Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/10106 E. , 2025/16 K. T.C. D A N I Ş T A Y İKİNCİ DAİRE Esas No : 2021/10106 Karar No : 2025/16 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : 1. Hukuk Müşaviri Yrd. V. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir. YARGILAMA SÜ…
Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/10106 E. , 2025/16 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İKİNCİ DAİRE Esas No : 2021/10106 Karar No : 2025/16 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : 1. Hukuk Müşaviri Yrd. V. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava Konusu İstem : Dava; davacının ... Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Şube Müdürlüğü emrinde polis memuru olarak görev yaptığı dönemde, ... isimli şahsın 09/03/2012 - 09/06/2012 tarihleri arasında iletişiminin usulsüz olarak dinlenilmesi nedeniyle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/6, 8/7 ve 8/12 nci maddeleri gereğince meslekten çıkarma cezasıyla tecziyesi gerekmekte ise de, suçun işleniş tarihi itibariyle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 127. maddesi gereğince ceza verme zamanaşımı süresi dolduğundan dosyanın ilgili bölümünün işlemden kaldırılmasına ilişkin ... günlü, ... sayılı İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu kararının iptali istemiyle açılmıştır. Dava konusu işlemin iptali yolunda ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı karar, Danıştay Beşinci Dairesinin 26/04/2017 günlü, E:2016/25596, K:2017/11726 sayılı kararıyla bozulmuş; davacının karar düzeltme istemi de aynı Dairenin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla reddedilmiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : Anılan bozma kararına uyularak dava dosyası yeniden incelenmek suretiyle Kırıkkale İdare Mahkemesince verilen temyize konu kararla; Mahkemelerine CD halinde sunulan soruşturma raporu ve rapora ekli belge ve bilgilerin ilişkin evrakların incelenmesinden; davacının adının teknik büroda dinlemeyi gerçekleştiren personel listesinde yer aldığı, tevdi raporunda bahsi geçen bilgi notlarında herhangi bir personele ait aidiyet veya sicil notunun bulunmadığı, dinleme talep, uzatma ve imha form ve tutanaklarında davacının isminin yer almadığı, diğer taraftan; ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... sayılı dosyasında yürütülen soruşturma sonucunda verilen 25/02/2015 tarihli ek kararla, "kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçlarına ilişkin olarak kamu davası açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilemediği, şüphelilerin, dinlemeye ilişkin mahkeme kararının alınması aşamasında yer almayıp, Teknik İzleme Bürosu olarak tabir edilen büroda mahkeme kararı uyarınca dinleme yapan polis memurları oldukları, şüphelilerin mahkeme kararına dayanak yapılan sahte içerikli talep formlarına iştirak ettiklerine ilişkin delil elde edilemediğinden'' davacı hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın verildiği, her ne kadar davacının, Kırıkkale Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Şube Müdürlüğü'ne bağlı teknik büroda dinlemeleri gerçekleştiren personel listesinde yer aldığı açık ise de; gerek dinlemeye ilişkin bilgi notlarında ve dinleme talep, uzatma, imha form ve tutanaklarında davacının adının yer almaması, gerekse Kırıkkale Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen adli soruşturma sonucunda davacı hakkında kovuşturmaya yer olmadığı yönünde karar verilmesi karşısında, davacının üzerine atılı fiilleri işlediğinin her türlü şüpheden uzak somut bilgi ve belgelerle ortaya konulamadığı anlaşıldığından davacı hakkında tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından; 2009-2014 yılları arasında Kırıkkale İstihbarat Şube Müdürlüğünde terörle mücadele ve organize suçlarla mücadele kapsamında usulsüz dinlemeler yapıldığının tespit edilmesi üzerine başlatılan disiplin soruşturması sonucunda 38 ayrı olayla ilgili düzenlenen soruşturma raporuyla, davacının 09/03/2012–09/06/2012 tarihleri arasında ... isimli şahsın iletişminin dinlenilmesi işlemini bizzat yaptığı ve şahsın iddia konusu suçlamalarla bir ilgisinin olmadığıyla ilgili tespit ve kanaatini sıralı amirlerine bildirmeyerek dinlemeyi devam ettirmesi nedeniyle isnat edilen fiilleri işlediğinin sübuta erdiği, gerekçeden yoksun ve keyfi biçimde yapılan dinlemelerin 2559 sayılı Kanun'un Ek 7. maddesinde belirtilen amaçla da bağdaşmadığı, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, ayrıca davacının 677 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarıldığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN CEVABI : Temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının gerekçeli olarak onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Danıştay Beşinci Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyanın tekemmül ettiği anlaşıldığından davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmeksizin, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra,gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : Emniyet Genel Müdürlüğü ... Daire Başkanlığınca ... İl Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Şube Müdürlüğünde yapılan inceleme üzerine usulsüz dinleme işlemi olduğundan bahisle aralarında polis memuru olan davacının da bulunduğu görevliler hakkında düzenlenen disiplin soruşturma raporu sonucunda, ... Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Şube Müdürlüğü emrinde polis memuru olarak görev yaptığı dönemde davacının, ... isimli şahsın 09/03/2012-09/06/2012 tarihleri arasında iletişiminin usulsüz olarak dinlenilmesi nedeniyle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/6, 8/7 ve 8/12 nci maddeleri gereğince meslekten çıkarma cezasıyla tecziyesi gerekmekte ise de, suçun işleniş tarihi itibariyle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 127. maddesi gereğince ceza verme zamanaşımı süresi dolduğundan dosyanın ilgili bölümünün işlemden kaldırılmasına ilişkin ... günlü, ... sayılı İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu kararının iptali istemiyle temyizen bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. İLGİLİ MEVZUAT : Uyuşmazlığa konu disiplin cezasının tesis edildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/6. maddesinde; "Hırsızlık, gasp, dolandırıcılık, irtikap, rüşvet, zimmet, ihtilas, ırza geçme, ırza tasaddi, sahtecilik, banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması, kalpazanlık, kasden adam öldürme, veya bu suçları işlemeye teşebbüs etmek, emniyeti suiistimal, yalan yere tanıklık, yalan yere yemin, suç tasnii, iftira"; 8/7 maddesinde, "Yetkisini veya nüfuzunu kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak veya kin veya dostluk nedeniyle kötüye kullanmak"; 8/12. maddesinde; "Kasıtlı olarak gerçek dışı rapor vermek veya tutanak düzenleyip imza etmek veya ettirmek," fiilleri, "meslekten çıkarma" cezasını gerektiren eylem, işlem, tutum ve davranışlar arasında sayılmıştır. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 127. maddesinde; ".. Disiplin cezasını gerektiren fiil ve hallerin işlendiği tarihten itibaren nihayet iki yıl içinde disiplin cezası verilmediği takdirde ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar." hükmü yer almıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/6. maddesi kapsamında verilen meslekten çıkarma cezası yönünden; Anayasa Mahkemesinin 13/01/2016 günlü, E:2015/85, K:2016/3 sayılı kararı ile; Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü uyarınca verilen dava konusu disiplin cezasının yasal dayanağı olan, 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 83. maddesinin birinci cümlesinin iptaline karar verilmiş ve anılan madde, 08/03/2018 günlü, 30354 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7068 sayılı "Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun"un 37. maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır. Öte yandan, 7068 sayılı Kanun'un Geçici 1. maddesinin 1. fıkrasında, "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce 657 sayılı Kanun, 6413 sayılı Kanun ve 3201 sayılı Kanun ile 23/3/1979 tarihli ve 7/17339 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümlerine göre resen veya yetkili disiplin kurullarınca verilmiş olan disiplin cezaları, bu Kanun hükümleri uyarınca verilmiş addolunur." hükmüne yer verildiğinden, dava konusu uyuşmazlığın, bu Kanun uyarınca incelenip çözümlenmesi gerekmektedir. 7068 sayılı Kanun'un 8. maddesinde, disiplin cezası verilmesini gerektirecek fiiller sayma suretiyle belirtilmiş, ancak bu fiiller arasında davacının cezalandırılmasına dayanak olan "suç tasnii, iftira" fiillerine yer verilmemiş; bir başka ifadeyle, emniyet teşkilatı personelinin disiplin suç ve cezalarını düzenleyen yeni Kanun uyarınca davacıya isnat edilen eylem, disiplin cezasını gerektiren bir eylem olmaktan çıkarılmıştır. Ceza Hukuku kökenli bir ilke olan lehe olan hükmün uygulanması ilkesi; işlendiği zamanın hukuki normları uyarınca suç sayılan bir fiil sonradan yürürlüğe giren bir düzenleme ile suç olmaktan çıkarılmış bulunuyorsa veya sonradan yürürlüğe giren düzenleme suçun işlendiği zaman mevcut olan düzenlemeye göre suçlunun lehinde ise, sonraki normun daha önce işlenmiş olan fillere uygulanmasını öngörmektedir. Kural olarak idari işlemlerin yargısal denetimi, tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılmaktadır. Bu anlamda, idari işlem niteliğindeki disiplin yaptırımının da tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuata göre yargısal denetiminin yapılması gerekmekte ise de, ilke olarak suç ve cezada lehe olan normun uygulanması kuralının disiplin cezaları yönünden de geçerli olduğunun kabulü gerekmektedir. Dolayısıyla, sübuta eren fiilin işlendiği tarih itibarıyla yürürlükte bulunan mevzuat ile daha sonra yürürlüğe giren mevzuat hükümleri farklı ise, disiplin cezasıyla cezalandırılacak olan kişilerin lehine olan mevzuat hükmü dikkate alınmalıdır. Bu bağlamda, davacının disiplin cezasıyla cezalandırılmasına temel olan ve Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/6. maddesinde yer alan "suç tasnii, iftira" fiili, mevcut hukuki durum itibarıyla 7068 sayılı Kanun ile herhangi bir cezai yaptırıma bağlanmayarak disiplin suçu olmaktan çıkarıldığından, davacı hakkında bu madde uyarınca tesis edilen dava konusu disiplin cezasında hukuka uyarlık bulunmamaktadır. Nitekim, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 02/05/2019 günlü, E:2018/1314, K:2019/2098 sayılı; 16/03/2020 günlü, E:2019/2706, K:2020/765 sayılı ve 28/01/2021 günlü, E:2020/3248, K:2021/145 sayılı kararları da bu yöndedir. Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/7 ve 8/12. maddeleri kapsamında verilen meslekten çıkarma cezası yönünden; Kamu görevlilerinin disiplin cezasıyla cezalandırılabilmeleri için; disipline aykırı eylem veya işlemlerinin sübut bulup bulmadığının usulüne uygun olarak yapılacak soruşturma ile ortaya konulması, soruşturma aşamasında kamu görevlisinin lehinde ve aleyhinde olan her türlü bilgi ve belgenin toplanması, bilahare disipline aykırı davranış olarak tespit edilen eylemin hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde ispatlanarak bu eyleme uygun olan disiplin cezası maddesinin tayini ve uygulanması gerekmektedir. Dava dosyasındaki bilgi ve belgeler ile UYAP kayıtlarının birlikte incelenmesinden; ... Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturmada verilen ... günlü, Soruşturma No:... sayılı kararla, davacı hakkında, "... isimli şahsın iletişiminin dinlenilmesine ilişkin olarak "haberleşmenin gizliliğini ihlal" ve "kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği" suçları yönünden kamu davası açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilemediği, yine şüphelilerin, dinlemeye ilişkin mahkeme kararının alınması aşamasında yer almayıp, Teknik İzleme Bürosu olarak tabir edilen büroda mahkeme kararı uyarınca dinleme yapan polis memurları oldukları, şüphelilerin mahkeme kararına dayanak yapılan sahte içerikli talep formlarına iştirak ettiklerine ilişkin delil elde edilemediği" gerekçesiyle "kovuşturma yapılmasına yer olmadığına" karar verildiği ve bu kararın itiraz edilmeksizin 26/02/2015 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır. Bu durumda; davacının, İstihbarat Şube Müdürlüğüne bağlı teknik büroda dinlemeleri gerçekleştiren personel listesinde yer aldığı açık ise de; dinlemeye ilişkin bilgi notlarında ve dinleme talep, uzatma, imha form ve tutanaklarında davacının adının yer almadığı, öte yandan, davacıya isnat edilen fiillerin aynı zamanda ceza kanunu bakımından da suç olduğu ve davacı hakkında adli yargıda açılan soruşturmada ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yukarıda anılan ve kesinleşen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı göz önüne alındığında, davacıya isnat edilen "Yetkisini veya nüfuzunu kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla veya kin veya dostluk nedeniyle kötüye kullanmak" ve "Kasıtlı olarak gerçek dışı rapor vermek veya tutanak düzenleyip imza etmek veya ettirmek" fiillerinin sübut bulduğuna ilişkin her türlü şüpheden uzak, kesin, somut ve inandırıcı delil ve tespit bulunmadığından, davacının eylemlerinin sübut bulduğundan bahisle tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık, dava konusu işlemin iptali yönünde verilen İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. DAVALI İDARENİN TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE, 2. ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan davalı idare üzerinde bırakılmasına, 4. Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 5. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde Danıştay'da karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 06/01/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.