Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2023/659 E. , 2024/2349 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2023/659 Karar No : 2024/2349 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Valiliği / ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... İnşaat Hazır Beton Madencilik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E..., K:... sayılı kararının, davalı idarece temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA S
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2023/659 E. , 2024/2349 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2023/659 Karar No : 2024/2349 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Valiliği / ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... İnşaat Hazır Beton Madencilik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E..., K:... sayılı kararının, davalı idarece temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, Mardin ili, Nusaybin ilçesinde 14/03/2016 ile 25/07/2016 tarihleri arasında ilan edilen sokağa çıkma yasağı sürecinde ticari faaliyette bulunamadığından bahisle uğranıldığı iddia edilen zararlarının 5233 sayılı Kanun kapsamında karşılanması istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin Mardin Valiliği Zarar Tespit Komisyonu'nun ...tarih ve ... sayılı işleminin iptaline karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:...İdare Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; talep edilen zarar kalemlerinin, 5233 sayılı Kanun'un 7. maddesi kapsamı içerisinde yer almadığı, doğrudan ticari nitelikte zararlar olduğu, ticari nitelikte zararların karşılanabilmesi için ancak ticarete konu taşınıra/taşınmaza maddi bir zarar verilmesinin veya davacının rızası dışında malvarlığına ulaşamamasının gerekmekte olduğu, davacı şirket tarafından uğranıldığı ileri sürülen zarar ve gelir kayıplarının 5233 sayılı Kanun kapsamına girmediği ve muhtemel zarar niteliğinde olduğu anlaşıldığından dava konusu işlemde hukuka ve mevzuat hükümlerine aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesince; davacının istinaf başvurusunun kabulüne, ...İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davacının, kamu otoritelerinin terörle mücadele kapsamında aldığı tedbirler (sokağa çıkma yasağı) sebebiyle 25/07/2016 tarihinden itibaren iş yerine erişemediği hususunda tartışma bulunmadığı, tazmini istenilen maddi zararın, ilan edilen sokağa çıkma yasağı sonucunda iş yerinin kapalı kalması sonucu iş yerine ulaşamayan davacı tarafından yapmak zorunda kaldığı ve mal varlığını eksiltici yönde olan ve ayrıca hesaplanabilir nitelikte zararlardan olduğu, davalı idarece davacının zararlarına ilişkin belgeler temin edilmek sureti ile idare personellerince ve/veya idarece belirlenecek bilirkişiler aracılığıyla bir zarar tespiti yapılarak davacının anılan hesaplanabilir maddi zararlarının 5233 sayılı Yasa kapsamında karşılanması gerekirken, zararların muhtemel zarar niteliğinde olduğundan ve 5233 sayılı Yasa kapsamına girmediğinden bahisle idari başvurunun reddedilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davacının uğradığını iddia ettiği zararların muhtemel zarar niteliğinde olduğu iddialarıyla Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davacı tarafından, davalı idarenin temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile kararın onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : Davacı şirket tarafından, Mardin ili, Nusaybin ilçesinde 14/03/2016 ile 25/07/2016 tarihleri arasında ilan edilen sokağa çıkma yasağı sürecinde ticari faaliyette bulunamadığından bahisle uğranıldığı iddia edilen maddi zararlarının 5233 sayılı Kanun kapsamında tazmin edilmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin Mardin Valiliği Zarar Tespit Komisyonu'nun... tarih ve ...sayılı işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 17/07/2004 tarihinde kabul edilip, 27/07/2004 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun'un 1. maddesinde, Kanun'un amacının, terör eylemleri veya terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle maddî zarara uğrayan kişilerin, bu zararlarının karşılanmasına ilişkin esas ve usulleri belirlemek olduğu; 2. maddesinin 1. fıkrasında, Kanun'un, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 1 inci, 3 üncü ve 4 üncü maddeleri kapsamına giren eylemler veya terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle zarar gören gerçek kişiler ile özel hukuk tüzel kişilerinin maddî zararlarının sulhen karşılanması hakkındaki esas ve usullere ilişkin hükümleri kapsadığı belirtilmiş; 7. maddesinde ise, hayvanlara, ağaçlara, ürünlere ve diğer taşınır ve taşınmazlara verilen her türlü zararlar; yaralanma, engelli hâle gelme ve ölüm hâllerinde uğranılan zararlar ile tedavi ve cenaze giderleri; terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle kişilerin mal varlıklarına ulaşamamalarından kaynaklanan maddî zararların, bu Kanun hükümlerine göre sulh yoluyla idarece ödeneceği kurala bağlanmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Uyuşmazlıkta, davacı şirket tarafından uğranıldığı ileri sürülen zarar ve gelir kayıplarının 5233 sayılı Kanun'un 7. maddesi kapsamına girmediği ve muhtemel zarar niteliğinde olduğu sonucuna ulaşıldığından dava konusu işlemde hukuka uygunluk görülmemiştir. Bu itibarla, davanın reddi yönündeki ... İdare Mahkemesi kararına yönelik davacının istinaf isteminin kabulüne ilişkin temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarenin temyiz isteminin KABULÜNE, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı temyize konu kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 03/06/2024 tarihinde oy çokluğuyla kesin olarak karar verildi. (X)KARŞI OY : 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun'un 1. maddesinde, ''Bu Kanunun amacı, terör eylemleri veya terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle maddî zarara uğrayan kişilerin, bu zararlarının karşılanmasına ilişkin esas ve usulleri belirlemektir.", 7. maddesinde, ''Bu Kanun hükümlerine göre sulh yoluyla karşılanabilecek zararlar şunlardır: a) Hayvanlara, ağaçlara, ürünlere ve diğer taşınır ve taşınmazlara verilen her türlü zararlar, b) Yaralanma, engelli hâle gelme ve ölüm hâllerinde uğranılan zararlar ile tedavi ve cenaze giderleri, c) Terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle kişilerin mal varlıklarına ulaşamamalarından kaynaklanan maddî zararlar'' hükmü bulunmaktadır. Uyuşmazlık; Mardin ili, Nusaybin ilçesinde ticari faaliyet yürüten davacı şirketin, meydana gelen terör olayları nedeniyle ilan edilen sokağa çıkma yasağı sebebiyle ticari faaliyetini icra edememesinden kaynaklanan maddi zararlarının 5233 sayılı Kanun kapsamında karşılanması isteminden kaynaklanmaktadır. İdare tarafından, bölücü terör örgütü mensuplarıyla daha etkili mücadele edebilmesi ve bu süreçte vatandaşların can ve mal güvenliğinin sağlanabilmesi amacıyla ilan edilen sokağa çıkma yasağının, terörle mücadele nedeniyle yürütülen faaliyetler kapsamında alınan tedbirlerden olduğunun ve bu tedbirler sırasında meydana gelen zararların da 5233 sayılı Kanun kapsamında karşılanabilecek zarar kalemleri arasında sayıldığının kabulü gerekmektedir. 5233 sayılı Kanun kapsamındaki zararların karşılanabilmesi için gerçek ve gerçekleşmiş bir zarar olması gerektiği, muhtemel zararların Kanun kapsamında giderilmesine olanak bulunmadığı tartışmasız olmakla birlikte sokağa çıkma yasağı sebebiyle ticari faaliyetin gerçekleştirilememesinden kaynaklanan zararlarının tamamının muhtemel zarar niteliğinde olduğunun kabulü ile bu zararların karşılanmaması hakkaniyete uygun düşmemektedir. Zira, zararın miktarının tam olarak bilinememesi ya da hesaplanmasındaki güçlükler zararın muhtemel olduğu anlamına gelmemektedir. Buna göre; sokağa çıkma yasağı kapsamında meydana geldiği iddia edilen maddi zararlardan, davacının ticari faaliyette bulunamadığı bu dönemde yapmak zorunda kaldığı kira giderleri, vergi ödemeleri, işçi ve iş yeri giderleri gibi sabit giderlerinden somut, kanıtlanabilir zararların 5233 sayılı Kanun kapsamında karşılanması gerekmektedir. Bununla birlikte; davacının gerçek, kanıtlanabilir ticari kar kayıplarının, elde edilmesi kesin olan gelirden yoksun kalma sonucu uğranılan zararların da 5233 sayılı Kanun kapsamında karşılanması gerekmektedir. Bu kapsamda, son 5 yıla ilişkin davacının gelir durumunu gösteren defter ve belgelerin ilgili kurumlardan getirtilip, gelir durumunun netleştirilmesinin ardından, enflasyon oranları da göz önünde bulundurularak beş yılın ortalaması alınarak, gerekirse bilirkişi incelemesi yaptırılarak, davacının zararının hesaplanabilmesi, yapılacak hesaplamada idarece yapılmış bir ödeme varsa bu miktarın da mahsup edilmesi suretiyle varsa zararın karşılanabilmesi mümkünken, bu yönde bir inceleme ve araştırma yapılmaksızın başvurunun reddi yönünde tesis edilen dava konusu işlemde ve davanın reddine ilişkin Mahkeme kararında hukuka uyarlık görülmemektedir. Açıklanan nedenlerle, davalı idarenin temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği oyuyla aksi yöndeki Daire kararına katılmıyoruz.