12. Ceza Dairesi 2024/3791 E. , 2025/4715 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/389 E., 2024/46 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Sanıklar müdafileri, katılanlar vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine mahkemece sanıklar hakkında verilen hükümler, sanıklar müdafileri tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMK'nın 317. maddesindeki temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir…
**12. Ceza Dairesi 2024/3791 E. , 2025/4715 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/389 E., 2024/46 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Sanıklar müdafileri, katılanlar vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine mahkemece sanıklar hakkında verilen hükümler, sanıklar müdafileri tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMK'nın 317. maddesindeki temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: Sanıklar müdafilerinin yaptığı duruşmalı inceleme taleplerinin; 7079 sayılı Kanun’un 94.maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 299/1. gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Mahkemece sanık ... hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62/1. maddelerine göre 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanık ... hakkında beraat, sanıklar ... ..., ..., ..., ... hakkında 765 sayılı TCK'nın 228/1, 102/4, 104/2. maddeleri ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince değişen suç vasfına göre görevi kötüye kullanma suçundan açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine ilişkin verilen verilen kararların, sanık ... müdafii, katılanlar ... ve ... vekili, katılanlar ..., ... ve ... vekili, katılanlar ..., ..., ... ve ... ile o yer Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine Dairemizin 06.10.2022 tarihli ilâmı ile hükümlerin bozulmasına karar verilmiş, mahkemece bozma ilamına uyulması yönünde karar verilmiş ve sanıklar hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 22/3, 62/1. maddelerine göre 17 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanıklar müdafileri ile katılanlar vekilinin temyiz istemleri hakkında hükümlerin onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanıklar ..., ... ve ... müdafinin temyiz isteği; kararın hukuka aykırı olduğuna, eksik incelemeye, sanıklar belediye görevlileri olup, soruşturma izinlerinin olmadığına, yerel mahkemece yargılama konusu yapılan ve cezalandırmaya gerekçe olarak gösterilen hususların tamamı müvekkiller ile ilgili olarak soruşturma izni verilmeyen konulara ilişkin olduğuna, dönemin imar mevzuatına göre sorumlu tutulamayacaklarına, 22.03.2004 tarihli yapı kullanma izin belgesinde zemin + 5 kat olmak üzere 6 kat olduğu belirtilmişse de, binanın fiziki durumu teras katı da dahil olmak üzere zemin + 4 kat olduğundan yapı ruhsatına ve uygulamaya aykırı hareket edilmediğine, binanın mevcut fiziki durumu ile yapı ruhsatı arasında farklılık bulunmamakta olup, yapı kullanım izin belgesinde zemin + 5 kat olarak belirtilmesinin sehven olduğuna, zemin etüt zorunluluğu olmadığına, her ne kadar tarafından yapı ruhsatı düzenlenmişse de belediye görevlileri tarafından inşaat tamamlandıktan sonra yapılan incelemeler neticesinde, ilgili binaya oturma izni verilmesi sebebiyle meydana gelen ölümlerden sanıkların sorumlu olmadıklarına, binanın yıkılmasında, imardan, yapı ruhsatına aykırılıktan kaynaklanan kontrol sorumluluklarının bulunmadığına, teknik fenni mesuliyetlerinin olmadığına, fenni mesulün sorumluluğu bulunduğuna, bilirkişi raporlarının çelişkili yetersiz olduğuna, numunelerin usulüne uygun alınmadığına, sanıkların sadece hazırlanan projeler doğrultusunda, kağıt üzerinde inceleme yaparak mevzuatına uygun olması halinde ruhsat verdiklerine, binanın yapım ve denetim aşamasında sorumluluklarının bulunmadığına, sanıkların eylemleri ile depreme dayanıksız inşa edilen ve deprem sonucu yıkılan binalarda kişilerin vefatı arasında uygun illiyet bağının bulunmadığına, suç vasfına, olayda suçun unsurlarının oluşmadığına, zaman aşımının oluştuğuna, bilinçli taksirin şartlarının da oluşmadığına, sanıklar hakkında ayrı ayrı beraat kararı verilmesi gerektiğine, ayrıca gerekli evrak ve raporları temin etmeden yapı ruhsatı düzenlemeleri hususunda ihmal olduğu kabul edilse dahi eylemin görevi ihmal olup zamanaşımın oluştuğuna, verilen cezaya, lehe hükümleren uygulanmamasına ilişkindir. B. Sanık ... müdafinin temyiz isteği; kararın hukuka aykırı olduğuna, eksik incelemeye, sanığın belediyede görev tanımının belli olmadığına, konunun uzmanı olmadığına, binanın yapım aşamasına dahil olmadığına, dava konusu apartman inşaatının Yapı Ruhsatında müvekkilin imzasının bulunmadığı, sanığın imzasının bulunduğu Yapı Kullanma İzin Belgesi ise dönemde yürürlükte bulunan yasal mevzuata uygun bir şekilde düzenlendiği, Belediye tarafından görev tebliğinde yapı ruhsatı düzenleme yetkisinin verilmediği, fenni mesul olarak kabul edilemiyeceği, binada kolonların kesilmesine bağlı tadilat nedeni ile yıkıldığı, ölümlerden sorumlu olmayacağı, bilinçli taksirinde oluşmadığı,unsurları oluşmayan müsned suçtan beraat yerine verilen cezaya, usul yasa ve saire ,bozma istemine, C. Sanık ... müdafinin temyiz isteği; kararın hukuka aykırı olduğuna, eksik incelemeye, olayın bina içinde kolonlar kesilerek tadilat yapılıp... preslenmesi nedeni ile oluştuğuna, fenni mesüliyetin evrak üzerinde olduğuna, dönemin mevzuatına göre fenni mesul olarak kabul edilemiyeceğine, fenni mesullüğü kağıt üzerinde ise ölümlerden sorumlu olmayacağına, inşaat mühendisi, yapı sahibi, belediye personeli olan sanıkların yaptığı eylemler aynı olmadığından kusurun da farklı olması gerekip aynı oranda kusurlu olamayacaklarına, bilinçli taksirin oluşmadığına, verilen cezaya, sanıklarının tümünün suçtan sorumluluğu kabul edilse dahi, herkesin aynı oranda kusurlu olması hayatın olağan akışına aykırı olduğuna, müvekkilin atılı suçtan beraatine karar verilmesi talebine ilişkindir. D. Sanık ... müdafinin temyiz isteği; kusur tespitine, sanığın ağır kusurlu bulnarak teşdiden cezalandırılmasının yasaya aykırı olduğuna, ... Apartmanının yıkılması sonucu iki kişinin hayatını kaybetmesi olayı ile müvekkilin eylemi arasında herhangi bir illiyet bağına, dava konusu binanın yapı ruhsatı 1997 yılında verilip, sanığın ise 15/11/1998 yılında ... Belediyesinde Fen İşleri Biriminde memur olarak göreve başladığı, olaya konu apartman inşaatının Yapı Ruhsatında sanığın imzası bulunmadığı, sanığın imzasının bulunduğu Yapı Kullanma İzin Belgesi ise döneminde yürürlükte bulunan yasal mevzuata uygun bir şekilde düzenlendiğine, ayrıca sanığa ... Belediyesi tarafından görev tebliğinde yapı ruhsatı düzenleme yetkisi verilmediğine, olayda sadece yapı kullanım izin belgesinde imzası olan sanığın bahse konu binanın yıkılacağını ve enkazda insanların öleceğini öngörmesinin imkansız olduğuna, binanın depreme dayanıklı halde yapılıp yapılmadığının kontrol edilip tespit edilen eksikliklerin giderilmesini sağlama görevinin fenni mesule ait olduğuna, binanın teknik ve fenni şartlara uygun yapılmasından bina müteahidinin ve yapı sahibinin de sorumlu bulunduğuna, binanın fenni ve teknik şartlara göre yapılmasından binanın dayanıklı olup olmadığının kontrolünden yapı kullanma izini belgesinde imzası bulunan belediye görevlisi sanığın doğrudan sorumluluğunun bulunmadığına, bilinçli taksirin şartlarının oluşmadığına, eksik inceleme ile karar verildiğine, unsurları oluşmayan atılı suçtan sanığın beraat yerine verilen cezanın usul ve yasaya aykırı olduğuna, suç vasfına, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. E. Katılanlar vekilinin temyiz isteği; dosyada tüm sorumluların cezalandırılmamış olduğuna, verilen cezaların az olduğuna, dosyada müvekkillerin aleyhine olan durumları kabul etmediklerine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 23.10.2011 tarihinde yerel saatle 13:41 sıralarında, merkez üssü Van ili, ... ilçesinde meydana gelen ve merkez üssü ... Köyü civarı, değeri değişik kuruluşlara göre 7,1 ile 7,3 arasında değişen, odak derinliği 19,02 km olan depremin meydana gelmesi üzerine Van Yolu Mahallesi ... Caddesinde bulunan... de içinde bulunduğu ... Apartmanı'nın yıkılması ve çökmesi sonucu yirmi altı kişinin öldüğü, yapılan ölü muayene işlemleri sonucu ölenlerin göçüğe (depreme) bağlı olarak hayatlarını kaybettiklerinin tespit edildiği, şikayeti devam etmekte olan katılanlar ... ve ...'in ise duyularından veya organlarından birinde işlev kaybı oluşacak şekilde yaralandıkları olayda; dosya kapsamında mevcut bilirkişi raporlarına göre; Van İli ... İlçe, Van yolu Mahallesi, 81 ada ve 42 parselde bulunan ... Apartmanının (...) yapım yılı tam olarak bilinmemekte olup, binanın temellerinin 2000 yılında atılmış olduğu ve 2003 yılında da faaliyete geçmiş olduğu, 28.04.2000 tarihinde ... Mühendislik tarafından hazırlanan inşaat alanı jeoteknik etüt raporu, 22.12.2000 tarih ve 2000/55 numaralı yapı ruhsatı, 24.02.2004 tarihli ilave kat ruhsat vc yapı kullanma izin belgesi dilekçesi, 22.03.2004 tarih ve 2004/10 numaralı yapı kullanma izin belgesi, gerekli muvafakat yazıları ve noter evraklarından binanın 1997 yılından sonra yapıldığı, ... Apartmanının (...) yapım yılına göre, 1997-Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkında Yönetmelik kapsamına girdiği, 23.11.2011 tarihli bilirkişi raporuna göre binanın taşıyıcı sistemi betonarme olup, zemin ve 3 normal olmak üzere toplam 4 kattan oluştuğu, üst katta ayrıca teras bulunduğu, 22.12.2000 tarihli yapı ruhsatına göre bina, bodrum, dükkan olarak kullanılan zemin ve konut olarak kullanılan 4 normal olmak üzere toplam 6 kattan oluştuğu, 22.03.2004 tarihli yapı kullanma izin belgesine göre ise bina, bodrum, dükkan olarak kullanılan zemin ve konut olarak kullanılan 5 normal olmak üzere toplam 7 kattan oluştuğu, dosya kapsamında apartman binasına ait mimari, statik ve elektrik tesisat projeleri bulunduğu, ancak analizler sırasında dikkale alınması gereken ve binanın proje verileri olarak tanımlanan malzeme özellikleri (beton ve donatı sınıfı) ve zemin özelliklerinin (zemin emniyet gerilmesi, zemin yatak katsayısı, zemin sınıfı karakteristik periyotları ile zemin birim hacim ağırlığı) projeden elde edilemediği, mimari projeden binanın bodrum, zemin ve 4 normal kat olmak üzere toplam 6 kattan oluştuğu, yapı ruhsatı, yapı kullanma izin belgeleri, projeler ve raporlardan binanın kat sayıları arasında farklılıkların bulunduğu, yapı ruhsatında belirtilen zemin ve normal kat yükseklikleri, mimari ve statik proje ile uyumlu olduğu, yapı kullanma izin belgesinde en üst normal kat hariç belirtilen kat yükseklikleri, mimari ve statik proje ile uyumlu olup, apartmana ait mimari, statik, elektrik tesisat projeleri ile zemin etüt raporunun da dosyada yer aldığı, ancak statik hesap raporlarının mevcut olmadığının görüldüğü, 1997-Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkında Yönetmeliğin “7.2 Genel Kurallar” bölümünde deprem bölgelerinde kullanılacak binalarda dikkate alınması gereken minimum beton sınıfları hakkında bilgi verildiği, ... Apartmanına (...) ait statik projede malzeme ve donatı sınıfı belirtilmemiş olduğu, ayrıca binaya ait hesap raporlarının da bulunmadığı, ... Apartmanına (...) ait karot numuneler üzerinde gerçekleştirilen merkezi basınç deneyi sonucunda, numunelerin ortalama basınç dayanımının 10.28N/mm2 olarak elde edildiği, karot dayanımlarının da 8.09-12.75N/mm2 arasında değiştiği, bunun da binada dökülen betonun oldukça heterojen olduğu anlamına geldiği, 1997 yılında yayımlanan Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkındaki Yönetmelikte belirtilen minimum beton sınıfı olan C16’yı sağlamadığı, yönetmeliğin “7.2.5. Malzeme Dayanımları” bölümünde birinci ve ikinci derece deprem bölgelerindeki binalarda C20 veya daha yüksek dayanımlı beton kullanılması zorunludur ibaresinin bulunduğu, 1997-Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkında Yönetmeliğin “7.7.4 Kolon ... Koşulları ” bölümünde kolon sarılma bölgeleri, kolon orta bölgeleri ve kolon-kiriş birleşim bölgeleri için dikkate alınması gereken uzunluklar, bu bölgelerdeki etriye yüzdesi, çap ve aralıkları hakkında bilgiler verildiği, ... Apartmanı için hazırlanan bilirkişi raporuna göre, etriye çapı açısından yeterlilik gözükürken, etriye aralığı açısından ve binanın mevcut taşıyıcı elemanlarının donatı detaylandırmasında yetersizlikler olduğunun belirlendiği, yine bilirkişi raporu ile proje verilerine göre, kolon boyutları, donatı çap ve adetlerinde de farklılıklar olduğu, parça beton numuneler içerisinde boyut itibariyle standart dışı büyüklükte agregalar olduğunun belirlendiği, Mahkemece hükme esas alınan 07.09.2015 tarihli bilirkişi heyet raporunda; dava konusu depremde yıkılan ... Apartmanına ilişkin görsel ve deneysel olarak tespit edilen teknik yetersizliklerle itibar edildiği, binanın yapım yılı tam olarak bilinmemekle birlikte, 28/04/2000 tarihinde ... Mühendislik tarafından hazırlanan inşaat alanı Jeoteknik Etüt raporu, 22/12/2000 tarih ve 200/55 numaralı yapı ruhsatı, 24/02/2004 tarihli ilave kat ruhsat ve yapım kullanma izin belgesi dilekçesi, 22/03/2004 tarih ve 2004/110 numaralı yapı kullanma izin belgesi, gerekli muvafakat yazıları ve noter evraklarından binanın, 1997 yılından sonra yapıldığının anlaşıldığı ve yapım yılı itibari ile binanın 1997 Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkındaki Yönetmelik Hükümlerine göre tasarlanarak inşa edilmesi gerektiği, sanık ...'nin yıkılan binanın "fenni mesulü" olduğu, ancak fenni mesul olmaktan kaynaklanan görevlerini yerine getirmediği, dolayısıyla binanın yıkılmasına neden olan imalat hatalarından sorumlu olduğu, binanın yıkılması sonucunda meydana gelen ölüm ve yaralanmalar bakımından dikkat ve özen yükümlülüğünü ihlal eden ihmali davranışının müessir olduğu, sanığın soruşturma ve kovuşturma aşamasında binanın bitiminden sonra ruhsatlandırma için fenni mesullüğü üstlendiği yolundaki savunmasının bir ispat meselesi olduğu, savunmasındaki hususların doğruluğunun mahkemece tespit edilmesi halinde, binanın yıkılmasında müessir olan yapım eksikliklerinden dolayı bu kişinin sorumlu tutulamayacağı, sanık ...'ın söz konusu binanın sahibi ve müteahhidi olarak yapımdan sorumlu olduğu halde, yürürlükteki kurallara uygun bir inşaat yaptırmamak bakımından kendisine düşen dikkat ve özeni göstermemesi nedeniyle sorumlu olduğu, İmar ve Belediye mevzuatına göre belediyelerin ruhsat verdikleri inşaatların yapımıyla ilgili denetleme görevlerinin binanın inşaat tekniğine göre inşa edilip edilmediğini kapsamadığı, bu nedenle belediye görevlileri Mehmet İş, ... ..., ... ve ... hakkında yapılacak değerlendirmede bu hususun dikkate alınması gerektiği, ancak bilirkişi raporundan gerekse KTÜ raporlarından anlaşılacağı üzere somut olayda, ... Apartmanı için statik hesap ve raporu ile mimari ve statik proje sorumlusu olmadığı halde yapı ruhsatı verildiği, mimari ve statik proje sorumlusu ile statik hesap ve raporu olmayan bir bina ile ilgili ruhsat veren, bu hususta üzerlerine düşen dikkat ve özeni göstermeyen belediye görevlilerinin, meydana gelen ölüm ve yaralanmalar bakımından cezai sorumlulukları yoluna gidilmesi gerektiği sonucuna varıldığı, mahkemece taksirle öldürme suçundan sanık ...'nin beraatine, sanık ...'ın mahkumiyetine ilişkin hükümler ile görevi kötüye kullanma suçundan sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında verilen düşme hükümleri, sanık ... müdafii, katılanlar ... ve ... vekili, katılanlar ..., ... ve ... vekili, katılanlar ..., ..., ... ve ... ile mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine Dairemizin 06.10.2022 tarihli ilâmı ile; "...I- Sanık ...'nin taksirle öldürme suçundan beraatine ilişkin hükme yönelik, katılanlar ... ve ... vekili, katılanlar ..., ... ve ... vekili, katılanlar ..., ..., ... ve ... ile mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz itirazlarının incelenmesinde; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dosya kapsamına göre, katılanlar ... ve ... vekili, katılanlar ..., ... ve ... vekili, katılanlar ..., ..., ... ve ... ile mahalli Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; 3194 sayılı İmar Kanunun 28. maddesinde yapının fenni mesuliyetini üzerine alan meslek mensuplarının, (fenni mesul mimar ve mühendisler uzmanlık alanlarına göre) yapının, tesisatı ve malzemeleri ile birlikte, Kanuna, ilgili diğer mevzuata, uygulama imar planına, ruhsata, ruhsat eki etüt ve projelere, standartlara ve teknik şartnamelere uygun olarak inşa edilmesini denetlemekle görevli olduğu, ruhsat ve eklerine aykırı olarak yapılması halinde durumu ruhsatı veren Belediyeye bildirmekle mükellef olduğunun düzenlendiği, bu konuda taahhütname vermiş olan sanık ...'nin fenni mesul olmaktan kaynaklanan denetim görevini yerine getirmediği, 1. derece deprem bölgesinde yer alan ... Apartmanının teknik uygulama sorumlusu olduğu halde binanın yapımı aşamasında fiilen denetim yapmaması, fiilen denetim yapmadığı söz konusu binada yönetmelikte belirtilen minimum beton sınıfı olan C 16’yı sağlamayan beton kullanılması, beton içerisinde standart dışı büyüklükte agregaların mevcut olması, binanın mevcut taşıyıcı elemanlarının donatı detaylandırmasında yetersizlikler olması, sürekli temellerin zemin emniyet gerilmesi açısından %76’sının yetersiz olması hep birlikte dikkate alındığında inşaatın tekniğine uygun imal edilmesinde sorumluluk üstlendiği, dolayısıyla binanın yıkılmasına neden olan imalat hatalarından sorumlu olduğu sonucuna varıldığı, sanık ...'ın 20/01/2014 tarihli ifadesinde inşaat başlamadan önce projeyi sanık ...'tan aldığını, ancak Murat'ı hiç inşaata çağırmadığını, sanık ...'ın da inşaat alanına hiç gelmediğini beyan ettiğinin anlaşılması karşısında; sanığın suçtan kurtulmaya yönelik şekilde binanın tamamlanmasından sonra ruhsat alabilme amacıyla sözkonusu belgeleri imzaladığı şeklindeki savunmasına itibar edilmeyerek, yıkılan binanın proje aşamasında, yapım aşamasında ve iş bitimi aşamasında, üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediği anlaşılan, öngörülebilen netice bakımından dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranan sanık ... hakkında bilinçli taksirle öldürme suçundan mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken, oluşa ve dosya kapsamına uygun olmayan gerekçelerle sanık ...'nin beraatine karar verilmesi, Kanuna aykırı olup, katılanlar ... ve ... vekili, katılanlar ..., ... ve ... vekili, katılanlar ..., ..., ... ve ... ile mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca tebliğnamedeki isteme aykırı olarak BOZULMASINA; II-Sanık ...'ın taksirle öldürme suçundan mahkumiyetine ilişkin hükme yönelik, sanık müdafii ile katılanlar ... ve ... vekili, katılanlar ..., ... ve ... vekili, katılanlar ..., ..., ... ve ...'un temyiz itirazlarının incelenmesinde; 24 Aralık 2017 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 100. maddesi ile 5271 sayılı CMK'nın 299. maddesinde yapılan değişiklik neticesinde, sanık ... müdafii tarafından süresi geçtikten sonra duruşmalı inceleme isteminde bulunulmuş olup, talep uygun görülmeyip duruşma açılmaksızın dosya üzerinde yapılan incelemede; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin tayin edilen cezaya, eksik incelemeye, binada ölmemiş şahısların müvekkilinin binasında ölmüş olarak gösterildiğini, ölen kişi sayısının 20 olduğunu, karot örneklerinin usulune uygun olarak alınmadığını, suçun maddi unsurlarının oluşmadığına, kusur tespitine; katılanlar ... ve ... vekili, katılanlar ..., ... ve ... vekili, katılanlar ..., ..., ... ve ...'un yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; Bina sahibi ve müteahhidi olarak sanık ...'ın, yapımından sorumlu olduğu halde, yürürlükteki kurallara uygun bir inşaat yaptırmak bakımından kendi üzerine düşen dikkat ve özeni göstermemesi nedeniyle kusurlu olduğu, depremde yıkılan ... Apartmanından alınan karot numunelerinin teknik bilirkişiler tarafından incelenmesi neticesinde; 1997 yılında yayımlanan Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkındaki Yönetmelikte birinci ve ikinci derece deprem bölgelerindeki binalarda C20 veya daha yüksek dayanımlı beton kullanılmasının zorunlu olmasına rağmen, kullanılan betonun Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkındaki Yönetmelikte belirtilen minimum beton sınıfı olan C16'yı dahi sağlayamadığı, bu yetersizlik ve eksikliklerin binanın yıkılmasında etkili olduğu; sanığın yıkılan binanın proje aşamasında, yapım aşamasında ve iş bitimi aşamasında, üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediği, öngörülebilen bu netice bakımından dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranan sanık ... hakkında bilinçli taksirin koşullarının oluştuğu anlaşılmakla, tayin olunan cezalarında 5237 sayılı TCK'nın 22/3. maddesi uyarınca arttırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi, Kanuna aykırı olup, katılanlar ... ve ... vekili, katılanlar ..., ... ve ... vekili, katılanlar ..., ..., ... ve ...'un temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca tebliğnamedeki isteme aykırı olarak BOZULMASINA; III-Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkındaki görevi kötüye kullanma suçundan verilen düşme hükümlerine yönelik, katılanlar ... ve ... vekili, katılanlar ..., ... ve ... vekili, katılanlar ..., ..., ... ve ... ile mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dosya kapsamına göre, katılanlar ... ve ... vekili, katılanlar ..., ... ve ... vekili, katılanlar ..., ..., ... ve ... ile mahalli Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; ... Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Dekanlığına bağlı İnşaat Mühendisliği tarafından düzenlenen Temmuz 2012 tarihli raporda; “deprem nedeni ile yıkılan binada iş aşaması ve sorumluluk ilişkilendirilmesi” adı altında tablo hazırlandığı, söz konusu binanın yapılış tarihi itibariyle, 1997 Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkında Yönetmeliğe tabi olduğu, binada kullanılan betonun yönetmelikte belirtilen minimum beton sınıfı olan C16'yı dahi sağlamadığı, beton içerisinde standart dışı agregaların mevcut olduğu, kolon boyutları, donatı çap ve adetlerinde farklılıklar göründüğü, binanın mevcut taşıyıcı elemanlarının donatı detaylandırmasında ve etriye aralığı açısından yetersizlikler olduğunun ve bu yetersizlikler dolayısıyla proje müellifleri, yapı sahibi ve müteahhidinin, teknik uygulama sorumlusunun ve belediyenin ilgili birimlerinin sorumlu olduğunun belirtildiği, ayrıca binanın iş bitimi aşamasında biten bina inşaatının projeye uygunluğunun denetlenmediği, bu nedenle belediyenin teknik uygulama yetkililerinin sorumlu olduğu sonucuna varıldığı, İnşaatın yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan 1580 sayılı Belediyeler Kanunun “Belediyenin Vazifeleri” başlıklı 15. maddesinin 79.bendinde “İmar planlarının yapımı ve uygulanması ile yapıların inşaat ve iskan ruhsatı aşamasında, ...Enstitüsünün ilgili standardına uygunluk sağlamak, uygulamaları denetlemek ve bütünlüğü sağlayıcı tedbirler alma” hükmünün yer aldığı, 22.12.2000 tarih ve 2000/55 numaralı yapı ruhsatını düzenleyen kişinin Belediye fen işleri memuru sanık ... olduğu, ruhsatı kontrol eden ve 22.03.2004 tarih ve 2004/10 numaralı yapı kullanma izin belgesini tetkik eden kişinin Belediye fen işleri müdür vekili sanık ... ... olduğu; yapı kullanma izin belgesinde bina mahallini tetkik eden belediye fen memurlarının sanık ..., ... ve ... olduğu, bina sahibi olan sanık ... tarafından inşaatına başlanılacak yapının statik hesap ve raporu olmadan yapı ruhsatı ile; mimari ve statik projede belirtilen en üst normal kat yüksekliğinin yapı ruhsatında belirtilen yükseklik ile uyumlu olmadığı, yapı ruhsatı, yapı kullanma izin belgesi, projeler ve raporlardan binanın kat sayıları arasında farkılıklar olduğu halde, yapı kullanma izin belgesi verilmesi ve inşaatın yapım aşamasında gerekli denetimlerin yapılmaması nedeniyle; 3194 sayılı İmar Kanunun “Ruhsat alma şartları” başlıklı 22. maddesindeki, “Yapı ruhsatiyesi almak için belediye, valilik bürolarına yapı sahipleri veya kanuni vekillerince dilekçe ile müracaat edilir. Dilekçeye sadece tapu (istisnai hallerde tapu senedi yerine geçecek belge) mimari proje, statik proje, elektrik ve tesisat projeleri, resim ve hesapları, röperli veya yoksa, ebatlı kroki eklenmesi gereklidir. Belediyeler veya valiliklerce ruhsat ve ekleri incelenerek eksik ve yanlış bulunmuyorsa müracaat tarihinden itibaren en geç otuz gün içinde yapı ruhsatiyesi verilir. Eksik veya yanlış olduğu takdirde; müracaat tarihinden itibaren onbeş gün içinde müracaatçıya ilgili bütün eksik ve yanlışları yazı ile bildirilir. Eksik ve yanlışlar giderildikten sonra yapılacak müracaattan itibaren en geç onbeş gün içinde yapı ruhsatiyesi verilir.” hükmü ile aynı Kanunun 29. ve 30.maddelerindeki; "Yapıya başlama müddeti ruhsat tarihinden itibaren iki yıldır. Bu müddet zarfında yapıya başlanmadığı veya yapıya başlanıp da her ne sebeple olursa olsun, başlama müddetiyle birlikte beş yıl içinde bitirilmediği takdirde verilen ruhsat hükümsüz sayılır. Bu durumda yeniden ruhsat alınması mecburidir. Başlanmış inşaatlarda müktesep haklar saklıdır...", "Yapı tamamen bittiği takdirde tamamının, kısmen kullanılması mümkün kısımları tamamlandığı takdirde bu kısımlarının kullanılabilmesi için, inşaat ruhsatını veren belediye, valilik veya yeminli serbest mimarlık veya mühendislik bürolarından; 27'nci maddeye göre ruhsata tabi olmayan yapıların tamamen veya kısmen kullanılabilmesi için ise, ilgili belediye ve valilikten izin alınması mecburidir. Mal sahibinin müracaatı üzerine, yapının ruhsat ve eklerine uygun olduğu ve kullanılmasında fen bakımından mahzur görülmediğinin tespiti gerekir. Belediyeler, valilikler veya yeminli serbest mimarlık veya mühendislik büroları, mal sahiplerinin müracaatlarını en geç otuz gün içinde neticelendirmek mecburiyetindedir. Aksi halde bu müddetin sonunda yapının tamamının veya biten kısmının kullanılmasına izin verilmiş sayılır..." hükümlerine aykırı davrandıkları; binanın mevcut taşıyıcı elemanlarının donatı detaylandırmasında ve etriye aralığı açısından yetersizlikler olduğu, beton içerisinde standart dışı agregaların mevcut olduğu, kolon boyutları, donatı çap ve adetlerinde farklılıklar göründüğü, malzeme kalitesinde, binanın proje ve yapım aşamasında yetersizlikler olması ve statik hesap raporu olmadan binaya ruhsat verilmesi, mimari ve statik projede belirtilen en üst normal kat yüksekliğinin yapı ruhsatında belirtilen yükseklik ile uyumlu olmadığı, yapı ruhsatı, yapı kullanma izin belgesi, projeler ve raporlardan binanın kat sayıları arasında farkılıklar olduğu halde, yapı kullanma izin belgesi verilen binanın inşa edilmesi sonucu, meydana gelen deprem nedeni ile yıkılmasında, sanıklar ..., ..., ... ve ...'ın objektif olarak var olan dikkat ve özen yükümlülüğünü öngörebilecek ve yerine getirebilecek durumda olmalarına rağmen, İmar Kanununa, 1997-Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkında Yönetmelik hükümlerine ve dönem itibariyle bilim ve fennin gerektirdiği teknik şartlara aykırı davrandıkları, üzerilerine düşen dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranarak, mevcut sonucun gerçekleşmesinde etkili oldukları, bu nedenle meydana gelen ölümler ve yaralanmalar bakımından sanıkların eyleminin bilinçli taksirle öldürme suçunu oluşturacağı gözetilmeksizin, görevi kötüye kullanma suçu bakımından değerlendirme yapılarak, suçun zamanaşımına uğradığı gerekçesi ile sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında düşme kararları verilmesi..." gerekçeleri ile hükümlerin bozulmasına karar verilmiş, mahkemece bozma ilamına uyulması yönünde karar verilmiş, sanıkların savunmaları alınmış ve sanıklar hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 22/3, 62/1. maddelerine göre 17 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, sanıklar müdafileri ile katılanlar vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Başlangıç ve gelişim süreci ile sonuçları Olay ve Olgular başlığı altında ayrıntılı olarak açıklanan somut olayda; taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde, TCK'nın 61/1. ve 22/4. madde ve fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle, aynı Kanunun 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekmekte olup, sanıklar ... ile ...'ın asli kusurlu olduğu, Belediye görevlileri sanıklar ..., ..., ... ve ...'ın ise tali kusurlu oldukları depremde 26 kişinin öldüğü, şikayeti devam etmekte olan 2 kişinin nitelikli şekilde yaralandığı bina inşaatının proje, yapım ve iş bitimi aşamasındaki görevleri itibariyle meydana gelen ölümler bakımından sanıkların olayın gerçekleşmesindeki etkileri, yasal yükümlülükleri dikkate alınarak, cezanın belirlenmesindeki bireyselleştirme unsuru gözetilmek suretiyle, cezada orantılılık ilkesi ile adalet ve hakkaniyet kurallarına uygun bir cezaya hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, benzer olaylarla karşılaştırıldığında eylem ile ceza arasındaki muvazeneyi bozacak şekilde ve orantılılık ilkeleri çerçevesinde yaptırım miktarları ile bilinçli taksir nedeniyle uygulanan artırım oranlarının belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle, ... Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanıklar müdafilerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.05.2025 tarihinde karar verildi.