2. Hukuk Dairesi 2016/18256 E. , 2018/6242 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı erkeğin aşağıdaki
**2. Hukuk Dairesi 2016/18256 E. , 2018/6242 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı erkeğin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir. 2-Dava, Hukuk Muhakemeleri Kanunu yürürlüğe girdikten sonra 11.12.2014 tarihinde açılmış, davacı kadın dava dilekçesinde maddi ve manevi tazminat taleplerinden bahsetmemişken ilk defa ön inceleme duruşmasında maddi ve manevi tazminat (TMK m. 174/1-2) talebinde bulunmuştur. Duruşmada hazır bulunan davalı erkek ise bu taleplerle ilgili olarak açık bir muvafakat beyanında bulunmamıştır. Hukuk Muhakemeleri Kanununun 141. maddesinde "Taraflar, cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleri ile serbestçe; ön inceleme aşamasında ise ancak karşı tarafın açık muvafakati ile iddia veya savunmalarını genişletebilir yahut değiştirebilirler, ön inceleme duruşmasına taraflardan biri mazeretsiz olarak gelmezse, gelen taraf onun muvafakati aranmaksızın iddia veya savunmasını genişletebilir yahut değiştirebilir, ön inceleme aşamasının tamamlanmasından sonra iddia veya savunma genişletilemez yahut değiştirilemez. İddia ve savunmanın genişletilip değiştirilmesi konusunda ıslah ve karşı tarafın açık muvafakati hükümleri saklıdır." hükmü bulunmaktadır. O halde, ön inceleme duruşmasına kadar dava ve cevap dilekçeleri ile tazminat talebinde bulunmayan davacı kadının ilk defa ön inceleme duruşmasında talep ettiği maddi ve manevi tazminat (TMK m. 174/1-2) talepleri hakkında "karar verilmesine yer olmadığına" karar verilecek yerde yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir. 3- Mahkemece, ortak çocuklar olan 2002 doğumlu Döndü ve 2007 doğumlu İlayda'nın velayetleri anneye verilmiştir. Velayetin düzenlenmesinde asıl olan çocukların üstün yararıdır. 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanunun 5. maddesi gereğince Aile Mahkemesi bünyesinde bulunan psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacıdan oluşan uzmanlardan, her iki ebeveyn ve çocukla görüşmek suretiyle inceleme ve rapor istenip; tarafların barınma, gelir, sosyal ve psikolojik durumlarına göre çocuğun sağlıklı gelişimi için velayeti üstlenmeye engel bir durumun bulunup bulunmadığının araştırılması, mahkemece idrak çağındaki çocuğun bizzat dinlenerek, görüşü alınıp ve diğer deliller de gözönüne alınmak suretiyle ebeveynlerinden hangisi yanında kalmasının çocuğun menfaatine olacağı tespit edilerek velayet konusunda bir karar verilmesi gerekir. Bu açıklananlar ışığında somut olaya gelince; mahkemece sosyal çalışmacı bilir kişiye velayete ilişkin rapor tanzim ettirilmiş ise de, işbu rapor hüküm tesisi için yeterli değildir. O halde, yukarıda belirtilen kıstaslar dikkate alınarak idrak çağında olan her iki çocuğunda mahkeme huzurunda dinlendikten sonra, diğer delillerle birlikte değerlendirilip, gerçekleşecek sonucu uyarınca karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırmayla velayet yönünden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanunan aykırı olmuş, bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. ve 3. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, 2. bentteki bozma sebebine göre iştirak nafakası ve kişisel ilişkiye yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 15.05.2018 (Salı)