8. Hukuk Dairesi 2012/10026 E. , 2013/4560 K. "" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil ... ile ... ve ... aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının açılmamış sayılmasına dair ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nden verilen 02.04.2012 gün ve 13/47 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: KARAR Davacı ... dava dilekçesinde mevki ve sınırlarını bildirdiği bir parça taşınmazın bab…
**8. Hukuk Dairesi 2012/10026 E. , 2013/4560 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil ... ile ... ve ... aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının açılmamış sayılmasına dair ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nden verilen 02.04.2012 gün ve 13/47 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: KARAR Davacı ... dava dilekçesinde mevki ve sınırlarını bildirdiği bir parça taşınmazın babasının zilyetliğinde iken kendisine intikal ettiğini açıklayarak, adına kayıtlı bulunan 104 ada 1 parsele eklenmesi suretiyle adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalı ... temsilcisi açılan davanın reddine karar verilmesini savunmuş, davalı ... Köy Tüzel Kişiliği temsilcisi, ise açılan davaya bir diyeceklerinin olmadığını bildirmiştir. Mahkemece, 01.03.2010 tarihinde ilk defa işlemden kaldırılan dava dosyasının, Dairenin bozma ilamından sonra davacıya duruşma gününü belirtir tebligat yapılmasına rağmen, davacı 02.04.2012 tarihli yargılama oturumuna geçerli bir mazereti bulunmaksızın iştirak etmediğinden davanın 6100 sayılı HMK’nın 320/4 maddesine göre açılmamış sayılmasına karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. Dava, muristen intikal, imar-ihya ve kazanmayı sağlayan zilyetlik hukuki sebeplerine dayalı olarak TMK'nun 713/1, 996 ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. ve 17.maddeleri gereğince açılan tescil isteğine ilişkindir. Mahkemece, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş ise bu görüşe katılma olanağı bulunmamaktadır. Eldeki dava 1086 sayılı HUMK’nun yürürlükte olduğu 14.05.2009 tarihinde açılmıştır. 1086 sayılı HUMK’nu yürürlükten kaldıran ve 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK’nun zaman bakımından uygulanmasını düzenleyen 448. maddesi "Bu kanun hükümleri, tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla derhal uygulanır.’’ hükmünü içermektedir. 1086 sayılı HUMK’nun 409. maddesine göre davacının davasını iki defa takipsiz bırakması mümkün olup, derhal uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nun yürürlükte olduğu dönemde davanın birden fazla takipsiz bırakılması mümkün değilse de, davacının 1086 sayılı HUMK dönemindeki kazanılmış hakkı da gözönünde bulundurularak HMK’nun 150. maddesine göre dosyanın işlemden kaldırılmasına karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru değildir. Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulüne, Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollaması ile halen yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK'nun 428.maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 440/III-2 bendi gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, 21, 15 TL peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 28.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.