5. Ceza Dairesi 2007/5043 E. , 2011/22998 K. Rüşvet verme suçundan sanık ...'un yapılan yargılanması sonunda; atılı suçtan mahkümiyetine dair, Iğdır Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 28.12.2006 gün ve 2006/278 Esas, 2006/322 Karar sayılı hükmün süresi içerisinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü: Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerin…
**5. Ceza Dairesi 2007/5043 E. , 2011/22998 K.** **"İçtihat Metni"** Rüşvet verme suçundan sanık ...'un yapılan yargılanması sonunda; atılı suçtan mahkümiyetine dair, Iğdır Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 28.12.2006 gün ve 2006/278 Esas, 2006/322 Karar sayılı hükmün süresi içerisinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü: Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Yabancı uyruklu sanığın nüfus ve adli sicil kayıtlarının ayrıca varsa ikamet tezkeresinin ... Emniyet Müdürlüğü ve Emniyet Genel Müdürlüğü İnterpol Daire Başkanlığı aracılığı ile araştırılarak gerçek kimlik bilgileri saptandıktan sonra karar verilmesi gerekirken tasdiksiz pasaport fotokopisine dayanarak hüküm kurulması, 765 sayılı Yasanın 213. maddesinde yer alan rüşvet verme suçunun teklif ve vaat ile tamamlanmasına rağmen 5237 sayılı TCK.nun 252. maddesindeki düzenlemeye göre suçun teşebbüse elverişli hale geldiği, yerleşmiş uygulamaya rağmen somut olayda polis memuru ...'ün sanığın teklifini kabul edermiş gibi görünüp durumu amirlerine aktarmasından sonra sanığın yakalatılması gözetildiğinde taraflar arasında özgür iradeleri ile yapılmış bir rüşvet anlaşmasından söz edilemeyeceğine göre eylemin teşebbüs aşamasında kaldığı ve TCK.nun 35. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi ve buna bağlı olarak sanık hakkında tamamlanmış suç hükümleri uygulanarak fazla ceza tayini, CMK.nun 232. maddesindeki düzenlemeye aykırı olarak karar başlığına suç yeri ve zamanının yazılmaması, Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 31.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi