasarlama olduğuna yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine; Ancak, oluşa ve dosya içeriğine göre; sanığın, olay günü annesi Y.. ile maktulü parkta birlikte gördüğü, öpüştüklerini düşünerek annesine tokat vurduğu, maktulü de konuşma bahanesiyle arabasına bindirip ıssız bir yere götürerek bıçaklamak suretiyle öldürdüğü olayda; a) Sanığın annesinin, kendi yaşam ve davranışlarından dolayı oğluna karşı bir sorumluluğunun olmayıp sadece TMK’nun 185/2. maddesine göre, eşine karşı sadakat yükümlülüğünün bulunduğu, dolayısıyla maktulün, sanığın annesiyle rızası dahilinde arkadaşlık etmesinin, sanığa yönelik haksız bir eylem oluşturmadığı, sanığın eylemi, maktul A..’ın, annesi Y.. ile görüşüp arkadaşlık etmesi nedeniyle, ailenin namus ve şerefini eksilttiği düşüncesiyle ve töre/namus saikiyle gerçekleştirdiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK’nun 82/1-k, maddesi gereğince cezalandırılmaları gerekirken, suç vasfında yanılgıya düşülerek kasten adam öldürme suçundan aynı yasanın 81. maddesi ile hüküm kurulması, b) Sanığın annesi Y.. ile maktul A..'ın yaşam tarzlarının sanığa yönelik haksız fiil oluşturmayacağı gibi maktulden gelen ve haksız tahrik oluşturan herhangi bir söz ve davranış bulunmadığı, töre saikiyle öldürme olayında haksız tahrik hükümlerinin sanık hakkında uygulanamayacağı düşünülmeden, tahrik hükümleri uygulanmak suretiyle eksik ceza tayini…” isabetsizliklerinden bozulmuştur. Yerel mahkeme ise 20.11.2009 gün ve 333-350 sayı ile; “...Töre saikiyle adam öldürme fiilinin de, şerefin aşağılandığı, suçun bundan dolayı işlendiği düşünülürse de, olay öncesinde aile meclisinin ortak bir kararı olması gerektiği, eylemin akışında önceden belirsiz de olsa bir planlama olması gerektiği halde olayımızda bu unsurlar yer almamaktadır, olay ani olarak gelişmiştir.