10. Hukuk Dairesi 2025/14019 E. , 2026/1380 K. "" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/657 E., 2024/1450 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara Batı 5. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/363 E., 2023/567 K. Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen meslek hastalığı nedeniyle maddi ve manevi tazminat davasında davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararına taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adl…
10. Hukuk Dairesi 2025/14019 E. , 2026/1380 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/657 E., 2024/1450 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara Batı 5. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/363 E., 2023/567 K. Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen meslek hastalığı nedeniyle maddi ve manevi tazminat davasında davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararına taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar davalı vekili ile katılma yolu ile davacı vekili tarafından temyiz edilmekle ve temyiz başvurusunun davalı vekilince temyiz harcının süresinde yatırılmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin temyiz talebinin reddi ile davacı vekilinin temyiz başvurusunun ise davalı vekilinin temyiz talebinin reddi nedeniyle reddine dair 18.07.2024 tarihli ek karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 24.04.1997 tarihi ile 27.12.2018 tarihi arasında davalıya ait döküm fabrikasında taşlama bölümünde kumlama makine operatörü olarak çalıştığını, müvekkilinin çalışma ortamı ve yaptığı işten dolayı kendisinin akciğerlerinde "Pnömokonyoz" meslek hastalığı meydana geldiğini, müvekkilinin bu meslek hastalığı SGK tarafından 26.05.2016 tarihinde tespit edilerek bu hastalıktan dolayı iş görememezlik oranı %16 olarak belirlendiğini ve kendisine iş görememezlik aylık geliri bağlandığını, davalıya ait işyerinde yürütülen faaliyet ve yapılan işe göre 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ve Tozla Mücadele Yönetmeliğinde sayılan önleyici ve koruyucu tedbirler alınmadığından müvekkilinde pnömokonyoz meslek hastalığı ortaya çıktığını beyanla fazlaya ilişkin talep ve dava haklarını saklı tutarak, müvekkilinin meslek hastalığına bağlı işgücü kaybı nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, müvekkili şirketin iş sağlığı ve güvenliği hususunda tüm önlemleri almakta olduğunu, sigortalı işçinin maruz kaldığı rahatsızlıkta kusuru bulunmadığını, makine fabrikaları ile döküm fabrikalarında yer alan taşlama, maçahane, temizleme bölümlerinde çalışan işçilere çalıştığı dönemlerde Dünya ve İLO standartlarında maske, kulaklık, baret, gözlük, çelik burunlu ayakkabı ve çalıştığı bölüme uygun eldiven verildiğini, kullanımları konusunda yeterli sayıda uyarı levhası bulundurulmakla birlikte vardiya mühendisleri ve formenler tarafından da verilen güvenlik ekipmanlarının kullanımı kontrol edildiğini, sigortalı işçinin gerek kendi beyanı ile doldurulan işe giriş kayıtları gerekse de hastane raporları incelendiğinde, davacının uzun yıllar boyunca günde bir paketin üzerinde sigara içtiğini, sigara kullanımı, başta kanser olmak üzere diğer akciğer hastalıklarının da temel nedeni olduğunu, var olan hastalıkların da bir numaralı ilerleme sebebi olduğunu, davacının kendi sağlığını koruma bilincinde olmasına ve iş yerinde alınan tüm önlemlere rağmen sigara içmeyi sürdürmesi rahatsızlığı yakalanmasındaki kusurun kendisinde olduğunu, sigortalı işçiye çalıştığı iş koluna uygun kişisel koruyucu donanımlar sağlandığını, kullanımı hususunda tüm özen ve hassasiyet gösterildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğunu, hesaplama yapılırken hüküm tarihine en yakın tarihte belli olan asgari ücretteki artış miktarı nazara alınarak işçinin gerçek zararının belirlenmesi gerektiğini, temizlik yardımının ücrete eklenmemesinin isabetli olmadığını, ücret hesabı yanlış yapılmış, muhtemel artışlar eksik hesaplandığını beyan ederek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının maluliyet oranının kesinleşmediğini, ATK üst kurulu tarafından incelenerek maluliyetine ilişkin karar verilmesini talep etmemize karşın, ilk derece mahkemesi maluliyet oranına ve incelemesine ilişkin verilen süre içerisinde yaptığımız usule uygun itirazımızı hiçe sayarak dosyayı bu oran üzerinden karara çıkarması usul ve yasaya aykırı olduğunu, kusur oranını kabul etmediklerini, bilirkişi raporundaki hesaplamaların hatalı olduğunu beyan ederek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve resen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varılarak,.." gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ile katılma yolu ile davacı vekili tarafından temyiz edilmekle ve temyiz başvuru harcının süresinde yatırılmadığı gerekçesiyle temyiz talebinin reddine dair 18.07.2024 tarihli ek karar davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili sunmuş olduğu temyiz dilekçesi ile istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yinelemek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369. maddesinin birinci fıkrası ile 371. maddesi, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13, 16, 20... . maddeleri ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77. maddesi. 3. Değerlendirme 1-Davalı vekilinin temyiz başvurusu harcının süresinde yatırılmadığı gerekçesiyle reddine dair 18.07.2024 tarihli ek karara ilişkin yapılan incelemede; her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesince ek karar gerekçesinde davalı vekiline usulüne uygun muhtıranın tebliğine rağmen harcın süresinde yatırılmadığı gerekçesiyle temyiz talebinin reddine karar verilmiş ise de Mahkemece temyiz başvurusu için gerekli nispi harcın hesaplanmasında davalı vekilinin manevi tazminata ilişkin temyiz talebi bulunmamasına rağmen manevi tazminat alacağı yönünden hükmolunan miktarın da harç hesabına dahil edildiği bu yönüyle de usulsüz muhtıraya ve tebliğe dayanan ek kararın yerinde olmadığı anlaşılmakla, temyiz isteminin süreden reddine ilişkin 18.07.2024 tarihli ek kararın kaldırılmasına, 2- Esasa ilişkin yapılan temyiz incelemesinde; 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Mahkemenin 18.07.2024 tarihli ek kararının KALDIRILMASINA, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliye yükletilmesine, Dosyanın Mahkemeye gönderilmesine, 12.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.